T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/362 Esas
KARAR NO : 2024/445
DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 29/05/2023
KARAR TARİHİ : 04/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Müvekkil şirket, taraflar arasındaki taşıma sözleşmesine ve davalının talimatlarına istinaden navlun hizmeti sunmuştur. Tarafların karşılıklı anlaşmasına uygun olarak sunulan hizmetlerin bedelleri ödenmediği için Davacı ...A.Ş. tarafından ... 3. İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile 29.04.2022 tarihinde ilamsız icra takibi başlatılmıştır. Takibe konan alacak, davacının davalıya vermiş olduğu taşıma hizmetinden doğan para alacağına ilişkindir. Davacı, davalı şirkete taşıma hizmetini vermiştir ancak bedellerini alamamıştır. Taraflar arasında taşıma ilişkisi söz konusudur.
Müvekkil Şirket, davalı ... Ltd. Şti.’nin borca itiraz dilekçesinde bahsetmiş olduğu davalının malına ilişkin herhangi bir kusurdan sorumlu değildir. Müvekkilin üstlendiği tek iş gönderilerin teslimini sorunsuz bir şekilde sağlamaktır. Malların üretiminden , paketlenmesinden, boşaltılmasında veya tüketiciden kaynaklanan vb. sorunlardan Müvekkil Şirket’in sorumluluğu kabul edilemez.
Davacı gönderilerinin hasarından müvekkil şirketin sorumlu olduğunu kabul etmemekle birlikte davalı şirketin uyuşmazlık konusu taşımada gönderilerinin müvekkil şirket hakimiyetindeyken hasarlandığı, ambalaj ve paketlemenin eksiksiz olduğunu ispat ettiği takdirde dahi müvekkil şirketin sorumluluğu CMR Konvansiyonu madde 23/3 uyarınca hasarlanan emtianın eksik brüt ağırlığın kilogramı başına 8.33 SDR ile sınırlıdır. Buna rağmen davalılar fatura bedelinin tamamını taşıma hizmeti hiç verilmemişçesine ödememiştir.
Davalı taraf, icra dosyasına itirazında, müvekkil şirketin verdiği hizmetin ayıplı, geç ve hatalı sunulduğunu iddia etmişse de işbu dilekçemiz ekinde yer alan CMR belgesinden de açıkça görüleceği üzere gönderilen malların teslimatı sırasında hasar, gecikme veya kayıp iddiası için alıcı tarafından herhangi bir ihtirazı kayıt konulmamış ve mallar sorunsuz bir şekilde alıcıya teslim edilmiştir.
Kaldı ki asla kabul anlamına gelmemek üzere davalı/borçlunun iddia ettiği üzere mallara ilişkin herhangi bir hasar bulunduğuna dair ispat yükü davalılar üzerindedir. Açıklanan nedenlerle davalı tarafından borca itiraz dilekçesinde ileri sürülmüş olan iddialar mesnetsiz ve gerçek dışı olup iddiasını ispatlayacak herhangi bir veri bulunmamaktadır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, fazlaya ilişkin haklarımızın saklı kalması kaydıyla;
Davalıların ... 3. İcra Müdürlüğü’nün ...E. Sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, davalının alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemesine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini.." talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; fatura ve cari hesaptan kaynaklı olarak davalı aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın İİK 67. madde uyarınca iptali talebine ilişkindir.
Mahkememizce İstanbul .İcra Dairesinin ... takip sayılı dosyası getirtilmiş olup incelenmesinde; alacaklısı ... tarafından, borçlu ..., ... Şti. aleyhine 17.018,60EUR asıl alacak, yıllık en yüksek mevduat faizi, işletilmek kaydı ile tahsili talebi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, yasal süresinde borçlu vekilinin borca ve fer'ilerine itiraz ettiği, itiraz sonucunda icra takibinin durduğu, iş bu itirazın iptali davasının mahkememize İİK.m.67 hükmü uyarınca 1 yıllık yasal süresi içerisinde açılmış olduğu anlaşılmıştır.
Bilirkişi heyetinden alınan 15/04/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Davacı/Davalı tarafların Yasal defterlerin yasaların emrettiği şekilde tutulduğu, faturalarla ilgili mali idareye yapılması gereken bildirimlerin süresinde yapıldığı, belgelerin kaydedildiği dava döneminde Davacı/Davalı tarafların açılış ve kapanış kayıtlarının Kanun öngördüğü süreler içinde yaptığı, Davacı/Davalı tarafların lehine delil olma kuvvetine sahip olduğu, Nihai kararın sayın Mahkemeye ait olacağı, davalı ... tarafından diğer davalı “..." 'e satılan ürünleri, Davacı tarafından davalı ... adına taşınarak, ...'e taşıma hizmeti verdiği, ... fatura ettiği, Faturalardan kaynaklı alacaklı olduğu, davacının takip tarihi (29.04.2022) itibari ile 17.018,60 EUR davalı “...” firmasından Alacaklı olduğu tespit edilmiştir. (Dava açıldığı tarih 15.5962 TL /265.425,49) aksine bir delil sunulmadığı sürece, davacının davalı ... şirketine düzenlediği faturalara konu taşıma ve lojistik işlerinin tam ve gereği gibi görüldüğü karine olarak kabul edilecektir. Davacı ile davalı ... arasında ticari ilişki sabit değildir. Tespit, değerlendirme ve Kanaatine varılmış olmakla birlikte, Yapılan değerlendirmeler sadece usul ekonomisine hizmet etme amacı taşımaktadır, herhangi bir şekilde hukuki görüş beyanı içermemektedir." rapor edilmiştir.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222.maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK m.222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m.222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
22/7/2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanunun 23 üncü maddesiyle, HMK m.222/3'de yer alan “ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi” ibaresi “DİĞER TARAFIN TİCARİ DEFTERLERİNİ İBRAZ ETMEMESİ” şeklinde değiştirilmiş, tarafların ticari defterlerini sunmaması hali de usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için yeterli görülmüştür. ( Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi 2020/1170 Esas, 2020/1325 Karar sayılı ilamı )
Bu itibarla, yukarıda yer verilen ilam ve özellikle gerekçesi ile HMK 220/3.maddesi hükmü uyarınca davalı... Şti ticari defterlerini ibrazdan kaçındığı anlaşılmakla; davacı şirketin ticari defterlerinin TTK 69 ve 213 sayılı Kanunun 216. md gereğince açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, usulüne uygun şekilde tutulduklarından TTK 85. ve HMK 222. maddesi gereğince sahibi olan davacı lehine delil niteliğine haiz olabileceği kanaati oluşmuş ve Mahkememizce davacının usulüne uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtlara itibar edilerek, aralarındaki ticari alışveriş nedeniyle takip tarihi itibariyle davalıdan 17.018,60 Euro alacaklı olduğu , davalı tarafın davacının hizmet nedeniyle yolladığı faturalara süresinde itiraz etmediği, davacı tarafından davaya konu edilen fatura içeriğindeki hizmetin verildiği ve verilen hizmetin piyasa koşullarına uygun olduğu bu sebeple davalı yanın icra takibine yapmış olduğu itirazın yerinde olmadığı anlaşılmakla davanın kabulüne, alacağın likit ve hesaplanabilir olması nedeniyle İİK 67/2 maddesi uyarınca davacı lehine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Davacı taraf takibe konu alacağını fatura ve cari hesaba dayandırmış olup , faturanın tarafının ... olmadığı, davacının ticari defterlerinde ...'tan alacaklı olmadığının tespit edildiği anlaşılmakla davalı ... yönünden açılan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A)Davalı ...'a yönelik açılan davanın reddine,
B)Davalı ... Tic. Danışmanlık Ltd. Şti.'ye yönelik açılan davanın KABULÜ ile; davalının, ... 3. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 17.018,60EURO üzerinden ve takip talebindeki diğer hal ve şartlar üzerinden devamına, asıl alacağa 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi gereğince T.C. Merkez Bankası'nın 1 yıl vadeli EURO mevduata verdiği en yüksek faiz oranı uygulanmasına
2-Davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile takip konusu 17.018,60EURO'nun takip tarihi (29/04/2022) itibariyle T.C. Merkez Bankası döviz kurlarına göre EURO efektif satış değerine (1EURO= 15.6655TL) göre harca esas değer olarak belirlenen 53.320,97TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar tarihi itibariyle davalı ... yönünden 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Karar tarihi itibariyle davalı ... Ltd. Şti.yönünden 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 18.211,78TL harçtan peşin alınan 4.920,34TL ve davacı tarafça icra dosyasına yatırılan 1.327,13TL harçların toplamı olan 6.247,47TL'nin mahsup edilerek bakiye 11.964,31TL harcın davalı ... Ltd. Şti.'den alınarak hazineye irat kaydına,
5-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.200,00TL arabuluculuk ücretinin davalı ... Ltd. Şti.'den tahsili ile hazineye irat kaydına,
6-Davacı tarafından yatırılan 6.247,47TL peşin harç, 179,90TL başvuru harcı gideri toplamı olan 6.427,37TL harcın davalı ... Ltd. Şti.'den alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT gereğince dava değeri olan 266.604,88TL üzerinden hesaplanan 41.990,73TL'nin davalı ... Ltd. Şti.'den alınarak davacıya verilmesine,
8-Davacı tarafından yapılan 25,60TL vekalet harcı gideri, 654,00TL tebligat, posta gideri ile 6.000,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.679,60TL yargılama giderinin davalı ... Ltd. Şti.'den alınarak davacıya verilmesine,
9-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı ve davalı vekilinin yokluğunda verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.04/06/2024
Katip
...
¸e-imza
Hakim
...
¸e-imza
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!