WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

İSTANBUL 3. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2021/536 Esas
KARAR NO : 2024/30

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/08/2021
KARAR TARİHİ : 23/01/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Davacı- müvekkilimizin, davalı- borçludan, muhtelif tarih ve numaralı faturalara dayanan ve kur farkından kaynaklanan cari hesap alacağından dolayı tarafımızca ... 6. İcra Müdürlüğü- ... E. sayılı dosyası ile 3.354,60-USD asıl alacağın tahsili istemi ile icra takibi başlatılmıştır. Ancak davalı- borçlu, haksız ve kötüniyetli olarak icra takibine, ödeme emrine, yetkiye, borcun tamamına, faize, faiz oranına, takip dayanağına, para birimine ve borcun tüm ferilerine itiraz etmiştir. İşbu itiraz akabinde tarafımızca arabulucuya başvurulmuş yapılan görüşmeler neticesinde taraflarca anlaşmaya varılmamıştır. (EK-Arabuluculuk Anlaşamama Tutanağı- barkodlu) Davacı müvekkil ile davalı- borçlu ticari ilişkisi içerisinde bir süre ticaret yapmış bu ilişki kapsamında muhtelif tarih ve numaralı faturalardan kaynaklanan bakiye cari hesap alacağı borç müvekkilimize ödenmemiştir. Yapılan şifahi görüşmelerde, davalı – borçlu tarafından borcun ödeneceği ifade edilmişse de borcun tamamı ödenmemiş olup; bu nedenle de icra takibi yapma zorunluluğu doğmuştur. Akabinde borçlu tarafından işbu icra takip dosyasındaki icra takibine, ödeme emrine, yetkiye, borcun tamamına, faize, faiz oranına, takip dayanağına, para birimine ve borcun tüm ferilerine itiraz edilmiştir. Bu nedenle de söz konusu takibe itiraz edildiğinden, takip durmuştur. Ayrıca, davalı- borçlu tarafça yetkiye itiraz edilmiştir. Fakat, davalı aleyhine başlatılan icra takibi cari hesaptan kaynaklı ilamsız icra takibidir. Davalı–borçlunun, icra takibine yapmış olduğu haksız ve kötü niyetli itirazın iptaline ve takibin devamına,
icra takibine haksız ve kötüniyetli olarak itiraz eden davalı- borçlunun, takip konusu alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere, icra inkar tazminatına mahkum edilmesine,
yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı - borçluya yükletilmesine..." talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "Müvekkil şirketin davacıya herhangi bir borcu bulunmamaktadır. Müvekkil şirket, ticari ilişkiden kaynaklı borcunun tamamını 17.01.2020 tarihli 65.709,44-TL bedelli banka havalesi ve 15.08.2020 vade tarihli 95.647,64-TL bedelli çekle ödemiştir.Davacı kur farkından kaynaklı cari hesap alacağı olduğunu iddia etmektedir. Müvekkil şirket ile davacı arasında ticari ilişkinin döviz ile yapılacağına dair yazılı sözleşme ve fiili bir uygulama bulunmamaktadır. Davacının müvekkil şirketten kur farkından kaynaklı alacak talep edebileceğine ilişkin yazılı bir sözleşme de bulunmamaktadır. Taraflar arasında kur farkıyla ilgili bir uygulama da bulunmamaktadır. Davacı tarafından müvekkil şirkete kesilmiş kur farkı faturası bulunmamaktadır. Fatura üzerine tek taraflı olarak yazılan döviz kuru ve tutarı tek başına taraflar arasındaki ticari ilişkinin döviz ile yapıldığını ispat edememektedir. Davacının kur farkı talep edebilmesinin şartları huzurdaki davada bulunmamaktadır. Davacı tarafından dosyaya sunulan tek taraflı cari hesap ekstresini kabul etmiyoruz.
Şu hususu da önemle belirtmek isteriz ki, müvekkil şirket, 15.08.2020 vade tarihli 95.647,64-TL bedelli çeki düzenlemiş ve davacı işbu çeki kabul etmiştir. Yargıtayın istikrar kazanmış kararlarında, Türk Lirası cinsinden düzenlenen çeki kabul eden alacaklının seçim hakkını kullandığı ve artık kur farkı talep edemeyeceği yönündedir. Davacının haksız ve kötü niyetli davasının tüm talepleri ile reddine, icra takibinin iptaline,
Alacaklı olmadığı halde haksız ve kötü niyetle icra takibi yapan davacının icra takibi nedeniyle %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemesine,
Dava harç ve masrafları ile avukatlık ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini..." savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, cari hesapta kur farkından kaynaklanan alacağın tahsili talebiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizce ... 6.İcra Dairesi'nin ... takip sayılı dosyası getirtilmiş olup incelenmesinde; 3.354,60USD asıl alacağa yıllık %.6 oranında faiz işletilmek kaydı ile tahsili talebi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, yasal süresinde borçlu vekilinin borca ve fer'ilerine itiraz ettiği, itiraz sonucunda icra takibinin durduğu, iş bu itirazın iptali davasının mahkememize İİK.m.67 hükmü uyarınca 1 yıllık yasal süresi içerisinde açılmış olduğu anlaşılmıştır.
İİK. 67. maddesinde düzenlenen itirazın iptali davasında; usulüne uygun yapılmış ve itiraz edilmiş icra takibinin bulunması dava şartıdır. İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı).
Kur farkı alacağının istenebilmesi için, taraflar arasında kur farkının ödeneceğine ilişkin bir sözleşmenin veya dövize endeksli bir ticari ilişkinin bulunması gerekir. Yabancı para üzerinden kurulan temel ilişkide, fatura tarihindeki kur ile ödeme tarihindeki kur arasındaki fark varsa bu fark kur farkı alacağıdır. Bu nitelikteki bir alacağın istenebilmesi için uygulama ya da teamül aranmaz. Kur farkı alacağı fatura tarihi ile ödeme tarihi arasındaki farktan kaynaklanan alacak olduğundan ancak TL olarak istenebilir.
Somut olayda, Davacı, 22.11.2019 ve 14.01.2020 tarihleri arasında Davalıya sekiz faturada toplam 16.354,27 USD fatura düzenlendiği, faturalara 7 gün içinde herhangi bir itirazda bulunulmadığı, Davalı tarafından 15.08.2020 tarihli 95.647,64 TL Çek verildiği, Fatura üzerinde yer alan "B" maddesine gi (15.08.2020 tarihinin hafta sonuna denk gelmesi ve bu tarihe ait TCMB tarafından belirlenmiş döviz kuru bulunmaması nedeniyle 14.08.2020 tarihli Merkez Bankası satış kuru 7,3577 TL dikkate alınmıştır. Ek-1) Çek tutarı 14.08.2020 tarihli TCMB satış kuru üzerinden Türk Lirasına çevrildiğinde (95.647,64 TL/7,3577 TL— 12.999,67 USD) 12.999,67 USD olduğu , 16.354,27 USD fatura tutarından ödeme tarihinde 12.999,67 USD'ye tekabül eden çek tutarı düşüldüğünde Davalının, Davacıya 3.354,60 USD borçlu olduğu, davacı tarafın kur farkı faturası düzenlemediği, ödenen alacak kalemlerini güncel kur üzerinden hesaplayıp cari hesap bakiyesinden düşerek tahsil ettiği hususu anlaşılmıştır.
Kur farkı alacağının fatura tarihi ile ödeme tarihi arasındaki farktan kaynaklanan alacak olduğundan ancak Türk Lirası olarak istenebileceği, nitekim davacının kur farkından kaynaklı olarak kur farkı faturası düzenlemediği, davacının Amerikan doları üzerinden icra takibi başlatıp alacak talebinde bulunmasının mümkün olmadığı,İİK. 67. maddesinde düzenlenen itirazın iptali davasında; usulüne uygun yapılmış ve itiraz edilmiş icra takibinin bulunması dava şartıdır, dolayısıyla takibe sıkı sıkıya bağlı olan itirazın iptaline ilişkin davada usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibi bulunmadığının kabulü gerektiği, dava şartları, HMK'nın 115.maddesi uyarınca, yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği, (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 28.02.2023 tarih ve 2023/379Esas - 2023/1206 Karar sayılı kararı benzer mahiyettedir.) bu minvalde itirazın iptali davasının dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, şartları oluşmadığından davalının tazminat talebinin reddine yönelik karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın İİK.m.67 ve HMK.m.114-2 hükmü uyarınca usulüne uygun yapılmış icra takibinin bulunması dava şartı olması nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın HMK.m.115 hükmü uyarınca usulden reddine,
2-Davacı tarafın takip yapmakta kötüniyetli ve ağır kusurlu olduğu ispat olunamadığından ve şartları oluşmadığından davalının kötü niyet tazminat talebinin REDDİNE,
3-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60TL harçtan peşin alınan 357,77TL'nin ve davacı tarafça icra dosyasına yatırılan 131,40TL harçların toplamı olan 489,17TL'nin mahsup edilerek bakiye 61,60TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinden bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama masrafı bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davalı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT gereğince dava değeri olan 28.644,00TL (3.354,60USD) üzerinden hesaplanan 17.900,00TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
8-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere tarafların yüzüne karşı karar verildi.23/01/2024

Katip
¸e-imza

Hakim
¸e-imza