WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

İSTANBUL 3. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/305 Esas
KARAR NO : 2024/34

DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 21/03/2022
KARAR TARİHİ : 23/01/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Davalı ... Tic A.Ş. “nin 28.08.2021 tarihinde ... plakalı ve ... plakalı araçlarının bakım ve onarımı için müvekkili ... Ltd Şti.” ne başvurduğunu, Müvekkili şirketin, söz konusu araçların bakım ve onarımını gereken şekilde gerçekleştirdiğini, bu onarım kapsamında direksiyon pompası, direksiyon yağı, debriyaj seti, volant, debriyaj teli, hidrolik yağı, balata spreyi, şanzıman yağı, fren ana merkezi, fren vakum pompası, kaput amortisörü gibi çeşitli parçalarda bakım ve onarım yaptığını, bu işlemlere ilişkin ayrıntılı bilgilerin faturalarda yer aldığını, Gerçekleştirilen onarım sonucunda parça onarım hizmetleri ve servis işçiliği olarak ... plakalı araç için 7.586.22 TL; ... plakalı araç için 18.862.30 TL yani toplamda 26.448,52 TL değerinde iş yapıldığını ve karşılığında alınan ücretlerin ... ve ...numaralı faturalar ile faturalandırıldığını, Müvekkili firmanın onarım işini her zamanki dikkat ve özen ile yerine getirdiğini ve yaptığı işin bedelini faturalandırdığını, müvekkili şirketin piyasada bilinen, güvenli ve kurumsal bir şirket olduğunu, davalı tarafça yapılan işin bedelinin ayrıntılı şekilde bilinmesine rağmen, fiyat farkı açıklaması ile ... nolu fatura için 826,00 TL, ... nolu fatura için ise 6.065,20 TL ( toplamda 6.891,20 TL'lik) iade faturası düzenlediğini, davalı tarafça düzenlenen iade faturalarının 19.10.2021 tarihli ... ve ... belge nolu iade faturaları olduğunu ve dosyada kopyalarının bulunduğunu, Davalının fiyat farkı adı altında kestiği iade faturalarının haksız olmasının yanı sıra, usule de uygun olmadığını, davalının kendisine kesilen faturalara süresi içinde itirazda bulunmadığını, Bu kapsamda, müvekkili firmaya kesilmiş olan toplam 6.891.20 TL tutarlı fiyat farkı faturaları sonucunda ortaya çıkan zararlarının tahsili için davalı aleyhine ... 1.İcra Müdürlüğü'nün ...E. Sayılı dosyası ile icra takibine başlandığını, ancak davalı tarafın takibe haksız olarak itiraz ederek icra takibini durdurduğunu, takibin devamı için 6102 Sayılı Kanunun 5. Maddesi kapsamında arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşmayla sonuçlanamadığını bu nedenle huzurdaki davayı açma zaruretinin doğduğunu, Dava konusu edilen tutarın likit ve belirlenebilir olduğundan davalının ayrıca takip tutarının “%20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesinin gerektiğini, Belirterek, davalının ... 1. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, asıl alacak üzerinden takip talepnamesinde belirlenen faiz oranı ve şartlarda takibin devamına, davalının takip konusu miktarın %20'si oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini..." talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "Müvekkil şirket ... ve ... plakalı araçların bakım ve onarımı için davacı şirket ile anlaşmıştır. Müvekkil şirket, araçlar için gerekli parçaları temin edip davacıdan yalnızca işçilik hizmeti almak istediğini beyan etmiştir. Fakat davacı şirket, araç için gerekli parçaların piyasa fiyatı üzerinden kendilerinin temin edebilecekleri dile getirmiş, müvekkil şirkette bu durumu kabul etmiştir. Daha sonra davacı şirket tarafından 28/08/2021 tarihli, ... numaralı 18.862,30 TL ve 28/08/2021 tarihli, ... numaralı 7.586,22 TL olmak üzere toplam 26.448,52 TL fatura düzenlemiştir. Müvekkil şirket tarafından yapılan araştırmada davacı şirket tarafından keşide edilen faturalarda araç parça fiyatlarının piyasa bedelinin hayli üzerinde olduğu tespit edilmiştir. Oysa, davacı şirket tarafından araç parçalarının piyasa fiyatı üzerinden faturalandırılacağı kararlaştırılmıştır. Bu nedenle müvekkil şirket, faturaya konu araç parçalarının piyasa fiyatı araştırılmış akabinde fiyat farkı açıklaması ile ... numaralı faturaya karşılık 826,00 TL, ... numaralı faturaya karşılık 6.065.20 TL olmak üzere toplamda 6.891,20 TL'lik fiyat farkı faturası düzenleyerek davacı şirkete göndermiştir. Öte yandan sayın mahkemece yapılacak bilirkişi incelemesi ile de araç parçaları fiyatlarının, piyasa fiyatının oldukça üzerinde bir fiyat üzerinden faturalandırıldığı anlaşılacaktır. Ayrıca araçta kullanılan parçalar orijinal parça olmadığı gibi müvekkil şirket davaya konu edilen faturalara yönelik fiyat farkı faturaları dışındaki tüm borcunu ödemiştir. Nitekim yapılacak ticari defter incelemesi ile de müvekkil şirketin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığı anlaşılacaktır.
arz ettiğimiz sebeplerle haksız ve mesnetsiz davanın reddine, müvekkil hakkında kötü niyetli icra takibi başlatan davacının % 20' den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini..." savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; fatura ve cari hesaptan kaynaklı olarak davalı aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın İİK 67. madde uyarınca iptali talebine ilişkindir.
Mahkememizce ... 1.İcra Dairesi'nin ...takip sayılı dosyası getirtilmiş olup incelenmesinde; alacaklısı... ŞİRKETİ tarafından, borçlu ... A.Ş. aleyhine 6.065,20TL asıl alacak, 826,00TL faiz olmak üzere 6.891,20TL'nin icra takip tarihinden itibaren tahsili talebi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, yasal süresinde borçlu vekilinin borca ve fer'ilerine itiraz ettiği, itiraz sonucunda icra takibinin durduğu, iş bu itirazın iptali davasının mahkememize İİK.m.67 hükmü uyarınca 1 yıllık yasal süresi içerisinde açılmış olduğu anlaşılmıştır.
Bilirkişiden alınan 30/05/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Rapor içerisinde belirtildiği üzere; "Davacı tarafça incelemeye ibraz edilen 2021 yılı yasat defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin kanuni sürelerinde yaptırıldığı, Davalı tarafça yasal defter ve dayanakların bilirkişi incelemesine ibraz edilmediği, bu nedenle dava konusu olaylar yönünden davalı taraf yasal defter ve dayanak belgeler üzerinde inceleme yapılamadığı, Taraflar arasında akdedilen yazılı bir sözleşmeye dava dosyasında rastlanılmamış olmakla birlikte dava konusu alacak dayanağı tamir bakım hizmet bedellerinin davacı tarafça düzenlenen faturalarda yer aldığı şekliyle betirlendiği hususunda da bir belgeye rastlanılmadığı, cari hesap kayıtlarından davalı tarafa ait bir kısım taşıt araçlarının bakım onarım işlerinin davacı tarafça yapıldığı ve davalı tarafça bu hizmetlere karşılık ödemeler yapıldığı, en son dava konusu alacak tutarı olan 6.891,22.- TL kadar davalı tarafin davacıya fiyat farkı iadesi konulu 2 adet iade faturası düzenlediği ve fiyat farkı faturaları toplamı olan tutar kadar bakiyenin davalı tarafça davacıya ödenmediğinin anlaşıldığı, Dava konusu alacak dayanağı olarak gösterilen 2 adet fatura muhteviyatı tamir-bakım onarım hizmetlerinin davacı tarafça davalıya verilip verilmediği hususunda taraflar arasında herhangi bir çekişmenin mevcut olmadığı, çekişmenin fatura bedellerinin davacı tarafça yüksek belirlendiği hususunda olduğu, Davalı tarafça davacı adına fiyat farkı iadesi muhteviyatlı 2 adet fatura düzenlendiği, bu faturaların davacı tarafça kesilen faturalardan 52 gün sonra düzenlendiği, düzenlenen bu iki fiyat farkı fatura bedeli toplamının huzurdaki davada davacı tarafça talep edilen alacak tutarı olan 6.891,22.- TL sına denk geldiği, davacı tarafın söz konusu iade faturalarını kabul etmediği, Teknik incelemeler neticesinde dava konusu alacak dayanağı olarak gösterilen faturalarda belirlenen tutarların kadri marufunda ve piyasa fiyatlarına uygun olduğu, fiyatların yüksek olarak belirlenmediği tespit edilmiş olmakla davacının huzurdaki davada asıl alacak yönünden 6.891,22.- TL tutarında alacaklı olduğunun kabul edilebileceği hususunda takdirin sayın mahkemeye ait olduğu, Davalının takip tarihine kadar temerrüde düşmemesi nedeniyle davacının takip tarihine kadar işlemiş faiz talep edemeyeceği..." rapor edilmiştir. Mevcut raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmıştır.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222.maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK m.222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m.222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
22/7/2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanunun 23 üncü maddesiyle, HMK m.222/3'de yer alan “ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi” ibaresi “DİĞER TARAFIN TİCARİ DEFTERLERİNİ İBRAZ ETMEMESİ” şeklinde değiştirilmiş, tarafların ticari defterlerini sunmaması hali de usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için yeterli görülmüştür.
Nitekim, ... Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi 2020/1170 Esas, 2020/1325 Karar sayılı ilamı ile şu şekilde değerlendirmelerde bulunulmuştur: "...Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır." demiştir.
Bu itibarla, yukarıda yer verilen ilam ve özellikle gerekçesi ile HMK 220/3.maddesi hükmü uyarınca davalının ticari defterlerini ibrazdan kaçındığı anlaşılmakla; davacı şirketin ticari defterlerinin TTK 69 ve 213 sayılı Kanunun 216. md gereğince açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, usulüne uygun şekilde tutulduklarından TTK 85. ve HMK 222. maddesi gereğince sahibi olan davacı lehine delil niteliğine haiz olabileceği kanaati oluşmuş ve Mahkememizce davacının usulüne uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtlara itibar edilerek, aralarındaki ticari alışveriş nedeniyle takip tarihi itibariyle davalıdan 6.891,22 TL alacaklı olduğu , davalı tarafın davacının hizmet nedeniyle yolladığı faturalara süresinde itiraz etmediği, davacı tarafından davaya konu edilen fatura içeriğindeki hizmetin verildiği ve verilen hizmetin piyasa koşullarına uygun olduğu davacının icra takibinde 6891,20 TL olarak daha azını talep ettiği anlaşıldığından davanın kabulüne, takibin aynı şartlarla devamına, itiraz haksız ve alacak likit olduğundan davacı lehine hüküm altına alınan alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kabulüne, davalının ... 1. İcra Müdürlüğü'nün...esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin takip talebindeki şartlar üzerinden devamına,
Alacağın %20'si olan 1.378,24TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 470,70TL harçtan peşin alınan 83,23TL'nin ve davacı tarafça icra dosyasına yatırılan 34,46TL harçların toplamı olan 117,69TL'nin mahsup edilerek bakiye 353,00TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 117,69TL peşin harç, 80,70TL başvuru harcı gideri toplamı olan 198,39TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT gereğince dava değeri olan 6.891,20TL üzerinden hesaplanan 6.891,20TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 11,50TL vekalet harcı gideri, 64,00TL tebligat, posta gideri ile 2.400,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.475,50TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair tarafların yüzüne karşı miktar itibariyle kesin olarak karar verildi. 23/01/2024

Katip
¸e-imza

Hakim
¸e-imza