WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 30 Haziran 2026

İSTANBUL 3. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2020/371 Esas
KARAR NO : 2024/206

DAVA : Şirketin Feshi
DAVA TARİHİ : 19/12/2019
KARAR TARİHİ : 21/03/2024

Mahkememizde açılan davanın yapılan yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; müvekkilinin tek ortaklı yetkili olduğu şirketin 15.04.2014 tarihinde ... ve müvekkilinin ortak olarak gösterildiği şirketin ana sözleşmesi ile kurulduğunu, ilk yetkili müdürünün ... olduğunu, ...'ın15.10.2014 tarihinde müvekkilinin akli dengesinin olmamasından yararlanarak şirketin tüm yetkilerini müvekkiline devrettiğini, bu devirin Ticaret Sicil Gazetesinde 04.12.2015 tarihinde yayınladığını, diğer ortak ...'ın ... 2. Noterliğinin ... yevmiye nosu ile ... tarihinde Limitet Şirket Pay Devri sözleşmesini imzalayarak tüm yetkileri ...' ya devrettiğini, bu devir ile ...'nın tek yetkili olduğunu, ...'nın kısıtlı olduğunu ,akli dengesinin akıllıca yaşam sürebilmesi için yeterli olmadığını ,iradesinin verdiği kararlar ve hareketleri üzerinde olumsuz etki yaratacağının, kendi işlerini görecek güce sahip olmadığını,sürekli yardıma muhtaç olduğunu hastalığının sürekli olduğu sebebi ile ... l.Sulh Hukuk Mah. ... E., ... K.,17.04.2019 tarihli kararı ile kısıtlı olması sebebi ile vasi ataması yapıldığını, bu karar ile müvekkili olan babası ...'nın velayeti altına alındığını, vasisi olan müvekkili ...'nın akli dengesinin yetersizliğinden faydalanmak isteyen kişiler hakkında ... Cumhuriyet Savcılığında... Esas ile soruşturma açıldığını, dosyanın incelenmesi sonucunda; davacının tek ortağı ve yetkilisi olduğu davalı ... Ltd. Şirketi'nin TTK m. 636 ve devamı maddeleri uyarınca haklı nedenle feshi talebine ilişkin olduğunu, ancak gerekli araştırmanın yapılmadığını, ...'nın akli dengesi ile ilgili Adli Tıp Kurumundan gerekli kısıtlı olduğuna dair raporlar alınmadan 2018 yılında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilerek müvekkilinin mağduriyetine sebebiyet verildiğini, ...'ya 21.04.2014 tarihinde ...Hastanesinin vermiş olduğu raporda ... Duygulanım Bozukluğu sebebi ile hastaneye yatan ve tedavi sonucunda toplum açısından psikiyatrik hastalığa bağlı tehlikelilik durumu devam ettiğinden 5 yıl süreli 8 ay aralar ile olduğu yere en yakın devlet hastanesi psikiyatri kliniğinde tıbbi kontrol ve takibinin gerektiği şeklinde rapor verildiğini, ...'ya 2011 yılında isnat edilen hakaret ve tehdit suçlarına yönelik olarak ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinde açılan ...esas sayılı davada fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve fiil ile ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin bulunup bulunmadığı ve cezai ehliyetinin bulunup bulunmadığı ve TCK 32/1-2 kapsamında kalıp kalmadığı hususu ile ilgili olarak Adlı Tıp tan rapor alınmasının istemi üzerine ... Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı tarafından 11.05.2018 tarihli raporda Bipolar Bozukluk tanısı konularak ... denilen akıl hastalığının olduğu tespit edilmdiğini, akıl hastalığının cezai sorumluluğunu ortadan kaldıracak derecede olduğunu akıl, hastalarına özgü güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına karar verilmesine ilişkin bir rapor verildiğini, raporlardan anlaşılacağı üzere ...'nın akli dengesi yerinde olmayan ve buna bağlı olarak eylem ve fiillerinin sonuçlarını idrak edemeyecek ölçüde kısıtlı olduğundan şirket kurma ve şirket yönetme yetkisine haiz olmadığını, vasi olan müvekkilinin oğlunun durumunu bildiğinden ve oğlunun akıl hastalığını kullanarak ona şirket kurdurduklarını öğrendiği andan itibaren gerekli yerlere başvurduğunu, ... Vergi Dairesine başvurarak şirketi kapatma talebinde bulunduklarını, ...'nın şirket yetkilisi olması sebebi ile kendisinin Bağkur kurumuna bağlı gözüktüğünü, kısıtlı olduğu için ve kısıtlılık oranın % 50'nin üzerinde olduğundan malulen emekli olma durumunun da bu olay sebebi ile ortadan kalktığını, şirketin tek yetkilisi olması sebebi ile de Bağkur kurumuna ve ilgili vergi dairesine de borçlandırıldığını, ...'nın kısıtlılığından faydalanarak kendisine hisse devri yapıldığını ve tek müdür haline getirilerek tüm sorumluluklar ve borçların ...'ya geçtiğini, bu sebeple bugüne kadar hangi belge kurum vb. resmi evraklara imza atarak sorumluluk altına girdiği bilinmediğinden tüm bu işlemlerin mahkeme sonuna kadar tedbiren ivedilikle durdurulmasını talep ettiklerini, T.T.K'nın 638/2 maddesi gereğince ...'nın akıl hastası olması sebebi ile kısıtlı olduğunu, bu kısıtlılığının hak ve cezai ehliyetini de kaldırdığını, akli dengesinin kısıtlı olmasının şirketin feshinde haklı sebep olduğunu, ortaklıktan çıkma için haklı sebep olduğunu, ...'yı sorumluluk altına sokacak tüm işlemlerin hukuken iptali gereken işlemler olduğunu, müvekkilinin vasi olarak oğlu ...'nın kalıcı akıl hastalığı sebebi ile kısıtlı olmasından dolayı daha fazla mağdur olmaması adına iş bu davayı açmanın zorunlu hale geldiğini, şirketin tek ortak ve yetkilisi olan ...'nın kalıcı akıl hastalığı ve kısıtlılığından dolayı şirketin yetkilisi ve tek ortağı olarak şirketin devamının hukuken mümkün olmadığından haklı nedenlerden dolayı şirketin feshini talepin zorunlu olduğunu, ...'nın tek yetkili kaldığı şirketin borca batık olduğunu, TTK. 376/2 maddesine göre; son yıllık bilançoya göre, sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının üçte ikisinin zarar sebebiyle karşılıksız kaldığının anlaşıldığı takdirde, derhâl toplantıya çağrılan genel kurulun sermayenin üçte biri ile yetinme veya sermayenin tamamlanmasına karar vermediği takdirde şirketin kendiliğinden sona ermesi demek olduğunu, müvekkilinin vasisi olduğu ...'nın hukuki sorumluluğunu yerine getirme yetisinin olmadığını, bu sebeple şirketin kendiliğinden sona ermesi kararı verilmesini talep ettiklerini, bu nedenlerle;.şirketin tek yetkilisi olan ...'nın akıl hastalığının süreklilik arz etmesi, hak ve ceza ehliyetinin olmadığı, kısıtlılık halinin varlığı sebebi ile şirketin devamının mümkün olmadığından ...Tic.Ltd.Şirketinin feshine, şirket adına yapılan tüm işlemlerin ...'nın akıl hastalığı sebebi ile hukuki sorumluluğu olmadığından iptaline, şirket ortaklığından çıkarılarak sona erdirilmesine, TTK 376/2 gereğince şirketin kendiliğinden sona erdirilmesi kararı verilmesine, mağduriyetinin önlenmesi zımmında bugüne kadar hangi belge, kurum vb. resmi evraklara imza atarak sorumluluk altına girdiği bilinmediğinden, tüm bu işlemlerin mahkeme sonuna kadar tedbiren ivedilikle durdurulmasına, şirketin haklı sebebe dayanarak feshine ilişkin mahkeme kararının gerekli birimlere bildirilerek ilişiklerinin kesilmesine, şirket ile ilgili tüm işlemlerin şirketin kurulduğu tarihten itibaren geçersiz sayılmasına, fazlaya dair talep ve her türlü dava açma hakları saklı kalmak kaydı ile mahkeme masrafları ve ücreti vekaletinde ilgililere yükletilmesini talep etmiştir.
Davalı tarafa yargılamanın her aşamasında usulünce tebligat yapılmış olup esasa karşı beyanda bulunulmamıştır.
Dava, TTK'nin 636. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca davalı şirketin feshi koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespiti talebine ilişkindir. İlgili mevzuat hükmü şöyledir:
"Haklı sebeplerin varlığında her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme istem yerine davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir."
Somut olayda davalı şirket tek ortaklı olup kural olarak tek ortağın alacağı kararla şirket feshine karar verilebilmesi mümkündür. Dolayısıyla kural olarak tek ortaklı şirketlerde şirket yetkilisinin ya da temsilcisinin fesih istemini mahkemeye yöneltmesinde hukuki yarar bulunmamaktadır. Bununla birlikte, davacı tarafından şirketin tek ortağının akıl sağlığının yerinde olmadığı, şirketin kuruluş tarihinden itibaren yapılan işlemin anlam ve sonuçlarını algılama kabiliyetini haiz olmadığı, kısıtlı olduğu belirtilerek şirketin feshi istenilmiş ise de uzun süren araştırma sürecinin sonunda Adli Tıp Kurumu Başkanlığınca dosyaya sunulan 26.02.2024 tarihli raporda anılan şirketin kuruluş tarihi itibarıyla ...'nın akıl sağlığının yerinde olduğu belirtilmiştir. Nitekim dava dilekçesinde belirtilen kısıtlama kararının da kaldırıldığı, vasinin görevine son verildiği ve kararın kesinleştiği dosya kapsamı itibarıyla sabittir. Hukukî yarar HMK 114 -h md. gereği dava şartıdır. Hâkim önüne gelen bir davada dava şartlarının mevcut olup olmadığını re'sen gözetecektir. Somut olayda, dava şartlarından olan hukukî yararın bulunmaması sebebiyle HMK 115/1-2 md. uyarınca davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM / Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Hukuki yarar yokluğundan davanın reddine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-₺'den başlangıçta peşin alınan 44,40-₺'nin mahsubu ile bakiye 383,20-₺'nin davacı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca davacı tarafa iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 21/03/2024

Başkan ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza