T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/4 Esas
KARAR NO : 2024/342
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 02/01/2020
KARAR TARİHİ : 07/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA:
Dava dilekçesi özetle söyledir :
"Müvekkil tarafından, alıcısı ...Tic. Ltd. Şti.’ ne gönderilmek üzere ...tarih ve ... nolu irsaliyeli fatura ile davalı şirketin Gürsel Mahallesi şubesine 870,25 Euro bedelli “...” teslim edilmiş ve davalıya teslim edilen bu ürün kargoda kaybolmuştur.(EK2-Müvekkil şirket, ürünün kaybedilmesi nedeniyle doğan mağduriyetinin giderilmesi için davalı şirkete müracaat etmişse de bu başvurusu sonuçsuz kalmıştır. Bu başvurunun sonuçsuz kalması üzerine davalı aleyhine ... 23.İcra Müdürlüğü’nün... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmıştır. Davalı(borçlu) tarafından borca haksız bir şekilde itiraz edilmiş ve bu nedenle takip durmuştur.
4-Davalının takibe itirazı üzerine arabuluculuğa başvurulmuş olup ... Arabuluculuk Bürosu’nun ... büro dosya numara, ...arabuluculuk numaralı 25.11.2019 tarihli son oturum tutanağı ile “tarafların anlaşamadıkları” tutanağa bağlanmıştır.(EKMüvekkile ait malın kargoda kaybolduğu açık olup müvekkilin davalıdan alacaklı olduğu ve davalının itirazın haksız ve kötü niyetli olduğu sabittir.Davalının borca itirazı alacağın tahsilini geciktirmeye yöneliktir. Bu nedenle alacağımızın tahsili gayesiyle itirazın kaldırılmasını..." talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Cevap dilekçesi özetle şöyledir:
"mezkûr taşımada müvekkil şirkete izafe edilebilecek hiçbir bir kusur bulunmamaktadır.olayda tam tazminata hükmedilmesini gerektiren koşullar bulunmamaktadır. taşıyanın sorumluluğu ttk hükümleri uyarınca sınırlandırılmıştır. davacının müvekkil şirketten herhangi bir alacağı olmadığından ve söz konusu alacak iddiasının yargılamayı gerektirmesi sebebiyle icra takibine itiraz edilmiştir. haksız şekilde başlatılan icra takibi ve bu dava nedeniyle davacı aleyhine yüzde yirmiden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerekmektedir.
işbu uyuşmazlık konusu teknik ve uzmanlık gerektiren hususlar içermektedir. bu sebeple kara taşıma hukuku konusunda uzman bilirkişice incelenmesi ve değerlendirilmesini..." talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce ... 24.İcra Dairesinin ... takip sayılı dosyası getirtilmiş olup incelenmesinde; alacaklısı ...Şirketi tarafından, borçlu ...Şirketi aleyhine 6.487,28TL asıl alacak, 7.0TL faiz işletilmek kaydı ile tahsili talebi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, yasal süresinde borçlu vekilinin borca ve fer'ilerine itiraz ettiği, itiraz sonucunda icra takibinin durduğu, iş bu itirazın iptali davasının mahkememize İİK.m.67 hükmü uyarınca 1 yıllık yasal süresi içerisinde açılmış olduğu anlaşılmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 886. maddesinde; "Zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı veya 879 uncu maddede belirtilen kişiler, bu Kısımda öngörülen sorumluluktan kurtulma hâllerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz." şeklinde düzenleme yapılmıştır.
... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi'nin 2021/1163 E 2022/55 K sayılı ilamında özetle; "Dava, karayoluyla yurt içi eşya taşıma sözleşmesi uyarınca tüketiciye ait gönderinin tam zıyaından dolayı maddi tazminat talebine ilişkindir.
İstinaf incelemesi; Kamu düzenini ilgilendiren konularda resen, diğer yönlerden HMK'nın 355.maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne ile; 17.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Hüküm, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
TTK'nun 875. maddesinde taşıyıcının ziya ve hasardan sorumlu olduğu belirtilmiş, 882. maddesinde de sorumluluğun sınırları açıklanmıştır. Böyle bir sınırlama CMR madde 23/3'de de öngörülmüş ve buradaki düzenleme TTK madde 882'ye aynen geçmiştir. TTK 882 ve CMR 23/3'e göre ziya haline özgü olmak üzere, hesaplanan tazminat hiç bir zaman eksik brüt ağırlığın kilogramı başına 8,33 Özel Çekme Hakkını aşamayacaktır.
Sınırlı sorumluluk durumu bu olmakla beraber TTK madde 886'da "Sorumluluğu sınırlama hakkının kaybı" başlığı altında, taşıyıcının sorumluluktan kurtulma hallerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacağı hallerin belirlendiği görülmektedir. Benzer hükümler, sorumluluğun sınırlanmasının kaybedilmesi bakımından CMR madde 29'da da yer almaktadır. Taşıyıcının taşınan eşyalara zarar veren davranışının kasta dayanmasında taşıyıcının sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaması hususunda bir tartışma yoktur. Buna karşın asıl önemli olan, kastın yanında aynı yaptırımı öngören diğer kavram olan pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinci ile işlemiş bir fiil veya ihmal kavramıdır. Bu kavram yeni bir kusur türüdür. Bu çerçevede her somut olayda, ortaya çıkan zarara sebep olan davranışın pervasız bir nitelik taşıyıp taşımadığı belirlenmelidir. Bu belirlenirken zararı doğuran taşıyıcı yada fiillerinden sorumlu olduğu kişilerin zararın ortaya çıkması ihtimalini öngördüğü, bu öngörü içinde, zararın ortaya çıkma ihtimalinin büyük olduğunu bilip bilmediği esas alınacaktır (Doç.Dr. Burak Adıgüzel Taşıma Hukuku, Adalet Yayınevi, Ankara 2018).
Davalı tarafından düzenlenen 22/11/2011 tarihli faturaya göre toplam ağırlığı 53 kg olan 1 adet şanzumanın taşınması konusunda sözleşme yapıldığı, taşıma konusu eşyanın alıcısına teslim edilmediği, davalı tarafça da kargo teslim teyit belgesinin bulunmadığı, taşıma konusu eşyanın alıcısına hiç teslim edilememesi nedeniyle eşyanın tam ziyaya uğradığı anlaşılmıştır.
Davalı şirketin 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu Çerçevesinde Faaliyet Gösteren Hizmet Sağlayıcılardan olduğu ve posta gönderilerinin alıcıya teslimi aşamasında teslim alanın adı, soyadı, T.C kimlik numarasını kayıt altına almakla, alıcının kimlik bilgilerini vermek istememesi durumda gönderiyi teslim etmemek ve göndericisine iade etmekle yükümlü olduğu, davalının kargonun teslimine dair kayıt sunmadığı dikkate alındığında davalı taşıyıcının oluşan zarardan sorumlu olduğu, zararın 6102 sayılı TTK 886. maddesi gereğince ziyanın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlendiğinin kabulü gerekir. Davalının dava konusu kargonun kaybına ilişkin bir açıklama getirememesinin 6102 sayılı TTK 886. maddesi gereğince taşıyıcının sınırlı sorumluluğunun istinasını oluşturduğundan davalı şirketin sorumluluk sınırlamalarından yararlanması mümkün değildir.
6102 sayılı TTK'nın 880.maddesi uyarınca davalı taşıyıcı eşyanın tamamen veya kısmen ziyaından dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğundan bu tazminat eşyanın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamanındaki değerine göre belirlenir. TTK 880. maddesine göre davalı şirketin eşyanın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamanındaki değeri olarak eşyanın piyasa fiyatına göre ilk derece mahkemesince alınan 06/05/2020 tarihli rapor uyarınca davacının zararının 25.222,32 TL şanzımanın olduğunun belirlendiği, mahkemece davacının dava dilekçesinde şanzumanı 17.0000,00 TL'ye satın aldığını beyanı davacının zarar miktarı kabul edilerek toplam zarar 17.000,00 TL olarak belirlenmiştir.
Somut olayda, 22/11/2017 tarihli kargo fişinde, dava konusu 1 paket 1 adet şanzumannın kargo gönderisi içerisinde olduğu belirtilmiştir. Davacı tarafça, bedelinin tazmini talep edilen eşyaların alış faturasını deliller arasında gösterilmediği anlaşılmakla, ilk derece mahkemesince bu hususta davacıya süre verilmesine rağmen davacı verilen sürede faturaları ibraz etmemiştir. Ancak, kargo teslim alma belgesinde açıkça teslim alınan ürünün 1 adet şanzıman olduğunun belirtildiği, bu durumda davalı taşıyıcının kargo içeriği hakkında bilgilendirildiğinin kabulü gerekir. Ayrıca, davalı tarafça dosyaya sunulan kargo ön izleme başlıklı evraklarda davacının gönderisi için kayıp-arama notu düşülmekle, sonrasında 29.11.2017 tarihinde teslim ediliği belirtilmiştir. Davalı tarafa ilgili kargo evraklarının sunulması için süre verilmesine rağmen tüm aramalara rağmen bulunmadığı gerekçesiyle yerine getirmemiştir. Davalının yargılama aşamasında ve istinafında teslimi gereken ürünün dava konusu kargonun şirkette muhafaza edildiği iddiasına mahkemece itibar edilmemesi yerindedir. Bu nedenlerle davacının beyanının somut olayla örtüştüğü kanaatine varılmakla, davacının beyanına göre davaya konu emtianın, taşınmak üzere taşıyıcıya teslim edildiği yer ve zamandaki gerçek piyasa değerinin 17.000,00 TL olduğunun kabulü ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi yerinde olduğu görülmekle davalı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
Açıklanan nedenlerle; ilk derece mahkemesi dosyasında davanın esasıyla ilgili hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, bu nedenle inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." şeklinde karar verilmiştir.
26/04/2021 tarihli bilirkişi raporu özetle şöyledir;
"Uyuşmazlığa konu davada çekişme konusu emtia-kargonun, davacı yandan davalı taşıyıcı tarafından teslim alındıktan sonra gönderilen alıcısına teslim edilmeyerek ziyar uğratıldığı hususunun ispata muhtaç olduğu.." rapor edilimiştir.
09/08/2022 tarihli bilirkişi ek raporu özetle şöyledir;
"Türk Ticaret Kanunu /Sorumluluğu Sınırlama Hakkının Kaybı / Madde 886 Hükmüne Göre İtirazların İncelenmesi: Somut olayda kargonun alıcısına ulaştırılamadığı ve “kayıp kargo” olarak işlem yapıldığının tespit edildiği, ancak kayıp sürecinin hangi durumdan, hangi eylemden kaynaklı olduğunun tespit edilemediği, kayıp nedeninin çok farklı gerekçelerden kaynaklanmış olabileceği, bu nedenle bu kargonun kaybından davalı taşıyıcının TTK Madde 886'ya göre tazmin yükümlülüğünün olamayacağı kanaatine ulaşıldığı, çünkü dosya kapsamında kayıp gerekçesinin belirtilmediği; Davalı taşıyıcının tazmin sorumluluğunun TTK 886'ya göre yapılması için, Davacı gönderen tarafından kayıp eyleminin bilerek isteyerek, bilinçli bir şekilde pervasızca yapılmış olmasının kanıtlanması gerektiği; zira dosya kapsamına bunu kanıtlar şekilde bir bilgi, belge, delil sunulmadığı; bu tespitler doğrultusunda kök rapordaki görüş ve kanaatimi değiştirecek yeni bir tespite ulaşılamamış olup, Davalı taşıyıcının tazmin sorumluluğunun -kök raporda detaylı olarak hesap edildiği gibi-Türk Ticaret Kanunu/Sorumluluk sınırları/Madde 882 hükümleri gereğince (SDR olarak) hesap edilmesi gerektiği kanaatine ulaşılmış olup taktiri sayın mahkemeye sunulduğu; Davaya Konu Kargonun İçeriği Yönünden İtirazların İncelemesi: KARAYOLU TAŞIMA KANUNU/Gönderenin Sorumluluğu/Madde 8 hükmüne göre Davacı Gönderen kargonun miktarı, içeriği, niteliği gibi bilgileri tam ve eksiksiz olarak bildirmekten sorumlu olup; ayrıca kargo içeriği ve gönderen-alıcı itibariyle ticari bir emtia olması nedeniyle sevkiyat esnasında gönderici-alıcı adına düzenlenen taşıma irsaliyesi/irsaliyeli faturasını da sunması gerektiği kanaatine ulaşılmakta olup taktiri sayın mahkemeye sunulduğu; Davacının kargo içeriği kanaatine ulaşıldığı; yönü ile tazmin talep etmesi halinde kargo içeriğini ispatı gerektiği..." rapor edilmiştir.
24/10/2022 tarihli bilirkişi raporu özetle şöyledir;
"Davalı Taşıyıcının, davaya konu kargoyu alıcısına teslim edemediğinden dolayı TTK 875 hükmü de değerlendirildiğinde, sorumlu olduğu kanaatine ulaşıldığı, TTK Madde 886 Hükmüne göre değerlendirdiğimizde; kargonun hangi nedenlerden dolayı alıcısına ulaştırılamadığının (Hangi nedenlerden dolayı kayıp olduğunun) dosya kapsamına sunulan belge ve delillerden anlaşılamadığı; bu nedenle TTK Madde 886 Hükmüne yer olmadığı kanaatine ulaşıldığı, cinin sınırlı sorumluluğunun: 249,90 SDR x 5,5422 SDR/TRY — 1.385,00 TL olarak hesap edildi. Hem kargo ürün içeriğinin sevkiyat esnasında şerh düşülmemiş olması nedeni ile; hem de TTK 882 Taşıyıcının Sınırlı Sorumluluğu hükmüne göre davaya konu tazmin tutarının SDR olarak yapılabileceği kanaatine ulaşılmakta olup; Davaya konu tazmin tutarının, dosya kapsamına sunulan ürün fatura değeri olan 4.110 TL olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceği kanaatinin sayın mahkemenin taktirine sunulduğu..." rapor edilmiştir.
Tazminat sorumluluğu bakımından yapılan değerlendirmede;
... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi'nin kararında da belirtildiği üzere davalı kargo şirketinin, taşımak üzere teslim aldığı emtianın akıbeti hakkında herhangi bir açıklama getirememesi 6102 sayılı TTK'nın 886. Maddesi gereğince kargo şirketinin sınırlı sorumluluğunun istisnasını oluşturmaktadır. Somut olayda; davacı şirket tarafından davalı kargo şirketine taşınmak üzere mal teslim edildiği sabit olmakla birlikte davalı şirket tarafından söz konusu gönderinin akıbeti hakkında herhangi bir açıklama yapılamamıştır. Bu sebeple TTK 886 uyarınca davalı kargo şirketinin somut olay bakımından sınırlı sorumluluğu bulunmadığı anlaşılmış olup 6102 sayılı TTK'nın 880.maddesi uyarınca davalı taşıyıcı eşyanın tamamen veya kısmen ziyaından dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğundan bu tazminat eşyanın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamanındaki değerine göre bilirkişi tarafından hesap edilmiştir. Ayrıca davacı tarafından taşınmak üzere davalıya teslim edilen ürünün ..." isminde bir ürün olduğu davacı tarafından fatura ve sevk irsaliyesi ile ispat edilmiştir. Bu doğrultuda her ne kadar bilirkişi tarafından ürünün değeri 480 USD olarak hesap edilmişse de davacı tarafın sunmuş olduğu faturada EUR üzerinden kur çevirme işleminin yapılmış olması ve davacı tarafından EUR olarak davanın ikame edilmiş olması nedeniyle tespit edilen 480 USD mahkememizce dava tarihi itibariyle re'sen Merkez Bankası'nın çapraz kuru(EUR/USD:1.1203) esas alınarak EUR cinsine çevrilmiş ve 480 USD'nin EUR cinsinden karşılığının 428,45 EURO olduğu anlaşılmakla bu miktar üzerinden davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Ayrıca her ne kadar bilirkişi raporunda gümrük komisyonu, ordino bedeli, ardiye masrafı ve gümrük vergileri olarak ilaveten 306 USD hesaplanmış olsa da takip talebinde davacı tarafın bu yönde herhangi bir talebi olmadığından bu bakımdan bilirkişi raporu hükme esas alınmamıştır.
İşlemiş faiz bakımından yapılan değerlendirmede;
Davacı vekili tarafından hasar ihbarında bulunulduğuna ilişkin belge sureti mahkememize sunulmuş olsa da söz konusu belgenin davalıya ulaştığına dair herhangi bir ibare bulunmadığı, hasar ihbarına ilişkin belgenin davalı tarafa ulaştırıldığının davacı tarafça ispat edilemediği anlaşılmakla icra takibine kadar işlemiş faize ilişkin açılan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Netice itibariyle; davacı tarafından davalıya taşınması amacıyla "..." isminde bir ürünün teslim edildiği, davalı tarafından taşıma esnasında söz konusu ürünün kaybedildiği ve yargılama sürecinde söz konusu ürünün nerede olduğuna ilişkin davalı tarafça herhangi bir açıklamada bulunulamamış olması nedeniyle davalı tarafın TTK 886 uyarınca bahse konu ürünün tamamını tazmin ile yükümlü olduğu anlaşılmakla bilirkişi tarafından yapılan hesap doğrultusunda ürün bedeli kadar kısım bakımından davanın kabulüne ve alacak likit olduğundan icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
Davanın KISMEN KABULÜNE,
1-Davalı tarafından ... 23. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN KISMEN İPTALİNE, takibin takip talebindeki şartlarla 428,45 EURO asıl alacak üzerinden aynen DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Alacağın % 20'si olan 85,69 EURO icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 195,37TL karar harcından, 102,30TL peşin harç ve icraya yatırılan tamamlanma harcı toplamının mahsubu ile geriye kalan 93,07TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 102,30TL peşin harç ve icraya yatan harç toplamının davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
5-1.320,00TL Arabuluculuk ücretinin 630,27TL'sinin davalıdan, 689,73 TL'sinin ise davacıdan alınıp maliyeye irat kaydına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2 maddesi uyarınca gereği takdir ve tayin olunan 2.860,10-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2 maddesi uyarınca gereği takdir ve tayin olunan 3.133,91-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
8-Davacı tarafından yapılan 54,40Tl başvuru harcı, 7,80TL vekalet harcı, 6.150,00TL bilirkişi ücreti, 214,75TL tebligat ve posta ücreti olmak üzere toplam 6.426,95TL'nin kabul ve red oranına göre 3.068,73TL'sinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
9-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/05/2024
Katip
E-imzalıdır
Hakim
E-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!