WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

İSTANBUL 3. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/548 Esas
KARAR NO : 2024/448

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/07/2022
KARAR TARİHİ : 04/06/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA:
Dava dilekçesi özetle şöyledir:
"Taraflar arasındaki sözleşmenin 3. Maddesinde de belirtildiği üzere Sözleşmenin 04 Ocak 2018- 04 Ocak 2023 tarihleri arasındaki süre için akdedildiğini, davalı kullanıcı şirket tarafından sözleşmeye uygun ve hukuken geçerli şekilde sözleşmenin süresinden önce feshinin de söz konusu olmadığını, sözleşmede fesih usulü düzenlendiğini, davalının 13 Nisan 2020 ve 03 Kasım 2020 tarihlerinde müvekkiline gönderdiği e-postalar ile ...'den Sözleşme süresi dolmadan erken çıkış yapmak istediğini belirttiğini, ancak erken çıkış için gereken şartların oluşmadığının sunulan 22 Nisan 2020 ve 09 Kasım 2020 tarihli yazılar ile ayrıntılı olarak kendilerine açıklandığını, sözleşmenin feshi için İcra Kurulunun olumlu kararı bulunmamakla birlikte davalı kullanıcı şirketin yerine şartlarına uygun başka bir şirket bulunmadığını veya ... içerisindeki başka bir kullanıcı şirketin bedeli mukabilinde boşalan alana yerleşmediğini veya İcra Kurulunun boşalan alanı .... içerisinde yer alan tüm Kullanıcı Şirketlere pay etmesinin gündeme gelmediğini, bu usul tamamlanarak Sözleşme feshedilebildiğini, bu hususun davacıya 22 Nisan 2020 ve 09 Kasım 2020 tarihinde yazılı olarak bildirildiğini, davacı kullanıcının şirket olarak tahakkuk ettiğini ve edecek borçlardan sorumlu olmaya devam ettiğini, taraflar arasında Sözleşme'nin feshi de dahil olmak üzere Sözleşmeyle ilgili tüm değişiklikler ve anlaşmalar yazılı şekil şartına tabi olduğu ve tarafların “yasal olarak bağlayıcı imzalarının bulunduğunu, aksi halde geçersiz olduğunu, davacı müvekkilinin imzalı olarak feshe ilişkin taahhüdü ve anlaşmasının bulunmadığını, bu usullere uygun olmayan bir “yazışmanın da sözleşmeyi sona erdirmediğini, haklı bir fesih beyanının bulunmadığını, müvekkilinin münhasıran 2010/6 S. Tebliğ çerçevesinde ... projesi kapsamında yerli şirketlerin bu özel teşviklerden yararlanarak ülkemiz ihracatının artırılması amacı ile kurulduğunu, tüm giderlerin kamu kaynaklarından karşılandığını, erken çıkış talebinde bulunulmasının ... de dahil olmak üzere her bir ... ciddi maliyetlere katlanılarak ve uzun vadeli planlamalar yapılarak,...'nin bulunduğu ülkelerde müvekkili tarafından uzun vadeli taahhütlerde bulunularak hayata geçirildiğini ve işletildiğini, bu nedenle ...'de faaliyette bulunmayı arzu eden katılımcılardan müvekkilinin yurtdışındaki 3. kişilere vermiş olduğu taahhütlerine uygun olarak en az 5 yıl katılımcı olarak kalmayı taahhüt etmelerinin basiretli bir tacir olarak buna göre planlama yaparak ...'de yer almalarının talep edildiğini, bu kapsamda Sözleşmede belirtilen şart ve koşullara aykırı olarak ...'den erken çıkılmasının müvekkilinin büyük zarara uğratarak kamu kaynaklarının israfına neden olacağının altınının çizmek istediklerini, pandemi sürecinde ... A.Ş. ve İngiltere'deki iştirakin yöneticileri bir yandan ...'nin giderlerinin azaltılabilmesi için kiraya veren ve ...'ye hizmet veren tüm üçüncü kişilerle görüşerek sözleşme şartlarını tekrar müzakere ettiğini ve diğer yandan da Birleşik Krallık hükümetinin hayata geçirdiği ve yararlanma imkanı olabilecek tüm destek ve teşvik programları üzerine çalışmalar yaptığını, bütün bu çalışmalardan elde edilen her türlü kazanım ve indirimin de doğrudan katılımcıların yararına sunulduğunu, katılım paylarında bu sürece özel iyileştirmeler yapıldığını, bu kapsamda kira bedellerinde 9650'ye varan oranlarda alınan indirimler, personel için alınan ek destekler, temizlik ve güvenlik hizmetlerinin askıya alınması sonucu elde edilen kazanımlar doğrudan katılımcılara yansıtıldığını, davalının tarafı olduğu Sözleşme dolayısıyla Ticaret Bakanlığı tarafından kamu kaynakları kullanılarak teşvikler sağlandığını ve faaliyetlerin sürdürülebilmesi için müvekkil tarafından üçüncü kişilere taahhütlerin verildiğini, bir yandan sözleşmede yer alan İcra Kurulu ve diğer düzenlemeler, Yurt Dışı Birim, Marka Ve Tanıtım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Tebliğ (tebliğ No: 2010/6), Yurtdışı Birim Marka ve Tanıtım Faaliyetlerinin Desteklenmesine İlişkin Genelge, Türkiye Ticaret Merkezlerinin Desteklenmesine İlişkin Genelge, Yurt Dışı Birim, Marka Ve Tanıtım Faaliyetlerinin Desteklenmesi İle Destek Yönetim Sistemi Üzerinden İşleyişine İlişkin Genelge, Türkiye Ticaret Merkezlerinin Desteklenmesi İle Destek Yönetim Sistemi Üzerinden İşleyişine İlişkin Genelge'den kaynaklandığını ve ayrıntılı prosedür ve hükümlerle yapılandırılmıştır. Ticaret Bakanlığı'nın yayınlamış olduğu Türkiye Ticaret Merkezlerinin Kuruluş Ve İşleyişine İlişkin Usul Ve Esaslar Hakkında Yönerge'nin “İş Birliği Kuruluşu, kira sözleşmesinde belirtilen süre boyunca kullanıcı firmaların ... bünyesinde her türlü kira ve genel harcama giderlerinden payına düşen miktarın ana şirkete ödeneceğini taahhüt eder.” hükmünü içeren 8. Maddesinin emredici düzenlemesi gereğince müvekkil Sözleşmede belirtilen sürenin tamamı için davalının da dahil olduğu katılımcılardan taahhüt almak durumunda olduğunu, aynı maddenin 2. fıkrası “Kullanıcı firmalardan, kira sözleşmesinde belirtilen süre boyunca her türlü kira giderleri ve genel giderlerden paylarına düşen miktarı, İşbirliği Kuruluşuna ödeyeceğine dair kesin, süresiz ve gayri kabili rücu taahhütname .... alınır.” düzenlemesini içerdiğini, yönergenin 10 maddesinin "Her bir ... için kullanıcı şirketlerin birer temsilcisinin yer alacağı bir İcra Kurulu oluşturulur.” hükmü gereğince davalının tartışma konusu yaptığı icra kurulunun kurulmasının zorunlu olduğunu, icra kurulunda her bir katılımcı firma temsilcisinin yer aldığı gözetildiğinde davalının dayanaksız itirazlarının aksine ...'nin işleyişinin tüm katılımcıların yer ve söz sahibi olduğu bir yapı içerisinde yürütüldüğünün de ortaya konduğunu, dolayısıyla sözleşmedeki fesih maddesinde belirtilen onayların alınmasının bizzat Ticaret Bakanlığı tarafından emredici hükümlerle belirlendiğini, bu sistematiğin işlemesi ve korunması bakımından büyük önem taşıdığını, aksi halde büyük emekler sonucu ortaya konmuş bir projenin hukuki olarak korunmamasının gündeme gelebileceğini, sözleşmenin içeriği, amacı ve tarafların birer tacir olduğu göz önünde bulundurulduğunda hükmün menfaatler dengesine ve hukuka aykırı olduğunu kabul etmenin mümkün olmadığını, sonuç olarak, sözleşme ve kanuna uygun olarak gerçekleşen bir bildirim ve feshin gerçekleşmediğini, tarafların menfaatlerinin korunması için özen gösterildi icra takibinin durmasına sebebiyet veren itirazı gerektirecek herhangi bir durum bulunmadığını beyanla neticeten; davanın kabulü ile borçlunun ödeme emrine yapmış olduğu itirazın iptal edilerek takibin devamına karar verilmesine, borçlu aleyhine 9620'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini...” talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Cevap dilekçesi özetle şöyledir;
"Öncelikle usul yönünden itirazlarının mevcut olduğu görülmüş olup, esas yönünden ise; taraflar arasındaki sözleşmenin müvekkili şirketçe feshedildiğini, Londra ...'nin faaliyetlerinin kontrat süresi bitmeden durdurulduğunu, müvekkili şirketin davalı şirketin edimlerini (desteklemeleri süresinde yapmaması vb.) ve sair nedenlerle sözleşmeyi feshedeceğini davalı şirkete bildirdiğini, davalı şirket tarafından 30.10.2019 tarihli ...org.tr adresinden gönderilen "Yerinize katılımcı bir firma bulundu. 01 Aralık 2019 itibariyle giriş yapabilecekler. Eğer sizin için uygunsa bu tarihe kadar showroomu teslim aldığınız şartlarda çıkış işlemlerinizi tamamlamanızı rica eder, aksi takdirde oluşacak masrafların da tarafınıza yansıtılacağını bildirmek isteriz." denilmekle fesih işlemlerine onay verildiğini, ancak daha sonra söz konusu katılımcının kiralamaktan vazgeçmesi üzerine müvekkilinin ilişiğinin sonuçlandırıldığını, daha sonra Müvekkilinizin söz konusu yeri 01.09.2020 tarihinde tahliye edeceğini bildirir feshi davalının kep adresine 28.08.2020 tarihinde gönderildiğini, 31.08.2020 tarihinde tebliğ edildiğini, buna ilişkin davacı tarafından 08.09.2020 tarih ve ...-.... sayılı yazı ile cevap verildiğini ve cevabı yazıda 31 Ağustos 2020 tarihinde tebliğ alınan ... ile ilgili sözleşmenin feshi bildirimini hakkında konu başlığı atıldığını, TTK m. 18 anlamında fesih ihbarını yapıldığını, davacı firmanın da feshin usulsüz olduğuna ilişkin bir itirazda bulunmadığını, sadece çıkış talebinin şirket tarafından uygun görülmesi için ... İcra Kurulunun oluru ve erken çıkış yapan firmanın yerine başka bir katılımcı bulunması gerektiği şartıyla itiraz edildiğini, başka bir katılımcı bulunmasına rağmen 30.10.2019 tarihinde çıkışa izin verilmediğini, hukuken bir hakkın kullanımını, diğer tarafın iradesine ve keyfiyetine bağlayan sözleşmelerin hukuk düzenine ve kişisel hak- özgürlüklerine aykırı olduğunu, müvekkili şirketin sözleşmeyi süresinden önce BK 325. Maddesine istinaden feshettiğini, müvekkilinin sözleşmeyi feshetmekle birlikte davacının oluşacak zararını da "makul süre tazminatı" adı altında swift koduna açıklama yaparak 6.568,70 pound ödediğini, bunun da fazlasını sözleşmenin menfaat ve eşitlik ilkesine aykırı, kamu gücünü kullanmak suretiyle tek taraflı tanzim edilmiş sözleşmeyle talep etmenin hukuka aykırı olduğunu, davacının iddia ettiği üzere sözleşmenin feshinin davacı icra kurulu onayına bağlanmasının da hukuka aykırı ve geçersiz olduğunu, davacı şirket tarafından müvekkiline keşide edilen — 07.07.2021 tarih ve ... nolu fatura içeriği incelendiğinde ilgili döneme ait genel gider bedelini içerdiğinin anlaşıldığını, bu faturanın içeriğinin açıklanmasının gerektiğini, genel giderlerin ne olduğu, müvekkiline isabet eden rakamın nasıl hesaplandığının açıklanmaya muhtaç olduğunu, beyanla neticeten; davanın reddine, asıl alacağın 9620sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama harç ve masrafları ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini..." talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizde görülmekte olan işbu dava taraflar arasında akdedilen sözleşme nedeniyle ödenmeyen borçların tahsili isteminden ibarettir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 49. Hukuk Dairesi'nin 2022/1893 E 2022/1515 K sayılı ilamında özetle; "Yasal dayanak: Hukuk Muhakemeleri Kanunu; 190, 191, 389. maddeleri,
Türk Medeni Kanunu 6. maddesi,
İcra İflas Kanunu 72. maddesi,
Yargılama konusu olayda: Davacının, davalının aleyhine başlattığı ... 31. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından ödemiş olduğu bedeller için borçlu olmadığının tespiti için açtığı davada, İİK 72 maddesi uyarınca dava sonuna kadar teminat karşılığında icra veznesine yatırılan paranın davalıya ödenmemesi için ihtiyati tedbiri kararı verilmesini talep ettiği,
Mahkemenin, 16/07/2021 tarihli ara kararı ile, icra kapak hesabı olan 124.135,22 TL alacak + alacağın %15'i olan 18.620,28 TL olmak üzere toplamda 142.755,50 TL teminat bedelinin 10 günlük kesin süre içerisinde mahkeme veznesine depo edilmesi karşılığında ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile icra veznesindeki paranın açılacak esas hakkındaki davada karar kesinleşinceye kadar tedbiren alacaklıya ödenmemesine karar verdiği,
Davalının, davanın taraflarının tacir olduğunu, aralarındaki ticari ilişkiden kaynaklanan ticari alacaklarına ilişkin bir uyuşmazlığın söz konusu olduğunu, bahsedilen yapının amacının bir kira sözleşmesi akdederek gelir elde etmek olmadığını, ihtiyati tedbir kararı verilmesi için gerekli şartların oluşmadığını, tedbire kendilerinin dinlenilmeden karar verildiğini belirterek tedbir kararının kaldırılmasını talep ettiği,
Mahkemenin, davalının itirazı üzerine duruşma açtığı, 26/10/2021 tarihli ara kararı ile, icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesine dair tedbir kararındaki kanaati değiştirir bir delilin davalı tarafça dosyaya sunulmadığı, ihtiyati tedbir kararının yerinde olduğu gerekçeleri ile davalının ihtiyati tedbir kararına itirazının reddine karar verdiği,
Taraflar arasında 20/12/2019 tarihli ... kullanıcı şirket taahhüt sözleşmesi bulunduğu, sözleşmenin kullanıcı şirketin hak ve yükümlüklerini düzenleyen 4.2. maddesinde; "Kullanıcı şirket 03/01/2023 tarihine kadar kullanmak üzere yerleşeceği 3.katta yer alan 14,8 m2 ofis alanı için Ek-1 de yer alan tabloda belirtilen katılım payını ödemeyi kabul eder, 4.5.maddesinde; 04/01/2018 tarihli kira sözleşmesi işbu sözleşmenin eki olup, kullanıcı şirket, kira sözleşmesi hükümlerine uymayı kabul eder.", ... A.Ş.'nin hak ve yükümlülüklerini düzenleyen 5.1. maddesinde; "...'nin Yönetim birimlerinin kullanacağı alanların ve ortak alanların belirlenmesi ... A.Ş.'nin takdirindedir. Bu kapsamda, ... AŞ, makul sınırları içerisinde ve Kullanıcı Şirket'in işlerini yürütmesini engellemeyecek şekilde, Kullanıcı Şirket'in talebi Üzerinde/altında alan tahsis etme veya tahsis etmiş olduğu çalışma alanını değiştirme yetkisine sahiptir. Çalışma alanının boyut olarak değiştirilmesi halinde ... A.Ş.bedelde yenlleme yapma hakkını saklı tutar." düzenlemelerinin bulunduğu, dosya içerisinde mevcut katılım bedel tablosunda ödenecek katılım bedelinin; Kira bedeli+ Showroom tefrişat bedeli+ Ofis tefrişat bedeli'ni ihtiva ettiği,
Talebin, ... 31. İcra Müdürlüğünün...Esas sayılı dosyasından borçlu olmadığının tespiti için açılan menfi tespit davasında, İİK 72. maddesi uyarınca dava sonuna kadar teminat karşılığında icra veznesine yatırılan paranın davalıya ödenmemesi için ihtiyati tedbiri kararı verilmesi olduğu, taraflar arasındaki sözleşme maddelerinden, davalının davacı tarafa taahhüt ettiği alanın tefrişatını yaparak kullanımına tahsis etmeyi, davacının da karşılığında sözleşmede belirtilen süre tahsis edilen alanı kullanması karşılığında taahhüt ettiği bedeli ödemeyi üstlendiği, sözleşmede asıl unsur alanın kullanımının belirlenen bedel karşılığı davacı tarafa bırakılması olduğu, taraflar arasındaki temel hukuki ilişki kira ilişkisi olduğu, faturadaki bedelin tahsisin mefruşatlı yapılması sebebiyle kira+mefruşat bedeli olduğu,
İİK 72/3 maddesi gereğince, "İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir." düzenlemesinin bulunduğu,
İİK 72/3 maddesi gereğince icra takibinden sonra açılmış bir menfi tespit davası bulunduğundan takdiren alacak+alacağın %15 'i oranında teminatın 10 günlük kesin süre içerisinde mahkeme veznesine depo edilmesi karşılığında ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile icra veznesindeki paranın açılacak esas hakkındaki dava verilecek karar kesinleşinceye kadar alacaklıya ödenmemesine yönelik tedbire yönelik istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, davada ihtiyati tedbir koşullarının oluştuğu kanaatine varılmıştır.
Dairemiz ilk derece mahkemesi kararını hem maddi olay, hem de hukuka uygunluk bakımından incelemeye tabi tutarak tespit edilen yargılama hatalarını bizzat düzeltmek amacıyla yapılan inceleme sonunda; duruşma yapılmasına gerek olmadığı, dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlara, yasal gerektirici nedenlere göre karar verilmiş olması sebebiyle, incelenen mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, istinaf sebepleri yerinde olmadığından başvurunun HMK 353/1-b/1 maddesi gereğince esastan reddine, karar vermek gerekmiştir." şeklinde karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi'nin 2022/610 Esas 2022/831 Karar sayılı ilamında özetle; "Dava 20/12/2019 tarihli ... Kullanıcı Şirket Taahhüt Sözleşmeden kaynaklanmakta olup, sözleşmenin konusunu düzenleyen 2. maddesinde; Sözleşme, ... tarafından Yönerge kapsamında Ana Şirket statüsünde kurulan ... A.Ş.'nin ..., ...adıresinde bağlı kuruluşu olan ... vasıtasıyla kuracağı “...” (“...”) vasıtasıyla gerçekleştirilecek faaliyetler ve sağlanacak hizmet ve bunun karşılığı olarak Kullanıcı Şirket tarafından yerine getirilmesi gereken borç ve yükümlülükler ile bu ilişkinin tabi olacağı usul ve esasları düzenlediğini,
Sözleşmenin Süresini düzenleyen Madde 3- İşbu Sözleşme 01.01.2020 ite 04.01.2023 tarihlari arasındaki süre için akdedilmiş olup ... terafından kira akdinin yenilenmesi durumunda Kullanıcı Şirket'in işbu sörleşme altındaki yükümlülükleri yenilenme süreleri devam ettiği ölçüde devam edecektir.... Kullanıcı Şirket, tahliye tarihinde binayı teslim aldığı hal ve şartlarda tahliye etmekle yüklümlüdür.
Kullanıcı şirketin hak ve yükümlüklerini düzenleyen 4.2.maddesinde; Kullanıcı şirket 03/01/2023 tarihine kadar kullanmak üzere yerleşeceği 3.katta yer alan 14,8 m2 ofis alanı için Ek-1 de yer alan tabloda belirtilen katılım payını ödemeyi kabul eder, 4.5.maddesinde; 04/01/2018 tarihli kira sözleşmesi işbu sözleşmenin eki olup, kullanıcı şirket, kira sözleşmesi hükümlerine uymayı kabul eder,
... A.Ş.'nin hak ve yükümlülüklerini düzenleyen 5.1.maddesinde; ...'nin Yönetim birimlerinin kullanacağı alanların ve ortak alanların belirlenmesi ... A.Ş.'nin takdirindedir. Bu kapsamda, ... AŞ, makul sınırları içerisinde ve Kullanıcı Şirket'in işlerini yürütmesini engellemeyecek şekilde, Kullanıcı Şirket'in talebi Üzerinde/altında alan tahsis etme veya tahsis etmiş olduğu çalışma alanını değiştirme yetkisine sahiptir. Çalışma alanının boyut olarak değiştirilmesi halinde ... A.Ş.bedelde yenlleme yapma hakkını saklı tutar. hükümlerini, dosya içerisinde mevcut katılım bedel tablosunda ödenecek katılım bedelinin; Kira bedeli+ Showroom tefrişat bedeli+ Ofis tefrişat bedeli'ni ihtiva ettiği tespit edilmiştir.
Kira sözleşmelerini düzenleyen TBK'nun 299. maddesinde kira sözleşmesi; kiraya verenin bir şeyin kullanılmasını veya kullanmayla birlikte ondan yararlanılmasını kiracıya bırakmayı, kiracının da buna karşılık kararlaştırılan kira bedelini ödemeyi üstlendiği sözleşme olarak tanımlanmıştır
Taraflar arasındaki sözleşme maddelerinden, davalının davacı tarafa taahhüt ettiği alanın tefrişatını yaparak kullanımına tahsis etmeyi, davacının da karşılığında sözleşmede belirtilen süre tahsis edilen alanı kullanması karşılığında taahhüt ettiği bedeli ödemeyi üstlendiği sabittir. Sözleşmede asıl unsur alanın kullanımının belirlenen bedel karşılığı davacı tarafa bırakılması olduğundan, takibe dayanak düzenlenen faturada davalı tarafça katılım payı olarak adlandırılsa da, taraflar arasındaki temel hukuki ilişki kira ilişkisi olup, faturadaki bedel tahsisin mefruşatlı yapılması sebebiyle kira+mefruşat bedelidir. Katılım payı içerisinde mefruşat bedeli mevcut ise de; HSK'nun İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri'nin görevlerini belirleyen ortak hükümler b/5. maddesindeki (bir davada birden fazla hukuk dairesinin görevine giren uyuşmazlık söz konusu ise; istinaf incelemesi, uyuşmazlığı doğuran asıl hukuki ilişkiye ait hüküm ve kararları inceleyen daire tarafından yapılır ) hükmü, b/3. maddesindeki; (asıl dava ile ilgili ihtiyati haciz, ihtiyati tedbir taleplerine ilişkin kararların inceleme görevi, asıl davaya bakacak olan daireye aittir) ve 35., 36. ile 49. Hukuk Dairesi'nin görev tanımına ilişkin 1. maddesindeki (tarafların sıfatına bakılmaksızın kira ilişkisinden kaynaklanan davalar =kira tespiti ve uyarlama dahil= sonucu verilen hüküm ve kararlar ) kapsamında kaldığından dairemizin görev tanımı içerisinde olmadığından karşı görevsizlik kararı ile dosyanın 49. Hukuk Dairesi'ne gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir." şeklinde karar verilmiştir.
Mahkememizde görülmekte olan davada davacı tarafından davalı ile yapılan sözleşme uyarınca ödenmeyen ücretlerin tahsili talep edilmekte olup, ödenmeyen ücretin kira ücreti olduğu anlaşılmaktadır. Nitekim davacı tarafından dava dışı şirketler ile ilgili matbu olarak hazırlanan sözleşmeden kaynaklanan bir uyuşmazlık ile ilgili olarak ... 9. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında, ilgili dosyanın davalısı tarafından mahkemece verilen ihtiyati tedbire itiraz edilirken Sulh Hukuk Mahkemesi'nin görevli olmadığı, ihtiyati tedbir kararının görevli mahkemece verilebileceği ve taraflar arasındaki sözleşmenin kira sözleşmesi olmadığı ileri sürülmüştür. Yukarıda alıntılanan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 49. Hukuk Dairesi'nin kararında taraflar arasında huzurdaki dava konusunu oluşturan sözleşmenin Kira bedeli+ ...tefrişat bedeli+ Ofis tefrişat bedeli'ni ihtiva ettiği tespit edilmiş olmakla birlikte taraflar arasındaki sözleşme maddelerinden, davalının davacı tarafa taahhüt ettiği alanın tefrişatını yaparak kullanımına tahsis etmeyi, davacının da karşılığında sözleşmede belirtilen süre tahsis edilen alanı kullanması karşılığında taahhüt ettiği bedeli ödemeyi üstlendiği, sözleşmede asıl unsur alanın kullanımının belirlenen bedel karşılığı davacı tarafa bırakılması olduğu, taraflar arasındaki temel hukuki ilişki kira ilişkisi olduğu, faturadaki bedelin tahsisin mefruşatlı yapılması sebebiyle kira+mefruşat bedeli olduğu da tespit edilerek bahse konu 20/12/2019 tarihli Londra Seramik ... kullanıcı şirket taahhüt sözleşmesinin kira sözleşmesi olduğu ve taraflar arasındaki temel hukuki ilişkinin kira ilişkisi olduğuna karar verilerek İstanbul 9. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen ihtiyati tedbir kararına ilişkin yapılan istinaf başvurusu reddedilmiştir.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; taraflar arasında akdedilen 16/05/2018 tarihli ... Kullanıcı Şirket Taahhüt Sözleşmesi ve taraflar arasındaki temel hukuki ilişkinin kira ilişkisi olduğu ve kira sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıkların esasını çözmekle görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olması nedeniyle mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ sebebiyle davanın HMK 114/1-c ve 115/2 uyarınca USULDEN REDDİNE,
*Görevli mahkemenin ... Sulh Hukuk Mahkemeleri olduğunun TESPİTİNE,
2-HMK 20. Madde uyarınca Mahkemece verilen kararın kesinleşmesi ve kararın kesinleşmesini müteakip 2 haftalık süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın ... Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
*Süresi içerisinde talep edilmemesi hâlinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına(ihtarat yapıldı)
3-HMK 331/2 uyarınca yargılama giderleri ve vekalet ücretinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, süresinde başvurusu yapılmaması halinde talep üzerine yargılama giderleri ve vekalet ücreti hakkında mahkememizce karar oluşturulmasına,
Sair hususların gerekçeli kararda açıklanmasına,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 04/06/2024

Katip
E-imzalıdır

Hakim
E-imzalıdır