WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Haziran 2026

İSTANBUL 3. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMES

ESAS NO : 2021/384 Esas
KARAR NO : 2024/19

DAVA : Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 04/06/ 2021
KARAR TARİHİ : 17/01/2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA: Davacı vekili 04/06/2021 tarihli dava dilekçesinde özetle : "....Müvekkil şirket ile davalı arasında 15.05.2020 başlangıç tarihli Bayilik Sözleşmesi akdedilmiştir. Bu sözleşme uyarınca davalı, .... adresinde bulunan akaryakıt istasyonunun Bayilik Sözleşmesi, Bayilik Sözleşmesi Eki ve sair diğer sözleşme hükümlerine uygun olarak 15.05.2025 tarihine kadar işletmek zorunda olmasına rağmen, ... 1. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numarası ile göndermiş olduğu ihtarname ile hiçbir gerekçe ve açıklamaya yer vermeksizin, 5 yıllık süre için bağlayıcılık arz eden işbu sözleşmeyi, haksız ve hukuka aykırı olarak tek taraflı olarak feshetmiş ve taraflar arasındaki sözleşmeyi süresinden evvel sona erdirmiştir. Bilirkişi incelemesi ile yapılacak bu hesaplama neticesinde müvekkil şirketin yoksun kaldığı kar tespit edilebileceğinden, mahrum kaldığımız karımızın şimdilik 20.000 TL'lik kısmını, fazlaya ilişkin her türlü haklarımız saklı kalmak kaydı ile talep dava ediyoruz. Davalı tarafın Bayilik Sözleşmesi'ni süresinden evvel haksız ve hukuka aykırı olarak feshetmesi ve akdin ifasını imkansız haline getirerek sözleşmeye aykırı davranmış olması sebebiyle ayrıca aşağıda açıklanan Bayilik Sözleşmesi'nin 11.4. maddesi uyarınca, 100.000 USD (Yüzbin Amerikan Doları) TCMB Döviz Satış Kuru Karşılığı Türk Lirası Cezai şart borcu da doğmaktadır. fazlaya ilişkin tüm haklarımız saklı kalmak kaydıyla, Şimdilik, tahsili anındaki T.C.M.B. Döviz Satış Kuru üzerinden hesaplanacak 5.000 USD (Beşbin Amerikan Doları) karşılığı olan Türk Lirası Cezai Şartın, 16.09.2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, ayrıca şimdilik 20.000 TL (Yirmibin Türk Lirası) Mahrum Kalınan Karın Bayilik Sözleşmesi'nin feshedilerek ifasının imkansız hale getirildiği tarih olan 16.09.2020 tarihinden itibaren ticari avans faizi birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini...." talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili 25/08/2021 tarihli cevap dilekçesinde özetle; ".. Davacının davasına dayanak olarak sunmuş olduğu sözleşme, taslak niteliğinde, tamamen matbu hükümler içeren geçersiz bir sözleşmedir. Müvekkil davalı ile sözleşme yapmak üzere anlaştıklarında, davacı tarafça bütün firmalara aynı metni imzalattıkları belirtilmiş, bunun prosedür olduğu, sonrasında düzenleme yapılarak maddelerinin taraflarca belirileneceği yeni bir sözleşme yapılacağı ifade edilmiştir. Ancak eldeki matbu evrak niteliğindeki sözleşmeden sonra yeni bir sözleşme akdedilmemiştir. İş bu nedenle sözleşme hükümleri müvekkile yükümlülük getirmemektedir. Davacı taraf hukuken geçerliliği olmayan sözleşme hükmüne dayanarak 5.000 USD cezai şartın ödenmesini talep etmiştir. Cezai şart, asıl borç niteliği taşımayıp fer’i bir borç olduğundan asıl sözleşmenin tabi olduğu şekil cezai şart için de geçerli olmalıdır. Asıl sözleşme kanunen şekle tabi ise ya da taraflar sözleşmeyi şekle tabi kılmışsa cezai şartın da asıl sözleşme için öngörülen şarta uygun yapılması gerekir. Türk Borçlar Kanunun 182.maddesinin II. fıkrasında yer alan ‘…Asıl borç herhangi bir sebeple geçersiz ise veya aksi kararlaştırılmadıkça sonradan borçlunun sorumlu tutulamayacağı bir sebeple imkânsız hâle gelmişse, cezanın ifası istenemez. ’’ hükmü de cezai şart’ın fer’i bir borç olmasının sonucudur. Bu maddeye göre asıl borç kusursuz sonraki imkânsızlık nedeniyle sona ererse aksi sözleşmede kararlaştırılmadıkça cezai şart ödeme borcu ortadan kalkar. Bu nedenle davacı tarafın dayatması sonucu akdedilen matbu evrak niteliğindeki sözleşmenin hukuken bir geçerliliği bulunmadığından, cezai şart yönündeki talebin de reddi gerekmektedir. arz ve izah edilen ve re’sen gözetilecek nedenlerle; müvekkil aleyhine açılan haksız ve mesnetsiz davanın reddi ile, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini..." talep etmiştir.
DELİLLER:
Bayilik Sözleşmesi, ... 1. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı fesih ihtarnamesi, ... 13. Noterliği'nin ..tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi, 28/06/2022 tarihli bilirkişi raporu, 11/04/2023 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; sözleşmeden kaynaklı olarak kar kaybı ve cezai şart alacağına ilişkindir.
Mahkememizin 22/09/2021 tarihli duruşma ara kararı gereğince; dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti 28/06/2022 tarihli raporunda özetle; "....taraflar arasındaki Bayilik Sözleşmesinin süresinden önce davalıca herhangi bir sebep göstermeksizin feshi haklı bir nedene dayanmamakta olup sözleşme m. 11/4 uyarınca davacının cezaî şart talep etmek hakkı doğmuştur. TTK m. 22 uyarınca, tacir olan davalının sözleşme cezasının indirilmesini talep hakkı bulunmamakla beraber TBK m. 182/2 hükmünün delaletiyle cezaî şartın ödenmesi davalının ticari hayatının mahvına sebep olacak nitelikte ise sözleşmenin yürürlük süresi de dikkate alındığında cezaî şarttan indirim yapılması Sayın Mahkemenin taktirindedir. Dosya kapsamında yapılan incelemede Davalının taraflar arasındaki münfesih sözleşmeyi haklı bir neden ile fesih ettiğine ilişkin bir belge bulunamamıştır zira Davalı fesih gerekçesi olarak "gördüğü lüzumu" belirtmiştir. Davacının sözleşmenin fesih edilmesi sonucunda uğradığı zararların hesap edilmesi gerekecektir. Bu bağlamda öncelikle Davacının talep ettiği ariyet malzemelerin listesini temin faturaları ile beraber sunması beklenmektedir. Sonrasında dosyaya atanacak bir mali bilirkişi vasıtasıyla Davacının iddia ettiği şekilde Davalının Davacıya bir borcu olup olmadığının defter incelemesi gerekecektir. Davacının sözleşme devam ettiği süreçte elde ettiği kazancın hesaplanması ile beraber kalan süreye tekabül eden kar mahrumiyeti de hesaplanabilecektir. Hem cezai şart hem de kar mahrumiyetinin beraber talep edilmesinin Davalının mahvına sebep olup olmayacağı hususu ise yine Davalının ticari defterlerinin incelenmesi sonucunda ortaya çıkabilecek bir husus olarak değerlendirilmektedir...." yönünde görüş bildirmişlerdir.
Mahkememizin 30/11/2022 tarihli duruşma ara kararı gereğince; dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edilmesine karar verilmiş olup; bilirkişi heyeti 11/04/2023 tarihli raporunda özetle; davacı 5 yıllık sözleşmeden kalan 1.701 günlük süre içerisinde davalıdan 3.123.652,62 TL brüt kar elde edebileceği hesap edilmiştir.
Takdiri Sayın Mahkemeye ait olmakla birlikte yukarıda ayrıntıları ile açıklandığı üzere; Taraflar arasında ticari ilişki olduğu, davacının ibraz edilen ticari defterlerinin ilgili kanun hükümlerine göre uygun tutulduğu tespit edilmiştir. Davalı merkez adresinin Samsun olması ve dava dosyasına defter belge sunmadığından davalı yönünden inceleme yapılamamıştır. Davacının muhasebe kayıtları bilgisayar sistemi ile tutulmaktadır. Muavin defter kayıtları ana grup hesap hesapları ve defterler birbiriyle mutabakat içindedir.
Davacının davalının sözleşmeyi süresinden önce fesih etmesinden dolayı akaryakıt, lpg ve madeni yağlardan 3.123.652,62 TL brüt kar elde edebileceği hesap edilmiştir.
Cezai Ģarta itirazlar yönünden kök rapordaki tespitler yönünden değişiklik olmamıştır..." yönünde görüş bildirmişlerdir.
Davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi amacıyla Samsun Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmış ancak davalı tarafça ticari defter ve kayıtların ibraz edilmemesi nedeniyle bilirkişi incelemesi yapılamamıştır.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı ile davalı arasında 15.05.2020 başlangıç tarihli Bayilik Sözleşmesinden kaynaklı olarak ticari ilişkin bulunduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin 20.10.2020 tarihinde sebep göstermeksizin ( gördüğüm lüzum üzerine açıklaması ile ) davalı yanca feshedildiği, taraflar arasındaki sözleşmenin 11/4 maddesinde sözleşmenin bayi tarafından haksız olarak fesih edilmesi ve yahutta ifa edilememesi ya da ifanın kusurlu olarak imkânsız hâle getirilmesi hâlinde davacı tarafça 100.000 USD cezaî şart talep edebileceğinin ve davalı bayinin vadeli-vadesiz bütün borçlarının fesih tarihi itibariyle muaccel olacağının düzenlenmiş olduğu, davalı yanca sözleşmeyi sebep göstermeksizin fesh edilmiş olması nedeniyle davacı lehine sözlemenin 11/4 maddesi uyarınca cezai şart koşullarının oluştuğu, yine mahkememizce hükme esas alınan ve denetlenebilir bilirkişi raporuna göre sözleşmenin süresinden önce ve haksız olarak fesh edilmiş olması nedeniyle davacının 3.123.652,62 TL brüt kar kaybının meydana geldiği ancak davacı tarafça 5000 dolar karşılığı 43.193,50 TL cezai şartın ve 20.000,00 TL kar kaybının ödenmesi talebiyle iş bu davanın açılmış olduğu anlaşılmakla taleple bağlı kalınarak davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
1-Davanın KABULÜ ile 5000 Dolar'ın dava tarihi itibariyle TL karşılığı olarak talep edilen 43.193,50 TL'nin ve 20.000,00 TL kar kaybının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine
2-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereği alınması gereken 4.316,75 TL harçtan peşin alınan 1.079,19 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.237,75 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınıp hazineye gelir kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereği takdir ve tayin olunan 17.900,00 TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 4.737,70 TL yargılama gideri( bilirkişi ücreti, talimat gideri, posta ve tebligat gideri) ile 1.079,19 TL Peşin olarak ödenen harç olmak üzere toplam 5.816,89 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
5-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26. Maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
6-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 17/01/2024

Katip ...
E-imza

Hakim ...
E-imza