T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/273 Esas
KARAR NO : 2024/338
DAVA : Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz
DAVA TARİHİ : 18/04/2023
KARAR TARİHİ : 07/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "...'nün ... Sicil numarasında kayıtlı ... Mersis Numaralı müvekkil ... " ... " markası adı altında ... ve ...'de ...'da ... , kendisine ait özel konseptiyle, Müzikal ... eğlenceli, restourant hizmeti vermektedir. Ticaret sicil kayıtlarına göre sermayesi, 150 paya ayrılmış toplam 150.000,00-TL değerinde sermeyesi olan müvekkil şirketin bu sermayesinin ortaklara göre dağılımı aşağıdaki gibidir: 21 adet paya karşılık gelen 21.000- Türk Lirası ... ; 24 adet karşılık gelen 24.000 -Türk Lirası ... ; 15 adet paya karşılık gelen 15.000 -Türk Lirası ... ;15 adet paya karşılık gelen 15.000- Türk Lirası ..., 25 adet paya karşılık gelen 25.000- Türk Lirası ...; 25 adet paya karşılık gelen 25.000- Türk Lirası ...; 25 adet paya karşılık gelen 25.000- Türk Lirası ... 'ye ait olup adı geçen bu kişiler şirketin pay sahiplerini oluşturmaktadır. İtiraz eden müvekkil şirket, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi ‘nin ... tarih ... sayısının 793. Sayfasında yayınlanan kuruluş ana sözleşmesinin 7. Ve 8. Maddelerine ve TTK m.576/f(1)d, TTK m. 623 /f1 hükümlerine istinaden aksi karar alınıncaya kadar şirket ortaklarından ... T.C. kimlik numaralı, ... şirket müdürü olarak seçilmiş olup münferiden şirketi temsil ve ilzama etmesi konusunda kendisine yetki verilmiştir. Müvekkil şirketin... tarih ve ... sayılı ve 118. Sayfasında yayınlanan 2022 yılı Olağan Genel Kurul toplantısına çağrı ve ilanda belirtilen gündeme istinaden 20 Mart 2023 günü müvekkil şirketin Beşiktaş Şubesi adresinde yapılan genel kurul toplantısında şirket ortaklarından, şirket hissesinin %16,6 oranında hisse sahibi ..., %16,6 oranında hisse sahibi ...; %16,6 oranında hisse sahibi ...; %14 oranında hisse sahibi ...; %10 oranında hisse sahibi ...%10 oranında hisse sahibi ... olmak üzere şirket toplam hissesinin %84'nün katılımıyla toplamıştır.20 Mart 2023 günü çağrılı şekilde yapılan 2022 faaliyet yılına ait olağan genel kurul toplantısında hazır bulunan şirket ortaklarından ...; ...; ...; ...; ...; ... ‘ün teklifi üzerine, şirket müdürlüğü görevini yürüten şirket ortaklarından ... T.C. kimlik numaralı, ...’in şirket müdürlüğünden azline (görevden alınmasına ) yerine şirket müdürü olarak şirket ortaklarından ... T.C. kimlik numaralı, ...’ın seçilmesine; toplantıda hazır bulunan şirket ortaklarımızdan ...; ...; ...; ...; ... ‘ün kabul buna karşılık görevden alınan şirket ortağı ... Yenier'in red oyuna istinaden oyçokluğu ile karar verilmiştir.
şirket ortaklarından ... T.C. kimlik numaralı ...’in şirket müdürlüğünden azli üzerine (görevden alınmasına ) yerine şirket müdürü olarak toplantıda hazır bulunan şirket ortaklarından ... T.C. kimlik numaralı ...’ın seçilmesine ilişkin genel kurul kararı ile ( TTK m. 616/1b, m.630 ) birlikte iç ilişkide şirket ortaklarından ... T.C. kimlik numaralı, ... şirket müdürü sıfatını kazanmıştır. Ancak söz konusu kararın dış ilişkide hüküm ve sonuç doğurabilmesi için söz konusu kararın ticaret siciline tescil ve ilanı gerekli olup buradakitescil ve ilan işlemi kurucu değil açıklayıcı nitelikte olduğu doktrin ve yargısal içtihatlarda kabul edilmektedir.Şirketin amaç ve konusunun gerçekleşmesine yönelik olarak personel, sanatçı ödemeleri, restourant alışveriş ödemeleri, vergi ödemeleri, SGK ödemeleri vb v Gibi çok sayıda düzenli ödeme yapmak zorunda olan müvekkil şirket değişen müdür atama kararının ticaret sicil gazetesinde tescil ve ilan edilmemesi sebebi ile son derece müşkül durumda kalmış, mağdur olmuştur. Kaldı ki tam bu noktada genel kurul toplantısında hazır olan ortakların kendisi hariç tamamını iradesine tekabül eden müdrülük görevinden azil kararından hoşnut olmayan eski müdür şirket ortağı ... tarafından müvekkile şirkete ve diğer pay sahiplerine 4 Nisan 2023 tarih ve 3295 sayılı ihtaranamesi keşide edilerek şirketin faaliyetlerine, engel olunmaya çalışılmıştır.BuMüvekkil şirketin 6 Mart 2023 tarih ve ... sayılı ve 118. Sayfasında yayınlanan 2022 yılı Olağan Genel Kurul toplantısında çağrı ve gündemine istinaden 20 Mart 2023 günü gerçekleşen 2022 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan ve mevzuat gereği tescile tabi olan toplantı tutanağının 6.( esas sözleşme değişikliği ) Ve 9. Maddelerinin ( mevcut müdürün azli ile yerine yeni müdür atama işlemi ) ... Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından tescil ve ilan edilememesi sebebiyle müvekkilin mağduriyeti her geçen gün katmerlenerek artmaktadır. TTK'nın 34. Maddesi uyarınca itirazımızın kabulü ile ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 20 Mart 2023 tarihli 2022 yılı Olağan Genel Kurul'da alınan ve tescile tabi olan toplantı tutanağının 6. Ve 9. Maddesindeki kararların tescil ve ilanı talebimizin reddine dair ... tarih ve ... PB Makbuz No ... W tahakkuk no lu başvurumuzun reddine dair ... Ticaret Müdürlüğü işleminin kaldırılarak 20 Mart 2023 tarihli 2022 yılı Olağan Genel Kurul'da alınan ve tescile tabi olan toplantı tutanağının 6. Ve 9. Maddesindeki kararların tescil ve ilanına bu kapsamda toplantı tutanağının 9. Maddesine istinaden Şirket ortaklarından ... T.C. Kimlik numaralı ...’in şirket müdürlüğünden azledilerek görevden alınmasına ve temsil ilzam yetkisinin sona erdirilmesine yerine Şirket müdürlüğüne 2025 yılı olağan genel kurul toplantısında tekrar değerlendirilinceye kadar 3 ( üç ) yıl süreyle, şirketimiz ortaklarından T.C uyruklu ... T.C. kimlik numaralı, ... adresinde ikamet eden ...’ın seçilmesine ve şirket müdürlüğüne seçilen ... T.C. kimlik numaralı ...’ın şirketi her hususta münferiden atacağı imzası ile temsil etmesine," şeklinde ticaret sicil gazetesinde tescil ve ilan edilmesin karar verilmesini; Yine bununla birlikte, Sayın Mahkeme tarafından itirazımız konusunda karar verilinceye ve yine TTK m. 410 uyarınca pay sahiplerinden ... tarafından genel kurulun müdür seçimi gündemi ile toplanması için mahkemede yetki ve izin verilmesi talebi ile yapmış olduğu başvuru sonuçlanıncaya kadar şirket adına daha fazla telafisi güç ya da imkansız zararların doğmasının önlenmesi için "Sicil müdürünün görevleri" üst başlıklı "İnceleme görevi ve geçici tescil" alt başlıklı TTK 'nun 32. Maddesinin 4. Fıkrasına istinaden, müvekkil şirket aleyhine daha fazla telafisi güç ya da imkasız mağduriyetlere daha fazla sebebiyle verilmemesi için 20 Mart 2023 Tarihli 2022 Yılı Olağan Genel Kurul Toplantı Tutanağının 6. Ve 9. Maddesindeki kararların tescil ve ilanına bu kapsamda toplantı tutanağının 9. Maddesine istinaden Şirket ortaklarından ... T.C. Kimlik numaralı ...’in şirket müdürlüğünden azledilerek görevden alınmasına ve temsil ilzam yetkisinin sona erdirilmesine yerine Şirket müdürlüğüne 2025 yılı olağan genel kurul toplantısında tekrar değerlendirilinceye kadar ( 3 ( üç ) yıl süreyle ) , şirketimiz ortaklarından T.C uyruklu ... T.C. kimlik numaralı, ... adresinde ikamet eden ...’ın seçilmesine ve şirket müdürlüğüne seçilen ... T.C. kimlik numaralı ...’ın şirketi her hususta münferiden atacağı imzası ile temsil etmesine," şeklinde ticaret sicil gazetesinde GEÇİCİ OLARAK tescil ve ilan edilmesine karar verilmesine
Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini..." talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "Müvekkil Müdürlükçe incelenen dava konusu tescil başvurusu, Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 34/2 gereğince iade edilmiş ancak davacı tarafça tescile ilişkin eksiklikler giderilmemiştir. Bu nedenle tescil talebinin iadesi işlemi mevzuata uygundur.Bu bakımdan da, iade ile red kararının teknik olarak aynı olmadığı ifade edilmelidir. Gerçekten de; davaya konu tescil ve ilanı talep edilen genel kurul kararının tescil edilmemesine dair başvuruya ilişkin olarak, Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 35 gereğince ve bu hükümde belirtildiği şekilde bir red kararı yazılmamıştır. Nitekim, ticaret sicili müdürlükleri, ancak açık bir şekilde red kararı yazılması talep edildiğinde red kararı yazmakta ve verdiği red kararlarını da posta yolu ile veyahut da elden ilgiliye tebliğ etmekte olup; başvuru evrakı ile birlikte, söz konusu red kararı da ilgili şirketin sicil dosyasına kaydedilmektedir. Hâl böyle olmakla; her iade işlemi red kararı anlamını taşımamakta veyahut da her iade için, red kararı yazılmamaktadır; iade edilen evrak ile ilgili olarak, ilgili özellikle ya da ayrıca, red kararı yazılması talebini içeren dilekçe sunduğunda, red kararı yazılmaktadır. Buna göre de; dava açma süresi de, kesin nitelikli red kararının tebliğ edilmesinden itibaren sekiz gündür. Ancak müvekkil müdürlükçe, bahse konu tescil talebinin reddine dair verilmiş bir red kararı bulunmamaktadır. Bu itibarla, davacıya tebliğ edilmiş bir red kararı bulunmadığından 6100 sayılı hukuk muhakemeleri kanunu'nun 114/2 maddesi gereğince, ttk m. 34'e göre, davacıya tebliğ edilmiş bir red kararı bulunmadığından hmk m. 115/2 gereğince davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir. BİR BAŞKA HUSUS OLARAK DA; DAVACI ŞİRKETİN İŞBU TİCARET SİCİLİ MÜDÜRÜ KARARINA İTİRAZ DAVASINI İKÂME ETMEKTE HUKUKİ YARARI BULUNMAMAKTA BU İTİBARLA DA, HUZURDAKİ DAVANIN REDDİ GEREKTİĞİ BELİRTİLMELİDİR. DAVACININ TESCİLİNİ İSTEDİĞİ TOPLANTI TUTANAĞININ TESCİLİNİN MÜVEKKİL TARAFINDAN EKSİKLİKLER NEDENİYLE İADE EDİLMİŞ OLMASI ÜZERİNE, TOPLANTI SIRASINDA HAZIRLANIP İMZALANAN TUTANAĞA, TOPLANTIDA GÖRÜŞÜLMESİ İLAN OLUNAN GÜNDEMDEKİ HUSUSLAR DIŞINDA BİR KONUNUN, YİNE TOPLANTIYA KATILANLARIN BİLGİSİ YA DA ONAYI BULUNMAKSIZIN EKLENMEK SURETİYLE, TOPLANTI TUTANAĞINDA DEĞİŞİKLİK YAPILDIĞI ANLAŞILMIŞTIR. Tescili istenen 20.03.2023 günü çağrılı şekilde yapılan dava konusu şirketin 2022 faaliyet yılına ait olağan genel kurul toplantısının tutanağının tescili için, müvekkil müdürlüğe yapıla başvurunun iadesi üzerine, toplantı tutanağının değiştirildiği tespit edilmiş olup, yeni tutanakta yapılan değişiklik ise ilk toplantı gündemini aşmış ve zaten, toplantıya katılan tüm ortaklar tarafından da söz konusu değiştirilen tutanak tüm ortaklar tarafından imzalanmadığı gibi, toplantı gündem maddesinin dışındaki hususlar da görüşülmüştür.
BAŞKA BİR DEYİŞLE; MEVZUAT GEREĞİNCE GÜNDEMİ BELRİLENİP İLAN EDİLMEK ŞARTIYLA DAVET PROSEDÜRÜ YERİNE GETİRİLEREK YENİ BİR TOPLANTI YAPILMASINI GEREKTİREN HUSUSLAR, TESCİLİ TALEP EDİLEN TOPLANTIDA GÖRÜŞÜLMEDİĞİ HALDE VE YİNE, TOPLANTIYA KATILANLARIN TAMAMI BİLMEDEN VE/VEYA ONAYLAMADAN TESCİLİ TALEP EDİLEN TOPLANTI TUTANAĞINA EKLENMEK SURETİYLE; TESCİLİ İSTENEN GENEL KURULDAKİ HAZİRUNUN İRADESİNE UYGUN OLMAYAN BAŞKA VE YENİ BİR TOPLANTININ TESCİLİ İSTENMİŞTİR; YANİ TOPLANTI TUNANAĞI DEĞİŞİKLİĞİNDEN ZİYADE, ADETA TESCİLİ İSTENEN MEVZUATTAKİ ŞARTLARI TAŞIMAYAN YENİ BİR GENEL KURULUN TESCİLİ İSTENMİŞ VE BU TALEP DE MÜVEKKİL TARAFINDAN HUKUKA UYGUN BİÇİMDE REDDEDİLMİŞTİR.
Buna geçici tescil yetkisinin, ticaret sicil müdürlüklerine verilmiş bir yetki olduğu ve buna ilişkin, sicil müdürlüklerinin bir takdir hakkı bulunduğu açıkça anlaşılmaktadır.Başka bir deyişle; hakkında red kararı dahi bulunmayan bir hususun geçici olarak tescil edilmesi ne hukuken ne de fiilen mümkün değildir; böyle bir durumda, müvekkil Müdürlük tarafından tereddüt hâsıl olan bir husus bulunmadığından, müvekkilin geçici tescil yetkisi kullanması beklenemez.Gerçekten de; nasıl kesin tescil talebine ilişkin olarak tedbiren karar verilmesi mevzuat açısından mümkün değilse ve yine, bunun hiçbir içtihadi uygulaması yok ise, geçici tescil için de farklı bir değerlendirme yapılması mümkün olmayacaktır; zira kesin tescil ve geçici tescil, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda ayrı ayrı düzenlenmiş müesseseler olsa da; her iki müessesenin hukuki sonuçları aynıdır. Huzurdaki davada, müvekkil müdürlükçe verilmiş red kararı bulunmadığından dava şartı yokluğundan,
- müvekkil müdürlüğe husumet yöneltilemeyecek olması ve davacının hukuki yararının da bulunmaması nedenleriyle öncelikle usûlden reddine,
- sayın mahkemeniz aksi kanaate ise, yukarıda belirtilen esasa ilişkin savunma ve açıklamalarımız kapsamında, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddine karar verilmesini..." savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava : davacı şirketin 20.03.2023 tarihinde olağan genel kurul toplantısında alınan 6. Ve 9. Madde kararlarının davalı kurum tarafından ilan ve tescil edilmemesi sebebiyle açılan itiraz davasıdır
Bilirkişiden alınan 27/11/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "1)Davacı tarafından 20.03.2023 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında alınan kararların tesciline ilişkin davacı tarafından Ticaret Sicil Yönetmeliğinin m.23/2 uyarınca yazılı bir talebinin bulunmadığı, 2) Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün yazılı bir talep olmamasına rağmen sunulan 20.03.2023 tarihli Genel Kurul Kararlarının ve diğer belgelerin incelendiği ve tescili için eksiklikler olduğunun bildirildiği, yapılan bu iade işleminin mahiyet olarak red işlemi statüsünde olduğu, 20.03.2023 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantı tutanağının 6.maddesinde yer alan ana sözleşmenin “Madde 6 Sermaye ve Hisse Senetlerinin Nev'i” maddesi usulüne uygun bir şekilde karara bağlanmış olduğu, ancak bu kararın tescili için yazılı ve geçerli bir talebin Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne sunulmamış olduğu, öte yandan aynı gündem maddesini içeren 23.11.2023 tarihinde bir genel kurul yapılmış olduğu ancak dosyaya yansıyan bir sonuç bulunmadığı, bu genel kuruldaki aynı maddenin tescili halinde dava bu talep açısından konusuz kalabileceği, 20.03.2023 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantı. Tutanağının 9.maddesinde yer alan müdür değişikliği konusunda sonrasında 25.05.2023 tarihli 4 Sayılı Genel Kurul Kararında yeni bir karar alınarak tescil ve ilan işlemleri tamamlanmış olduğundan davanın bu talep açısından konusuz kaldığı..." rapor edilmiştir.
Dava açıldıktan sonra davacı tarafın genel kurul yaptığı , davaya konu tescil ve ilanını talep ettiği kararların yeniden alındığı ve davalı ... sicil memurluğu tarafından ilan edildiği dilekçe ve davacı vekilinin beyanından anlaşıldığından dava konusuz kalmıştır. Bununla birlikte,6100 sayılı HMK'nun 331/1 maddesi gereğince davanın konusuz kalması halinde dava tarihindeki haklılık durumuna göre yargılama gideri ve vekalet ücreti takdiri gerekmektedir. Somut olayda her ne kadar davacı tarafça dava öncesi davalıya usulüne uygun bir başvuru yapılmamışsa da , davalı tarafın başvuruyu kabul ettiği ve red cevabı verdiği haklılık durumuna göre davacının iş bu bu davayı açmakta haklı olduğu anlaşılmakla davalı aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerektiği kanaatine varılmıştır.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına,
2-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60TL harçtan peşin alınan 179,90TL'nin mahsup edilerek bakiye 247,70TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 179,90TL peşin harç, 179,90TL başvuru harcı gideri toplamı olan 359,80TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT gereğince dava değeri üzerinden hesaplanan 17.900,00TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 25,60TL vekalet harcı gideri, 202,25TL tebligat, posta gideri ile 3.000,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.227,85TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacının yüzüne karşı karar verildi.07/05/2024
Katip
...
¸e-imza
Hakim
...
¸e-imza
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!