WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 17 Haziran 2026

İSTANBUL 3. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2021/821 Esas
KARAR NO : 2024/506

DAVA : Sigorta (Hayat Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 15/12/2021
KARAR TARİHİ : 26/06/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacılar vekili 15/12/2021 tarihli dava dilekçesinde özetle; "....13/01/2020 tarihinde saat:23:00 sularında müvekkillerin murisi ..., ... mahallesindeki evinin bahçesinde bulunan banyo-wc'ye gittiğinde düşerek başını vurmuş ve yaşamını yitirmiştir. Eşinin uzun süre tuvaletten çıkmaması üzerine banyonun kapısına gelen davacı ..., oğullarının ve komşuların yardımıyla kapıyı kırmış ve içeride kanlar içinde yatmakta olan ...'yi görmüşler ve derhal ... Acil Servisi aramışlardır. Ambulans gelmişse de geç kalınmış ve müteveffa ... kurtarılamamıştır. Olay yerine gelen hem köyün muhtarı hem de diğer komşular ...'nin düşme sonucunda başını vurduğunu ve başındaki yarılma sebebiyle yüzüyle birlikte banyonun da kanlar içinde kaldığını görmüşlerdir. Ayrıca olay anında müteveffanın fotoğraflarını da çekmişlerdir. Müteveffa bulaşıcı olmayan hastalık, doğal ölüm nedeniyle vefat etmiştir. Müteveffa ...'nin işletmekte olduğu pansiyon sebebiyle ticari faaliyeti bulunmakta olup, ticari hesabının da bulunduğu ... Bankası ... Şubesi'nde kullandığı ticari krediler sebebiyle, 05/02/2019 ve 13/01/2021 tarihlerinde ... A.Ş. (daha sonra değişerek ... A.Ş. olmuştur) ile imzaladığı "..." tarife isimli "..." ve "..." sertifika numaralı 2 adet hayat sigortası sözleşmesi mevcuttur (...'nin kaza sonucu ölümü sonrasında davalı sigorta şirketine Hayat Sigortasının devreye sokularak bakiye kredi borcunun sigorta kapsamında karşılanması ve tazmin talebi için "..." başvuru numarasıyla başvurulmuş, gerekli tüm bilgi ve belgeler sözleşmeye aracılık eden Halk Bankası Kemer şubesine teslim edilmiştir. Ancak olumlu bir cevap alınamadığı gibi müvekkillerin kredi borcunu ödemesi için banka tarafından icra ve haciz baskısı yapılmıştır. Uzun süre başvurularının sonuçlanmasını bekleyen müvekkillerden hayat sigortalarının bağlı olduğu kredilerin taksitleri banka tarafından ticari faiz işletilerek tahsil edilmiş ve halen tahsil edilmeye devam etmektedir. Bu nedenle yapılan ödemelerin ödeme gününde işletilen ticari faiz hesaplanarak davalıdan tahsilini talep etmekteyiz. Tüm bu nedenlerle, haklı davamızın kabulüne karar verilmesini arz ve talep ederiz. Fazlaya ilişkin tüm haklarımız saklı kalmak kaydıyla ve dosya içerisinde düzenlenecek bilirkişi raporuna göre arttırmak üzere şimdilik 2.500_TL'lik, Davamızın kabulü ile bankaya müteveffa adına ödenen kredilerin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile, 2 adet hayat sigortası teminat tutarının hesaplanarak davalı sigorta şirketine başvuru tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini..." talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili 07/02/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; "...Şirketimiz ile müteveffa ...'yi sigortalı sıfatı ile vefat riskine karşı güvence altına alan ... poliçe no.lu 25.000-TL vefat teminatı içeren hayat sigortası ile ... poliçe no.lu 55.000-TL vefat teminatı içeren hayat sigortasakdedilmiştir. İşbu sigortalar, müteveffa sigortalıyı vefat riskine karşı güvence altına alan hayat sigortası olup, teminatın kapsamı hayat sözleşmesi, özel ve hayat sigortası genel şartlarına tabidir. Mirasçılardan riziko değerlendirme için gerekli evraklar talep edilmiş ise de işbu belgeler Şirketimize iletilmemiştir. Davacılar, tazminat dosyasının tamamlanması için gerekli belgeleri şirketimize sunmaktan imtina etmişlerdir. Şirketimiz sigorta tazminatının ödenip ödenemeyeceğine ilişkin değerlendirme yapamamıştır. Şirketimizin değerlendirme sürecinde kolaylıkla temin edilebilecek olan bu belgelerin neden temin edilemediği tarafımızdan anlaşılamamıştır. Davacılar tarafından bu talep karşılanmadığı gibi, gerekli araştırma yapılması ve belgelerin temin edilebilmesi için Şirketimize de herhangi bir yetki tesisi sağlanmamıştır. Dava dilekçesinde talep edilen faiz ve faiz başlangıç tarihinin kabulü mümkün değildir. Davanın kabulü anlamına gelmemekle birlikte, davacının hukuki dayanaktan yoksun olarak avans faiz talebi kabul edilemez. Dava dilekçesinde tanık beyanına dayanılmıştır. yazılı delillerin olduğu işbu davada tanık deliline muvafakatimiz bulunmamaktadır. açıkladığımız tüm bu sebeplerle, davacıların kanunu dolanarak elde etmeye çalıştıkları ve dava dilekçesinde ileri sürdüğü haksız ve hukuka aykırı taleplerinin reddi ile yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davacılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ederiz. Davacılar murisinin vefatı ile birlikte, Şirketimiz tazminat ödemesini gerçekleştirmek için bir takım belgelerin celbini talep etmiş, ancak bu talebe herhangi bir dönüş yapılmamıştır. Şirketimiz yasal düzenlemeler ve mevzuat kapsamında üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmiş ve dava tarihi itibariyle de ödeme yapılmasına yahut yapılmamasına dair bir karar vermemiştir. Bu değerlendirme davacıların belgeleri temin etmemeleri nedeni ile davacılar tarafından sürüncemede bırakılmıştır. Şirketimiz hiçbir şekilde dava açılmasına da sebebiyet vermemiştir. Mahkemeniz tensip tutanağı ile Şirketimizden talep olunan ''Davalı şirkete müzekkere yazılarak sigorta poliçesi ve sigorta dosyası'' dilekçemiz ekinde sunulmaktadır. Açıkladığımız ve Sayın Mahkemenizce re’ sen nazara alınacak diğer hukuki ve fiili sebepler çerçevesinde; Davanın zamanaşımı sebebiyle reddine, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini..." talep etmiştir.
Dava, hayat sigortası poliçesine dayalı tazminat talebine ilişkindir.
28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3/1-(k) maddesinde, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiler "tüketici"; 3/1-(l) maddesinde ise, mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemler "tüketici işlemi" olarak kabul edilmiş ve tüketici kanununun kapsamı esaslı şekilde genişletilmiştir.
Aynı Kanunun 73/1. maddesinde “tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda” tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilirken; 83/2. maddesinde de “taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez” hükmüne yer verilmiştir.
Toplanan delillen ve tüm dosya kapsamına göre; davacıların murisi ile davalı arasında Esnaf Kefalet Kooperatifinden çekilen kredi nedeni ile 05/02/2019 ve 13/01/2021 tarihli hayat sigorta poliçelerinin tanzim edildiği; davacı tarafça, poliçe ile teminat altına alınan rizikonun gerçekleştiğini ileri sürerek sigorta şirketinden zararın tazmin edilmesinin talep edildiği; bu olayda miras bırakanın "tüketici" sıfatını taşıdığı ve düzenlenen poliçenin de "tüketici işlemi" niteliğinde olduğu; bu nedenle 6502 sayılı yasanın 73. maddesi uyarınca davaya bakma görevinin tüketici mahkemelerine ait olduğu, (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2015/18171-2015/14879 E. K. ile 2018/4019-2020/3394 E. K. sayılı ilamı, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi'nin 2018/2527 Esas 2020/751 karar sayılı kararı, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5.Hukuk Dairesinin 2019/2465 Esas 2022/579 karar sayılı kararları da bu yöndedir.) anlaşılmakla görev dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
1-Davanın, görev dava şartı eksikliği nedeniyle 6100 sayılı HMK.'nın 114/1(c) ve 115//2. Maddelerine göre usulden REDDİNE,
2-Davaya bakmaya görevli mahkemenin İSTANBUL TÜKETİCİ MAHKEMESİ olduğunun tespitine,
3-6100 sayılı HMK nın 20. maddesi uyarınca, görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içerisinde davacılar tarafından yapılacak müracat halinde dosyanın görevli İstanbul Tüketici Mahkemesine gönderilmesine,
4-Tarafların yukarıda belirtilen süre içerisinde başvarmamaları halinde mahkememizce dosyanın re'sen ele alınarak, 6100 Sayılı HMK'nın 20/1. maddesi gereğince davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğinin ihtarına,
5-6100 sayılı HMK nın 331/2 maddesi uyarınca harç, yargılama gideri, vekalet ücreti ve gider avansı gibi hususların görevli mahkemece hüküm altına alınmasına,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı ve davalı tarafın yokluğunda verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 26/06/2024

Katip
E-imza

Hakim
E-imza