T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/148 Esas
KARAR NO : 2024/110
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 25/02/ 2022
KARAR TARİHİ : 21/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA:Davacı vekili 25/02/2022 tarihli dava dilekçesinde özetle : "...Müvekkil şirket ile davalı şirket arasında; dava dışı İdarece davalıya ihale edilmiş . ..A.Ş.'nin “...” projesinin - “Saha içindeki ve dışındaki hafriyat işleri” işi için alt yüklenici sıfatıyla - ... tarihli ve ... nolu sözleşme imzalanmıştır. Taraflar arasındaki sözleşme karşılıklı mutabakat sonucu birden çok kez ve yalnızca süre / birim fiyat belirtilen zeyilnameler ile uzatılmış olup, taraflar arasındaki sözleşme 31.12.2019 tarihi itibariyle uzatılmayarak sona ermiştir. Müvekkil şirket tarafından, ilk akdin imzalandığı 09/02/2017 tarihi ile sözleşmenin sona erdiği 31.12.2019 tarihi itibariyle, sözleşmeden kaynaklanan tüm edimler eksiksiz şekilde ifa edilmiştir. Yukarıda yazılı iş için toplamda 22 adet hakediş raporu düzenlenmiş olup, iş 31.12.2019 tarihi itibariyle sonlandırılmıştır. Taraflar ve İdarece ilk hakediş raporu 01.03.2017 tarihinde son hakediş raporu ise 31.05.2019 tarihinde düzenlenmiş ve onaylanmıştır. Sözleşme gereğince; düzenlenen her bir hakedişten *6 5 oranında nakit teminat kesinti yapılmıştır. Müvekkil sözleşmede yer alan tüm edimleri yerine getirmiş, tüm hakediş raporları imzalanmış ve iş eksiksiz teslim edilmiş olmasına rağmen, sözleşmeye aykırı ve keyfi bir tutumla müvekkilin her bir hakedişinden kestiği 9o 5 oranındaki nakit teminatlarını iade etmemiş ve yine ödemesi gereken bakiye hakediş bedelini ödememiştir. Müvekkil şirket kayıtlarında davalı yanın müvekkile 263.135,75 TL borcu olduğu görülmektedir. Davalı yana bu borcu ödemesi için ... tarihinde ... 16. Noterliği'nin ... yevmiye nolu ihtarnamesi gönderilmiş olup, davalı yanca ödeme yapılmamıştır. Davalı yan şirket aleyhine, anılan borçları ödemediğinden temerrüt tarihinden itibaren işletilen faizi ile birlikte ödenmesi için ... 37. İcra Dairesi ...E. sayılı dosyası ile ilamsız takip yapılmıştır. Davalı yana ödeme emri tebliğ edilmiş ancak bu ödeme emrine davalı yanca itiraz edilmiştir. İş bu davayı açmadan önce 10.01.2022 tarihinde ... Arabuluculuk Bürosu'nun ...dosya nosu ile arabuluculuk başvurusu da yapılmış olup davalı yan ile yapılan gi anlaşmama ile sonuçlanmış olup 14.02.2022 tarihinde son tutanak düzenlenmiştir. Davalı yanın ödeme emrine itirazı haksız ve mesnetsizdir. Müvekkil sözleşme edimlerini yerine getirmiş ve nizasız olarak taraflar arasındaki iş bitirilmiştir. Ancak davalı yan ödemelerini gerçekleştirmemiştir. Müvekkil şirketi hukuki yollara başvurmaya zorlamıştır. Davalı yanın İcra takibine karşı yetki itirazında bulunmuş olması da yersizdir. Dosya içerisindeki sözleşme içeriğinden açıkça görüleceği üzere taraflar sözleşmeden doğan her türlü ihtilaf için İstanbul Çağlayan mahkemeleri ve icra müdürlüklerini yetkili kılmışlardır. Şirket defter ve kayıtları ile ihale dosyası dosyamız içerisine kazandırılarak incelendiğinde davadaki haklılığımız ortaya çıkacaktır. Delillerimiz ve beyanlarımız sonucunca davalı yanın yapmış bulunduğu itirazın, yargılama sürecini uzatmaktan ibaret olduğu da anlaşılacaktır. Davalı yanın haksız itirazının iptali ve takibin devamına ayrıca niyetli itirazından dolayı 94 20 icra inkar tazminatı taleplerimizle iş bu dava ikame edilmiştir. Yukarıda izah edildiği gibi davalının icra takibine vaki haksız itirazının iptali ile takibin devamına, haksız ve kötü niyetli itirazından kaynaklanan % 20 inkar tazminatı ile vekalet ücretinin ve dava masraflarının davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi...” talep edilmiştir.
CEVAP.:Davalı vekili 21/04/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; "....İşbu dava "İtirazın İptali" davası olup, bilindiği üzere, İtirazın iptali davasının nerede açılacağı konusunda İcra İflas Kanunu'nda özel bir yetki kuralına yer verilmemiş olup, Mahkemelerin yetkilerinin ancak kanun ile belirlenebileceği göz önüne alındığında, icra takibinin yapıldığı yer Mahkemesi HMK hükümlerine göre yetkili Mahkeme değil ise, icra takibinin yapıldığı yer Mahkemesinde itirazın iptali davası açılamayacaktır. Sayın Mahkemenizde müvekkilimiz aleyhine arz ve ikame edilmiş işbu "İtirazın İptali" davasının dayanağını teşkil eden ödeme emri, müvekkilimize 03.01.2022 tarihinde tebliğ edilmiş olup; işbu ödeme emrine karşı beyan ve itirazlarımızı içerir dilekçemiz 05.01.2022 tarihinde, sunularak; "yetkiye", "takibe", "borca", "borcun sebebine/dayanağına", "borç miktarına", "faize", "faiz miktarına", "faiz oranına", "cari hesap alacağına", "faizin başlangıç tarihine", "takip dosyası eklerine itiraz edilmesi üzerine, davacı tarafından işbu "...A.Ş. tarafından, yüklenici sıfatıyla "..." müvekkilimiz Şirkete ihale edilmiş ve sözleşmesi yapılarak, yer teslimi yapılmış ve işe başlanmıştır. Özellikle belirtmek isteriz ki, işbu sözleşme uyarınca davacı firmanın, ne icra takibinin başlatıldığı ne de işbu davanın arz ve ikame edildiği tarih itibariyle davalı Müvekkilimizden Sözleşme koşullarınca ödenebilir herhangi bir alacağı bulunmamaktadır. Davacının iddia etmiş olduğu gibi müvekkilimizden bir bakiye hakediş bedeli bulunmamaktadır. Zira, gerek hakedişler ve gerekse de ödeme dekontlarıyla davacıya tüm cari alacağının eksiksiz ödendiği sabittir. Burada belirtmek isteriz ki, müvekkilimiz tarafından yasal ve sözleşmesel bir zorunluluk olarak davacının yapmadığı SGK ödemelerini müvekkilimiz davacı adına yapmıştır. Buna ilişkin olarak, davacı firma adına 06.01.2021 tarihinde 25.782,99-TL ve 08.01.2021 tarihinde 218,50-TL SGK ödemesi yapılmış olup, cari hesaba aktarılmıştır. Bu itibarla, davacının cari hesaptan hiçbir hak ve alacağı bulunmayıp, aksine müvekkilimize 9.351,38 TL borcu bulunmaktadır. ikinci olarak; davacının sözleşmesel (7.2.2.md.si) olarak hakedişlerinden yapılan %5 kesinti tutarındaki 246.515,65-TL nakit teminat alacağı ise yasal ve sözleşmesel olarak ödenebilir değildir. Müvekkilimiz Ana Yüklenici sıfatıyla mezkûr sözleşmelerin kendisine yüklemiş bulunduğu tüm edimlerini tam ve zamanında ikmal ve ifa etmiş olmasına rağmen, davacı yüklenicinİn sözleşmeye aykırılığı SABİT olup, edimlerini ifada temerrüde düşmüş ve bunda da açıkça direngen olmuştur. Diğer yandan, yukarıda belirtmiş olduğumuz davacının sözleşmeye ve sözleşme konusu edimlerine diğer bir aykırılığı ve vaki temerrüdünü detaylandırmak gerekirse; davacı tarafından ...Ada ...Parselde hafriyat kazı çalışmaları yapılmakta iken, kullanılmayan kazı malzemesinin bir kısmı ile, davacı firma tarafından şantiye sahası dışında bulunan ... ve ... parsellere kısmi dolgu çalışması yapılmış olup, ancak, müvekkilimizin herhangi bilgisi ve yönlendirmesi olmadan ve izni/onayı alınmadan yapılan bu hafriyat döküm/kısmi dolgu işleminin, Belediyenin yetkili firması olan ... A.Ş’nin Hafriyat Bölümü tarafından, izinsiz ve usulsüz olduğu değerlendirilmiş olmakla, söz konusu izinsiz ve usulsüz hafriyat dökülmesi işleminin davacı firma tarafından gerçekleştirildiği, ... Şti.’nin ... tarihli ... sayılı Yazısı ile de sabittir.kaldı ki, hafriyat işleri için idare/emlak konut'a müvekkilimiz tarafından verilen teminat mektubu da, davacının vaki aykırılığı sebebiyle, müvekkilimize iade edilmemekte olup, bu mektup iadesi gerçekleşmedikçe, davacının teminatlarının iade edilmesinin mümkün olmadığı İzahtan varestedir. (md; 8.1.15)Ayrıca, taraflar arasındaki Sözleşmenin 25.md.sinde aynen; "Garanti süresi: Gizli kalabilecek her türlü noksan imalat için yüklenici'nin sorumluluğu, İşveren işi kabul etse dahi kesin kabul yapıldığında başlar ve aksi belirtilmedikçe 5 (Beş) yıl'dır." şeklinde belirtilmekle, henüz kesin kabul de yapılmadığından, davacının garanti süresi de devam etmektedir. Bu itibarla, davalı / müvekkilimiz tüm edimlerini sözleşmeye tam bir uygunluk ile ifa etmiş olmasına karşın, davacı, sözleşme ile yüklenmiş olduğu edimleri tam ve gereği gibi yerine getirmemiş olması sebebi ile ve sözleşme gereği nakit teminat kesintisi yapma hak ve yetkisi bulunmakta olup, teminatın iadesi şartları da gerçekleşmediğinden, Maddi Duruma ilaveten belirmek isteriz ki, 6098 sayılı TBK’nın “Borcun İfa Edilmemesi” başlığı altındaki 112. Maddesinde; “Borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür.” hükmüne yer verilmiştir. Ayrıca yine, önemle belirtmek istediğimiz diğer bir husus ise, 818 sayılı BK:81.md.si / yeni 6098 sayılı BK:97.md.si uyarınca, Karşılıklı Borç Yükleyen Sözleşmelerde, kendi edimini sözleşmeye uygun olarak ifa etmeyen taraf, artık sözleşmenin diğer tarafından "karşı edimi talep edemeyecektir. Tüm bu anlatımlarımızın sonucunda, davacının Sözleşmeye ve Sözleşme ile üstlendiği edimlere aykırı davranarak, edimlerini gereği gibi yerine getirmeyişinde Müvekkilimizin herhangi bir kusuru bulunmayıp, bu durum, tamamen davacının kendi edimini gereği gibi yerine getirmeyişinden kaynaklanmaktır. Diğer yandan, tüm bunların dışında, davacı tüm hakedişleri, ihtirazi kayıt içermeksizin imzalamış olup, içeriğini kabul etmiş olduğundan, yargıtay kararlarının da ışığı altında artık başkaca hak ve alacağı olduğunu iddia edemeyecektir. Davacı; dava dilekçesinde ödeme emrine konu alacağın likit alacak olduğundan bahisle icra inkar tazminatı talep etmişse de; dava konusu olayda, müvekkillerimiz aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi "maddi ve hukuki" açıdan mümkün değildir. Yukarıda izahına yer vermiş olduğumuz Yasal ve İçtihadi ve Sözleşmesel gerektirici tüm nedenlerimizin ışığı altında; müvekkilimiz tüm edimlerini sözleşmeye tam bir uygunluk ile ifa etmiş olmasına karşın, davacı, sözleşme ile yüklenmiş olduğu edimleri tam ve gereği gibi yerine getirmemiş, temerrüde düşmüş ve bunda da açıkça direngen olmakla; işbu davaya konu ödeme emrine "itirazlarımız haklı ve yerinde" olup, aksine, davacının talepleri kötüniyetli, hadiseye aykırı, gerçek dışı, haksız ve mesnetsiz olduğu cihetle, maddi ve hukuki olgu ve dayanaktan yoksun, TMK:2.MD.SİNE açıkça aykırı işbu "davanın reddi" ile, davacının müvekkillerimizi haksız ve kötüniyetli olarak icra / haciz tehdidi altına sokması sebebiyle, davacı aleyhine dava konusunun en az %20'si oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, arz ve izah olunan nedenler ile Muhterem Mahkemenizde resen nazarı itibara alınacak sair hususların ışığı altında; "yetki" itirazımızın kabulü ile davanın usulden reddine, dinlenme kaabiliyeti bulunmayan davanın reddine, yukarıdaki tüm açıklamalarımız doğrultusunda, kötüniyetli ve bir hakkın suistimali mahiyet ve niteliğindeki işbu haksız ve mesnetsiz "davanın esastan reddine", davacı aleyhine dava konusunun en az %20si oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile ücret-i vekâletin davacıya yükletilmesine karar verilmesini..." talep etmiştir.
DELİLLER:
... 37. İcra Dairesi'nin ...esas sayılı dosyası, ...A.ş.'den gelen cevabi yazı, Müvekkilimiz ile Davacı Arasında Akdolunan Sözleşmeler, Davacı tarafından ibraz edilen Teminat Mektubu, Müvekkilimiz tarafından keşide ve tebliğ edilen ... 8.Noterliği'nin ... tarihli, ... yevmiye nolu ihtarnamesi,...Şti.’nin ...tarihli ... sayılı Yazısı, Davacıya yapılan ödemeleri gösterir banka dekontları, ... Arabuluculuk Bürosu'nun ... esas nolu anlaşmama tutanağı, ... talimat mahkemesi'nce alınan 20/07/2022 tarihli bilirkişi raporu, 14/10/2022 tarihli bilirkişi raporu, 12/06/2023 tarihli bilirkişi ek raporu, 03/10/2023 tarihli bilirkişi ek raporu, 06/01/2024 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; sözleşme ve faturadan kaynaklı olarak davalı aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın İİK 67. madde uyarınca iptali talebine ilişkindir.
Mahkememizin 01/06/2022 tarihli duruşma zaptının 1 nolu ara kararı gereğine davalı tarafın defterlerinin mahkememizde ve 2 nolu ara kararı gereğince de; davacı tarafın defterlerinin ... talimat mahkemesi aracılığıyla alınmasına karar verilmiş olup; ... talimat mahkemesi Bilirkişisi 20/07/2022 tarihli raporunda özetle; "...Huzurdaki Davanın, Eser sözleşmesinden kaynaklanan İtirazın iptali talebine ilişkin eda davası olduğu, dava değerinin 321.521,25-TL olduğu, Sahibi lehine delil özelliğine haiz davacı şirket ticari defter kayıtları üzerinde yapılan incelemelerde; Davacı şirket yasal defterlerinde davalı şirkete ait işlemlerin 120.39 alt hesap kodunda takip edildiği, Taraflar arasındaki ticari ilişkinin 28.02.2017 tarihinde başlayıp, 31.12.2019 tarihinde sona erdiği, Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında, davacı şirket tarafından davalı şirket adına 24 adet ve toplam 11.315.215,40 TL tutarında fatura tanzim edildiği, bahse konu fatura bedellerinde karşılık davalı şirket tarafından toplam 11.052.079,65 TL ödeme yapıldığı, Tarafımıza verilen görev kapsamında sadece davacı şirket yasal defter kayıtları üzerinde inceleme yapılmış olup, davalı şirket yasal defterleri üzerinde inceleme yapılamadığından dolayı taraf ticari defterlerinin birbirini doğrulayıp doğrulamadığı hususunda tespit yapılamamıştır. Hesaplamalar ve tespitler sadece davacı şirket yasal defter kayıtları dikkate alınarak yapılmış olup sahibi lehine delil özelliğine haiz davacı şirket yasal defter kayıtlarından takip tarihinde davacı şirketin takibe dayanak cari hesaptan dolayı davalı şirketten( 11.315.215,40 - 11.052.079,65) 263.135,75 TL alacaklı olduğu, sonucuna vardığımız iş bu rapor arz olunur..." yönünde görüş bildirmiştir.
Mahkememizce alınan 14/10/2022 tarihli bilirkişi heyeti kök raporunda özetle; "....Taraflarca ibraz edilen yasal defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal süresi içinde yapılmış ve sahibi lehine delil olma özelliğine haiz olduğu değerlendirilmiştir. Davalı şirket tarafından davacı adına ödenen SGK ödemelerinin davacı yan kayıtlarında olmaması sebebi ile tarafların mutabık olmadıkları, (263.135,75-25752,99- 218,5-)237.164,26.-TL bakiye ile davacının bu ödemeleri kendi kayıtlarına işlemesi halinde tarafların mutabık olabilecekleri, Davalı yan kayıtlarına göre davacının, 9.351,38 TL borcu bulunduğu, 246.515,65.- TL'nin de 326 hesapta takip edilen hakedişten kesilen nakit teminat olduğu, Davalı tarafından davacının eksik ifa ettiği edimi tamalamak için dava dışı ....LTD. ŞTİ. ile anlaşmak zorunda kaldıklarını beyan ve ifade ettiği, buna ilişkin sunulan fatura içeriği teknik inceleme sonucu ortaya çıkabileceği, fatura tarihi ile tarafların çalıştığı dönem arasında oldukça uzun bir tarih aralığı bulunduğu görüşümüzdür. Konunun Hukuki değerlendirmesi Yüksek Mahkemenize ait olmak üzere...." yönünde görüş bildirmişlerdir.
Mahkememizin 28/12/2022 tarihli duruşma zaptının 1 nolu ara kararı gereğince; dosyanın ek rapor için bilirkişi heyetine tevdi edilmesine karar verilmiş olup; Bilirkişi heyeti 12/06/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; "...Bağlayıcı olmamak ve nihai takdiri Sayın Mahkemenize ait olmak üzere, 1-SGK asgari işçilik ödemelerinden davacı yanın sorumlu olmayacağı, 2-Davalı yanın geçici kabul öncesinde ek teminat istediğine dair bir veriye dosyada rastlanmadığı, 3-Davacının davalıya zarar verecek şekilde hafriyat dökümü yaptığının anlaşılamadığı; bahsi geçen miktarda bir hafriyat dökümünün davalının bilgisi ve onayı dışında gerçekleşmesinin olası görünmediği, 4-Davacının davalından 263.133,75 TL asıl alacak, 14.625.54 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 277.759,29 TL alacağı bulunduğu sonucuna varıldığı hususu Sayın Mahkemenin takdirlerine saygı ile arz olunur...." yönünde görüş bildirmişlerdir.
Mahkememizin 14/07/2023 tarihli ara kararının 1 nolu maddesi gereğince dosyanın ek rapor için bilirkişi heyetine tevdi edilmesine karar verilmiş olup; Bilirkişi heyetinin 03/10/2023 tarihli bilirkişi 2. Ek raporunda özetle; "....izah edildiği üzere, bağlayıcı olmamak ve nihai takdiri Sayın Mahkemenize ait olmak üzere, 1-SGK asgari işçilik ödemelerinden davacı yanın sorumlu olmayacağı, 2-Davalı yanın geçici kabul öncesinde ek teminat istediğine dair bir veriye dosyada rastlanmadı 3-Davacının davalıya zarar verecek şekilde hafriyat dökümü yaptığının anlaşılamadığı; bahsi geçen miktarda bir hafriyat dökümünün davalının bilgisi ve onayı dışında gerçekleşmesinin olası görünmediği, 4-Davacının davalından 263.133,75 TL asıl alacak, 40.866,82.- TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 304.000,57.-TL alacağı bulunduğu sonucuna varıldığı hususu Sayın Mahkemenin takdirlerine saygı ile arz olunur..." yönünde görüş bildirmişlerdir.
Mahkememizin 02/11/2023 tarihli ara kararının 2 nolu ara kararı gereğince; dosyanın bilirkişi heyetine ek rapor için tevdi edilmesine karar verilmiş olup; Bilirkişi heyeti 16/01/2024 tarihli bilirkişi 3. Ek raporunda özetle; "....raporumuzda ve yukarıda izah edildiği üzere, bağlayıcı olmamak ve nihai takdiri Sayın Mahkemenize ait olmak üzere, 1-SGK asgari işçilik ödemelerinden davacı yanın sorumlu olmayacağı, 2-Davalı yanın geçici kabul öncesinde ek teminat istediğine dair bir veriye dosyada rastlanmadığı, 3-Davacının davalıya zarar verecek şekilde hafriyat dökümü yaptığının anlaşılamadığı; bahsi geçen miktarda bir hafriyat dökümünün davalının bilgisi ve onayı dışında gerçekleşmesinin olası görünmediği, 4-Davacının davalından 263.133,75 TL asıl alacak, 40.866,82.- TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 304.000,57.-TL alacağı bulunduğu sonucuna varıldığı hususu Sayın Mahkemenin takdirlerine saygı ile arz olunur..." yönünde görüş bildirmişlerdir.
Dosyaya sunulu bilgi ve belgelerin bir bütün olarak değerlendirilmesi sonucu ; Davacı şirket ile davalı şirket arasında; dava dışı İdarece davalıya ihale edilmiş ... A.Ş.'nin “...” projesinin - “Saha içindeki ve dışındaki hafriyat işleri” işi için alt yüklenici sıfatıyla - 09/02/2017 tarihli ve ...nolu sözleşme imzalandığı, taraflar arasındaki sözleşme karşılıklı mutabakat sonucu birden çok kez ve yalnızca süre / birim fiyat belirtilen zeyilnameler ile uzatıldığı, taraflar arasındaki sözleşme 31.12.2019 tarihi itibariyle uzatılmayarak sona erdiği, davacı tarafça, ilk akdin imzalandığı 09/02/2017 tarihi ile sözleşmenin sona erdiği 31.12.2019 tarihe kadar, sözleşmeden kaynaklanan tüm edimler eksiksiz ifa edildiği iddiasıyla 22 adet hakediş raporunun düzenlendiği, sözleşme gereğince; düzenlenen her bir hakedişten *6 5 oranında nakit teminat kesinti yapıldığı, davalının ise sözleşmeye aykırı olarak her bir hakedişinden kestiği % 5 oranındaki nakit teminatlarını iade etmediği ve yine ödemesi gereken 263.135,75 TL bakiye hakediş bedelini ödemediğinin iddia edildiği, davalının davacı firma adına 06.01.2021 tarihinde 25.782,99-TL ve 08.01.2021 tarihinde 218,50-TL SGK ödemesi yaptığı, davacının cari hesaptan hiçbir hak ve alacağı bulunmadığı, aksine davacının 9.351,38 TL kendilerine borcunun bulunduğu, davacının sözleşmesel (7.2.2.md.si) olarak hakedişlerinden yapılan %5 kesinti tutarındaki 246.515,65-TL nakit teminat alacağının ise yasal ve sözleşmesel olarak ödenebilir olmadığı, davalının edimlerini ifada temerrüde düştüğü yönünde cevabi beyanlarda bulunduğu, davacının ticari defter incelemesi sonucu davalı şirkete ait işlemlerin 120.39 alt hesap kodunda takip edildiği, taraflar arasındaki ticari ilişkinin 28.02.2017 tarihinde başlayıp, 31.12.2019 tarihinde sona erdiği, davacının 263.135,75 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, davalının ticari defterlerinin incelenmesi sonucu davalı şirket tarafından davacı adına ödenen SGK ödemelerinin davacı yan kayıtlarında olmaması sebebi ile tarafların mutabık olmadıkları, (263.135,75-25752,99- 218,5-)237.164,26.-TL bakiye ile davacının bu ödemeleri kendi kayıtlarına işlemesi halinde tarafların mutabık olabilecekleri, davalı yan kayıtlarına göre davacının, 9.351,38 TL borcu bulunduğu, 246.515,65.- TL'nin de 326 hesapta takip edilen hakedişten kesilen nakit teminat olduğunun tespit edildiği, davalı tarafından davacının eksik ifa ettiği edimi tamalamak için dava dışı ...Tic.ltd.şti. ile anlaşmak zorunda kaldıklarını beyan ve ifade ettiği, fatura tarihi ile tarafların çalıştığı dönem arasında oldukça uzun bir tarih aralığı bulunduğunun bilirkişilerce belirtildiği, tarafların iddiaları ve ticari defter kayıtları arasındaki farkın davalı yanca yapılan SGK ödemelerinin davacı yan kayıtlarında yer almaması ve 326 hesapta takip edilen 246.515,65.-TL değerinde olan hakedişten kesilen nakit teminattan ibaret olduğu, dosyadaki belgelerin incelenmesi ile taraflar arasında “...” isimli, Sözleşme No: ... olarak belirtilen sözleşmenin 09/02/2017 tarihinde imzalandığı, daha sonra aralarında imzalanan zeyilname ile işin 30.12.2019 tarihine kadar uzatıldığı, sözleşme kapsamında 01.03.2017 tarihinde ilk hakediş, 31.05.2019 tarihinde ise son hakedişin onaylanmış olduğu ,08.09.2019 tarihli Geçici Kabul Tutanağı bulunduğu, 31.05.2019 tarihli Alt yüklenici Hakediş Tutanağında, KDV'li hakkediş tutarının 133.162,73 TL olduğu, kesintiler toplamının 16.005,47 TL ve yükleniciye ödenecek net hakkediş tutarının 117.157,26 TL olduğu, 01.10.2019 tarihinde yapılmış olan hakedişde yapılan kesintiler toplamının 24.908,19 TL olduğu, dosyadaki belgelere göre davalı tarafça 25.782,99 TL ve 218,50 TL olmak üzere 26.001,49 TL asgari işçilik bedeli ödendiği davacı yan bu tutarın 5510 sayılı Kanunun 85. maddesi gereği iş sahibinin sorumluluğunda olduğunda olduğundan davacı bu kalemden sorumlu tutulamamış, dosyadaki ... tarih ve ... yevmiye numaralı cevabi ihtarnameden davalı yanın ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarmname ile teminat mektubunun uzatılmasını talep ettiği, hafriyat vs. sebebiyle zarar iddiasında bulunduğu, davacı ihtarnamede işin tamamlandığını, teminat mektuplarının her defasında uzatıldığını beyan ettiği, ... 8. Noterliği'nin... tarih ve ... sayılı ihtarname ise ile davacı iddiaların tamamen asılsız olduğu, 29396 Ada 3 parselde hafriyat kazı çalışmaları yapılmakta iken, kullanılmayan kazı malzemesinin bir kısmı ile şantiye sahası dışında bulunan..ve ... parsellere kısmi dolgu çalışması yapılmasının davalı şirketin bilgisi gerçekleştirildiğini ileri sürdüğü, bilirkişilerce de davalının bilgisi ve onayı olmadan davacının istenmeyen yere hafriyat döküm yapamayacağının tespit edildiğinden davalının bu sebeple teminat mektubunu elinde tutmasında davalının haksızlığına kanaat getirilmiş, davacının işi tamamladığı ve teslim ettiği 08.09.2019 t.li geçici kabul tutanağından anlasıldığından nakit teminatın iade edilmesi gerektiği değerlendirilmiş, davacı alacaklarını 21.05.2020 tarihli ihtarname ile talep ettiği ve dosyada tebliğ şerhinin bulunmadığı göze alındığında, 25.05.2020 Pazartesi günü tebliğ edildiği varsayımında davalının 26.05.2020 günü temerrüde düştüğü sonucuna varıldığı, davacının 31.05.2020 tarihinden itibaren faiz talep ettiği anlaşıldığından bilirkişilerce 31.05.2020-14.12.2021 arası 562 gün için 40.866,82 TL faiz işleyeceğinin hesap edildiği, buna göre davacının takip tarihi 263.133,754 TL asıl alacak ve 40.866,82 işlemiş faiz olmak üzere toplamda 304.000,57 TL davalıdan alacaklı olduğuna kanaat getirilmiş ve bu kabul edilen miktar üzerinden takibin iptaline dair karar verilmiş , hak ediş ve teminat miktarının sözleşmeyle kararlaştırılmış olması sebebiyle davalı tarafça bu miktarın belirlenebilir ve likid olduğu kabul edilmiş ve bu sebeple davalının icra inkar tazminatı talebinin de kabulüne karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
1-Davanın Kısmen Kabulü ile ... 37 icra müdürlüğünün ...esas sayılı dosyaya yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin kabul edilen 263.133,75 TL asıl alacak ve 40.866,82 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 304.000,57 TL üzerinden devamına
2-Fazlaya dair talebin reddine
3- 52.626,75 TL İcra inkar talebinin kabulü ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereği alınması gereken 20.766,28 TL harçtan başlangıçta alınan 5.490,78 TL harcın mahsubu ile bakiye 15.275,50 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği hesap ve takdir olunan 47.600,09 TL vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği hesap ve takdir olunan 17.520,68 TL vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri ( bilirkişi ücreti-posta gideri ) ile harç masrafı olmak üzere toplam yargılama giderinden 12.342,50 TL TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
9-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26. Maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin 1.248,07 TL 'sinin davalıdan 71,93 TL'sinin davacıdan alınıp maliyeye iradına
10-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair; davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 21/02/2024
Katip
E-imza
Hakim
E-imza
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!