WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

İSTANBUL 3. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/293 Esas
KARAR NO : 2024/370

DAVA : İstirdat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/04/2023
KARAR TARİHİ : 14/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Davalı yan, haksız ve mesnetsiz olarak müvekkilimin iş yerinde sözde yapmış olduğu işlerin faturası olarak KDV dahil ... tarihli ... seri numaralı 17.700,00 TL bedelli fatura kesmiş ve müvekkilime göndermiştir. Davalı yanca daha önceden üzerinde konuşulup anlaşılmış olan işlerin bir kısmı yerine getirilmediği için müvekkilimce ...tarihli seri ... numaralı 5.900,00 TL bedelli iade faturası kesilerek davalı yana iletilmiştir.
Davalı yanca bu iade faturası kabul edilmemiş arada geçen ihtarname süreci sonrasında söz konusu bu 5.900,00 TL lik bedel ... 20. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine konu edilmiştir. İşbu icra takibine müvekkilimin yasal süresi içinde yapmış olduğu itiraz neticesinde icra takibi durdurulmuş ve bundan sonra itirazın iptali davası süreci başlamıştır.
Davalı yanca açılmış bulunan itirazın iptali davası ... 8. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile görülerek karara çıkmış fakat halen daha istinaf incelemesindedir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nin 53. Hukuk Dairesini'nin 2022/1754 Esas sayılı dosyası ile halen derdesttir. Derdest olan dava açısından kabul anlamına gelmemek kaydı ile, Davalı alacaklının müvekkilimden talebi bizzat kendisi tarafından kesilmiş fatura tutarı olan 17.700 TL dir. Müvekkilimce de 11.800 TL ödeme yapılmış bakiye 5.900 TL için iade faturası düzenlenmiştir.
Taraflar arasındaki ilişkide davalı alacaklının talep edebileceği tek rakam 5.900 TL dir ve bu tutar başka bir icra dosyası ile talep edilmiş ve yargılaması devam etmektedir.Müvekkilin bahsi geçen şekilde bir borcu bulunmadığı halde ödemiş olduğu miktar ile davalı alacaklının haksız kazanç elde ettiği son derece açık olup, bu durumun tespit edilerek, müvekkilin haksız yere uğradığı zararın giderilebilmesi için Mahkemenizde, iş bu istirdat davasının ikame edilmesi zorunluluğu hasıl olmuştur. Davanın kabulüne,
Müvekkilin borçlu olmadığı halde cebr-i icra baskısı altında ödemek zorunda kaldığı 17.126,08 TL’nin ödeme tarihi olan 21/02/3023 tarihinden itibaren ticari faizi ile istirdadına,
Her türlü yargılama harç ve masrafları ile ücret-i vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini.." talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilin cevap dilekçesinde özetle; "Davacı taraf dilekçesinde, ''İşbu dava her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili olduğundan ticaret mahkemesinde açılmış ve dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuk kapsamında başvuruda bulunulmuştur.'' demişse de; Tacir olmayan davacı tarafından ikame edilen bu dava için görevli mahkeme ticaret mahkemeleri değil, asliye hukuk mahkemeleridir. Dava dilekçesinde, ''Müvekkilin borçlu olmadığı halde cebr-i icra baskısı altında ödemek zorunda kaldığı 17.126,08 TL’nin ödeme tarihi olan 21/02/3023 tarihinden itibaren ticari faizi ile istirdadına'' karar verilmesi talep edilmiştir. İtirazın iptali davası takip talebine bağlı bir dava olmakla, bilirkişilerce tespit olunan ancak takip talebinde tahsili istenen alacağın haricinde kalan kısmın ıslah yoluyla istenebilmesi mümkün değildir. Bu nedenle de tarafımızca elektrik işlerinden doğan alacağımız için davacı aleyhine icra takibi başlatılmıştır.
Davacı tarafça ''Halen derdest olan bir davada maksadını hayli aşan bir bilirkişi raporunda değinilen rakamlar üzerinden alacaklı olunduğunun iddia edilmesi ve bir de bu mesnet gösterilerek icra takibi açılması hiçbir hukuk mantığına sığmamaktadır. '' denilmişse de
...Asliye 8. Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında yürütülen yargılamada hükme esas alınan 25.05.2021 tarihli bilirkişi raporunun asıl alacak miktarı bakımından uyuşmazlığın çözümünde yeterli ve itibara değer olduğu kanaatine varılmış, bu konuda yeniden bilirkişi incelemesinin gerekli olmadığı belirtilmiştir.
Davacı taraf ''Davalı yanca kesilmiş bir fatura varsa da o da ilk icra takibi açılırken mesnet olarak sunulmuş olan 17.700,00 TL lik faturadır ve müvekkilimin karşı yan kayıtlarında cari hesabında da 5.900,00 TL lik bakiye borç görünmektedir ki bunu da zaten icra takibine konu etmiştir. Zaten davalı yanın müvekkilimden talep etmiş olduğu başkaca alacak bulunmamaktadır. Elektrik işleri için eğer alacağı var idiyse bedelini tahsil edememiş olsa bile faturasını keserek ticari defterlerine işlemesi gerekmekteydi.'' demektedir.
Alacağımızın dayanağı bilirkişi raporu olup mesnedi olmayan iddialarla tarafımıza husumet yöneltilen işbu davanın reddine karar verilmesini talep etmek gereği hasıl olmuştur. Öncelikle davanın görevsiz mahkemede açılmış olması sebebiyle usulden reddini,
Sayın Mahkeme aksi kanaate ise, ... Asliye 8. Hukuk Mahkemesinin ...Esas dayılı dosyasının kesinleşmesinin beklenmesini,
Mesnedi olmayan iddialarla tarafımıza husumet yöneltilen işbu davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderlerinin ve ücreti vekaletin davacı yana tahmiline karar verilmesini.." talep ve dava etmiştir.
Bilirkişiden alınan 28/03/2024 tarihli bilirkişi raporundan özetle: " Davacı ... tarafından incelemeye sunulan 2016 yılına ait ticari defterlerin TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu görülmüştür. Davalı ... tarafından incelemeye sunulan 2016 yılına ait ticari defterlerin TTK. ilgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu görülmüştür. Davalı yanın incelenen Ticari defterlerine ve cari hesap ekstresine göre davalı yandan 23.05.2016 tarihi itibariyle 5.900,00.-TL Alacaklı olduğu, davacı tarafın işletme Hesabı esasına göre defter tuttuğu , bu defter türünde sadece gelir ve gider hesaplarının muhasebeleştirildiği, Cari hesapların ve diğer işlemlerin muhasebeleştirilmediği ve bundan dolayı da cari hesap bakiyesinin görülemediği, davacı tarafın düzenlemiş olduğu 18.05.2016 tarih...nolu 5.900,00.-TL'lik faturanın davacı Ticari defterlerinde kayıtlı olmasına rağmen Davalı Ticari defterinde kayıtlı olmadığı, cari hesap farkının bundan kaynaklandığı, tarafların, inkar tazminatı ve diğer benzeri taleplerinin Sayın Mahkemenizin takdiri içinde kaldığı.." rapor edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; icra takibi nedeniyle haksız ödenen paranın iadesi istemine ilişkindir.
Davacının tacir olup olmadığına ilişkin olarak ... Vergi Dairesine,... Esnaf ve Sanaatkarlar Odası ve ... Ticaret Sicil Müdürlüğüne müzekkereler yazılarak, deliller toplanmış, Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden gelen cevabı yazıda davacının davaya konu işin yapıldığı tarih ve dava tarihinde gerçek kişi tacir olmadığı belirtilmiş; Vergi Dairelerinden gelen cevabı yazılarda davalının tacir olmadığı ticari terk ettiği bildirilmiştir.
Ticari davalar, mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olmak üzere iki gruba ayrılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın sırf dava konusunun TTK'da düzenlenmesi nedeniyle ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar TTK'nın 4/1. maddesinde bentler hâlinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra ve İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu gruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması hâlinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır.
Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir.
Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, davacının tacir olması davayı ticari iş haline getirmez.
19.02.1986 tarih ve 19024 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 25.01.1986 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile TTK'nın 1463. maddesine göre esnaf ve küçük sanatkar ile tacir ve sanayicinin ayrımına dair esaslar tespit edilmiştir. Buna göre; 1- Koordinasyon kurulunca tespit ve yayınlanacak esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil olup da gelir vergisinden muaf olanlar ile kazançları götürü usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre, defter tutanlardan iktisadi faaliyetleri nakdi sermayesinden ziyade, bedeni çalışmalarına dayanan ve kazançları ancak geçimlerini sağlamaya yetecek derecede az olan ve Vergi Usûl Kanununun 177. maddesinin birinci fıkrasının 1 ve 3 nolu bentlerinde yer alan limitlerin yarısını, iki numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve küçük sanatkar, 2- Vergi Usûl Kanununa istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve birinci madde de belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları kararlaştırılmıştır.
Vergi Usûl Kanununun 177. maddesinde “Birinci Sınıf Tüccarlar” sayılmış olup bu maddedeki birinci sınıf tacirlerle ilgili şartları taşımayanlar ise ikinci sınıf tacir sayılırlar. İkinci sınıf tacirler ise ticari işletme hesabına göre defter tutarlar.
Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili ve her iki tarafın tacir olması gerekir.
HMK.nun 114.maddesi gereğince mahkemenin görevli bulunması dava şartı olup, HMK.nun 115.maddesi gereğince de davanın her aşamasında re'sen gözetilebileceğinden, mahkememizce yapılan araştırma neticesinde İstanbul Esnaf ve Sanaatlarlar odası ile Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden gelen cevabi yazıya göre davalının gerçek kişi tacir kaydının bulunmadığı, İstanbul Vergi Dairesinden gelen cevabi yazıya göre davalının ticari terk ettiği ve vergi kaydının bulunmadığının bildirildiği, davaya konu alacağın doğduğu tarihte davacının ve dava tarihinde davacının tacir olmaması nedeni ile tacirler arasında bir dava niteliğinde olmayan, münhasıran ticari davalardan da bulunmayan ve genel hükümlere dayalı olarak açılan işbu davanın ticari bir dava sayılamayacağı gözetilerek mahkememizin görevsizliğine, davaya bakmaya Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli bulunduğuna, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, HMK'nın 114/1-c. Ve 115/2. Maddeleri uyarınca davanın usulden reddine,
2-HMK'nın 20/1. Maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık hak düşürücü süre içerisinde taraflarca mahkememize başvurularak talep edilmesi halinde dava dosyasının görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, aksi takdirde mahkememizce ek karar ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
3-HMK'nın 331/2. Maddesi uyarınca yargılama gideri, harç ve vekalet ücreti hususlarında görevli mahkemece karar verilmesine, mahkememizce ek karar ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi halinde yargılama gideri, harç ve vekalet ücreti hususunda da karar verilmesine,
Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere tarafların yüzüne karşı karar verildi.14/05/2024

Katip
...
¸e-imza

Hakim
...
¸e-imza