T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/760 Esas
KARAR NO : 2024/344
DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/10/2022
KARAR TARİHİ : 07/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA:
Dava dilekçesi özetle şöyledir:
"Müvekkili şirketin 21.03.2022 tarihinde... Şubesinden ... Marka, ... Model, ... şase numaralı aracın satışı için araç geliş tarihine kadar gelebilecek zamları da kabul ederek 1.367.711 TL bedelle aldığını, taraflar arasında sözleşmenin imzalandığını, bu tarihte talep edilen 100.000,00 TL peşinatın ... T. A.Ş. hesabına yatırıldığını, 22.03.2022 tarihinde ... T.A.Ş. tarafından e-mail yoluyla sipariş teyit formu ve proforma fatura Müvekkile ulaştırıldığını, satış şartlarından biri olan takasa araç verme zorunluluğu gereği Müvekkil Şirket 2020 model...Otomatik aracını sunduğunu, ... T. A.Ş. müvekkiline ait söz konusu aracın piyasa değerinin 600.000,00 TL civarında olmasına rağmen 395.000,00 TL teklif edildiğini, müvekkili şirketin haksız olan bu şartı da kabul etmediğini, yine ... Sigorta'dan trafik sigortası ve 3 yıl kasko yaptırma ve müvekkili 1.000,00 TL borçlu göstererek araca rehin koyma ve aracı satmama şartlarının da müvekkili tarafından kabul edildiğini, daha sonra 2022 yılı Temmuz ayında satış temsilcisi ...'nın “liste fiyatı üzerinden araç satmak istemediklerini, aracı liste fiyatının 9620 yukarısında sattıklarını” bir kaç kez müvekkil şirket yetkilisine söylediğini, müvekkili şirket yetkilisinin aracı alacaklarını bildirmesine rağmen bir kaç defa aracın satışını iptal etmek için müvekkili şirket yetkilisine baskıda bulunduğunu, 10.08.2022 tarihinde satış temsilcisi..hanımın müvekkili şirket yetkilisi ...'e yönetim kararı gereği satış işleminin iptal olduğunu ve ödenen kaporanın kesintisiz iade edileceğini bildirdiğini, ... T.A.Ş. satış temsilcisi aracı başka müşteriye liste fiyatının üzerinde satacaklarını sözlü olarak bildirdiğini, bunun üzerine müvekkili şirkete ihtarname göndererek daha önceden sipariş ettirdiği ve sözleşme de yer alan tüm yükümlüklerini yerine getirdiği aracın tarafına teslim edilmesini talep ettiğini, ancak davalı taraf aracı teslim etmediği gibi müvekkil tarafa gönderilen ihtarnameye de sessiz kaldığını, davalı ... T.A.Ş.'nin asıl amacının ise dürüstlük ve iyi niyet kurallarına aykırı şekilde iptal ettiği satıştan daha fazla kar elde etmeyi amaçladığının açık olduğunu, dava konusu aracın üretiminin sınırlı olup bir sonraki siparişlerin 2023 Haziran ayında teslim edileceğini, aracın güncel liste fiyatı proforma faturada da görüleceği üzere 1.776.810,00 olup ... adlı internet sitesinde aynı özellikteki araçların fiyatı 2.225.000 TL'den başladığını, davalının satış sözleşmesine uymadığını, fahiş kar elde etmek maksadıyla müvekkile aracın satışını yapmadığını, davalı tarafın davaya konu aracın müvekkiline teslim etmemesinden dolayı müvekkilinin maddi olarak zarara uğradığını, öncelikle müvekkil Şirketin 2023 Haziran ayına kadar aynı araçtan satın alamayacak veya ... üzerinden fahiş fiyatlar üzerinden satın almak zorunda kalacağını, diğer bir ihtimal halinde, müvekkilinin 2023 Haziran ayında dava konusu araçtan almak istediğinde ise satın aldığı fiyattan çok daha fazlasını ödemek zorunda kalacağının açık olduğunu, müvekkilinin uğradığı maddi zararlardan bir diğeri de 21.03.2022 tarihinde davalı tarafın hesabına kaparo olarak ödediği 100.000 TL'nin enflasyon oranındaki kaybı olduğunu..." talep ve dava etmiştir.
21/06/2023 tarihli ıslah dilekçesi özetle şöyledir;
"Mahkemenize ait yukarıda esas numarası bildirilen dava dosyasına ilişkin olarak dosyaya kazandırılan bilirkişi raporu 14/06/2023 tarihinde elektronik tebligat yoluyla tarafımıza ulaştırılmış olup, süresi içerisinde beyanlarımızı sunuyoruz. Öncelikle raporda yer alan aleyhe hususları kabul etmiyoruz. Öte yandan davalı tarafın, davaya konu araca ilişkin olarak davalı tarafın satışı iptal etmesi usul ve yasaya aykırı olup, asıl amacının daha fazla kar elde etmek amacıyla olduğu dosyaya kazandırılan tüm deliller ile ispat edilmiştir. Ayrıca davalı taraf her ne kadar satış sözleşmesinin feshini haklı neden ile yaptığını ileri sürmüş ise de bu durumun kabulü tarafımızca mümkün olmayıp, davalı tarafın bu iddiası soyut iddia olmaktan öteye gidememiştir. Araç fiyatlarındaki fahiş artışlar nedeniyle basına kadar yansıyan bu olaylar müvekkil gibi bir çok kişiyi de mağdur etmiş olup, asıl amacın daha fazla kar elde etmek olduğu gerçeğini ortaya koymuştur. Öte yandan dosyaya kazandırılan bilirkişi raporu ile maddi zarar netlik kazanmış olup, ıslah yapma zorunluluğu doğmuştur. Şöyle ki; Müvekkil adına mahkemenizde ikame ettiğimiz davamızda fazlaya ilişkin haklarımızı saklı tutmak kaydı ile müvekkil tarafın kaparo olarak, 21/03/2022 tarihinde davalıya ödediği 100.000TL (Yüz Bin Türk Lirası) nin, iade edildiği tarihe kadarki süre içerisinde işlemiş ticari faizi için şimdilik 100,00TL'nin ve iş bu koparanın ödendiği tarihten iade edildiği tarihe kadar geçen süre içerisinde enflasyon karşındaki değer kaybı talebimizi 22.008,37 TL arttırarak, Uğranılan müspet zararın tazmini için şimdilik 100,00TL'nin zararın meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte müvekkile ödenmesine ilişkin talebimizi ise 587.860,30TL arttırarak toplamda 609.868,67TL olarak ıslah ettiğini..." talep etmiştir.
CEVAP:
Cevap dilekçesi özetle şöyledir;
"Davacı yan ; takasa sunduğu aracın satış danışmanı olan müvkekil şirket çalışanı ...'a, takasa alacağı aracın bedelini arttırması için para teklifinde bulunmuştur. huzurdaki uyuşmazlığın çözümü açısından öncelikle yeniden satış yasağı ve bu yasağa dair mevzuat hükümleri ile ilgili açıklama yapmamız gerekmektedir. davacı yanın dilekçesinde iddia ettiği, aracın satışını iptal ettirmek için baskı yapıldığu iddias gerçek dışıdır. zira müvkekil şirket davacının iptal etmsine gerek duymadan, para teklifi nedneiyle satışı kendisi iptal etmiştir. müvekkil sözleşmeden; satıştan daha fazla kar elde etmek amacıyla değil, davacı yanın kötü niyetli olarak müvekkil çalışanına para teklif etmesi nedeniyle haklı olarak dönmüştür. bu hususa dair ayrıntılı açıklamalarımız yukarıda sayın mahkemeye sunulmuş olup, davacı yanın tıpkı diğerleri gibi bu asılsız iddiaları da yine yaptığı kusurları gizleme çabasından öte değildir.
davacı yana par ateklif etmesi nedeniyle satışın iptal edildiği, ödemiş olduğu kaporanın iade edileceği bildirilmiştir. ancak davacı yan ısrarla kaporasını iade almak istememiş, banka ve iban bilgisi sunmamıştır. gerek yazılı gerekse sözlü olarak iade için defaatle banka bilgisi istenmesine rağmen davacı yanın ödemeyi almaktan imtina etmesi üzerine, müvkekil şirket tarafından tevdii mahalli istenmek zorunda kalınmıştır. .... 4. sulh hukuk mahkemesi ...d.iş. sayılı dosyasından görülen tevdi mahalli tayini talebimiz, ... tarihinde ... karar numarasıyla karara çıkmış ve talebimiz kabul edilerek, davacı yanın müvekkil şirkete göndermiş olduğu kaparo bedeli; mahkeme tarafından ..'da ... adına açılan hesaba yatırılmıştır. böylelikle ... müvekkil şirket uhdesinde herhangi bir alacağı kalmamıştır. davacı yanın araç satış süreci sırasında, takasa konu kendi aracının daha yüksek fiyattan alınması için müvekkil şirket çalışanına para teklif etmesi, usulsüz işlemlerle kendisine menfaat sağlamaya çalışması nedeniyle, satış işlemi müvekkil şirket tarafından haklı nedenle iptal edilmiştir. iptal kararı üzerine, ödemiş olduğu kapora bedeli kesintisiz olarak kendisine iade edilmek istenmiş, alıcının temerrüdü üzerine de tevdii mahalli kararı üzerine mahkemece gösterilen yere ödeme yapılmıştır. davacı yanın iddia ve talepleri haksız ve mesnetsiz olup, anlatılan nedenlerle huzurdaki haksız ve mesnetsiz iddialara dayanan bu davanın reddini..." talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizde görülmekte olan işbu dava taraflar arasında akdedilen sözleşme uyarınca aracın davacıya teslim edilmesi, olmaması hâlinde müspet zararın tazmini ile kapora parası olarak verilen paranın iadesi istemine ilişkindir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2. Maddesinde; "Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır.
Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz.
" şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Mahkememizin 02/04/2024 tarihli celsesinde dinlenen davalı tanığı ...özetle; "Ben davalı yanında şuan çalışmaktayım, şuan takas bölümünde çalışıyorum, davacı ile davalı arasında meydana gelen satışın iptali olayını biliyorum. Davacının satın almak istediği aracın ödemesine karşılık takasa verecek aracı vardı, birden fazla araçları vardı, ben takas fiyatını verdim. Davacı taraftan benimle iletişime geçen kişinin adı da ... olası lazım. Ancak net olarak hatırlamıyorum. Bu kişi ben fiyat verdikten sonra akşam beni tekrar arayarak takas fiyatını yükseltirsem bana da elden para verileceğini söyledi. Ben bunu kabul etmedim, ertesi gün müdürüme durumu anlattım. Müdürüm de satış müdürüyle konuştu, ve daha sonra davacının satışı iptal edildi. Davacının satışı sadece bu sebeple iptal edildi. Benim bildiğim başka bir iptal sebebi yoktur" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememizin 02/04/2024 tarihli celsesinde dinlenen davalı tanığı ... özetle; "Ben davalı yanında şuan satış müdürü olarak çalışıyorum. Dava konusu satışın gerçekleştiği tarihte davacıya satış danışmanlığını ben yaptım davacı taraf ile sözleşme imzalandı. Sözleşme sürecinde sıfır araç elimizde mevcut olmadığı için gelebilecek zamlar konusunda sürekli davacı tarafı bilgilendirdim, ayrıca davacı takasa araç vereceğini söyledi, bende takas konusunda fiyat vermesi için diğer tanık ...'e davacıyı yönlendirdim. Benimle araç satışı için iletişime geçen kişi ... isminde biriydi. Daha sonra kendi müdürümden duyduğum kadarıyla diğer tanığa davacı tarafından takas fiyatının yükseltilmesi halinde para teklif edilmiş ve bunu duyan benim satış müdürüm davacı ile olan satışı derhal iptal etmemi söyledi. Satış iptali için bana başka bir gerekçe söylemediler, bende bunun üzerine whatsapdan davacıyı bilgilendirdim.
Davacı müşteriyi bize referans eden başka bir müşterimiz vardı. Diğer müşterimiz ...'tı. Biz ... 2 adet araç satmıştık. 3. Aracı gelirken sistemden yaptığımız kontrolde ... tarafından 2 aracının da başka kişilere satıldığını gördük. Firmamızın sözleşmesi gereği böyle bir durumun yaşanması halinde bayiliğin fesih ile gündeme gelebileceği için ve davalının da takas konusundaki personeli para teklif etmesi nedeniyle satışı iptal edildi." şeklinde beyanda bulunmuştur.
12/06/2023 tarihli bilirkişi raporu özetle şöyledir;
"Taraflar arasında araç satışına ilişkin olarak sunulan sözleşmelerin varlığı, yapılan kaparo ödemesinin yapıldığı ve sözleşmenin davalı tarafından feshedildiği hususlarında taraflar arasında çekişme bulunmadığı, taraflar arasındaki asıl uyuşmazlığın davacı tarafından davalı çalışanına para teklif ettiği iddiası ile sözleşmenin davacı tarafından haklı nedenle feshedilip/feshedilmemesi hususu oluşturduğu, bu hususa ilişkin nihai takdirin ve hukuki değerlendirmenin Sayın Mahkemenize ait olduğu, sayın mahkemece davalının haklı nedenle taraflar arasındaki akdedilen sözleşmeyi feshetmediği yönünden karar verilmesi halinde davacının; 2023 haziran ayına kadar sözleşme konusu aynı aracı temin edemeyeceğinden, anlaşılan fiyat ile haziran 2023 fiyatı arasındaki fark tutarı rapor içerisinde yapılan hesaplama sonucunda, 587.960,30 TL olarak hesaplanmış olup, davacı talebi 100,00 TL olması nedeniyle taleple bağlılık ilkesi gereği bu tutarın dikkate alınması gerektiği..." rapor edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak incelendiğinde; davacı tarafça her ne kadar taraflarca sözleşme akdedildikten sonra davalının bahse konu aracı liste fiyatından yüksek fiyatla satmak istediğini beyan etmiş olması ve davacının da bu durumu kabul etmemesi üzerinde aracın satış işleminin gerçekleştirilmediği iddia edilmiş olsa da davacı taraf söz konusu iddiasını ispatlayacak bir delil sunamamıştır. Davalı tarafça ise davacının söz konusu satış sözleşmesine mahsuben kendi aracını davalı şirkete satmayı kabul ettiğini ancak ikinci el satış ile ilgilenen personele daha sonra maddi menfaat karşılığında aracına daha yüksek fiyat vermesini telkin ettiğini ve bu sebeple sözleşmenin feshedildiğini savunmuştur. Davalı taraf bu yöndeki iddiasını dinletmiş olduğu tanık beyanları ve davacı tarafından sunulan mesajlaşma kayıtları tahtında ispat etmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2. Maddesi doğrultusunda herkes haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüst davranma yükümlülüğü altındadır. Dinlenen tanık anlatımlarına göre davacı tarafın kendi aracını ikinci el olarak davalı tarafa satmayı kabul etmesinden sonra söz konusu araca teklif edilen fiyatın arttırılması için dürüstlük kuralına ve iyi niyet karinesine aykırı şekilde hareket ettiği ve taraflar arasında kurulan sözleşmenin güven unsurunun sarsıldığı anlaşılmakla davalı tarafın sözleşmeyi feshetmekte haklı olduğu kanaati mahkememizde hâsıl olmuş olup davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
Davanın REDDİNE,
1-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60TL karar harcından, 10.495,73TL peşin harç ve ıslah harcı toplamının mahsubu ile geriye kalan 10.068,13TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
2-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereği takdir ve tayin olunan 91.409,61-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
4-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair; davalı vekilinin yüzüne karşı ve davacı vekilinin yokluğunda verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 07/05/2024
Katip
E-imzalıdır
Hakim
E-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!