WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

İSTANBUL 3. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/384 Esas
KARAR NO : 2024/125

DAVA : Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 16/11/2021
KARAR TARİHİ : 29/02/2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkilin satıl aldığı araç için kredi kullanmak istediğini ve bu doğrultuda davalı şirket ile müvekkil arasında otomotiv ve otomotiv ürünleri kredisi ile rehin sözleşmesi başlıklı sözleşme imzalandığını, müvekkilin kullanmış olduğu krediyi vadelerine uygun olarak ödediğini, daha sonra ise bakiye kredinin tamamını nakden ve defaten ödemek istediğini ve bunun için davalıya başvuru yaptığını, davalının ise müvekkilin bakiye taksitlerinin tamamını tek seferde nakden ve defaten ödemesinin kabulünün zorunlu olmadığını, ödemenin yapılması halinde dahi işleyecek faizler yönünden erken kapama tazminatı alacaklarını beyan ettiğini, müvekkilin erken kapama tazminatı adı altında herhangi bir ödemeyi kabul etmediğini, faiz yükünden kurtulmak için kredinin ana para borcunu davalının banka hesabına gönderdiğini, bunun dışında müvekkilin ana paranın ödenmesinden sonra davalı tarafından borcun sona erdirilmemesi sebebiyle davalı hesabına yine işlemiş faiz adı altında erken kapama tazminatı ödemeleri yaptığını, müvekkilin bu işlemiş faiz ödemelerinin açıklamasına dava açma hakkının saklı tutulduğuna ilişkin şerh düştüğünü, davalının atıf yaptığı sözleşme maddelerinin geçersiz olduğunu, davalıdan erken kapama tazminatı adı altında alınan paradan fahiş olarak tahsil edilen kısmının iadesinin istendiğini, ancak davalının ödemeye yanaşmaması üzerine arabuluculuğa başvurulduğunu, anlaşma sağlanamadığını, bu nedenlerle davalı ile imzalanan araç finansman sözleşmesi ile çekilen kredinin erken ödenmesine rağmen, müvekkilden erken kapama tazminatı adı altında mevzuata göre alınması gerekenden daha fazla alınan paranın 2.000,00 TL sinin arabuluculuk son tutanağı tarihi olan 04/08/2021 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevzuat faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkile ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflarca HMK MD.17. Anlamında bir yetki sözleşmesi imzalandığından davanın yetki yönünden reddinin gerektiğini, İstanbul mahkemelerinin yetkili olduğunu, kredilerin erken kapatılması sırasında fazla tahsil yapıldığı ifadesinin gerçeği yansıtmadığını, müvekkil şirket tarafından herhangi bir erken kapama tazminatı veya ücretinin tahsil edilmediğini, tüketici kredilerinde dahi kredinin erken kapatılması durumunda kredi veren kuruluşun uğrayacağı zararların tazmini için belirli bir erken kapama ücretinin alınabileceğinin yüksek mahkeme kararlarında kabul edildiğini, davacı tarafın tacir olduğunu, basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü bulunduğunu, davacı tarafça kredi sözleşmesi imza aşamasında erken kapama iskonto oranına ilişkin hüküm kabul edildiğini ve basiretli bir tacir olan tarafın daha sonradan erken kapama konusunda fazla tahsilat yapıldığından bahisle dava açmasının iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu, davacı tarafın kullanmış olduğu krediyi tamamen kendi iradesiyle erken kapatmak istemesi nedeniyle müvekkil şirket tarafından kredi sözleşmesinin 14.3 maddesi uyarınca vadesi gelmemiş faizler üzerinden %50 indirim yapılarak tahsilat yapıldığını, davacı tarafın iddia etmiş olduğu gibi herhangi bir erken kapama tazminatı veya komisyonu tahsil edilmediğini, bilirkişi incelemesiyle bu hususun görüleceğini, davacı tarafla imzalanan kredi sözleşmesinin taraflar arasında müzakere edildiğini, erken ödemeye ilişkin indirim oranları dahil tüm hususların kredi kullanımından önce davacı tarafından kabul edildiğini, müvekkil şirket nezdinde imzalanan kredi sözleşmelerinin erken ödemeye ilişkin vs. Özel şartları düzenleyen kısımları ve ödeme planı her bir müşteri özelinde ayrı ayrı hazırlanarak imzalandığını, tacirin sözleşme yaparken ve sözleşmeden doğan borçlarını ifa ederken gerekli tedbir ve önlemleri almak durumunda olması nedeniyle sözleşmenin sonuçlarına katlanacağını, bu nedenlerle davanın münhasır yetki kuralı gereği İstanbul Mahkemelerinin yetkili olması nedeniyle yetkisizlikten reddine, davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava : Davacı ile davalı arasında imzalanan Otomotiv Ürünleri Kredisi ve Rehin Sözleşmesinin davacı tarafça süresinde önce ödeme yapılarak erken kapanması sırasında davalı tarafa fazla ödeme yapıldığından bahisle ödenen fahiş bedelin iadesi istemine ilişkin kısmi alacak davasıdır.
Bilirkişiden alınan 20/09/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Davacının 03.06.2021 tarihinde kredisinin erken ödemesini gerçekleştirerek anapara kapama bakiyesi olarak 703.752,72 TL ve kapama gününe kadar kendi kullanımında olan anaparanın tahakkuk eden faizi olarak 4.655,33 TL faiz ödediği, Davalı tarafından davacıdan maktu veya oransal bir erken ödeme komisyonu alınmadığı vadesi gelmemiş faizler üzerinden %50 indirim yapılarak 46.944,66 TL faiz tahsil edildiği ve bu hesaplama ve tahsilatın da taraflar arasında akdedilmiş olan sözleşmenin 14.maddesine dayandığı, Davalının bir banka olmaması sebebiyle anılan uyuşmazlık konusunda TCBM veya Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun bir düzenlemesinin olmadığı, uyuşmazlığın 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun ilgili hükümlerine tabi olduğu; davacının tacir sıfatı taşımasından dolayı uyuşmazlığın 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun ve alt düzenlemelerine tabi olamayacağı, davalı tarafından davacıdan tahsil edilmiş olan tutarların finans bilimi açısından doğru hesaplandığı ve taraflar arasında akdedilmiş olan sözleşmenin 14. Maddesinin bu tahsilat işlemlerine dayanak teşkil ettiği..." rapor edilmiştir.
Tüm dosya kapsamından; Somut olayda yukarıda yazılı olan ve mahkememizce benimsenen bilirkişi raporunda yer alan tespitlerden davacının imzalanan sözleşmenin 14.3 maddesine göre Taraflar arasında kabul edilen kredinin erken kapatılması durumunda vadesi gelmemiş faiz miktarının yarısı oranında indirim yapılacağı kabul edildiği, Davacının 03.06.2021 tarihinde kredisinin erken ödemesini gerçekleştirerek anapara kapama bakiyesi olarak 703.752,72 TL ve kapama gününe kadar kendi kullanımında olan anaparanın tahakkuk eden faizi olarak 4.655,33 TL faiz ödediği, davalı tarafından davacıdan maktu veya oransal bir erken ödeme komisyonu alınmadığı vadesi gelmemiş faizler üzerinden %50 indirim yapılarak 46.944,66 TLfaiz tahsil edildiği ve bu hesaplama ve tahsilatın da taraflar arasında akdedilmiş olan sözleşmenin 14.maddesine dayandığı ve davalının tahsil edilen miktarda haklı olduğu kanaatine varılmakla davanın reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın reddine,
2-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60TL harçtan peşin alınan 59,30TL'nin mahsup edilerek bakiye 368,30TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinden bırakılmasına,
4-Davalı tarafından herhangi bir yapılan yargılama masrafı bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT gereğince dava değeri olan 2.000,00TL üzerinden hesaplanan 2.000,00TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.096,27TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair tarafların yüzüne karşı miktar itibariyle kesin olarak karar verildi. 29/02/2024

Katip
¸e-imza

Hakim
¸e-imza