T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/330 Esas
KARAR NO : 2024/152
DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 15/05/2023
KARAR TARİHİ : 12/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA:
Dava dilekçesi özetle şöyledir :
"Davacı vekili dilekçesinde; “02.09.2022 tarihinde müvekkilin park halindeki ... plaka sayılı aracına ... poliçe numarası ile davalı şirkete sigortalı ... plaka sayılı aracın tam kusurlu olarak çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. Bu doğrultuda kaza tespit tutanağı tutulmuştur. Gerek dilekçemiz ekinde sunulan görüntü ve video kayıtları gerekse kaza tespit tutanağından anlaşılacağı üzere ... plaka sayılı aracın dava dışı sürücüsü, kazaya tam kusurlu olarak sebebiyet vermiştir. Çarpma sonucu müvekkile ait ... plaka sayılı 2021 model ... marka ... adlı araçta oluşan hasar giderilmiş ancak araçta bu kaza nedeni ile değer kaybı oluşmuştur. Müvekkil hasara uğrayan aracını henüz bir kaç ay evvel "sıfır" almış olup, kaza tarihine kadar aracın tüm bakımlarını zamanında ve yetkili servisinde yaptırmıştır. Kaza gerçekleşene kadar geçen süre içerisinde aracın değişen herhangi bir parçası bulunmadığı gibi kaporta ve boyasında herhangi bir kusur, çizik söz konusu değildir. Dava dışı sürücünün kullanmış olduğu ... plakalı aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ... acente, ... poliçe numarası ile Davalı ...Ş. tarafından yapılmış olup; yerleşik Yargıtay İçtihatları uyarınca trafik kazası nedeni ile araçta oluşan değer kaybı gerçek zarar kapsamında olup; kazaya sebebiyet veren aracın zorunlu mali sorumluluk sigortası tarafından bu zararın karşılanması gerekmektedir. Yukarıda izah edildiği şekilde meydana gelen kaza sonucunda müvekkilin aracında oluşan değer kaybı, davalı şirkete başvurumuz ve akabinde arabuluculuk karşılanmadığından davalıdan talep etme zorunluluğu doğmuştur. Fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak üzere, yapılacak olan bilirkişi incelemesi sonucunda ortaya çıkacak olan araçtaki değer kaybının, davalı ... tarafından tazmin edilmesini..." talep ve dava etmiştir.
18/10/2023 tarihli ıslah dilekçesi özetle şöyledir;
"Bilirkişi raporunda daha önce bildirmiş olduğumuz beyan ve itirazlarımızın tamamının karşılanmaması nedeniyle itirazlarımızın saklı kalması kaydıyla; dava dilekçemizdeki trafik kazası sonucu araçta oluşan değer kaybızararın tazmin edilmesi amaçlı 100,00 TL talepli dava açılmıştır. Bilirkişi raporu doğrultusunda; değer kaybını 28.790,97-TL arttırıyoruz.
Açıklanan nedenlerle dava dilekçemizdeki talebimizi ıslah etmekle, başka dava açma, talepte bulunma ve fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile 28.890,97-TL alacağımızın işleyecek temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı kuruma yükletilmesine karar verilmesini.." talep etmiştir.
CEVAP:
Cevap dilekçesi özetle şöyledir;
" Hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında davacı yanın hukuki yararı bulunmamaktadır. Dava açıldığı tarihte maddi tazminata ilişkin alacak kalemlerinin miktarı yahut değeri tam ve kesin olarak tespit edilebilir olduğundan davanın usulden reddi gerekmektedir. Huzurdaki davada, davacı tarafın alacağının belirlenebilir olduğu, objektif ölçütler çerçevesinde kendisinden (gerçekten) zararını belirleyebilmesinin bekleneceği izahtan varestedir. Buna göre, belirsiz alacak davası şartları oluşmamasına rağmen HMK’ya aykırı olarak ikame edilen başvurunun yukarıda belirtilen yerleşik Yargıtay içtihatları gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekmektedir.
Önemle belirtmek gerekir ki müvekkil şirket ... Sigorta A.Ş. tarafından 08.10.2022 - 27.09.2022 - 06.10.2022 tarihlerinde 2.994,65 TL + 3.823,20 TL + 20.844,15 TL hasar bedeline ilişkin, 21.03.2023 tarihinde ise 6.816,00 TL tutarında değer kaybına ilişkin ödemeler gerçekleştirilmiştir. İlgili ödemelerin poliçe kapsamında değerlendirilmesi ve mahsup edilmesi gerekmektedir. Davacı vekilinin talep etmekte olduğu değer kaybı bedeli hâlihazırda davacıya ödenmiştir. Davacı, değer kaybına ilişkin ödemeyi kabul ederken ihtirazi kayıt ileri sürmemiş olduğundan kendisine yapılan ödemenin talebini tamamen karşıladığını kabul etmiş sayılmalıdır.
Kesinlikle bir kabul anlamına gelmemekle birlikte Sayın Mahkemeniz aksi kanaatte olması durumunda Müvekkil ... Sigorta A.Ş.’nin sorumluluğuna isabet eden tazminat miktarına ilişkin hesaplamanın yapılması için söz konusu dosyada kusura ve miktara ilişkin bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ederiz.
Her halde müvekkil sigorta şirketinin tazminat sorumluluğu ... poliçesi teminat limitleriyle sınırlı olup bu limiti aşan meblağlardan müvekkilin sorumluluğu söz konusu değildir. Yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca davacı tarafın aracı üzerinde değer kaybına konu bölümün macunlu veyahut tamir edilmiş olması ile aynı ve değişen parçalarda değer kaybı oluşamayacağına dair kesin görüş ile değer kaybı talebinin reddi gerekmektedir..." talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizde görülmekte olan işbu dava, trafik kazası nedeniyle davacının aracında oluşan değer kaybı isteminden ibarettir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi'nin 2021/621 E 2023/1599 K sayılı ilamında özetle; "Dava, maddi hasarlı trafik kazasından kaynaklı araçta meydana gelen değer kaybı tazminatı istemine ilişkindir.
Kısmi davada, sadece dava edilen kısım için zamanaşımı kesilir. Dava konusu edilmeyen kısım için zamanaşımı süresi işlemeye devam eder. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 109/1. maddesinde "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve herhalde kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar" hükmü yer almaktadır. Dava dilekçesi içeriğinden davacı tarafın 200.000 TL değer kaybının gerçekleştiğini beyan ettiği, sonraki aşamalarda bilirkişi incelemesi talebi ve beyanları dikkate alındığında; davasının HMK'nin 107. maddesi gereğince açılan belirsiz alacak davası olarak kabulünün gerekeceğinden ve belirsiz alacak davasında zamanaşımının yalnızca dava açılan kısım için değil, tüm alacak için kesileceğinden HMK hükümleri gereğince davacının iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın, davanın başında belirtmiş olduğu alacak talebini HMK'nin 107/1. maddesi hükmüne göre bilirkişi raporu ile tam ve kesin olarak belirlendiği anda arttırması mümkündür. HMK'nin 107/2. maddesi gereğince yapılacak bu artırım bir ıslah olmadığı gibi bu artırım nedeniyle zamanaşımının da gerçekleştiğinden söz edilemez. Bu nedenle davalı ... şirketinin zamanaşımına yönelik istinaf başvurusu yerinde değildir.
Mahkemece 18/03/2019 kök ve 15/01/2020 tarihli ek raporda ...plakalı aracın sürücüsü ...'in seyir halinde iken gereken dikkatini yola vermediği, mahal şartlarını ve dava konusu aracın konumunu da dikkate alarak hızını tedbir alabilecek düzeye düşürerek kontrollü şekilde seyrine özen göstermediği, beyanından da anlaşılacağı üzere sevk ve idare hatası sonucu direksiyon hakimiyetini kaybederek park halindeki dava konusu araca çarpması sonucu dikkatsiz ve özensiz davranışlarından dolayı %100 kusurlu, ...plakalı aracın sürücüsü davacının ise kusursuz olduğu, raporda tespit edilen kusur durumlarının Kaza Tespit Tutanağındaki olay anlatımıyla da uyumlu olduğu ve birbiriyle örtüştüğü, değer kaybına ilişkin yapılan hesaplamanın Yargıtay içtihatlarına uygun olduğu, bu durumda bilirkişi raporunun, ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli, kazanın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşıldığına göre, mahkemece bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından istinaf eden davalılar vekillerinin kusura ve değer kaybı tazminat hesaplamasına yönelik istinaf itirazları yerinde değildir.
KTK'nin 99. maddesine göre, ZMSS genel şartları ile belirlenen belgeler ile birlikte sigorta kuruluşuna başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Somut olayda; davalı ihtiyari mali mesuliyet sigortacısına zorunlu mali sorumluluk sigortasını aşan kısım için başvurulmuş olup, başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü sonrası temerrüt gerçekleşmiş olsa da istinaf eden bakımından başvuru tarihinden 45 gün sonra temerrüdün gerçekleştiği yönünde kurulan hüküm yönünden istinaf eden davalı ... şirketinin hukuki yararı yoktur.
İstinaf eden davalı ... Sigorta AŞ'nin kaza tarihini kapsayan ihtiyari mali mesuliyet sigorta poliçesinde teminat limiti ve zorunlu trafik sigortasını aşan kısım yönünden mahkemece tespit edilen değer kaybında sorumluluk miktarı 45.000 TL olup, mahkemece hükümde 45.500 TL olarak yazılması hatalıdır. Ayrıca istinaf eden davalı ... yönünden poliçe teminat limitleri kapsamında kabul edilen miktar üzerinden yargılama giderlerinden sorumlu tutulması gerekirken kabul edilen tüm miktar üzerinden yargılama giderlerine hükmedilmesi de hatalıdır. Davacı vekilince bedel arttırım dilekçesinde davalı ... şirketlerinin poliçe teminat limitleri ile sorumlu tutulması yönündeki beyanı dikkate alındığında poliçe teminat limitini aşan kısım yönünden istinaf eden davalı ... yönünden davacı aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmemesi yerindedir." şeklinde karar verilmiştir.
07/09/2023 tarihli bilirkişi raporu özetle şöyledir;
" 02/09/2022 tarihinde meydana gelmiş maddi hasarlı trafik kazasının oluşumunda ... plakalı araç sürücüsü ...'ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun “Trafik kazalarında sürücü kusurlarının tespiti ve asli kusur sayılan haller” başlığı altındaki 84. maddesinin “I-L” bendini ihlal ettiği, bu sebeple ASLİ ve TAM kusurlu olduğu, dava tarihi itibariyle davacı ...'e ait ... plakalı araçta meydana gelen değer kaybının 35.706,97-TL olduğu..." rapor edilmiştir.
Davalı taraf değer kaybı ödemesinin yapıldığını, davacıya hasar ödemeleri yapıldığını bu sebeple davanın reddedilmesi gerektiğini aksi halde ise poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu savunmuştur.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak incelendiğinde; bilirkişiler tarafından davalı ... şirketinin dava dışı sigortacısının KTK'nın 84. Maddesini ihlal etmiş olması nedeniyle asli ve tam kusurlu olduğu ve araçta meydana gelen değer kaybının 35.706,97-TL olduğu bildirilmiştir. Davalı tarafından sunulan ödeme makbuzlarının incelenmesinde; bahse konu trafik kazası nedeniyle davacı tarafın 3.823,00 TL, 2.994,65 TL ve 20.844,15 TL hasar bedeline ilişkin maddi tazminat ödemesi ile 6.816,00 TL değer kaybı ödemesi yapıldığı anlaşılmıştır. Sigorta sözleşmesinin incelenmesinde ise poliçede maddi teminat limitinin 43.000,00 TL olduğu anlaşılmıştır. Dolayısıyla poliçe limitinin 34.478,00 TL'sinin tüketildiği ve geriye 8.522,00 TL bakiyesinin kaldığı anlaşılmıştır. Tüm bu sebeplerle davaya konu kazanın oluşumunda davalı ... sigortalısının tam kusurunun bulunması, davacıya ait araçta 35,706,97 TL değer kaybı olmasına rağmen davalı tarafça 6.816,00 TL ödeme yapılmış olması nedeniyle yapılan ödemenin kısmi ödeme niteliğinde olduğu ve borcu söndürmediği anlaşılmıştır. Ayrıca poliçe teminat limitinden sadece 8.522,00 TL bakiye kalmış olması ve davanın sadece sigortacıya karşı ikame edilmiş olması nedeniyle teminat limiti kapsamında davanın kabulüne, fazlaya ilişkin istemin reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE,
1-8.522,00 TL değer kaybı bedelinin kaza tarihi olan 02/09/2022 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 582,14TL karar harcından, 671,58TL peşin harç ve ıslah harca yatırılan tamamlanma harcı toplamının mahsubu ile geriye kalan 89,44TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
-582,14 TL karar harcı ile 179,90 TL başvurma harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2 maddesi uyarınca gereği takdir ve tayin olunan 8.522,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi 13/3 gereği takdir ve tayin olunan 8.522,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
5-3.120,00TL Arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranına göre 920,31TL'sinin davalıdan, 2.199,66TL'sinin ise davacıdan alınıp hazineye irat kaydına,
6-Davacı tarafından yapılan 4.000,00TL bilirkişi ücreti, 124,50TL tebligat ve posta ücreti olmak üzere toplam 4.124,50 TL'nin kabul ve red oranına göre 1.196,10 TL'sinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
7-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı ve davalı vekilinin yokluğunda miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/03/2024
Katip ...
E-imzalıdır
Hakim ...
E-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!