T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/245 Esas
KARAR NO : 2024/123
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/04/2023
KARAR TARİHİ : 27/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA:
Dava dilekçesi özetle şöyledir:
"Müvekkil firma kargo-taşımacılık sektöründe faaliyet göstermekte olup ... A.Ş. 'nin acentesi olarak hizmet vermektedir. Borçlu ile ticari ilişki kuran ... olmasının yanında acente olarak taşımacılık faaliyetlerini gerçekleştiren müvekkil şirket olmuştur. Bu nedenle alacağın doğduğu tarih itibariyle borçlu ile irtibat halinde olan müvekkil şirket yetkilisi, borcun tahsili hususunda borçlu ile çok defa irtibata geçmiş ancak yapılan tüm bu görüşmelerden olumlu sonuç alamamıştır. İcra takibine konu alacağın dayanağı, borçlu ile ... arasında imzalanan ... ve bu sözleşme uyarınca yapılan iş karşılığı kesilen faturalardır. Bu sözleşme uyarınca ... tarafından, yükümlülükler yerine getirilmiş olunmasına rağmen borçlu tarafından yapılması gereken ödemeler tam ve zamanında yapılmamıştır. Bu alacağa ilişkin borçluya faturalar düzenlenmiş olup usulüne uygun olarak borçluya gönderilmiştir.Faturalara ilişkin borçlu tarafça ödeme yapılmaması üzerine borçluya ihtarname keşide edilerek bakiye borç tutarı ve ödememe halinde yasal yollara başvurulacağı hususu ihtar edilmiş buna rağmen yine olumlu bir dönüş olmamıştır.Borçlunun, ...'ya iade faturası adı altında fatura kesmesi üzerine ... 14. Noterliği ... Yevmiye nolu, ... tarihli ihtarname ile iade faturası borçluya gönderilerek bu faturanın kabul edilmediği bildirilmiştir. Zira faturada mal hizmet kısmında iade faturası yazmasına karşılık hangi faturanın iade edildiğine dair açık bir bilgi de bulunmamaktadır. Ayrıca takip konusu alacağı oluşturan cari hesaptaki faturaların tümü Türk Lirası olarak kesilmiş ancak iade faturası diye borçlunun kesmiş olduğu fatura USD üzerinden düzenlenmiştir. Tüm bunlara ek olarak fatura açıklamasında "sevk edilmeyen ve tarafımıza iade edilmeyen kargoların bedeli" şeklinde ibare eklenmiş olup düzenlenen faturanın bir iade faturası olmadığı, kendi lehine alacak yaratmak için borçlu tarafından düzenmiş yeni bir fatura olduğu tespit edilmektedir. Bununla birlikte borçlunun bu iade faturayı düzenlemesi, tamamen alacağın tahsilini geciktirmek ve alacaklı firmayı tahsilat aşamasında zor durumda bırakmak amacıyla yapılmıştır. Buna ilişkin borçlu adına verilmiş beyanlar mevcuttur. Alacağın tahsil edilmemesi üzerine, borçlu ile iletişim halinde olan ve alacağın tahsil edilememesi nedeniyle ... tarafında kendisine mali yükümlülükler yüklenen müvekkil firma, alacağın tahsili için yasal yollara başvurmak adına ... 57. Noterliği ... Yevmiye nolu, ... tarihli alacağın devri sözleşmesiyle ...'dan alacağı devralmış ve alacak tutarının tamamını ek yükümlülükleri ile birlikte ... ödemiştir.Müvekkil firmanın alacağının varlığı taraflar arasındaki ticari ilişki, cari hesap dökümü ve diğer tüm hususlar incelendiğinde tespit edilebilinecektir. Bununla birlikte borçlu şahıs firması adına işlemleri takip eden ...tarafından borç ikrarı mevcuttur. Bu husus müvekkil şirket yetkilisi ile ... arasında gerçekleşen whatsapp yazışmaları ile sabittir.Taraflar arasında gerçekleştirilen whatsapp yazışmalarına ek olarak borcun ödenmesine ilişkin müvekkil şirket yetkilisine verilen vaatler ve ödemeye yönelik görüşmeleri ispatlar ses kayıtları da mevcut olup mahkemenizce uygun görülmesi halinde dosyaya ibraz edilecektir.
Borçlu tarafça daha önce borç kabul edilmiş rağmen ... 21. İcra Müdürlüğü ...E. Sayılı dosyasından başlatılan icra takibine borç yoktur diyerek itiraz edilmiştir. Bu itiraz açıkça haksız ve kötü niyetle ileri sürülmüştür. Bu nedenle itirazın iptaline, borca itirazın kötü niyetle ileri sürülmüş olması sebebiyle borçlunun alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini..." talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Cevap dilekçesi özetle şöyledir:
"Sayın Mahkemenizde açılan davaca davacı taraf taraflar arasında devam eden cari hesap ilişkisinde 26.01.2023 tarihine kadar olan cari hesabı dikkate alarak davaya konu icra takibini başlatmıştır. Oysa ki müvekkilimin davacıya düzenlediği 30.01.2023 tarihli ... numaralı ve 586.685,44 TL lik fatura dikkate alınmamıştır. Bu son faturaya göre müvekkilim davacıya borçlu olmayıp tam aksine 118.886,87 TL alacaklı duruma gelmiştir. Müvekkilimin düzenlediği bu son faturayı ve dava öncesi olayları izah etmek gerekirse; ... Şubesi ile müvekkilim; yurtdışına kargo gönderimi amaçlı olarak sözleşme imzalamış ve buna istinaden de cari hesap ilişkisi kapsamında kargo gönderimleri sağlanmıştır. Davaya konu olan alacaklar da müvekkilimin taşıtmış olduğu bu gönderilerden oluşmaktadır ve davacı tarafından dosyaya sunulan bir çok yazışmada da müvekkilimin oğlu ile davacı şirket yetkilisi Kudret hanımın yazışmalarından görüleceği üzere bu cari hesap ilişkisinin belli bir tarihe kadar olan kısmı kabul edilmektedir.
Müvekkilime ait gönderilere, ödeme yapılmadığı gerekçesi ile ... transfer merkezinde el konulması, belli bir süre gönderilmemesi ve bu kargoların adeta alacağı teminat altına almak amacıyla davacı tarafça müvekkilime iade adilmemesi, süreci içinden çıkılamaz bir hale getirmiştir. Bu gönderiler küçük değersiz gönderiler olmayıp içerikleri, bedelleri ve ebatları davacı ... bayisi bilgisindedir.
Yaşanan son olayda müvekkilimce, ... (Davacı ... Nakliyat) vasıtasıyla gönderilen kargolardan 4 (dört) adet kargonun alıcısına teslim edilmediği, buna ilaveten müvekkilime de iade edilmediği ve davacı şirket tarafından el konulduğu tespit edilmiştir.Müvekkilimin davacı şirkete taşıttığı bu kargolar da aslında müvekkilimin müşterilerine ait gönderiler olup müvekkilim bu kargoların alıcılarına teslim edilmemesi ve davacı şirkette alıkonulması sebebiyle kendi müşterileri nezdinde zor durumda kalmıştır. Bu ürünleri bedellerine ait müvekkilime müşterileri tarafından fatura düzenlenmiş ve müvekkilim de müşterilerinden haklı olarak talep edebileceği alacaklarını (taşıma bedellerini) tahsil edememiştir.
Müvekkilimin 30.01.2023 tarihli, ... numaralı faturanın 586.685,44 TL lik bedelini hangi veriye göre hesapladığının cevabını yargılama süreci içerisinde yanıtlayacağız. Bu bilgiye ulaşmak için müvekkilimin müşterilerine ait olan ve davacı firma vasıtası ile taşıttığı ürünlerin içerisinde yukarıda bahsettiğimiz davacı uhdesinde olan 4 adet kargo ve 1 adet kaybolan kargo ürünlerine ait taşıma belgeleri ve irsaliyelerini müvekkilim ilgili müşterisinden talep etmiş olup bu belgelerin tarafımıza ulaşması beklenmektedir. Şu an için bu konudaki delil belgelerini sunma hakkımızı saklı tutarak davacıya düzenlenen 30.01.2023 tarihli faturanın dayanak belgelerini delil olarak bildirdiğimizi beyan ederiz.
Yargılama aşamasında yapılacak bilirkişi incelemesinde ispat edilecek hususlar sonrasında, huzurda açılan davanın reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini..." talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizde görülmekte olan işbu dava ... Hizmetleri Teklif&Sözleşmesine dayanılarak düzenlenen faturaların ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali isteminden ibarettir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190/1. Maddesinde; "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Mahkememizce ... 21.İcra Dairesinin... takip sayılı dosyası getirtilmiş olup incelenmesinde; alacaklısı ... tarafından, borçlu ... aleyhine toplam 475.018,76TL'nin icra takip tarihinden itibaren asıl alacağa tahsili talebi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, yasal süresinde borçlu vekilinin borca ve fer'ilerine itiraz ettiği, itiraz sonucunda icra takibinin durduğu, iş bu itirazın iptali davasının mahkememize İİK.m.67 hükmü uyarınca 1 yıllık yasal süresi içerisinde açılmış olduğu anlaşılmıştır.
11/09/2023 tarihli bilirkişi raporu özetle şöyledir:
"Davada uyuşmazlık konusunun, davalı hakkında ... 21.İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile başlatılan ilamsız takibin, itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkin olduğu, Dava Dışı ... A.Ş. nin ticari defterlerinin elektronik defter (e defter) uygulamasına tabi olduğu şirketin yevmiye defteri ve Büyük defter(defter-i kebir) beratlarının, Gelir idaresi Başkanlığı Bilgi işlem sistemine süresinde yüklendiği, muhasebe tekniği açısından ilgi hesapların birbirini doğruladığı ve defterlerin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, Dava dışı ... A.Ş.'nin defterlerine göre davacının davalıdan 467.798,57 TL alacaklı olduğu, Davacının, dava dışı Şirketin defter ve belgelerinde alacaklı olduğu 467.798,57 TL' yi ... 57 Noterliği ...tarihli ... Yevmiye numaralı alacağın devri sözleşmesi ile devraldığı, Davalı tarafın defterlerini ibraz etmediği, cevap dilekçe ekinde sunmuş olduğu cari hesap ekstresine göre borcunu iade faturası keserek kapattığı, cevap dilekçesinde beyanlarını ispat edecek belge sunmadığı, Davacı tarafından, davalıdan alacağının tahsili için yapmış olduğu Noter masrafının 7.220,19 TL olduğu, icra takibinde asıl alacağı olan 467.798,574 7.220,19 TL masraf'ile birlikte toplamda 475.018,76 TL icra takibine geçtiği, Dosya kapsamı ve dava dışı ... A.Ş. ve Davalı defter ve belgelere göre davacının 475.018,76 TL alacaklı olduğu, İcra takip tarihinden tahsil tarihine kadar yıllık Adi Kanuni faiz yürütülebileceğini..." rapor etmiştir.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak incelendiğinde; davalı tarafından 30/01/2023 tarihli faturanın dikkate alınmayarak aleyhlerinde icra takibi başlatıldığı, söz konusu faturanın dikkate alınması halinde esas alacaklının davalı olduğu, davacı vasıtasıyla gönderilen kargolardan 4 (dört) adet kargonun alıcısına teslim edilmediği, davalıya da iade edilmediği ve davacı şirket tarafından el konulduğunun tespit edildiği savunulmuştur.
Bilindiği üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190/1. Maddesi uyarınca iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. Somut olayda dava dışı ...'nun defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu ve defter incelemesinde davalının 467.798,57 TL borçlu olduğu tespit edilmiş olmasına rağmen davalının defterlerini ibraz etmemesi nedeniyle defterleri üzerinde inceleme yapılamadığı tespit edilmiştir. Bahse konu alacağın davacı tarafından dava dışı ...'dan temlik alındığına ilişkin sözleşme sunulduğu anlaşılmıştır. Ayrıca davalı tarafından cevap dilekçesi ekinde sunulan cari hesap ekstresinin bilirkişi tarafından incelenmesinde 30/01/2023 tarihli fatura kesilmeden evvel davacının davalıdan 467.798,57 TL alacaklı olduğu, söz konusu faturanın iade faturası kesilmesi gerekirken temel fatura olarak kesildiği ve davalının ürünlerin teslim edilmediği ve kargonun kaybolduğu yönündeki iddialarını ispata elverişli olmadığı beyan edilmiştir. Netice itibariyle ticari defterlerini bilirkişi incelemesine açmamakla davalının savunmasına, usulüne uygun tutulmuş ... defterleri karşısında itibar edilmemiştir.
Ayrıca davalı tarafından 4 adet kargonun alıcısına teslim edilmediği, davalıya teslim edilmediği ve davacı tarafından alıkonulduğu iddia edilmiş olsa da bu iddiasını da ispata yarar herhangi bir delil ibraz edilememiştir. Hatta davalı vekili tarafından 14/02/2024 tarihli beyan dilekçesi ekinde bulunan faturaların incelenmesinde; söz konusu iddiasını ispatlamak amacıyla davalı tarafından ... ŞTİ'ye 574.519,91 TL bedelli fatura düzenlendiği ancak söz konusu faturanın dava dışı ...ŞTİ tarafından iade edildiği bildirilmiştir. Söz konusu fatura tarihlerinin incelenmesinde ise davalı tarafından kesilen faturanın 17/11/2023 olduğu ve dava dışı şirket tarafından kesilen iade faturasının ise 11/12/2023 tarihli olduğu anlaşılmakla her iki fatura tarihinin de dava tarihinden sonra olduğu tespit edilmiştir. Her dava açıldığı zaman ki hal ve şartlar altında değerlendirilir prensibi gereği davalı vekili tarafından sunulan bu faturalara da itibar edilmemiştir.
Dosya kapsamında toplanan tüm deliller ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda; davacının alacaklı olduğu yönündeki iddiasını ticari defterler ve davalı vekili tarafından sunulan cari hesap ekstresi ile ispat ettiği ancak davalı tarafından davacının 4 adet koliye el koyduğu, alıcısına teslim edilmediği gibi davalıya da iade edilmediği yönündeki iddialarını ispatlayamadığı, dava dışı ... ŞTİ'ye kestiği faturanın tarihinin dava tarihinden sonra olması da dikkate alınarak, davacının iddialarını ispat etmiş olmasına karşılık davalının savunmalarını ispat edememiş olması nedeniyle davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
Davanın KABULÜNE
1-Davalının ... 21. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİNE, takibin kaldığı yerden aynı şartlarla devamına,
2-Alacağın %20'si oranına tekabül eden 95.003,75 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 32.448,53TL karar harcından, 8.112,14TL peşin harç ve icraya yatırılan tamamlanma harcı toplamının mahsubu ile geriye kalan 24.336,39TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereği takdir ve tayin olunan 72.502,63-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacılara verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 179,90TL başvuru harcı, 8.112,14TL peşin harç ve icraya yatırılan tamamlanma harcı, 25,60TL vekalet harcı, 2.500,00TL bilirkişi ücreti, 144,00TL tebligat ve posta ücreti olmak üzere toplam 10.961,64TL'nin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
7-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı vekillerinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda karar verildi. 27/02/2024
Katip ...
E-imzalıdır
Hakim ...
E-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!