T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/459 Esas
KARAR NO : 2024/317
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/09/2020
KARAR TARİHİ : 25/04/2024
Mahkememizde açılan davanın yapılan yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; müvekkili şirketin davalı ile, akaryakıt temini konusunda davalının bayiliğini yapmak üzere, 01/03/2018 tarihli bayilik sözleşmesi imzaladığını ve bayilik faaliyetlerine başladığını, taraflar arasındaki cari hesap kayıtlarında müvekkili şirket ile 16/07/2018-03/09/2019 tarihleri arasında açık hesap şeklinde çalışma prensibinin benimsendiğini, bu şekilde çalışma için de ek olarak 300.000,00 TL tutarlı teminat çeki verilmesinin kararlaştırıldığını, daha sonra taraflar arasındaki açık hesap şeklindeki çalışmanın son bulduğunu ve peşin ödeme prensibi ile çalışmaya başlandığını, dolayısıyla teminat olarak verilen çekin işlevsiz kaldığını, davalının sözleşmeye aykırı eylemleri nedeniyle sözleşmenin feshedildiğini ve tüm bu sebeplerle çekin iadesinin gerektiğini belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; işbu davanın menfi tespit talebine ilişkin olduğunu, karşı tarafın arabuluculuk şartını yerine getirmediğini, davacı tarafın faturalardan fiyat artışlarını tespit edemedikleri yönündeki iddialarının karşılıklı ticari ilişkinin uzun süredir devam ediyor olması nedeni ile faturaya işlenen artıştan haberdar olmamasının hayatın olağan akışına aykırı olacağından gerçeği yansıtmadığını, davacı tarafın iddialarının kötü niyetli olduğunu, davacının sözleşmeyi süresinden önce haksız bir şekilde feshetmesi sebebiyle müvekkili şirket cari hesapta 147.706,55 TL alacaklı duruma geçtiğini, haksız ve hukuka aykırı fesih sebebi ile karşı tarafın müvekkiline cezai şart bedeli ödemesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
... 21. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... E.K. sayılı birleştirme kararı ile mahkememiz dosyası ile birleşen dosya yönünden davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dağıtıcı lisansı kapsamında akaryakıt sektöründe faaliyet göstermekte olduğunu, bu faaliyeti bizzat belirlediği noktalarda kendi marka ve logosu altında ... standartlarında kurulu akaryakıt istasyonlarında akaryakıt LPG ve madeni yağ satış faaliyeti gerçekleştirdiğini, müvekkili ile davalı şirket arasında ... karayolu üzeri binektaşı mevkii... adresinde faaliyette bulunan akaryakıt istasyonunda ... markası altındaki bayilik yürütülebilmesi için taraflar arasında sözleşme imzalandığını, bayilik ilişkisi davalı tarafından bayilik sözleşmesinin olağan bitiş süresinden önce tek taraflı olarak fesh edildiğini, bayilik sözleşmesinin tek taraflı fesh edilmesinin haksız ve sözleşmeye aykırı olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin erken feshinde kaynaklı 50.000 USD cezai şart bedelinin karşılığı 188.880,00 TL bayilik sözleşmenin 46/f maddesi uyarınca sözleşmenini feshedildiği tarih olan 31.08.2020 tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek müvekkiline ödenmesi gerektiğini, bu nedenlerle arabuluculuğa başvurulduğunu ancak sonuç alınamadığını, davanın kabulü ile 31.08.2020 tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça huzurdaki ticari satımdan kaynaklanan alacak davası açılmış olduğunu, davadan daha önce taraflarınca huzurdaki davanın davacısına karışı menfi tespit davası açıldığını, her iki dava dosyası incelendiğinde her iki davanın aynı yargı çevresinde ve aynı sıfattaki mahkemeler nezdinde açıldığının sabit olduğunu, müvekkili ile davacı yan arasında bayilik sözleşmesi ve ekindeki protokol ve sözleşmeler imzalandığını, müvekkil şirketi tarafından 300.000 TL tutarında teminat verildiğini, cari hesap kayıtlarından da anlaşılacağını, müvekkili ile davacı arasındaki açık hesap çalışma şeklinin son bulduğunu akabinde peşin ödeme prensibi ile çalışıldığını, bu nedenle öncelikle müvekkili tarafından keşide edilen vade tarihi boş olan teminat çekinin halihazırda bedelsiz ve işlevsiz kaldığını, bu nedenle söz konusu çekin müvekkili şirkete iadesini talep ettiklerini ancak olumlu bir yanıt alamadıklarını, davacı yanın ödenen bayilik hizmet bedelinin kullanılmayan kısmına ilişkin kısmıda konusu ettiğini, bayilik sözleşmesinin feshine davacı yanın kendi ticaret etiğine ve sözleşmeye aykırı davranışlarının neden olduğunu, ödenen bayilik hizmet bedelinin iadesini talep etmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacı yanın sözleşmedeki fiyat koşullarına uymadığını, müvekkili bayilik sözlemesini haklı nedenle feshettiğini ilk olarak bu yönden davacı yanın cezai şarta hak kazanamayacağınında sabit olduğunu, bu nedenlerle öncelikle huzurdaki dava dosyasının ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin...esas sayılı dosya ile birleştirilmesini ve haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl Dava, davacı tarafça dava konusu çekin hangi alacakların teminatı olarak verilip verilmediği, taraflar arasında açık veya örtülü açık hesap şeklinde çalışılması yönünde anlaşma olup olmadığı, çekin bu anlaşma gereği açık hesabın teminatı olarak verilip verilmediği, davalının yansıttığı fiyat artışlarının sözleşme ve piyasa koşullarına uygun olup olmadığı, davacının sigorta yaptırma zorunluluğunun olup olmadığı, sözleşmenin feshinin haksız olup olmadığı, davalının cezai şart vs. alacaklarının olup olmadığı ve bu nedenle teminatın iade koşullarının oluşup oluşmadığının tespiti talebine ilişkindir.
Birleşen dava, birleşen davada davacı şirket ile davalı arasında akdedildiği belirtilen sözleşmenin haksız nedenle feshedilip feshedilmediği, davacının bu fesih nedeni ile zararının bulunup bulunmadığı eğer zarar hasıl olmuş ise bu zararın miktarı, cezai şartın şartlarının oluşup oluşmadığı, kar mahrumiyeti doğup doğmadığı bayilik hizmet bedelinin iadesinin şartlarının oluşup oluşmadığı ve talep edilen tazminat kalemlerinin hesabı talebine ilişkindir.
Davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi için ... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılmıştır. Talimat dosyası üzerinden alınan 13.12.2021 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında "...Davacının cari hesapta davalıya borç kaydına rastlanmadığı, Davacı defterlerinde dava konusu 300.000,00 TL bedelli çek kaydına ve işbu çekten dolayı davalıya borç kaydına rastlanmadığı, İddia ve savunmada belirtilen sair hususlar mesleki uzmanlık alanım dışında kaldığından takdir ve değerlendirmesinin sayın mahkemenize ait olduğu..." şeklinde görüş belirtilmiştir. Uyuşmazlığın çözümü için ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nden alınmış rapor, dosyaya ibraz edilen belgeler, itibariyle asıl davada davalının alacağının bulunup bulunmadığı hususunda ve birleşen davada davacının alacağının bulunup bulunmadığı, varsa miktarın tespiti ile birleşen dosyada belirlenecek tutarın ... Ltd. Şti'nin mahvına sebebiyet verip vermeyeceği hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. 05/05/2022 tarihli bilirkişi heyeti raporunun sonuç kısmında "...Asıl dava davacı ....ün davalı ... A.Ş.ye cari hesaptan borçlu olmadığı, Tarafların 25.08.2020 tarihli mutabakat mektubunda 21.08.2020 tarihi itibari ile karşılıklı mutabık oldukları, Asıl davada davacının ,taraflar arasında akdedilen protokolde hüküm altına alınmış bulunan ticari şartların üzerine ... maliyetlerinin ilave edilmesi, sektörel teamül ve uygulamalar kapsamında taraflar arasında akdedilen protokol'e aykırılık teşkil ettiği ,bu hâlde davalının akdi feshinde haklı olduğu sonucunu doğurduğu, Davalıca teminat çekinden indirilmesi gerekli herhangi bir alacak kalemi iddia edilmediğinden, akdedilen Sözleşme kapsamında Davacı tarafa 5 yıl için ödenen 250.000 * KDV bayilik hizmet bedeli için davacı tarafın fatura düzenlediği bu ödenen rakamı davalı tarafın 05.03.2018 tarihinde ticari defterler kayıt edildiği , 400.000 TL geri dönüşümlü kredi ile ilgili olarak davacı tarafın ... A.Ş.ye toplamı 400.000,00 TL tutarda çek verdiği ve davalı tarafın bu çekleri 09.07.2018 tarihinde kayıt altına aldığı bu çeklerle ilgili herhangi bir iade ya da karşılıksız kaydına rastlanmadığı ; bu kapsamda Davacı tarafın ödemelerinin 300.000 Türk Lirası bedelli teminat çekinin alacak-borç ilişkisi konu edilmediğinden iadesi icap ettiğinin mahkemenizce Birleşen dava davalısının taraflar arasında akdedilen sözleşmeyi haksız feshi yönünde bir karar verilmesi durumunda Raporun mali inceleme 4.Bölümde yapılan hesaplamalar Sonucu oluşan rakamın ...ün yıkımına sebep olup olmayacağı konusunda ... ait güncel mali veriler olmadığından bir görüş beyan edilemediği..." şeklinde görüş belirtilmiştir. Tarafların kök rapora itirazlarının değerlendirilmesi için bilirkişi heyetinden ek rapor alınmıştır. Bilirkişi heyeti ek raporunun sonuç kısmında "...Heyetimizin kök raporda ulaştığı Asıl dava davacı ... ün davalı ... A.Ş.ye cari hesaptan borçlu olmadığı, Tarafların 25.08.2020 tarihli mutabakat mektubunda 21.08.2020 tarihi itibari ile karşılıklı mutabık oldukları, Taraflar arasında akdedilen 01.03.2018 tarihli Bayilik Sözleşmesi ve Bayilik Protokolüne göre, Davacı Şirket tarafından satın alınacak akaryakıt ürünleri için; peşin benzin satışlarında ... Standart Depo Satış Koşulları, - peşin motorin satışlarında ... Rafineri Fiyatı %61,5 şeklinde fiyat uygulanacağının ticari şart olarak hüküm altına alındığının sabit olduğu, Kök raporun mali inceleme ve değerlendirme kısmında yazılı olduğu üzere; Peşin motorin satışlarında ... Rafineri Fiyatı %61,5 kuralına uyup uyulmadığı ile ilgili yapılan çalışmada; Davalı ... A.Ş. nin ... tan mal alış faturaları üzerinden örnekleme bir çalışma yapılmış ve bu seçilen faturalarda ...'ın Rafineri Fiyatı %61,5 kuralına uyulmadığı tespit edilmiştir. Asıl davada davacı dağıtım şirketinin, taraflar arasında akdedilen protokolde hüküm altına alınmış bulunan ticari şartların üzerine ... Stoku maliyetlerinin ilave edilmesi, sektörel teamül ve uygulamalar kapsamında taraflar arasında akdedilen protokol'e aykırılık teşkil ettiği bu hâlde davalı bayinin akdi feshinde haklı olduğu sonucunu doğurduğu, Davalıca teminat çekinden indirilmesi gerekli herhangi bir alacak kalemi iddia edilmediğinden , akdedilen Sözleşme kapsamında Davacı tarafa 5 yıl için ödenen 250.000 * KDV bayilik hizmet bedeli için davacı tarafın fatura düzenlediği bu ödenen rakamı davalı tarafın 05.03.2018 tarihinde ticari defterler kayıt edildiği , 400.000 TL geri dönüşümlü kredi ile ilgili olarak davacı tarafın ... A.Ş.ye toplamı 400.000,00 TL tutarda çek verdiği ve davalı tarafın bu çekleri 09.07.2018 tarihinde kayıt altına aldığı bu çeklerle ilgili herhangi bir iade ya da karşılıksız kaydına rastlanmadığı ; bu kapsamda Davacı tarafın ödemelerinin 300.000 Türk Lirası bedelli teminat çekinin alacak-borç ilişkisi konu edilmediğinden iadesi icap ettiği yönünde ki görüş ve kanaatinin değişmediği mahkemenin, Birleşen dava davalısının taraflar arasında akdedilen sözleşmeyi haksız feshi yönünde bir karar vermesi durumunda Kök Rapor mali inceleme 4.Bölümde yapılan hesaplamalar sonucu oluşan rakamın ... ün yıkımına sebep olacağı..." şeklinde görüş belirtilmiştir. Dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edilerek tarafların ek rapora karşı beyan ve itirazları ayrı ayrı değerlendirilerek ek rapor alınmasına karar verilmiştir. Bilirkişi heyeti 2. ek raporunun sonuç kısmında "...Nihai takdir ve kararı Sayın Mahkemenize ait olmak üzere Heyetimizin Asıl dava davacısının sözleşmeyi feshi yönünde haklı olduğu ve bu kapsamda 300.000 Türk Lirası bedelli teminat çekinin iade edilmesi, Mahkemenizin aksi takdirde karar vermesi durumunda Kök Rapor mali inceleme 4.Bölümde yapılan hesaplamalar sonucu oluşan rakamın ...ün yıkımına sebep olacağı..." şeklinde görüş belirtilmiştir. Tarafların 2. ek rapora karşı beyan ve itirazları ayrı ayrı değerlendirilerek ek rapor alınmasına karar verilmiştir. 31/05/2023 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunun sonuç kısmında "...Asıl Dava açısından akaryakıt dağıtım sektöründe, akaryakıt dağıtım şirketleri ile bayileri arasında akdedilen bayileşmeleri tüm bayiler için aynı hükümleri ihtiva eden genel sözleşmelerdir. Sektörel teamül ve uygulama doğrultusunda, taraflara arasında akdedilen 5 yıllık Bayilik sözleşmesi kapsamında kurulan bayilik ilişkisinde, taraflar arasında uygulanacak tüm ticari şartlar, PROTOKOL ile belirlenir. Asıl dava davacısının Asıl dava davalısına cari hesaptan borçlu olmadığı ,tarafların 25.08.2020 tarihli mutabakat mektubunda da 21.08.2020 tarihi itibari ile karşılıklı mutabık oldukları, Asıl dava davalısının Asıl dava ya konu olan 300.000 TL lik teminat çeki ile de herhangi bir alacak kalemi iddiasının tespit edilememiş olması , Asıl dava davacısının Asıl dava Davalı yana borçlu olmadığı ve dava konusu edilen teminat çekinin iadesi gerektiği kanaatinin heyetimizce değişmediği, Birleşen Dava Yönünden , Akaryakıt dağıtım sektöründe, akaryakıt dağıtım şirketleri ile bayileri arasında akdedilen bayilik sözleşmeleri tüm bayiler için aynı hükümleri ihtiva eden genel sözleşmelerdir. Sektörel teamül ve uygulama doğrultusunda, taraflara arasında akdedilen 5 yıllık Bayilik sözleşmesi kapsamında kurulan bayilik ilişkisinde, taraflar arasında uygulanacak tüm ticari şartlar, PROTOKOL ile belirlenir. Bu doğrultuda; Taraflar arasında akdedilen Protokol'e göre birleşen dava davalısı şirket tarafından satın alınacak akaryakıt ürünleri için -peşin benzin satışlarında ... Standart Depo Satış Koşulları , -peşin motorin satışlarında ... Rafineri Fiyatı %41,5 Şeklinde fiyat uygulanacağının ticari şart olarak hüküm altına alındığının sabit olduğu , Ancak mal alış faturalarında yapılan örnekleme çalışmalarında bu kurala uyulmadığı tespiti, Asıl dava da taraflar arasında akdedilen protokolde hüküm altına alınmış bulunan ticari şartların üzerine ... Maliyetlerinin ilave edilmesi ,sektörel teamül ve uygulamalar kapsamında taraflar arasında akdedilen protokole aykırılık teşkil ettiği ,bu halde davalının akdi feshinde haklı olduğu kanaatinin de heyetimizce değişmediği, Şayet Mahkemeniz aksi kanaatte olması durumunda Kök Rapor Mali İnceleme 4. Bölümde yapılan hesaplamalar sonucu ulaşılan rakamın Birleşen Dava davalısı ... yıkımına sebep olacağı..." şeklinde görüş belirtilmiştir. Bilirkişi heyeti raporu denetime uygun, kanaat oluşturmaya ve hüküm kurmaya elverişli kabul edilmiştir.
Tüm dosya kapsamının değerlendirilmesi sonucunda; ...Şirketi (...) ile ... A.Ş. (...) arasında, 01/03/2018 tarihinde akaryakıt bayilik sözleşmesi imzalandığı anlaşılmaktadır. Sözleşmenin varlığı konusunda taraflar arasında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki Sözleşme'nin 11. maddesine göre, bayi konumunda olan ...'ın ...'e teminat vermesi gerektiği anlaşılmaktadır. Bununla birlikte, teminatın miktarı ve detayına ilişkin sözleşmede hüküm bulunmamaktadır. Bu çerçevede asıl davada davacı ..., delil listesinde yer alan ...Şubesine ait ... seri numaralı 300.000,00-₺ bedelli bila tarihli çekin anılan madde hükmüne göre teminat olarak verildiğini, sözleşmenin haklı nedene dayalı şekilde feshi nedeniyle bunun iadesini talep etmektedir. Öte yandan, birleşen davada davacı ... ise sözleşmenin haksız olarak feshedildiğini belirterek cezai şart, kar payı ve bayilik bedelinin ödenmesini talep etmiştir. Dolayısıyla, huzurdaki asıl davada dava konusu çekin teminat amacıyla verilip verilmediği, birleşen davada ise sözleşmenin feshinin haksız olup olmadığının öncelikle aydınlatılması gerekmiştir. Nitekim, ancak sözleşmenin feshinin haksız olması durumunda cezai şart ve kar mahrumiyet bedellerinin talep edilebilmesi mümkün olacaktır.
Bu bilgiler ışığında, asıl dava yönünden davacı tarafın sözleşmenin feshine ilişkin gerekçesini ve bunun yerinde olup olmadığını değerlendirmek gerekmektedir. Davacı ... tarafından ...ra 63. Noterliği'nin ... tarihli ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin feshedildiği davalı ...'e bildirilmiştir. Davacının delil listesinde yer aldığı üzere, 09.03.2020, 28.07.2020, 10.08.2020, 26.08.2020 ve 27.08.2020 tarihli ihtarnamelerle davalı yanca gönderilen faturalara itiraz ederek iade ettiği görülmektedir. Son larak, 31.08.2020 tarihli fesih ihtarnamesiyle zorunlu petrol stoku ve sigorta maliyetinin sözleşmeye aykırı yansıtıldığı, fatura iade ihtarnamelerine cevap verilmediği ve sözleşmenin devam etmesinin katlanılamaz hale geldiği gerekçe gösterilerek bildirimde bulunulmuş ve çek iadesi talep edilmiştir. Sektör bilirkişisinin de dahil olduğu heyet tarafından taraflar arasındaki faturalar ve itirazlar incelenmek suretiyle yapılan değerlendirmede, ...'in faturalandırmaya esas olarak dayanak gösterdiği Tüpraş rafinerisinden yapmmış olduğu alımlarla ilgili olarak sözleşmede öngörülenden farklı miktarda komisyon oranı belirlediği, davacı yanın söz konusu faturaları 09.03.2020, 28.07.2020, 10.08.2020, 26.08.2020 ve 27.08.2020 tarihli ihtarnamelerle iade ettiği ve nihayet sözleşmenin feshi yoluna gittiği, dolayısıyla...tarafından yapılan fesih bildiriminin haklı nedene dayandığının kabulü gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Bu kabul üzerinden yola çıkılarak yapılan değerlendirme neticesinde, davacı tarafça verilen ...bank ... Şubesine ait ... seri numaralı 300.000,00-₺ bedelli bila tarihli çekin iadesinin gerekeceği, feshin haklı olması nedeniyle birleşen davanın davacısı ...'in cezai şart ve kar mahrumiyet bedeli isteminde bulunamayacağı sonucuna ulaşılmıştır. Bununla birlikte, taraflar arasında imzalanan 01/03/2018 tarihli akaryakıt bayilik sözleşmesi uyarınca beş yıl süreli bayilik karşılığında ... tarafından ...'a 250.000 TL bayilik bedeli ödendiği anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki sözleşmenin ... 63. Noterliği'nin ... tarihli ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile feshedilmiş olması karşısında, sözleşmenin feshine ilişkin haklılık durumuna bakılmaksızın kullanılmayan bayilik bedelinin iadesi gerekeceği değerlendirilmiş ve sözleşmenin tamamlanması öngörülen süre ile feshedildiği tarihler arasında kalan (31.08.2020-01.03.2023) döneme ilişkin bayilik bedelinin birleşen davanın davalısı ...'tan alınarak Davacı ...'e verilmesine karar verilmiştir. Sonuç olarak, Asıl davanın kabulü ile ... seri numaralı 300.000,00-₺ bedelli bila tarihli çek yönünden davacının borcunun bulunmadığının tespiti ile çekin davalıdan alınarak davacıya verilmesine; Birleşen davanın kısmen kabulü ile 126.667,68-₺ kullanılmayan bayilik bedelinin 31/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, cezai şart ve kar mahrumiyet bedeli isteminin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM / Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A)1-Asıl davanın kabulü ile ... seri numaralı 300.000,00-₺ bedelli bila tarihli çek yönünden davacının borcunun bulunmadığının tespiti ile çekin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 20.493,00-₺ harçtan peşin alınan 5.123,25-₺ harcın mahsubu ile bakiye 15.369,75-₺ karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan 2.100,00-₺ bilirkişi ücreti, 750,00-₺ talimat gideri, 271,25-₺ tebligat posta gideri olmak üzere toplam 3.121,25-₺ ile 5.185,45-₺ harç gideri olmak üzere toplam 8.306,70-₺ yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca kabul edilen dava değeri üzerinden davacı vekili lehine hesaplanan 47.000,00-₺ nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
B)1-Birleşen davanın kısmen kabulüne, 126.667,68-₺ kullanılmayan bayilik bedelinin 31/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri üzerinden alınması gereken 8.652,67-₺ nispi harçtan peşin alınan 5.749,25-₺ harcın mahsubu ile bakiye 2.903,42-₺ nispi karar harcının birleşen davanın davalısından tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan 4.500,00-₺ bilirkişi ücreti üzerinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 1.693,14-₺ ile 5.817,05-₺ harç gideri olmak üzere toplam 7.510,19-₺ yargılama giderinin birleşen davanın davalısından tahsili ile birleşen davanın davacısına verilmesine, kalan kısmın davacı üzeri¨nde bırakılmasına,
4-Birleşen davanın davalısı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca kabul edilen dava değeri üzerinden davacı vekili lehine hesaplanan 20.266,83-₺ nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca reddedilen dava değeri üzerinden davalı vekili lehine hesaplanan 33.498,25-₺ nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
7-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi gereğince ilgili tarafa iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 25/04/2024
Başkan
e-imza
Üye
e-imza
Üye
e-imza
Katip
e-imza
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!