WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

İSTANBUL 3. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/410 Esas
KARAR NO : 2024/451

DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/063/2023
KARAR TARİHİ : 04/06/2024

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA:
Dava dilekçesi özetle şöyledir:
"Müvekkil şirket ... aleyhine ... 2. İcra Dairesi kanalıyla icra takibi başlatılmıştır. İşbu icra takibinde alacaklı olarak belirtilen ... A.Ş.'ye karşı müvekkil şirketin herhangi bir borcu bulunmamaktadır. Bu sebeple de bu borca ilişkin menfi tespit davası açma zarureti hasıl olmuştur. Müvekkil şirkete karşı başlatılan icra takibine dayanak olarak gösterilen belge ... günlü ... seri numaralı 180.000 TL değerindeki çektir. Fakat bu çeke ilişkin olarak müvekkil firmanın, alacaklı olarak takibi başlatan firmaya karşı yükümlü olduğu bir borcu bulunmamaktadır. Zira işbu çek ... tarafından ... için keşide edilmiş ve daha sonra da ... tarafından ... A.Ş.'ye ciro edilmiştir. Bu ciro işleminin akabinde, tahsilat makbuzu karşılığında çeki teslim alan ...A.Ş. çalışanı ..., şirketlerinin Kahramankazan'daki fabrikasına gönderilmek üzere 19/11/2022 tarihinde kargoya vermiş, fakat kargonun taşınması aşamasında çek çalınmıştır. Daha sonrasında çeki çalan kişilerce paravan şirketler aracılığıyla mesnetsiz ve göstermelik cirolar yapılmış ve bu yolla sakat bir ciro zinciriyle ... isimli firma çekin meşru olmayan hamili olmuştur. Şahıslar çeki vadesi geldiğinde ibraz etmişler, çeke ilişkin olarak alınmış ödeme yasağı gereğince banka tarafından ödeme yapılmayınca ilgili icra takibini başlatmışlardır. Müvekkil şirket, ciro etmiş olduğu çek çerçevesinde borcunu yetkili ve meşru hamil ...Şirketi isimli firmaya karşı borcunu ödemiştir. İyi niyetli ve meşru olmayan hamil ...Sistemleriyle aralarında herhangi bir borç ilişkisi bulunmamaktadır. ... A.Ş. isimli firma çekin çalınması olayına ilişkin olarak şikayetçi olmuş ve buna ilişkin olarak üç ayrı dosyada soruşturmalar devam etmektedir. Bu dosyalar ... Cumhuriyet Başsavcılığı ... ve ... sayılı ve ... Cumhuriyet Başsavcılığı ..sayılı soruşturma dosyalarıdır. Bunun yanı sıra ...A.Ş. çalınan çeklere ilişkin olarak... Adliyesi Asliye Ticaret Mahkemesi'nde ... E. Sayılı dosyasıyla çek iptal davası açmış, bu dava kapsamında ödeme yasağı tedbiri almışlar ve akabinde de çek iptal kararı verilmiş ve kesinleşmiştir. ... A.Ş. tarafından bize gönderilen bu çek iptal kararı ve ödeme yasağı müzekkeresini de dilekçemiz ekinde sunuyoruz. Yukarıda da bahsettiğimiz üzere müvekkilin, takibi başlatan kötü niyetli olan ve meşru olmayan hamil firmaya karşı herhangi bir borcu bulunmamaktadır. İşbu çeke ilişkin olarak müvekkile karşı başlatılan icra takibi haksız ve kötü niyetlidir, müvekkilin keşide ve ciro etmiş olduğu çeke ilişkin olarak borç yükümlülüğü ...Şirketi'ne karşıdır. Müvekkil firma uzunca zamandır ... A.Ş. ile ticari ilişki içerisindedir. Bu takip neticesinde müvekkilin, takip alacaklısına ödeme yapması müvekkil firmanın ve ...'nın mağduriyetine sebep olacaktır. Bu sebeple talebimizin kabulüne karar verilerek müvekkil firmanın, alacaklıya karşı yöneltmiş olduğu menfi tespit iddiasının kabulü gerekmektedir. Müvekkil firmanın çeki ciro ettiği... A.Ş.'nin aynı olayda birden fazla çeki çalınmıştır, bu çalınma hadisesinin akabinde, çeklerin vadesi geldikçe ibraz edilmekte, fakat ödeme yasağı kararı olduğu için işbu çeklere bankalarca ödeme yapılmamaktadır. Bu sebeple de çekleri çalan ve meşru hamil olmayan şahıslar, çeklerle ilgili icra takibi başlatmaktadır. Bu takiplerde dikkat çekici bazı hususlar bulunmaktadır. ...'ya karşı başlatılan bütün bu takiplerde alacaklı firma... Sistemleri isimli bu firmadır ve çoğu çekte de ciro zinciri birbirinin birebir aynısıdır. Hep aynı şirketler ciro zincirinde yer almaktadır, üstelik bu şirketlerden bazıları da sahtecilik dolayısıyla faaliyetleri durdurulmuş olan firmalardır. Bu durum hayatın olağan akışına aykırıdır. Buna ilişkin olarak dilekçemiz ekinde ... ile ilgili bu diğer takiplere ilişkin ödeme emri ve icra takibi bilgilerini de sunuyoruz. Bu çeklerin bazıları, ...'ya ciro edilmiş ve ...'nın herhangi bir cirosu olmadan çalındığı için, bu takiplerde ... yer almamaktadır. Fakat ...'nın lehdarı olduğu çeklerde de bu firma adına kaşe basılarak sahte imza atıldığı görülmektedir. Bu durum incelendiğinde ve göz önünde bulundurulduğunda, takibi başlatan ... Sistemleri isimli firmanın meşru hamil olmadığı ve kötü niyetli olduğu görülecektir.
... Sistemleri isimli firmaya karşı yürütülen soruşturmalar kapsamında ortaya çıkan güncel bazı hususlar da, bu firmanın kötü niyetli bir iktisap içerisinde olduğunu açık bir şekilde ortaya koymaktadır. Söz konusu firma Türkiye çapında çok yüksek meblağlarda çok sayıda çekin çalınmasıyla ilgili soruşturma dosyalarının şüphelisi durumundadır ve bu firma ile ilgili yapılan UYAP sorgulamasında, firma aleyhine...'nde açılmış 200'ün üzerinde menfi tespit, borca itiraz ve imzaya itiraz davası olduğu görülmektedir. Ayrıca yine aynı firma hakkında Türkiye'nin birçok bölgesinde açılmış soruşturma dosyaları bulunmaktadır ve bu soruşturmaların tamamı çek hırsızlığı, resmi evrakta sahtecilikle ilgilidir. Bunların yanı sıra ... Sistemleri isimli firmanın çeki sahte cirolarla devraldığına dair de yine aynı şekilde Karnallar, ... ve ... isimli firmalarla ilgili de birçok soruşturma dosyası açılmıştır. Zaten yukarıda da ifade ettiğimiz gibi Karnallar ve ... isimli firmalar mevcut durumda faaliyetleri durdurulmuş iki firmadır ve bir ticari ilişkiyle çek ciro etmiş olmaları mümkün değildir.
... Sistemleri isimli alacaklı firmanın, ...'nın çalınan çekleriyle ilgili olarak devam eden diğer bazı davalarda vekili olan ... isimli avukat hakkında, yapmış olduğu kötü niyetli takiplerle ilgili de suç duyuruları yapılmıştır. Bununla birlikte mezkur avukat, bu takiplerle ilgili açılmış olan menfi tespit ve borca ve imzaya itiraz davalarında çekilme dilekçesi vermiş ve davaları takip etmeyi bırakmıştır. Zira başlatmış olduğu takipler kötü niyetli olduğu için bu aşamada artık kendisini kurtarmaya çalışmaktadır. Aynı şekilde işbu takipte olduğu gibi diğer birçok takipte de davalı firmanın avukatı olan ... hakkında da tarafımızca suç duyurusu yapılacaktır. Zira kötü niyetli cirolardan haberdar olmasına rağmen takiplere devam etmektedir. ... isimli avukat, aynı zamanda ... isimli bir firmanın da avukatıdır ve bu firma çeklerin çalınması hadisesinde takip başlatan bir diğer firmadır, bu firma hakkında açılmış çok sayıda soruşturma dosyası bulunmaktadır ve ... ile ... isimli firmaların adresleri bina kapı numaralarına kadar aynıdır, bu iki firmanın da içinde olduğu organize bir hareketin söz konusu olduğu açıktır.
Davalı alacaklı firma ile ilgili açılmış olan davalar ve soruşturma dosyalarına ilişkin UYAP sorgulama bilgilerini ve davalının avukatı ...'ın diğer dosyalara göndermiş olduğu çekilme dilekçelerini dilekçemiz ekinde sayın mahkemeye sunuyoruz. Bu şartlar altında takibin devamı, hem müvekkil firma açısından hem de müvekkil firmanın çeki asıl ciro etmiş olduğu ... açısından mağduriyete sebep olacaktır. Bu sebeple ivedilikle işbu takibin durdurulmasını ve menfi tespit talebimizin kabulünü..." talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Cevap dilekçesi özetle şöyledir;
"dava konusu çekin lehtarı davacı taraf dava dilekçesinde çekin keşidecisi ile arasındaki borç ilişkisini ve yine çekin kendileri tarafından cirolandığını açıkça ikrar etmiştir. iyiniyetli üçüncü kişi olan müvekkilin çekin çalındığına ilişkin iddiaları bilmesine imkan olmadığı gibi kendisinden bilinmesinin beklenmesi de mümkün değildir.
Müvekkil tarafından dava konusu çekin tahsili amacıyla gerçekleştirilen tüm işlemler yasaların tanıdığı hak ve yetkiler kapsamında gerçekleştirilmiş olup söz konusu işlemlere dayanılarak müvekkili kötüniyetli olmak ile itham etmek mümkün değildir. Öyle ki sürekli ticari faaliyeti bulunan bir firmanın çek bedelini tahsil etmek için yasal yollara sahip olmasına rağmen ilgili yasal yolları kullanmaması akla ve mantığa olduğu kadar ticari hayatın işleyişine de aykırılık teşkil edecek olup nitekim müvekkil de ticari faaliyetinin devamı için nakit paraya ihtiyaç duyan tüm firmaların yapacağı şekilde senedin yasal yollardan tahsili yoluna gitmiştirHer ne kadar müvekkilin çeki kendisine ciro eden şirket ile arasındaki ticari ilişkiyi ve çekin hangi ticari faaliyet ile ilgili olarak verildiğini ispat etmek gibi bir yükümlülüğü bulunmasa da durumun meşruiyetine ilişkin Mahkemeniz nezdinde herhangi bir kuşku oluşmaması açısından müvekkilin çeki ne suretle iktisap ettiğini ve çeki müvekkile ciro eden şirket ile arasındaki ticari ilişkiyi gösterir evraklar işbu dilekçe ekinde tarafınıza sunulmaktadırHasılı, huzurda görülmekte olan davanın öncelikle yukarıda belirttiğimiz hususlar nedeni ile usulden reddine karar verilmesi gerekmektedir. Sayın Mahkemeniz aksi kanaatte ise; davacı tarafından esasa ilişkin ileri sürülen iddiaların tamamen gerçek dışı ve hukuki dayanaktan yoksun olması sebebi ile Mahkemenizce verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına ve akabinde davanın reddine karar verilmesini..." talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizde görülmekte olan işbu dava menfi tespit istemine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesinde; "(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.
(2) Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir." şeklinde düzenleme yapılmıştır.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2. maddesinde; "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.
" şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak incelendiğinde; davacı tarafından davalı aleyhine menfi tespit davası açıldığı, menfi tespit davasının TTK'nın 5/A maddesinde yapılan değişikliğe göre zorunlu arabuluculuğa tabi olduğu, davacı vekili tarafından dava açılmadan evvel arabulucuya başvurulmadığının ikrar edildiği ve 6325 sayılı Kanun'un 18/a-2. Maddesinde zorunlu arabuluculuğa tabi olmasına rağmen arabulucuya başvurmadan dava açılması halinde davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verileceği düzenlenmiş olmakla davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
Davanın USULDEN REDDİNE,
1-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60TL karar harcından, 3.405,06TL peşin harcı toplamının mahsubu ile geriye kalan 2.977,46TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
2-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı ve davalı tarafın yokluğunda verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 25/06/2024

Katip
E-imzalıdır

Hakim
E-imzalıdır