WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 22 Haziran 2026

İSTANBUL 3. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/372 Esas
KARAR NO : 2024/92

DAVA : Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 23/05/2022
KARAR TARİHİ : 13/02/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Dava dilekçesi özetle şöyledir:
"Davalı ile sözleşme gereği 16 yıldan beri sigorta acenteliğini yaptıklarını, davalının herhangi bir sebep göstermeksizin ve herhangi bir kusur olmadan ... 15. Noterliğinden keşide ettiği ... tarih, ... sayılı azilname ve fesih ihbarnamesi ile acentalık sözleşmesini feshettiğini, söz konusu ihbarnamenin 24.12.2021’de tebliğ edildiğini, müvekkilinin ... 2. Noterliğinden keşide ettiği ...tarih ... yevmiye no.lu ihtarname ile tazminat talebinde bulunduğunu, davalının Beşiktaş 15. Noterliğinden ... tarih, ... yevmiye no.lu cevabında tazminat ödemeyi reddettiğini, acentelik faaliyeti kapsamında 2017 yılında, 25.210.-TL, 2018’de 33.572.-TL, 2019’da, 35.181.-TL, 2020’de 27.204.-TL, 2021’de 26.206.-TL komisyon geliri elde ettiğini, elde edilen komisyon gelirleri ortalamasının 29.474.-TL/yıl olduğunu, acentelerin bağlı oldukları sigorta şirketine kazandırdığı müşterileri vasıtasıyla gelirlerini arttırdığını, sözleşmenin feshedilmesi ile müvekkilinin devam etmekte olan poliçelerin yenilenmesinde elde edeceği komisyon gelirlerinden mahrum kalacağını, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunun 23. maddesinin 16. fıkrasında haklı bir nedene dayanmadan ya da kendi kusurundan dolayı sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra sigorta şirketinin acentasının portföyünden önemli menfaat sağlıyorsa sigorta acentesinin, sigorta şirketinden tazminat talep edebileceğinin düzenlendiğini, 18. fıkrada TTK'nın acentelere ilişkin hükümlerinin sigorta acenteleri hakkında da yer verildiğini, TTK'nın 122. maddesinde yer alan denkleştirme istem hakkının sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sona ermesinden itibaren 1 yıl içinde ileri sürmesi gerektiğinin düzenlendiğini, acentelik faaliyetinin haksız yere fesih ile davalı tarafından sona erdirilmesi sebebi ile, müvekkilinin bir yıllık hesaplanan ortalama komisyon geliri olan 29.474.-TL'nin portföy tazminati olarak davalı tarafından, davacıya dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte ödenmesini..." talep ve dava etmiştir.
16/05/2023 tarihli ıslah dilekçesi özetle şöyledir:
"dava, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla 29.474,00 TL tutarında açılmıştır. Dosyaya kazandırılan bilirkişi raporu doğrultusunda dava değerini bilirkişi raporunda tespit edilen tutar olan 28.024,40 TL 'ye ıslah etme zaruretimiz hasıl olmuştur. Bilirkişi raporunda aleyhe olan hususları kabul etmediklerini, bilirkişi raporuna beyan ile ıslah dilekçemizin davalı vekiline tebliğe çıkarılmasını, ıslah talebinin kabulüne, davalı tarafça dava tarihinden itibaren 28.024,40 TL'nin işleyecek reskont avans faizi ile birlikte müvekkile ödenmesine, yargılama gider ve vekalet ücretinin de davalı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini..." talep etmiştir.
CEVAP:
Cevap dilekçesi özetle şöyledir:
"... AŞ'nin, ... Sigorta AŞ unvanı ile ülkenin köklü ve lider sigorta şirketlerinden olduğunu, şirketin 20 bölge müdürlüğü ile 2.500'den fazla acente ile hizmet verdiğini, davacının sözleşmenin haksız feshi nedeniyle portföy tazminatı talebinde bulunmasının haksız ve dayanaksız olduğunu, akdedilen acentelik sözleşmesinde taraflardan birinin diğer tarafa noter aracılığıyla veya iadeli taahhütlü 3 ay önceden haber vermek şartıyla sözleşmeyi her zaman yürülükten kaldırabilir hükmünü içerdiğini, müvekkilin verimsizlik H/P yüksek olması sebebi ile sözleşmenin 3 ay sonra feshedileceğinin 16.09.2021 tarihli yazı ile bildirildiğini, belirlenen sürenin sonunda ... 15. Noterliğinin... tarih, ... yevmiye no.lu azilnamesi keşide ve tebliğ edilerek belirsiz süreli acente sözleşmenin karşı tarafa yapılan yazılı beyan ile sonlandırıldığını, davacının denkleştirme tazminatının temelinde acentanın sözleşme süresi dışında da emeğini ortaya koyarak sigorta şirketine önemli sayılacak bir kazanç elde ediyorsa acentenin emeğinin karşılığı hakkaniyet gereği tazminat ödemesinin yapılacağının düzenlendiği, acentenin kanunda sayılan hiçbir menfaati sağlamadığı gibi verim de sağlamadığını, acente portföyünün devrinin söz konusu olmadığını, poliçe vadelerinin bitiminde müşterilerin sigorta şirketi ile ilişkisinin sona erdiğini, acentenin başka sigorta şirketinden poliçe tanzim etmesi ve komisyon kazanması mümkün olduğundan herhangi bir portföyden söz edilemeyeceğini, davacının hedeflenen hasar primini dahi tutturamadığından zarar ettiğini, müvekkil şirketin faaliyet gösterdiği ürünlerin 1 yıl süreli sigorta poliçeleri olduğunu, portföy tazminatının 1 yıldan fazla süreli poliçeler için söz konusu olabileceğini, davacının yapmış olduğu poliçelerin birinci senenin sonunda yeniden tanzimi gereken poliçelerden olduğunu, acentenin başka sigorta şirketlerinden de poliçe tanzim etme imkanına sahip olduğunu, taraflar arasında münhasırlık durumu bulunmadığını belirterek haksız ve hukuka aykırı davanın esastan reddini..." talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizde görülmekte olan işbu dava sigorta acenteliğinin davalı tarafından sona erdirilmesi nedeniyle denkleştirme tazminatı isteminden ibarettir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 122. maddesinde; "(1) Sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra;
a) Müvekkil, acentenin bulduğu yeni müşteriler sayesinde, sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra da önemli menfaatler elde ediyorsa,
b) Acente, sözleşme ilişkisinin sona ermesinin sonucu olarak, onun tarafından işletmeye kazandırılmış müşterilerle yapılmış veya kısa bir süre içinde yapılacak olan işler dolayısıyla sözleşme ilişkisi devam etmiş olsaydı elde edeceği ücret isteme hakkını kaybediyorsa ve
c) Somut olayın özellik ve şartları değerlendirildiğinde, ödenmesi hakkaniyete uygun düşüyorsa, acente müvekkilden uygun bir tazminat isteyebilir.
(2) Tazminat, acentenin son beş yıllık faaliyeti sonucu aldığı yıllık komisyon veya diğer ödemelerin ortalamasını aşamaz. Sözleşme ilişkisi daha kısa bir süre devam etmişse, faaliyetin devamı sırasındaki ortalama esas alınır.
(3) Müvekkilin, feshi haklı gösterecek bir eylemi olmadan, acente sözleşmeyi feshetmişse veya acentenin kusuru sebebiyle sözleşme müvekkil tarafından haklı sebeplerle feshedilmişse, acente denkleştirme isteminde bulunamaz.
(4) Denkleştirme isteminden önceden vazgeçilemez. Denkleştirme istem hakkının sözleşme ilişkisinin sona ermesinden itibaren bir yıl içinde ileri sürülmesi gerekir.
(5) Bu hüküm, hakkaniyete aykırı düşmedikçe, tek satıcılık ile benzeri diğer tekel hakkı veren sürekli sözleşme ilişkilerinin sona ermesi hâlinde de uygulanır.
" şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2012/5312 E 2013/4620 K sayılı ilamında özetle; "Asıl davada davacı, dava dilekçesinde 24.028,14 TL talep etmiş olup bilahere ıslah dilekçesi ile talebini daraltmış ise de, dava değerinin azaltılması zımni feragat niteliğinde bulunduğundan bu kısım için de vekalet ücretine hükmetmek gerekirken, 18.467,00 TL üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değilse de, bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün davalı yararına düzeltilerek onanması gerekmiştir. " şeklinde karar verilmiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 2012/6913 E 2012/8268 K sayılı ilamında özetle; "Islah taraflardan birinin usule ilişkin bir işlemin kısmen veya tamamen düzeltilmesine olanak tanıyan bir yoldur.Dava konusu olayda olduğu gibi davacının talep sonucunu azaltabilmesi için davalının muvafakatine ihtiyaç olmadığı gibi ıslah yoluna başvurasınada gerek yoktur. Davacı, talebini kısmi feragat yolu ile daraltabilir. O halde dava değerinin azaltılması, ıslah kavramı kapsamında değil davadan feragat müessesesi içerisinde mütalaa edilebilir. Öyle ise mahkemece tahsiline karar verilen miktarın dışındaki kısım için davasını vekille takip eden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir." şeklinde karar verilmiştir.
17/04/2023 tarihli bilirkişi raporu özetle şöyledir:
"tarafların beyan ve delilleri ışığında, takdirin tamamen Sayın Mahkemenizin görev ve yetki alanına ait olduğu işaret edilmek suretiyle; davalı sigorta şirketinin sözleşmeyi feshinin, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 25.maddesine uygun olduğu ve bu itibarla feshin haksız olarak değerlendirilemeyeceği, taraflar arasındaki sözleşmenin, sigorta şirketi tarafından ve acentenin kusuruna dayanmayan bir sebeple feshedildiği; davacı acentenin, denkleştirme tazminatını sözleşmenin feshinden itibaren 1 yıl içerisinde talep ettiği; bu itibarla TTK m. 122/1'de sayılan şartların da sağlanması halinde davacının denkleştirme tazminatına hak kazanabileceğinin değerlendirildiği, davacı cari hesabının 31.12.2021 itibariyle 18.02 TL borç bakiyesi ile davacının düzenlediği net prim toplamları üzerinden 5 yıllık dönemde, toplam 140.122.-TL komisyon sağladığı, acentelik süresi ortalamasının yıllık (140.522/5) 28.024,40 TL olduğu..." sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Bilindiği üzere denkleştirme isteminin talep edilebilmesi için Türk Ticaret Kanunu'nun 122. Maddesinde düzenlenen bazı şartlar bulunmaktadır. Bu şartlar; sigorta şirketinin, acentenin bulduğu yeni müşteriler sayesinde, sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra da önemli menfaatler elde etmesi, acentenin, sözleşme ilişkisinin sona ermesinin sonucu olarak, onun tarafından işletmeye kazandırılmış müşterilerle yapılmış veya kısa bir süre içinde yapılacak olan işler dolayısıyla sözleşme ilişkisi devam etmiş olsaydı elde edeceği ücret isteme hakkını kaybetmesi ve ödenmesinin hakkaniyete uygun düşmesi olarak özetlenebilir. Ayrıca denkleştirme tazminatının acente tarafından talep edilebilmesi için sigorta şirketinin feshi haklı gösterecek bir sebebi olmaksızın acentenin sözleşmeyi feshetmemiş olması ya da acentenin kusuru sebebiyle sözleşmenin sigorta şirketi tarafından haklı sebeple feshedilmemiş olması da gerekmektedir. Söz konusu denkleştirme talebinin ise sözleşmenin feshinden itibaren 1 yıl içerisinde talep edilmesi gerekmektedir.
Taraflar arasındaki sözleşme davacı acente tarafından değil, davalı sigorta şirketi tarafından feshedilmiştir. Fesih bildiriminde acentenin kusuru sebebiyle bir haklı sebep gösterilmemiştir. Ayrıca sözleşmenin fesih tarihi 22.12.2021, dava tarihinin ise 23.05.2022 olduğu dikkate alındığında, davacı acentenin denkleştirme tazminatı talebini sözleşmenin feshinden sonraki 1 yıl içerisinde talep ettiği anlaşılmaktadır.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak incelendiğinde; davalı tarafın acentelik sözleşmesini verimsizlik sebebiyle feshettiğini savunmuş olmasına rağmen acentenin hangi sebeple kusurlu olduğu cevap dilekçesi içeriğinde ve aşamalarda savunulmamıştır. Ayrıca davalı sigorta şirketi tarafından ... 15. Noterliği'nin .. tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname içeriği incelendiğinde davacı ile akdedilen acentelik ilişkisinin hangi sebeple feshedildiğine değinilmeksizin salt taraflar arasında bulunan acentelik sözleşmelerinin ve ek sözleşmelerinin feshedildiğinin davacı tarafa ihbar edildiği anlaşılmıştır. Dolayısıyla davacının herhangi bir kusuru nedeniyle acentelik ilişkisinin feshedildiğinin ispat yükü davalı üzerinde olup bu yönde herhangi bir kusuru ispat edemediği gibi bizzat davalı şirket tarafından keşide edilen azilname ve fesih ihbarnamesinde de hangi sebeple acenteliğin sona erdirildiğinin bildirilmemesi ve keşide ettiği azilname ve fesih ihbarnamesi ile bağlı bulunduğu dikkate alınarak davacı tarafın kusuru nedeniyle sözleşmenin feshedildiğinin ispatlanamadığı anlaşılmıştır.
Davacı vekili tarafından dava dilekçesinde 29.474,00 TL portföy tazminatı talep edilmiş olmasına rağmen 16/05/2023 tarihli ıslah dilekçesinde ise davasını 28.024,40 TL'ye ıslah ettiğini bildirmiştir. Bilindiği üzere her ne kadar davacı vekili tarafından ıslah dilekçesi ile talep sonucu azaltılmış ise de yerleşik Yargıtay uygulamaları doğrultusunda talep sonucunun azaltılmasının zımni feragat olarak nitelendirilmesi gerektiği anlaşılmakla 1.449,60 TL bakımından zımni feragat nedeniyle davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
TTK 122/1 şartlarının somut uyuşmazlıkta oluştuğu ve portföy tazminatının ödenmesinin hakkaniyete aykırı düşmediği anlaşılmakla bilirkişilerce TTK 122/de belirlenen kurallara uygun şekilde yapılan hesaplama doğrultusunda davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE,
1-28.024,40 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
2-1.449,60 TL bakımından zımni feragat nedeniyle davanın REDDİNE,
3-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.914,34 TL karar harcından, 503,35TL peşin harcı toplamının mahsubu ile geriye kalan 1.410,99 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 17.900,00-₺ vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2 maddesi uyarınca gereği takdir ve tayin olunan 1.449,60-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından mahkememiz veznesine yatırılan 80,70 TL başvuru harcı, 503,35 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-Davacı tarafından sarf edilen 85,50 TL tebligat ve posta ücreti, 3.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.085,50 TL'nin kabul ve red oranına göre hesap edilen 2.931,22 TL'sinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
7-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26. Maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranına göre taraflardan (78,00TL'sinden davacı tarafın, 1.482,00-TL'sinden davalı tarafın sorumlu olması kaydı ile) tahsili ile hazineye gelir kaydına,
8-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı miktar itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi. 13/02/2024

Katip
¸e-imzalıdır

Hakim
¸e-imzalıdır