WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Temmuz 2026

İSTANBUL 3. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2021/526 Esas
KARAR NO : 2024/414

DAVA : Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))
DAVA TARİHİ : 10/08/2021
KARAR TARİHİ : 23/05/2024

Mahkememizde açılan davanın yapılan yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; müvekkilinin Müflis ... A.Ş.'nin muhasebe kayıtlarında 335.01.011 nolu hesapta 293.000,00-TL ve 336.01.030 nolu hesapta 735.780,41-TL olmak üzere toplam 1.029.140,41-TL alacağının kayıtlı göründüğünü, alacağın tahsili amacıyla ... 1. İflas Dairesi’nin...iflas sayılı dosyasına alacak kaydı için başvuru yapıldığını, ... 1. İflas dairesi... tarih ve ... iflas karar tensip tutanağı ile alacak talebinin yargılama gerektirmesi nedeni ile reddine karar verildiğini belirterek davanın kabulü ile müvekkilinin toplam 1.029.140,41-₺ alacağının iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafa yargılamanın her aşamasında usulünce tebligat yapılmış olup davaya karşı beyanda bulunulmamıştır.
Dava Kayıt Kabul talebine ilişkindir. Davanın hukuki dayanağı 2004 sayılı İİK'nun ''Sıra Cetveline İtiraz ve Neticeleri'' başlıklı 235. maddesidir. İİK 235. maddesinde "Sıra cetveline itiraz edenler, cetvelin ilanından itibaren onbeş gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecburdurlar. 223 üncü maddenin üçüncü fıkrası hükmü mahfuzdur. Bu davaya bakan mahkeme, davacının isteği halinde ikinci alacaklılar toplantısına katılıp katılmaması ve ne nisbette katılması gerektiği konusunda 302 nci maddenin altıncı fıkrasına kıyasen onbeş gün zarfında karar verir. İtiraz eden, talebinin haksız olarak ret veya tenzil edildiğini iddia ederse dava masaya karşı açılır. Muteriz başkasının kabul edilen alacağına veya ona verilen sıraya itiraz ediyorsa davasını o alacaklı aleyhine açar. Bir alacağın terkini hakkında açılan dava kazanılırsa, bu alacağa tahsis edilen hisse dava masrafları da dahil olduğu halde sıraya bakılmaksızın alacağı nisbetinde itiraz edene verilir ve artanı da diğer alacaklılara sıra cetveline göre dağıtılır. Dava basit yargılama usulü ile görülür. Ancak, itiraz alacağın esas veya miktarına taallük etmeyip yalnız sıraya dair ise şikayet yoliyle icra mahkemesine arz olunur." düzenlemesi yer almaktadır.
Mahkememizce davacının iflas masasına başvuru dilekçesi ve ekleri, başvuruya ilişkin iflas idaresinin kararı, sıra cetveli, tebligat ve ilana ilişkin belgeler getirtilip incelenmiştir. Somut olayda ... 18. Asliye Ticaret Mahkemesinin 01.03.2018 tarihli ... esas sayılı kararı ile ...A.Ş.'nin iflâsına karar verildiği, iflas tasfiye işlemlerinin ... 1. İflas Müdürlüğü'nün ... iflas dosyası üzerinden basit usul ile yürütüldüğü, alacaklı ...'ın ... kayıt numaralı dilekçe ile müflisten 1.029.140,41-₺ alacaklı olduğunu belirterek alacağın kayıt ve kabulüne ilişkin başvuruda bulunduğu, iflas masasının talep edilen 1.029.140,41-₺ alacağın varlığının yargılamayı gerektirmesi nedeni ile reddine karar verildiği, alacaklının İİK 223 md.'ye göre tebliğ avansını yatırdığı, ret kararının 27/07/2021 tarihinde alacaklı vekiline tebliğ edildiği, sıra cetvelinin gazete ilanlarının yapıldığı, işbu davanın İİK md. 235 hükmüne göre 15 günlük hak düşürücü süre içerisinde açıldığı tespit edilmiştir.
Uyuşmazlığın huzur hakkından kaynaklanması nedeni ile davacının iflas tarihi itibari ile alacağının belirlenebilmesi için müflisin sicil dosyasının, davaya konu döneme ilişkin ticari defter ve kayıtlarının, banka kayıtlarının incelenmesi sureti ile davacının huzur hakkı nedeni ile müflisten alacaklı olup olmadığının, alacaklı ise iflas tarihi itibari ile alacak miktarının denetime elverişli şekilde tespiti hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. 13.10.2022 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında "...l- Dava konusu şirket ile ilgili sunulan mizana göre davacının 335 Personele Borçlar hesabında 293.000,00 TL ve 336 Diğer çeşitli borçtlar hesabında 735.780,41 TL olmak üzere toplam 1.029.140,41 TL'lik alacağının kayıtlı olduğu, 2- Davalı iflas idaresinin davacının talep ettiği ücretin yönetim kurulu ücreti olması dolaysıyla yargılama gerektirdiğinden reddine karar verildiği, Davacının başvurusunda söz konusu alacağın yönetim kurulu ücreti olması dolayısıyla hakkedilen ücret olduğuna dair beyanları doğrultusunda geçmişte yapılan genel kurullarda alınan kararlar üzerinde yapılan incelemeler sonucunda davacının 01.03.2018 iflas tarihinde kadar hakkettiği net yönetim kurulu ücretinin 85.068,89 TL'si olduğunun belirlendiği, GENEL DEĞERLENDİRME UYARINCA ise Davacının alacak talebinin 293.000,00 TL Huzur hakkı ve 735.780,41-TL şirkete verilen borç iddialarına dayandığı, Huzur hakkı yönünden bu yönde yönetim kurulu üyelerine ücret yanında huzur hakkı dağıtılmasına ilişkin alınan genel kurul kararı ile davacının ne miktarda yönetim kurulu toplantısına katıldığını göstermesi gerekirken; şirkete borç verme iddiası yönünden ise ticari defterlerdeki kayıtlar yanında alacaklı olduğu tutarları gösterir dayanakları da ibraz etmesi gerekebileceği..." belirtildiği görülmüştür. Davacı vekilinin bilirkişi raporuna ilişkin 07/11/2022 tarihli dilekçesinin ve ekinde yer alan genel kurul kararları, yönetim kurulu kararları incelenmek sureti ile davacı vekilinin itirazlarının incelenip değerlendirilmesi kaydı ile bilirkişi heyetinden ek rapor alınmasına karar verilmiştir. 13.09.2023 tarihli bilirkişi ek raporunun sonuç kısmında "... Davacının alacak talebinin 293.000,00 TL Huzur hakkı ve 735.780,41 TL şirkete verilen borç iddialarına dayandığı, Huzur hakkı yönünden bu yönde yönetim kurulu üyelerine ücret yanında huzur hakkı dağıtılmasına ilişkin alınan genel kurul kararı ile davacının ne miktarda yönetim kurulu toplantısına katıldığını göstermesi gerekirken; şirkete borç verme iddiası yönünden ise ticari defterlerdeki kayıtlar yanında alacaklı olduğu tutarları gösterir dayanakları da ibraz etmesi gerektiği, Davacı itirazları doğrultusunda yapılan incelemede, dosya kapsamında sunulu olan ticaret sicil gazetelerine göre davacının 11.09.2009 tarihli ticaret sicil gazetesinin ilanından (06.06.2009 tarihli genel kuruldan) itibaren verilen kararlar doğrultusunda hesaplanan huzur hakkı net ücretinin 492.815,42 TL'si olduğunun hesaplandığı, Ancak bu net ücrete hak kazanılabilmesi için, davacının toplantılara katıldığını ispat etmesi gerektiği, Ancak bu şartlarla huzur hakkına hükmedilebileceği, davacının huzur hakkını hak ettini ispat etmesi, toplantıya katıldığını kanıtlaması gerekeceği, maktu bir şekilde huzur hakkına hak kazanmasının mümkün olmadığı..." şeklinde görüş bildirilmiştir. Mahkememizce bilirkişi raporu gerekçeli, denetlenebilir, dosya içeriğine uygun ve uyuşmazlığı çözmeye yeterli görülmüştür.
Tüm dosya kapsamından; dava, kayıt kabul talebine ilişkindir. Kayıt kabul davalarında ispat yükü kural olarak hakkının tanınmasını isteyen davacı alacaklıda olur. Davacı alacağının mevcudiyetini gerçek bir hukukî ilişkiye dayandığını, sonradan düzenlenmesi mümkün olmayan ve birbirini doğrulayan deliller ile ispatlaması gerekir. Somut olayda davacının, müflis şirketin yönetiminde yer aldığı sabittir. Davacı, müflis şirkete yönetim kurulu başkanı olarak hizmet ettiğini ve aynı zamanda bu şirketin faaliyetinin devamı için borç verdiğini ileri sürerek toplam 1.029.140,41-₺ alacağının iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmesini talep etmektedir. Her ne kadar, müflis şirketin ticari kayıtlarında davacı lehine alacak kaydı görünmekte ise de, davacının dava dilekçesi ve eklerinde müflis şirkete borç verdiğine dair iddiasını ispata yarayacak herhangi bir yazılı delil veya ödeme dekontu sunulmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle, davacının alacak iddiasını ispatlayamadığının kabulü gerekmiştir. Öte yandan, davacının 2009-2018 yılları arasında şirketin yöneticisi olduğu hususu sicil kayıtları ile sabittir.11 Eylül 2009 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde davacının huzur hakkı almasına genel kurul tarafından karar verildiği ve ilan edildiği anlaşılmaktadır. Müflis şirketin kayıtlarına göre 2009-2018 döneminde 8.424,10 TL ile 69.191,72 TL arasında huzur hakkı tahakkuk ettiği ve 13.09.2023 tarihli bilirkişi raporunda bunun detaylarına yer verildiği görülmektedir. Her ne kadar, bilirkişi kurulu tarafından davacının yönetim kurulu toplantılarına katıldığına dair belge sunması gerektiği belirtilmiş ise de, Davacının Yönetim Kurulu Başkanı ve şirketin imza yetkilisi olduğu, genel kurul toplantısında huzur hakkının sadece yönetim kurulu başkanına ödenmesinin kararlaştırıldığı, şirketin ticari faaliyetinin 2009-2018 tarihleri arasında devam ettiği hususları dikkate alındığında davacının huzur hakkı almaya hak kazandığının ve bu hususun sadece yönetim kurulu toplantısına katılım ile sınırlı tutulamayacağının kabulü gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Bu çerçevede, davacının 1.029.140,41-₺ alacak talebinde bulunduğu ve toplam huzur hakkı tahakkukunun 492.815,42-TL olduğu dikkate gözetilerek bu miktar ile sınırlı olarak davanın kısmen kabulüne, kalan kısım yönünden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM / Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile iflas idaresince reddedilen 492.815,42-TL'nin müflis ... A.Ş.nin ... 1. İflas İdaresi'nin ... iflas sayılı iflas masasına kayıt ve kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60-₺ maktu karar harcından başlangıçta peşin alınan 59,30-₺'nin mahsubu ile bakiye 368,30-₺'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan 7.500,00-₺ bilirkişi ücreti, 204,10-₺ tebligat posta gideri olmak üzere toplam 7.704,10-₺ üzerinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 3.689,19-₺ ile harç gideri olan 127,10-₺ olmak üzere toplam 3.816,29-₺ yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca kabul edilen tutar yönünden davacı vekili lehine takdir olunan 17.900,00-₺ maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi gereğince ilgili tarafa iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda kararın taraflara tebliğinden itibaren 10 günlük süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/05/2024

Başkan
e-imza
Üye
e-imza
Üye
e-imza
Katip
e-imza