WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Temmuz 2026

İSTANBUL 3. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2021/122 Esas
KARAR NO : 2024/325

DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/02/2021
KARAR TARİHİ : 30/04/2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;"Sözleşme kapsamında verilen hizmet bedelleri ile ilgili olarak ... tarihinden önceki döneme ilişkin 48.675,12 TL fatura alacaklarından 24.000TL müvekkilime ödenmiş geriye 24.675,47 TL bakiye borç kalmıştır. Müvekkil şirket tarafından keşide edilen ... tarihili .. 10. Noterliğinin ... yevmiye numaralı ihtarnamesinde Aralık ayı faturası hariç bakiye 24.675,47 TL alacağın ödenmesi aksi halde yasal yollara müracaat edileceği ihtar edilmiştir.Aralık ayı fatura bedeli ise 8.182,90 TL'dir. Ceza bedelleri ve faiz alacakları yönünden ihtarname tebliği tarihinden sonra da doğan alacaklarımız söz konusudur. Gerçekten de; taraflar arasındaki 11/09/2017 tarihli sözleşmenin ücret kısımlı "b" maddesi gereğince ödemelerin fatura kesim tarihi olan her ayın sonunu takip eden ayın 1'i ile 5' arasında davacı şirketin banka hesabına yapılması zorunludur. Yine taraflar arasındaki sözleşme kapsamında, yüklenicinin sözleşmeden kaynaklanan ihtilafların giderilmesi için ... Barosunun tavsiye niteliğindeki ücret tarifesi kapsamında ücretinin işveren davalı tarafından karşılanacağı da hüküm altına alınmıştır. Bu kapsamda ... Barosunun Tavsiye Niteliğindeki Ücret Tarifesi kapsamında hesaplanacak ücretin de davalı yandan tahsili talebimiz bulunmaktadır. Söz konusu tutar 2021 yılı için ... Barosu tarafından 8.000 TL olmakla; serbest meslek makbuzu karşılğında müvekkilim tarafından avukatlarına ödenmiştir. Yukarıda açıklanan ve mahkemenizce re'sen dikkate alınacak diğer nedenlerle, fazlaya dair talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla; ihtarnameyle muaccel hale gelen 24.674,47 TL fatura alacağı, 1.492,52 TL ceza bedeli ve 626,86 TL faiz alacağına ihtarnamenin tebliğini tarihinden itibaren ticari faiz işletilerek tahsilini, 8.182,90 TL Aralık ayı fatura bedelinini dava tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi ile birlikte tahsilini, ihtarname keşide tarihinden sonra doğan ve ücret sözleşmesinin "c" maddesi gereğince, zamanında ödenmeyen fatura bedeli üzerinden günlük %0,007, eğer ay sonuna kadar ödeme yapılamamışsa aylık % 2,1 faiz oranının uygulanacağı, ayrıca sözleşmenin "j" maddesi doğrultusunda sözleşme şartlarının yerine getirilmemesi halinde aylık kesilen fatura tutarının % 5'i oranında cezai şart uygulanacağı hükümleri kapsamında doğan alacakların ise belirsiz alacak davası hükümleri kapsamında konusunda uzman bilirkişi marifetiyle hesaplattırılarak dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsilini, ... Barosunun Tavsiye Niteliğindeki Ücret Tarifesi kapsamında 8.000 TL avutalık ücretinin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsilini ücreti vekalet işle yargılama giderlerinin karşı yandan tahsilini.." talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: "Müvekkil bir apartmandır. Kat mülkiyeti kanunu uyarınca apartmanlarda tebliğe yetkili kişi site yönetimidir. Davacının dosyamıza sunduğu arabuluculuk son tutanağında görüleceği üzere tebliğ D.23'e yapılmıştır. Ancak apartmanımızın yöneticisi vekaletnamemde de görüleceği üzere ... olup daire numarası aynı adreste 14. numaradır. Arabuluculuk süresinde tebliğe yetkili kişi ile irtibat kurulmamış anlaşmaya varmaya çalışılmamıştır. Taraf yokluğu bulunmaktadır. Zaten toplantı tutanağında da görüleceği üzere tarafımıza ulaşılamadığı tutanağa geçirilmiştir. Bu nedenle usul yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir. İzahtan vareste nedenler ile davanın usul bakımından reddine karar verilmesini talep ederiz. Ayrıca hukuk uyuşmazlıklarında anlaşamama tutanağı akdedilmesinden sonra tebliğinden itibaren 2 (iki)hafta içerinde davanın açılması gerekmektedir. Tutanak tebliğe yetkili olmayan kişiye tebliğ edilip edilmediği bile belirsiz olmaklaberaber, Dava ise 12.02.2021 tarihinde açılmıştır. Süre bakımından yasal süreler aşıldığından davanın usul bakımından reddine karar verilmesini talep ederiz. müvekkil binada günü birlik kiralayanların eskort (hayat kadını) getirdiğini, binada fuhuş yapıldığını, uyuşturucu kullanıcılarının ve tinercilerin binada cirit attığını görerek o zaman ki yönetim güvenlik ve binaya bu şekilde ki yapılan gayri ahlaki giriş çıkışların önüne geçebilmek maksadı ile şüpheli şirket ile sözleşme akdetmiştir. Şirket binaya eleman tahsis etmiştir. Ayrıca ilgili firmanın elemanlarının özenli çalışmadığı bu nedenle gerek apartmanın itibarının zedelendiği, gerekse de bu nedenle dairelerin değerlerinin düştüğü bilinegelmektedir. Apartmanın daha sonrasında karşısında Anadolu Adliyesi açılması nedeni ile apartmanda yaşayan pek çok hakim savcı ve avukat da bu durumu bilmekte olup ilgili hususları ispatlamak için tanıklarımız bulunmaktadır. Yüklenici yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirmek şöyle dursun bu gayri ahlaki faaliyetleri kendisi yürütmüştür. Bu meseleleri müvekkil yargıya bu davadan sonra intikal ettirmiş ilgili dosyamız suçun işlendiği yer mahkemesi olan ... Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde derdest olup, soruşturma numarasını öğrendiğimizde bahse konu dosyamızın dosyamıza celp edilmesini talep ederiz. Aralık ayında davacı 2-3 gün toplamda 10-15 saat çalışanını göndermiş, sözleşmeyi hiçbir biçimde gereği gibi yerine getirmemiştir. Bu nedenle bu faturayı da kabul etmiyoruz.
Son olarak haksız ve hukuksuz bir biçimde açılmış bu davada müvekkilin vekalet ücretini de kabul etmesi mümkün değildir. Bu minvalde ilgili kısmı da kabul etmediğimizi bildiririz.
Yukarıda arz ve izah olunan sebeplerle, fazlaya dair her türlü talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydı ile haksız ve kötü niyetli olarak açılmış davanın reddine, Dava usul bakımından arabuluculuk toplantısına katılmaya yetkili kişilere tebligat yapılmadan arabuluculuk toplantısı yapıldığından ayrıca ilgili toplantıdan sonra ki dava açma sürelerine uyulmadığından davanın öncelikle usul bakımından reddine ,
Davacı her türlü yükümlülüğünü ihlal ederek, müvekkile zarar vermesi ve görevlerini gereği gibi ifa etmemesi ve davacıya borcumuz bulunmaması nedeniyle davacının açtığı haksız ve kötü niyetli davada talep ettiği tüm alacak kalemlerini (ihtarname ile muaccel hale gelen, aralık ayı fatura bedeli, faiz ve cezai şartlar, vekalet ücreti alacağı) yukarda saydığımız gerekçelerimiz ile kabul etmememizden ötürü haksız davanın esas bakımından reddine, Davacının usulsüz ve haksız bir biçimde talep ettiği faiz türünün reddine, Her türlü yargılama giderleri ve diğer gideler ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına ve nezdimize karşı vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini.." talep ve dava etmiştir.
Bilirkişiden alınan 02/05/2023 tarihli bilirkişi raporundan özetle: "Davalı ...'nin yerinde inceleme talebi olmadığı, ticari defter ve belge sunmadığı, davacı ... Şti'nin 2017 ve 2018 yılı takvim yılına ait defter ve belgeleri incelenmeye çalışılmış ise de, alacak tespitinin yapılacağı ticari defterlerin içeriği kayıtları sunamaması, muhasebecisinden muavin defter dökümünün tedarik edilememesi sebebiyle ticari defter belge incelemesinin yapılamadığından; Davacını, davalı yetkilisi olduğu belirtilen ... İsimli kişi ile 22.12.2017 tarihinde yaptığı tutanakta bahsedilen 31.10.2017 tarihli fatura ve başkaca alacaklarına ilişkin tespit yapılamadığı..." rapor edilmiştir.
Bilirkişiden alınan 23/02/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle "Davacı tarafından düzenlenen faturaların davacı tarafın yasal defterlerinde yer aldığı, belgelerin kaydedildiği dava döneminde davacı tarafın açılış ve kapanış kayıtlarının kanun öngördüğü süreler içinde yaptığı, davalının ise dava döneminde defter tasdik ettirmediği, taraf kanuni defterlerinin “davacı / davalı” taraf lehine delil olma kuvvetine sahip olup olmadığı konusunda kararın sayın mahkemeye ait olacağı, davacının ... tarih ... nolu noter ihtarına konu ettiği 24.675,47 TL'da tarafların ihtar tarihi itibari ile mutabık oldukları, rapor özelinde paylaşıldığı üzere taraflar hesabın en son hareket gördüğü 12.06.2018 tarihi itibari ile 18.908,37 TL davacı alacağında mutabıktırlar, e davacının dava tarihi 12.02.2021 itibari ile de 18.908,37 TL davalı taraftan alacaklı olduğu, tespit, değerlendirme ve kanaatine varılmış olmakla birlikte, yapılan değerlendirmeler sadece usul ekonomisine hizmet etme amacı taşımaktadır, herhangi bir şekilde hukuki görüş beyanı içermemektedir.." rapor edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, taraflar arasında imzalanan "Profesyonel Site Yönetimi Hizmet Alım Sözleşmesi"nden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3. maddesine göre tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.
6502 sayılı yasanın 73. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Bir hukuki işlemin sadece 6502 sayılı yasada düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici, diğer tarafın satıcı, sağlayıcı ya da müteşebbis olması, yapılan işlemin de tüketici işlemi niteliğinde bulunması gereklidir.
Somut olayda, davacı şirket ile davalı site yönetimi arasında "Profesyonel Site Yönetimi Hizmet Alım Sözleşmesi" imzalandığı, davalı site yönetiminin davacı şirketten hizmet satın aldığı ve tüketici sıfatını haiz olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır. (Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 25.02.2016 tarih, 2016/2053 Esas, 2016/5865 Karar sayılı ilamı, 10.05.2017 tarih, 2016/779 Esas, 2017/5751 Karar sayılı ilamı, 02.05.2014 tarih, 2013/32630 Esas, 2014/14235 Karar sayılı ilamı , İstanbul BAM 46 HD 2021/159 Esas- 2022/2867 Karar sayılı ilamlarıda bu yöndedir.)
Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Davada Tüketici Mahkemesi görevli olup davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin görevsizliği nedeni ile HMK 114 ve 115/2. Maddesine göre davanın usulden REDDİNE,
2-Davaya bakmaya görevli mahkemenin İstanbul Tüketici Mahkemesi olduğuna,
3-6100 sayılı HMK nın 20. maddesi uyarınca, görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içerisinde davacılar tarafından yapılacak müracat halinde dosyanın görevli İstanbul Nöbetçi Tüketici Mahkemesine gönderilmesine,
4-Tarafların yukarıda belirtilen süre içerisinde başvarmamaları halinde mahkememizce dosyanın re'sen ele alınarak, 6100 Sayılı HMK'nın 20/1. maddesi gereğince davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğinin ihtarına,
5-6100 sayılı HMK nın 331/2 maddesi uyarınca harç, yargılama gideri, vekalet ücreti ve gider avansı gibi hususların görevli mahkemece hüküm altına alınmasına,
Dair; davalı tarafın yüzüne karşı davacının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.30/04/2024

Katip
...
¸e-imza

Hakim
...
¸e-imza