T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/499 Esas
KARAR NO : 2024/157
DAVA : Tespit
DAVA TARİHİ : 27/07/ 2021
KARAR TARİHİ : 13/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılamaları sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA: Davacı vekili 27/07/2021 tarihli dava dilekçesinde özetle : "...Müvekkilin 2008 yılında ... A.Ş.,... Ticaret A.Ş. ve ...Ltd.şirketlerinin ... Bankası ... Şubesi'nden kullanmış oldukları kredilerin teminatı olarak kefalet sözleşmesi yapmış olduğunu, bu kefalet sözleşmesinden dolayı müvekkilimin ticari yaşamı adeta ipotek altına alınmış olduğunu,Hiç bir ticari faaliyet yapamadığını, Yukarıda anılan madde gereğince 10 yıllık süre de geçmiş olduğunu, davalı ile yapılan bu kefalet sözleşmesinin feshi için iş bu davayı açma zorunluluğu doğmuş olduğunu ileri sürmek suretiyle Borçlar Yasasının 598.maddesi gereğince davalı Banka İle yapılan kefalet sözleşmesinin Feshine,harç masraf ve avukatlık ücretinin de keza davalıya tahmiline karar verilmesini..." talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili 17/08/2021 tarihli cevap dilekçesinde özetle; "....Davacı ...'a yasal süresi içerisinde ... 5. İcra Müdürlüğü ...E.Sayılı dosyasıyla 3 adet 1.055.074,29 TL bedelli genel kredi sözleşmeleri ve 12.08.2008 tarihli protokol ve ... 3. Noterliği'nin ... tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnameye konu ilamsız takip başlatılmış olduğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na 06/12/2018 tarihinde eklenen 5/A maddesi ile ticari davalarda arabuluculuk zorunlu hale getirilmiş olduğu, Davacı taraf ve vekili dava dilekçesinde arabuluculuk tutanaklarını sunmamış olduğundan davanın usulden reddi gerektiği, Davacı Arabuluculuğa başvurmamış olup, bu sebeple davanın usulden reddi gerektiği, Borçlu ve tarafların banka ile imzaladıkları 12.03.2008 tarihli Protokol ile söz konusu süre kesilmiş olduğu, Yeni bir kefalet sözleşmesi imzalanmış olduğu, dava dilekçesine konu iddialar gerçeği yansıtmamakta olup, davacı tarafın imzalamış olduğu kefalet sözleşmesinin 10 yıllık sürenin geçtiği iddiasında bulunmuş olduğu, ancak Borçlar Kanunu’nun 154. Maddesine kapsamında ve ilgili diğer mevzuatlar kapsamında zamanaşımını kesilmesi durumunun tespitini söz konusu olduğu, Süre dolmadan kefile karşı icra takibi başlatılmış olduğu,12.03.2018 tarihli Protokol le söz konusu süre kesilmiş olduğu, Davacının Müşterek ve müteselsil kefil olduğu dosya ile alakalı ... 14. Asliye Ticaret Mahkemesi ...Esas - ...Karar Sayılı İtirazın iptali davası açılmış ve müvekkilim lehine sonuçlanmış olduğu, Söz konusu icra dosyası incelendiğinde takip ve davalar ile alakalı zamanaşımı sürelerinin kesildiğinin anlaşılacağı, Yukarıda arz ve izah edilen sebeple davacının davasının reddi ile masraf ve avukatlık ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini..." talep edilmiştir.
DELİLLER:
... A.Ş'nin cevabi yazısı, ... 5. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası, ... 9. ATM'nin ...Esas sayılı dosyası, ... 14. ATM'nin ... Esas sayılı dosyası, 17/03/2023 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; TBK madde 598 gereğince kefalet sözleşmesinin sona ermesi, yasal şartları oluşup oluşmadığına ilişkindir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanununda ise kefaletin sona ermesine ilişkin hükümler 598 vd. maddelerinde düzenlenmiştir.
Türk Borçlar Kanunu'nun 598 maddesine göre; "Hangi sebeple olursa olsun, asıl borç sona erince, kefil de borcundan kurtulur. Borçlu ve kefil sıfatı aynı kişide birleşmiş olursa, alacaklı için kefaletten doğan özel yararlar saklı kalır. Bir gerçek kişi tarafından verilmiş olan her türlü kefalet, buna ilişkin sözleşmenin kurulmasından başlayarak on yılın geçmesiyle kendiliğinden ortadan kalkar. Kefalet, on yıldan fazla bir süre için verilmiş olsa bile, uzatılmış veya yeni bir kefalet verilmiş olmadıkça kefil, ancak on yıllık süre doluncaya kadar takip edilebilir. Kefalet süresi, en erken kefaletin sona ermesinden bir yıl önce yapılmak kaydıyla, kefilin kefalet sözleşmesinin şekline uygun yazılı açıklamasıyla, azamî on yıllık yeni bir dönem için uzatılabilir. "Mülga Borçlar Kanunu'nda kefilin sorumluluğu için bir süre öngörülmemiş olduğu halde yeni Türk Borçlar Kanunu gerçek kişi kefilin sorumluluğunu on yıl ile sınırlı tutmuştur. Kefilin sorumlu tutulabileceği on yıllık süre, kefalet sözleşmesinin meydana geldiği andan itibaren işlemeye başlayacaktır. On yıllık sürenin işlemeye başlaması bakımından esas borcun doğduğu veya muaccel olduğu anın bir önemi yoktur. On yıllık süre bir zamanaşımı süresi olmadığı için de kesilme ve durma da söz konusu olmaz. On yıllık sürenin tamamlanmasıyla birlikte kefilin yükümlülüğü kendiliğinden (yasa gereği) ortadan kalkar. Sürenin tamamlanmasıyla birlikte kefilin sorumluluğu ortadan kalkınca artık kendisinden talepte bulunulamaz. Türk Borçlar Kanunun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca ise Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girdiği tarihten önceki fiil ve işlemlere, bunların hukuken bağlayıcı olup olmadıklarına ve sonuçlarına, bu fiil ve işlemler hangi kanun yürürlükte iken gerçekleşmişse, kural olarak o kanun hükümleri uygulanır. Ancak, Türk Borçlar Kanununun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek temerrüt, sona erme ve tasfiye, Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir. Dolayısı ile sona ermeye ilişkin hükümlerde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun uygulanması söz konusu olacaktır. Yargıtay kararlarında, 6098 sayılı TBK m. 598/3 hükmünde öngörülen, kefalet sözleşmesinden doğan alacağa ilişkin sürenin hak düşürücü süre olduğu kabul edilmektedir (Bkz. Yargıtay 11. HD'nin 21/06/2022 tarihli ve 2021/2084 E., 2022/5121 K. sayılı; Kapatılan 19. HD'nin 04/05/2016 tarihli ve 2015/8564 E., 2016/8238 K. sayılı kararları).'' (Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi 2021/3510 esas ve 2022/2308 karar sayılı ilamı)
Mahkememizin 15/02/2023 tarihli duruşma ara kararı ile dosyanın bilirkişiye tevdi edilmesine karar verilmiş, bilirkişi raporunda özetle ".... davacı ...’ın müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığı 31.07.2007- 31.08.2007 ve 06.09.2007 tarihli Genel Kredi Sözleşmeleri ile 12.03.2008 tarihli PROTOKOL hükümlerine dayanarak davalı ... Bank A.Ş. Tarafından ..Tic.A.Ş.ne kullandırılan 232.679,16 TL kredinin tahsilini teminen ... 5.İcra Müdürlüğü’nün... sayılı icra Dosyasında 10 yıllık kefalet süresi dolmadan ... aleyhine ilamsız icra takibi yapılmış olduğu, borçlunun itirazı üzerine ... 9.A.T.M.de ... e.dosyada açılan itirazın iptali davasının alacaklı banka lehine kesinleştiği dikkate alındığında davacının davalı bankaya olan kefalet sorumluluğunun devam ettiği ...." yönünde görüş bildirmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı itibariyle; dava dışı asıl borçlular ile davacı kefil ve davalı banka arasında 31/07/2007- 06/09/2007-31/08/2007 arasında genel kredi sözleşmesi ve 12/03/2008 tarihli protokol imzalandığı, genel kredi sözleşmesine konu hesap kat ihtarının taraflara tebliğ edildiği, süresi içerisinde ödeme yapılmaması nedeniyle 06/03/2009 tarihi itibariyle ... 5. İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı dosyasında dava dışı borçlular ve davacı aleyhine takip başlatıldığı, dava dışı borçlulardan bir kısmının takibe itirazı üzerine davacının müşterek ve müteselsil kefil olduğu dosya ile alakalı olarak ... 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas...karar sayılı dosyasından itirazın iptali davası açılmış olduğu, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup kararın kesinleştiği, ... 5. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında da davacı ...'a ödeme emrinin 12/11/2009 tarihinde tebliğ edildiği, İcra müdürlüğünün cevabi yazısında da belirtildiği üzere davacı tarafça ödeme emrine itiraz edilmediği ve davacı açısından takibin kesinleşmiş olduğu anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
1-Davanın reddine
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereği alınması gereken 427,60 TL harcın başlangıçta alınan 59,30-TL harçtan mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereği ret olunan kısım üzerinden hesap ve takdir olunan 17.900,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına
5-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan bakiyesinin karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair; davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 13/03/2024
Katip ...
E-imza
Hakim ...
E-imza
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!