T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/342 Esas
KARAR NO : 2024/77
DAVA : Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))
DAVA TARİHİ : 11/05/2022
KARAR TARİHİ : 08/02/2024
Mahkememizde açılan davanın yapılan yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E.K. sayılı kararı ile davalı şirketin iflasına karar verildiğini, müvekkili ile davalı müflis şirket arasında gerçekleşen vekalet sözleşmelerinden kaynaklı olarak davalı şirketin iflas tarihi olan 11.11.2021 itibari ile müvekkiline borçlu bulunduğunu, iflas işlemlerinin yürütüldüğü ... 2. İflas Müdürlüğü'nün ... iflas sayılı dosyasına yapılan alacak kayıt talebinin reddine karar verilmesi neticesinde işbu davanın açılması gerektiğini belirterek ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11.11.2021 tarih ... E.K. sayılı ilamına konu 2.311.629,18-₺ alacağın kayıt ve kabulüne, ... 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E.K. sayılı ilamına konu 67.373.233,68-₺ ile karşı tarafa yükletilen 762.357,34-₺ alacaktan dolayı 20.05.2015 tarihli Garanti Sözleşmesinden doğan 2.109.357,34-₺ avukatlık ücreti alacağına ilişkin ek sıra cetveline itirazlarının kabulü ile anılan alacağın kayıt ve kabulüne, ...5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı belirsiz alacak davasından kaynaklanan 23.154.436,91-₺'nin İİK md. 197 uyarınca şarta bağlı olarak şartın gerçekleşmesi halinde kabulü ile anılan alacağın kayıt ve kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... idaresi vekili cevap dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; davacı vekili tarafından alacağın şarta bağlı olarak şartın gerçekleşmesi halinde kabulünün talep edildiğini, bu sebeple dava dilekçesinde anılan 3 adet dosyanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, davacı tarafın iflas masasından vekalet ücreti talep etmeksizin karşı taraf vekalet ücreti karşılığında davalara bakmayı kabul ettiğini, haksız azil iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacının 14.01.2019 tarihli istifa dilekçesi kapsamında vekalet ilişkisinden kaynaklı hak talep edemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce davacının iflas masasına başvuru dilekçesi ve ekleri, başvuruya ilişkin iflas idaresi kararı, sıra cetveli, tebligat ve ilana ilişkin belgeler getirtilmiştir. Müflis ... hakkında UYAP sisteminden yapılan incelemede; ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11.11.2021 tarih ve ... esas sayılı kararı ile iflasının açılmasına karar verildiği, tasfiye işlemlerinin ... 2. İflas Dairesi'nin ... iflas sayılı dosyası ile İİK'nun 218. maddesi gereğince basit usul ile yürütüldüğü, ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11.11.2021 tarihli ... E.K. sayılı iflasına dair karara ilişkin yapılan istinaf başvuruları neticesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 2022/454-885 E.K. sayılı ilamı ile "... Somut davada davacının takibine dayanak 03/06/2014 tarihli belge ile 20/05/2015 tarihli Garanti Sözleşmesinde, davalıların garanti taahhüdü, anılan belgelerde belirtilen dava dosyalarında tahsilat şartına bağlanmış, ancak şart gerçekleşmemiştir. Bu nedenle henüz şart gerçekleşmediğinden davacının mevcut koşullarda alacağı talep edebilmesi mümkün görülmemiştir. Diğer taraftan davalıların müflis şirketin büyük oranda alacaklıları olduğu ve 04/02/2019 tarihli fevkalade alacaklılar toplantısında, 2014/678 Esas sayılı dosyanın davacı avukat dışında başka bir avukat tarafından görülmesine karar verildiği görülmektedir. TBK'nın 175/1 fıkrası; "Taraflardan biri, koşulun gerçekleşmesine dürüstlük kurallarına aykırı olarak engel olursa, koşul gerçekleşmiş sayılır." hükmünü düzenlemektedir. Sözkonusu görev dağılımı kararının tahsilat şartına engel nitelikte olmayacağı, görev dağılımı kararına rağmen.... Esas sayılı dosyada hükmedilecek tazminatın tahsil edilebileceği açıktır. Bu nedenle görev dağılımı kararı, şartın gerçekleşmesine engelleme niteliğinde görülmemiştir. Kaldı ki anılan davalarda tahsilat yapılmasında davalıların menfaati de bulunmaktadır. Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında davacının alacağına dayanak garanti sözleşmesi ve garanti taahhütnamesinde, davalıların garanti taahhüdünün, garanti sözleşmesi ve garanti taahhütnamesinde belirtilen dava dosyalarında tahsilat şartına bağlandığı, ancak henüz şartın gerçekleşmediği anlaşıldığından mahkemece erken açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bu nedenle davalılar ve müdahilin istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından, HMK'nın 353/1.b.2 bendi gereğince yeniden esas hakkında davanın reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1- Davalılar vekili ile asli müdahil vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı KABULÜNE, 2- ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas,... Karar ve 15/11/2021 tarihli kararının HMK 353/1b-2.maddesi gereğince KALDIRILMASINA...3-a)Davanın REDDİNE..." karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı ve davalılar vekillerince temyiz edilmesi neticesinde Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 07/03/2023 tarih 2022/3881-2023/913 E.K. sayılı ilamı ile "...1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Davacının davasını dayandırdığı 20.05.2015 ve 03.06.2014 tarihli taahhütnamelerde 3. Kişi ediminin taahhüt edildiği ancak bu edimin açılan davaların kazanılarak tahsil edilmesi şartına bağlandığı, iflas masasının 04.02.2019 tarihinde aldığı kararın haksız azil niteliğinde olduğunun kabulünde isabet bulunduğu, ancak bu taahhütnameler uyarınca dava dışı ... AŞ nin haksız azilden kaynaklanan borcunun doğrudan üstlenilmediği, davacının iflas masası tarafından açılan davaların kazanılmasına müteakip eldeki talebin ileri sürülebilmesinin mümkün olduğu henüz bu şart gerçekleşmediğinden davanın reddinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmaktadır. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA..." dair karar verildiği, onama ilamı kapsamında istinaf ilamının ve anılan mahkeme dosyasının 07/03/2023 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Somut olayda dava Kayıt Kabul talebine ilişkindir. Davanın hukuki dayanağı 2004 sayılı İİK'nun ''Sıra Cetveline İtiraz ve Neticeleri'' başlıklı 235. maddesidir. Yukarıda belirtildiği üzere iflas kararı kaldırılmış olup, dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Her ne kadar 6100 sayılı HMK'nun 331/1 maddesi gereğince davanın konusuz kalması halinde dava tarihindeki haklılık durumuna göre yargılama gideri ve vekalet ücreti takdiri gerekmekte ise de; iş bu davanın açıldığı tarih itibariyle ...'nin iflasına karar verilmiş olması nedeniyle davacı tarafça iş bu kayıt kabul davasının açılmış olduğu, yargılama sürecinde ...ne ilişkin iflas kararının kaldırılmış olması nedeniyle iş bu davanın konusuz kaldığı, sıra cetveline itiraz ( kayıt kabul) davasına ilişkin olarak her iki taraf açısından haklılık durumunun, davanın niteliği gereğince yargılamaya devam edilmesinin mümkün olmaması nedeniyle tespiti mümkün olmadığından yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına ve taraflar lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM / Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-₺ maktu karar ve ilam harcından, peşin alınan 80,70-₺ harcın mahsubu ile bakiye 346,90-₺ harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca davacı tarafa iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın taraflara tebliğinden itibaren 10 günlük süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 08/02/2024
Başkan ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!