T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/132 Esas
KARAR NO : 2024/106
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 21/02/2023
KARAR TARİHİ : 21/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA: Davacı vekili 21/02/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle :"... 4. İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı icra takibi üzerinden, müvekkile örnek no: 10 ödeme emri gönderilmiş olup , söz konusu ödeme emri 16.02.2023 tarihinde tebliğ edilmiştir. Söz konusu ödeme emrinde müvekkilin borcunu yönelik olarak alacaklı tarafından yapılan açıklama ise Senet 04/07/2021 (10/03/2021 düzenleme tarihli, 04/07/2021 tediye tarihli ve 93.000-tl değerindeki ödenmeyen senet ve 22.211,71 TL tutarında işlemiş faiz olmak üzere toplamda 115.211,71 TL talep edilmiştir. Buna bilakis, ...4. İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı icra takip dosyasına ve icra takibine konu edilen lehtarı ... olan 93.000-TL bedelli senede ilişkin müvekkilin davalıya karşı 60.000,00 TL'yi aşan kısmı yönünden borcu ve hiçbir sorumluluğu bulunmamaktadır. ... 4. İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı icra takibine konu senedin üst kısmında yer alan tediye tarihi, tutar, tarih, lehtarın adı, "nakden" ibaresi ve yetkili mahkeme kısmı müvekkil tarafından doldurulmamış olup alacaklı tarafından doldurulmuştur. Konuya ilişkin olarak Savcılık nezdinde şikayet hakkımızı saklı tutarız. Söz konusu iddiamız çıplak gözle bakıldığında bile çok net bir şekilde anlaşılmaktadır. Ancak ve ancak müvekkil tarafından dava konusunu oluşturan senedin alt kısmında yer alan imza, isim, adres, ve T.C. No kısımlarını doldurulmuştur. İşbu senet müvekkil tarafından düzenlendiği sırada senedin alt kısmında yer alan imza, isim, adres, ve T.C. No kısımlarını doldurduğu anda alacaklı tarafından söz konusu senet zorla müvekkilden alınmış olup senedin üst kısmı boş kalmıştır. Bu minvalde, senedin en önemli unsurlarından olan tutar ve tediye tarihi boş kalmıştır. Akabinde ise, alacaklı taraf senedin boşta kalan üst kısmını keyfi ve gerçeğe olarak müvekkilin alacaklıya sanki 93.000,00 TL tutarında borcu varmış gibi düzenlemiştir. Müvekkilin alacaklıya olan borcu ise gerçekte 60.000,00 TL tutarıdır. Söz konusu senet müvekkile ibraz edilmemiş olup alacaklı tarafından doğrudan icra takibi başlatılmıştır. müvekkil aleyhinde icra takibinde 22.211,71 TL tutarında geçmiş gün faizi işletilmesi hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu ise izahten varestedir. Söz konusu geçmiş gün faizine itiraz etmekteyiz. İşbu senedin üst kısmında yer alan yazıların üzerinde Mahkeme tarafından da inceleme yapıldığında müvekkilin doldurmadığı ortaya çıkacaktır. Zira, alacaklının ve müvekkilin yazı örneklerinin Sayın Mahkeme tarafından alınması durumunda senedin üst kısmında yer alan tediye tarihi, tutar, tarih, lehtarın adı, "nakden" ibaresi ve yetkili mahkeme kısmı müvekkil tarafından doldurulmadığı alacaklı tarafından doldurulduğu ortaya çıkacaktır. Buna dayanarak, hem müvekkilin hem de alacaklının yazı örneklerinin alınmasını Sayın Mahkemeden talep ederiz. Dava konusunu oluşturan senede çıplak gözle bakıldığında dahi senedin yukarıda sayılan üst kısmında yer alan ibarelerin alt kısmında müvekkil tarafından doldurulan kısmından farklı bir kalemle doldurulduğu anlaşılmaktadır. Tüm bunların yanı sıra; işbu senet 2018 yılında düzenlenmiş olup vade tarihi de yine 2018 yılındadır. Ancak müvekkilden senedin zorla alınması sebebiyle müvekkil söz konusu kısımları dolduramamıştır. Dava konusunu oluşturan senet zamanaşımına uğramıştır. Müvekkil ile alacaklı arasında hiçbir ticari ilişki bulunmamaktadır. Taraflar arasında ticari ilişki bulunmaması durumunda söz konusu senedin neden kaynaklandığını ispat yükü alacaklıya aittir. Müvekkil lehine 60.000,00 TL tutarını aşan kısım yönünden ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerekmektedir. Anlatılan sebepler ile davaya konu takibe dayanak senede ilişkin müvekkilin 60.000,00 TL tutarını aşan kısım yönünden herhangi bir sorumluluğu ve davalıya karşı bu tutarı aşan kısım yönünden borcu bulunmadığı açık olan müvekkil haciz tehdidi altında olup; müvekkilin telafisi imkansız zararlara maruz kalmasını önlemek amacıyla ... 4. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı icra dosyası ile başlatılan takibin 60.000,00 TL tutarını aşan 75.902,05-TL kısım bakımından müvekkil yönünden durdurulması, aksi halde icra dosyasındaki paranın alacaklıya verilmemesi için takdiren teminatsız, aksi halde belirlenecek teminat karşılığında müvekkil yönünden İİK madde 72/3 gereği ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etme gereği hâsıl olmuştur. Arz ve izah edilen sebeplerle ve fazlaya dair her türlü talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla, Öncelikle müvekkilin telafisi imkansız zararlara maruz kalmasını önlemek amacıyla ... 4. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı icra dosyası ile başlatılan takibin müvekkil yönünden 60.000,00 TL tutarını aşan kısım açısından durdurulması, aksi halde icra dosyasındaki paranın alacaklıya verilmemesi için takdiren teminatsız, aksi halde belirlenecek teminat karşılığında müvekkil yönünden İİK madde 72/3 gereği İhtiyati tedbir kararı verilmesine, ... 4. İcra Müdürlüğü’nün ...Esas sayılı icra takip dosyasına ve icra takibine konu edilen düzenleyeni ... olan 93.000-TL bedelli senede ilişkin müvekkilin davalıya 60.000,00 TL tutarını aşan kısım yönünden borçlu olmadığının tespit edilmesine, müvekkil aleyhine başlatılan ... 4. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı icra takibinin müvekkil yönünden iptaline, Haksız ve kötü niyetli davalının %20 tazminata mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalılara yüklenmesine karar verilmesini...." talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili 21/03/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; "dava konusunu oluşturan senedin alt kısmında yer alan isim, adres, T.C. No ve imza davacıya ait olmasına karşın, senedin üst kısmında yer alan tediye tarihi, tutar, tarih, lehtarın adı, "nakden" ibaresi ve yetkili mahkeme kısımlarının davacı tarafından doldurulmadığını; icra takibine konu edilen senede ilişkindavacının, davalılara olan borcunun 60.000,00 TL olmakla birlikte, 60.000,00 TL tutarını aşan kısmına yönelik olarak borcunun olmadığının tespitini talep etmiştir. Ancak, davacının iddia ettiği hususlar tamamen gerçeğe aykırı olup, haksız ve usulsüz davanın reddi gerekmektedir. Davacı tarafından müvekkilim adına; 10/03/2021 düzenleme tarihli, 04/07/2021 tediye tarihli ve 93.000-TL değerindeki senet keşide edilmiştir. Ancak, davacı yan, işbu meblağı süresi içerisinde ödememiştir. Müvekkilin haklı alacağının tahsili amacı ile taraflımızca İşbu takipte ödeme emri, davacı yana 16/02/2023 tarihinde aynı evde ikamet ettiği kimseye tebliğ edilmesine karşın, yasal süresi içerisinde itiraz edilmemesi nedeni ile anılan takip kesinleşmiştir. Davacı taraf, müvekkilin haklı alacağını sürüncemede bırakmak adına, huzurdaki mesnetsiz davayı ikame etmiş olup, tamamen kötü niyetle hareket etmektedir. Davaya konu senet, kambiyo senedi vasfına haiz olup, zorunlu tüm unsurları içermektedir. Bonoyu düzenleyen, senedi düzenleyip lehtara vererek kambiyo taahhüdü altına girer. Senedin asli unsurlarını eksiksiz içermesi halinde, senet borçlu aleyhine icra takibine konabilir. Senedin asli unsurları ise, 6102 Sayılı TTK madde 776'da tek tek sayılmış bulunmaktadır. Davacı yan, müvekkile; 93.000-TL değerinde olan 10/03/2021 düzenleme ve 04/07/2021 tediye tarihli senet keşide etmiştir. İşbu senet, senette olması gerekli tüm özelliklere sahip olmakla birlikte, hukuken geçerli ve takibe konulabilecek mahiyettedir. İşbu husus; icra memurluğu tarafından takibin kesinleştirilmesi ile de ortadadır. Davacı, mezkur senedin sonradan doldurulduğunu iddia etmişse de; işbu senedi bu hali ile bizzat davacı yan müvekkile vermiş olup, kabul manasına gelmemek kaydı ile bir senedin kısmen doldurulmuş ya da sadece imzalanmış olması da tedavüle çıkarılmasına da engel değildir. Mezkur senet, müvekkile bu hali ile davacı tarafından verilmiş olup, davacının bu yöndeki iddiaları asılsızdır. Asla kabul anlamına gelmemekle birlikte, bir anlığına senedin sonradan doldurulmuş olduğunu düşünülse bile, bu durum mezkur senedin geçerliliğini etkilemeyecektir. Davacı yan, her ne kadar; mezkur senedin alt kısmında yer alan isim, adres, T.C. no ve imza müvekkile ait olmakla birlikte, senedin üst kısmında yer alan tediye tarihi, tutar, tarih, lehtarın adı, "nakden" ibaresi ve yetkili mahkeme kısımlarını müvekkili tarafından doldurulmadığını iddia etmişse de, işbu iddialara itibar etmek mümkün değildir. Zira, yukarıda da beliriltiğimiz üzere, TTK'nın senedin tedavüle çıkarılırken tamamen doldurulmuş olmasını aramamasının sonucu olarak; senette yer alan tüm yazıların da borçluya ait olması beklenmeyecektir. Senet üzerinde yer alan tüm yazıların borçluya ait olaması gerektiğine dair ne bir kuralın ne de uygulamanın olamayacağı izahtan varestir. Bu minvalde, davacının ; senedin üst kısmının kendisi tarafından doldurulmadığına ilişkin bilirkişi incelemesi talebi de, mezkur senedin tahsil kabiliyetini ortadan kaldırmayacaktır. Davacının söz konusu iddiası; yaşı ve hayat tecrübesi göz önüne alındığında açığa imza üzeri boş senet imzalamayacağı açıktır. Davacı taraf, işbu senedi kendi isteği ve rızası ile imzalamış olduğu gibi, imzasını da açıkça ikrar etmiştir. Bu bağlamda, davacının borcunun 60.000-TL olduğu, 93.000-TL olmadığı iddiası tamamen hayal ürününden ibarettir. Mezkur senette ödenecek tutar miktarı açıkça 93.000-TL yazmaktadır. Elinde soyut borç senedi olan alacaklı, alacak iddiasını ispat etmiş sayılmaktadır. Bunun aksininde ise ispat yükü, iddia eden davacı üzerinde bulunmakta olup, ancak yazılı delil ile ispatlayabilecektir. Davacı yan taraflar arasında borç doğuran temel ilişkiye ilişkin de hiçbir açıklama yapmamış olup, işbu alacağın 60.000-TL olduğunu da kanıtlayamamıştır. Müvekkil, işbu senedin bedelini gerçeğe aykırı şekilde lehine düzenlemek isteseyedi 93.000-TL yerine; 193.000-TL, 293.000-TL gibi daha yüksek bir değer yazardı. Bunun yanı sıra, davacı taraf; işbu senedin 2018 yılında düzenlendiği ile vade tarihinin de 2018 yılı olduğunu ancak, senedin davacıdan zorla alınması sebebiyle ile söz konusu kısmın doldurulamadığını iddia etmiştir. Asla kabul anlamına gelmemekle birlikte, İşbu senedin bir anlığına 2018 yılında düzenlendiğini düşünsek bile, davacı yanın aradan geçen beş seneye rağmen senedinin peşine düşmemesi ve akıbetini araştırmaması, genel hayat tecrübelerine ve hayatın olağan akışına tamamen aykırı olup, söz konusu borcun sonuçlarından kurtulmaya yönelik ifadelerden ibarettir. Davacı, işbu senedin 2018 yılında düzenlendiğini iddia etmesine karşın bugüne kadar, bildirimde veya şikayette bulunmanın yanı sıra, işbu senedin geçersizliğinin tespiti için iptal davası bile açmamıştır. Davacının iddiaları, samimiyetten yoksun ve bariz kötü niyetlidir. Mezkur senette tediye tarihi, 04/07/2021'dir. Senette zamanaşımı, vadeden itibaren düzenleyene karşı 3 yıl, hamilin tarafından cirantalara karşı ise 1 yıldır. İşbu icra takibi, tarafımızca yasal süresi içerisinde açılmış olup, işbu senet zamanaşımına uğramamıştır. Müvekkil tacir olmayıp taraflar arasında, alacak-verecek ilişkisine istinaden söz konusu senet verilmiştir. İspat yükü yargıtay kararları doğrultusunda davacı tarafta olmasına karşın; davacı dosyaya iddiasını kanıtlar nitelikte yazılı bir delil sunmamıştır. Davacı taraf kötüniyetli olup, ihtiyadi tedbir nedeni ile müvekkilin haklı alacağına kavuşmasını geciktirdiğinden %20'den az olmamak üzere, tazminata mahkum edilmesi gerekmektedir. Bononun protesto ettirilmemesine ilişkin cevaplarımız sadece borçluya karşı başlatılan icra takiplerinde ödememe protestosu çekilmesi zorunlu değildir. Bono, ödeme vaadi niteliğinde bir kambiyo senedidir. İşbu sebeple protesto çekilmemesi keşideci konumundaki davacı/borçlu aleyhine başlatılan icra takibine engel teşkil etmemektedir. Davacının dava dilekçesindeki bu yöndeki itirazları ve takip öncesi faize ilişkin itirazları yalnızca mahkemeyi etkilemeye teşebbüs niteliğinde olup hukuki dayanaktan yoksun haksız ve mesenetsizdir. davacı yan, davaya konu senedi bu hali ile müvekkilime vermiş olup, her ne kadar senetteki bir takım unsurları doldurmadan verdiğini iddia etmişse de, mezkur senet üzerindeki imzasını açıkça ikrar etmiştir. Asla kabul anlamına gelmemek kaydıyla; senetteki eksik hususların sonradan doldurulduğunu düşünsek bile, senedin sadece borçlu tarafından doldurulması gerektiğine dair bir zorunluluk bulunmamaktadır. Bu minvalde, senet üzerinde yer alan bir kısım hususların, sonradan taraflar arasındaki ilişkiye aykırı olarak doldurulduğunu iddia eden davacı, iddiasını yazılı delil ile kanılamakla mükellef olup, eldeki dosyada davacı davasını ispatlayamamıştır. Dolayısı ile haksız davanın reddi ile %20'den aşağı olmamak üzere davacı aleyhine tazminata hükmedilmesi gerekmekte ve Sayın Mahkemenizden talep olunmaktadır. izah edilen sebeplerle fazlaya dair her türlü talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla; haksız davanın reddine, ihtiyati tedbire konu ara kararın kaldırılmasına, kötü niyetli davacının %20 tazminata mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmiline, karar verilmesini...." talep etmiştir.
DELİLLER:
... 4. İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyası, araç satış sözleşmesi ve ruhsatı, davacı asilin yeminli beyanı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit alacağına ilişkindir.
Mahkememizin 21/02/2024 tarihli duruşmasındaki davalı asil beyanında; ...benim çocukluktan arkadaşımdır, bu kişi benim etrafımdaki herkesten borç almaktadır, ben esnafım herkesten borç almıştır, benden 62.000 TL borç aldı, 33.000,00 TL de kredi kartımdan çektirdi, kredi kartımın ekstresinden de bellidir, davacı bunun karşılığında bana senet verdi, TC'sin yazdı, isim kısmını doldurdu, tarihleri de o yazdı, lehtar adını da o yazdı, tutarı ben yazdım, ve nakten kısmını da ben yazdım. Yetkili mahkeme kısmını kim doldurduğunu hatırlamıyorum, bende başka senetleri de vardır, ben bu senedi gerçeğe aykırı olarak doldurmadım, ...'in iş bu senede istinaden 93.000 TL bana borcu bulunmaktadır, davacı taraf 1 hafta önce Burhan abi 50.000 TL vereyim dosyayı kapatalım, avukat masrafı çok ödeyeceğim şeklinde masraflar attı, bu davacının başka senetleri ve ailemdeki üyelerde de başka senetleri vardır, ben senedi isteseydim daha yüksek miktarlar da doldurabilirdim. Senet tamamen gerçeğe uygun olarak düzenlenmiştir. Dedi. Yönünde beyanda bulunmuştur.
Davacının davaya konu senedin alt kısmında yer alan isim , adres, tc ve imzanın kendisine ait olduğunu, senedin üst kısmında yer alan tediye tarihi, tutar, tarih, lehtar adı, nakden kaydının ve yetkili mahkemenin kendisi tarafından doldurulmadığını, davalıya olan borcunun 60.000 TL olduğu, 60.000 TL yi aşan kısımdan borçlu bulunmadığını iddia ettiği, davalının ise davacının yaşı ve tecrübesi itibariyle açığa imza atmasının mümkün olmadığı, imzanın davacıya ait olduğu, senedin tedavüle çıkarılması için senedin tüm unsurlarının doldurulmasının gerekmediği, senedin 2018 yılında düzenlediği davacının bunca zaman senedin peşine düşmediği, bu durumunda hayatın olağan akışına aykırı olduğunu yönünde cevabi beyanlarda bulunduğu anlaşılmıştır.
Dava dilekçesinde davacının yemin deliline dayandığı görülmüştür. HMK madde 225- (1) Yeminin konusu, davanın çözümü bakımından önem taşıyan, çekişmeli olan ve kişinin kendisinden kaynaklanan vakıalardır. Bir kimsenin bir hususu bilmesi onun kendisinden kaynaklanan vakıa sayılır, hükmünün düzenlediği, davalı tarafa HMK 228 ihtarnameli yemin teklifinde bulunulmuş, davalı taraf bizzat duruşmaya gelerek duruşmada davacının 62.000 borç aldığı, 33.000 TL kredi kartından çektirdiği, davacının bunun karşılığında kendisine senet verdiği, TC, isim , tarih, lehtar adını davacının yazdığı, tutar ve nakden ibarelerini kendisinin yazdığını beyan ettiği, dosya içerisinde bulunan tüm deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının taraf her ne kadar davalı tarafa sadece 60.000 TL borcunun bulunduğunu iddia etmiş ise de davacının 33.000 TL davalının kredi kartından çektirmesi ve 60.000 TL de ikrar niteliğindeki borcu sebebiyle toplamda 93.000 TL borcu olduğuna kanaat getirilerek davacısının reddine karar verilmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
1-DAVANIN REDDİNE,
2- Davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereği alınması gereken 1.296,22 TL harcın başlangıçta alınan 427,60-TL harçtan mahsubu ile bakiye 868,62 TL harcın kararın kesinleşmesinin ardından ve talep halinde davacıya iadesine
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereği ret olunan kısım üzerinden hesap ve takdir olunan 17.900 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına
6-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26. Maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
7-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan bakiyesinin karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair; davacı asil ve vekilinin yokluğunda ve davalı asil ve vekilinin. yüzüne karşı verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 21/02/2024
Katip ...
E-imza
Hakim ...
E-imza
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!