WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Temmuz 2026

İSTANBUL 3. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2019/49 Esas
KARAR NO : 2024/315

DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 01/04/2019
KARAR TARİHİ : 25/04/2024

Mahkememizde açılan davanın yapılan yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; müvekkili ile davalı-birleşen davanın davalısı ... Ltd. Şti. arasında 26/10/2013 tarihli "..."nin akdedildiğini, anılan sözleşmeye göre 26/10/2013-31/08/2014 tarihleri arasında... adresinde kaim ...'nin pazarlama ve satış danışmanlığı ile pazarlama ve satış yönetimi hizmetinin müvekkili tarafından verilmesi hususunda anlaşmaya varıldığını, sözleşmenin 3 maddesinin atfı ile 9 madde gereği sözleşme süresinin taraflar arasında yenilenerek 31/08/2014 tarihinden sonra da devam ettiğini, anılan sözleşme uyarınca müvekkilinin satış ve pazarlamasını yaptığı ünitelerin bir kısmına ilişkin davalıya fatura kestiğini ancak davalı tarafın faturayı almaktan imtina ettiğini, 24/08/2016 tarihli ... sıra numaralı fatura nedeni ile müvekkilinin davalıdan 711.594,23-₺ alacağının bulunduğunu, iş bu fatura borcundan dolayı davalı hakkında asıl dava konusu olan ... 21. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sırasında 220.980,79-₺'lik kısmı yönünden, birleşen dava konusu olan ... 21. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sırasında ise 490.613,44-₺'lik kısmı yönünden ilâmsız icra takibi başlatıldığını, davalının anılan takiplere haksız itirazı nedeni ile takiplerin durduğunu belirterek asıl ve birleşen davaya konu icra takiplerine ilişkin itirazın iptali ile takibin devamına ve davalının icra takiplerine konu alacak tutarı üzerinden %20 icra inkâr tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; taraflar arasında 26/10/2013 tarihli "..."nin akdedildiğini, anılan sözleşme uyarınca davacının bir çok hizmet görme yükümlülüğü altına girmesine rağmen bunların pek azını yerine getirdiğini, sözleşmenin 9. maddesinde yer alan taahhütleri yerine getirmediğinden davacı ile sözleşmenin yenilenmediğini, bu hususta ispat külfetinin davacının üzerinde olduğunu, bu aşamadan sonra davacıya verilen münhasırlık yetkisinin ortadan kalktığını, müvekkili şirket tarafından davacıya yalnızca aracılık ettiği satışlara ilişkin hizmet bedeli ödendiğini, bizzat müvekkili şirket tarafından yapılan satışlarda davacı şirketin bir emeği bulunmadığından bu satışlara ilişkin davacının aracılık ücreti talebinin mesnetsiz olduğunu, davacının fatura bedeline karşılık 2 ayrı icra takibi başlatmasının da bu durumu desteklediğini belirterek davanın ve birleşen davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
... 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E.K. sayılı 08/04/2019 tarihli kararı ile mahkememiz dosyası ile birleştirilmesine karar verilen dosyanın davacısı dava dilekçesinde özetle; müvekkili pazarlama ve satış danışmanlığı alanında faaliyet gösteren bir şirket olup önceki unvanının ... Tic. Ltd. Şirketi olduğunu, müvekkil şirket unvan değişikliği ile yeni unvanının ... Şti. Olduğunu, davacı ile davalı arasında 26.10.2013 tarihinde '... adresinde kain ... Projesinin pazarlama ve satış danışmanlığı ile pazarlama ve satış yönetimi hizmetinin (26.10.2013 ile 31.08.2014 tarihleri arasında) davacı tarafından verilmesi hususunda anlaşmaya varıldığını, davalı, satılan her bir ünite hakkında satış bedelinin %3,5'ini davacıya, hizmet bedeli olarak ödeyeceğini taahhüt ettiğini, davalının, dava konusu yerde 20 adede kadar ünite pazarlama yetkisi bulunmakta olduğunu, bunun dışında hiçbir yetkisi bulunmadığını, Aktin yürürlüğü süresince satış ve pazarlama yetkisinin davacıda olduğu, 3.kişilere satış ve pazarlama yetkisinin verilmeyeceği de taraflarca kabul edildiğini, davacının icra takibine konu ... tarihli ... nolu fatura nedeniyle davalıdan 711.594,23 TL alacağının bulunduğunu, bu borç nedeni ile ... 21 İcra müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından 220.980,79 TL.lik ve ... 21. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasından ise 490.613,44 TL.lik icra takibi başlatıldığını, mahkememiz dosyasında davaya konu icra takip dosyasının ... 21. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı icra takip dosyası olduğunu, Davalının (borçlunun) haksız ve kötü niyetli itirazı nedeniyle icra takibi 490.613,44 TL üzerinden durduğunu belirterek mahkememiz dosyası ile .. 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasıyla itirazın iptali davasına konu alacak aynı faturadan kaynaklanması nedeniyle her iki davanın birleştirilmesine aksine bir kanaatte ise eksikliklerin tamamlanmasıyla; davanın kabulüne, davalının haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile davalının ödeme emrinin tebliğ ettiği tarihden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte 490.613,44 tl. üzerinden takibin devamına, icra takibine konu 490.613,44 tl. üzerinden %20 icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın temelini ve muhtevasını teşkil eden, taraflar arasında akdedilen 26/10/2013 tarihli ... ile Satış Yönetim Sözleşmesinin 12. maddesinde ihtilaf halinde İstanbul mahkemelerinin yetkili olduğuna ilişkin hüküm bulunduğu, tarafların tacir olduğu, HMK'nun 17. maddesine göre yapılan yetki sözleşmesinin taraflar açısından bağlayıcı olması nedeni ile davalının yetki itirazının reddine karar verilmiştir.
Dava ve birleşen dava, taraflar arasında akdedilen, 26/10/2013 ile 31/08/2014 tarihleri arası geçerli olacağı düzenlenen "..." uyarınca davacı-birleşen davanın davacısı ... Ltd. Şti.'nin edimlerini yerine getirip getirmediği, anılan sözleşmenin süresinin bitiminden sonra yenilenip yenilenmediği, davacının anılan sözleşme gereği dava ve birleşen davaya konu icra takip dosyalarına dayanak fatura nedeni ile takip tarihleri itibari ile alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise takip tarihi itibari ile alacaklı olduğu miktarların tespiti talebine ilişkindir.
Uyuşmazlığın sözleşme ilişkisi ve dayanak faturalardan kaynaklanması nedeni ile taraflar arasında akdedilen 26/10/2013 ile 31/08/2014 tarihleri arası geçerli olacağı düzenlenen "... ile Satış Yönetim Sözleşmesi" uyarınca davacı-birleşen davanın davacısı ... Ltd. Şti.'nin edimlerini yerine getirip getirmediği, anılan sözleşmenin süresinin bitiminden sonra yenilenip yenilenmediği, davacının anılan sözleşme gereği dava ve birleşen davaya konu icra takip dosyalarına dayanak fatura nedeni ile takip tarihleri itibari ile alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise takip tarihi itibari ile alacaklı olduğu miktarların tespiti için taraflarca dosyaya sunulan tüm deliller, icra dosyaları ve tarafların dava konusu döneme ilişkin ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. 07/06/2021 tarihli bilirkişi heyeti raporunun sonuç kısmında "...Sözleşmenin 3 nolu ve 9.1 nolu maddesi hükümlerine göre; sözleşme 26.10.2013 ile 31.08.2014 tarihleri arasında geçerli olacaktır. Sözleşme süresinin bitiminden (yani 31.08.2014 tarihinden) en az 15 gün önce taraflardan herhangi bir yazılı olarak fesih bildiriminde bulunmadığı takdirde, sözleşme aynı şartlarla 1 yıllık sürelerle yenilenmiş sayılacaktır. Taraflara arasındaki sözleşmenin normal süresi 31.08.2014 tarihi itibariyle sona ermişse de, davalı veya davacı tarafından 15 gün öncesinden fesih ihbarında bulunulmadığı için sözleşmenin 31.08.2015 tarihine kadar yenilendiği, yine 31.08.2015 tarihinden 15 gün öncesinden fasih ihbarında bulunulmadığı için de 31.08.2016 tarihine kadar yenilendiği kanaatine varılmaktadır. Ayrıca sözleşmenin, 9.3 ve 9.6 nolu madde hükümlerine istinaden de davalı/işveren tarafından feshedilmediği anlaşılmaktadır. Dava dosyası içeriğinde, sözleşmenin taraflardan herhangi biri tarafından feshedilmesine yönelik “yazılı bir Fesih Bildirimine” rastlanmamıştır. Dava konusu alacağı içeren 24.08.2016 tarihli faturanın düzenlendiği tarihte sözleşme davalı ya da davacı tarafından feshedilmemiş olduğundan ve sözleşme konusu bağımsız bölümlerin satım) için davacı/yükleniciye “münhasırlık (tekel) hakkı” verilmiş olduğundan; atimizce, 24,06,2016 tarihine kadar satılmış olan bağımsız bölümlerip-tamamının davacı/yüklenicinin aracılığı neticesinde satılmış olduğu Fiili Karfne olarak kabul edilmelidir, Dolayışıyla da, 24.08.2016 tarihine kadar yapılmış olan bağımsız bölüm satışlarını tamamından dolayı davacı/yüklenicinin, satım bedelinin 43.5'i tutarında hizmet bedeli alacağına hak kazandığı kabus edilmelidir. Bunun sonucu olarak, herhangi bir bağımsız bölümün veya bölümlerin davacı/yüklenicinin aracılığı neticesinde satılmadığını iddia eden dayalı/işveren bu hususu ispat etmeli ve bu suretle söz konusu Fiili Karineyi çlürütmelidir. Herhangi bir bağımsız bölümün veya bölümlerin davacı/yüklenicinin aracılığı neticesinde satılmadığını davalı/işveren ispat edemediği takdirde, davacı/yükleniciye her bir satım için hizmet bedeli ödemekle yükümlü olmalıdır. Takdiri tamiamen Mahkemeye aittir. Sözleşmenin 5.2 nolu maddesi hükmüne göre; davalı/işveren, davacı/yükleniciye yapacağı aracılık bedeli ödemelerini, davacı/yüktenicinin düzenleyeceği fatura karşılığında, faturanın tebliği tarihinden itibaren en geç t0Ü gün içinde yapacaktır. Davacı/yüklenici faturayı, her bir bağımsız bölümün müşteriye satışından sonra müşterinin ön ödemeyi yaptığı ve senetlerin düzenlenip davalı/işveren tarafından alındığı tarihte ya da banka kredisi vasıtasıyla satın alınıyorsa banka onayının alındığı tarihte düzenleyecektir. Davacı/yüklenici, “24.08.2016 tarihli Fatura içeriğinde yer alan KDV dahil 711.594,23 TL tutarında bakiye hizmet bedeli alacağı” olduğunu iddia etmekteyse de; bu alacağının, hangi taşınmazların satım bedelinden kaynaklandığını dava dilekçesinde ve devamındaki dilekçelerinde açıklamamış ve açıklamaları ile uyumlu delilleri sunmamıştır. Bu nedenle, işbu 711.594,23 TL'lik bakiye davacı alacağının, sözleşme kapsamındaki hangi taşınmaz veya taşınmazların, hangi satım bedeli karşılığında müştertlere satılmasından kaynaklandığı ve hangi tutardaki satım bedellerinin X3.5'inden oluştuğu anlaşılamamıştır. Davacı bu hususta gerekli açıklamaları yaptığı takdirde, davacının davalıdan bakiye 711,594,23 TL alacağı bulunup bulunmadığı hususu değerlendirilebilecektir..." şeklinde görüş belirtilmiştir.
Tüm dosya kapsamının değerlendirilmesi sonucunda; davacı tarafından ... tarihli, ... numaralı ve 711.594,23 TL tutarlı hizmet bedeli alacağı faturası düzenlenerek davalıya gönderildiği, davalının faturayı iade ettiği anlaşılmaktadır. Bunun üzerine söz konusu faturanın 220.980,79 TL kısmı için ... 21. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı; kalan 490.613,44 TL kısmı için ise aynı icra müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatılmıştır. Davalı tarafından her iki icra takibine de ayrı ayrı itiraz edilmiştir.
Bu kez davacı tarafından, ... 21. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali için ... 3. Ticaret Mahkemesinin ... Esas; ... 21. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali için ... 15. Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasıyla dava açılmıştır. Her iki dava, mahkememizin huzurdaki dosyası üzerinde birleştirilmiş ve yargılamaya bu dosya üzerinden devam edilmiştir.
Taraflar arasında, 26/10/2013 tarihli ... Danışmanlığı ile Satış Yönetim Sözleşmesi imzalandığı konusunda herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. Sözleşmeye göre, davacı tarafından satışına aracılık edilecek söz konusu projede mevcut daireler yönünden net satış bedelinin %3.5'i kadar komisyon alınacağı konusunda taraflar mutabık kalmıştır. Sözleşmenin geçerlilik süresi 26.10.2013 ile 31.08.2014 tarihleri arasında olacak şekilde belirlenmiştir. Davacı, sözleşmenin 9. maddesi uyarınca, süre bitiminden itibaren kendiliğinden yenilendiğini, sözleşmenin yürürlükte olduğunu ve dolayısıyla özleşme kapsamında anılan tarihten sonra yapılan satışlar yönünden de komisyon hakkedişlerinin satılması gerektiğini ileri sürmüştür. Davalı yanın savunmasında ise davacının sözleşme kapsamında satış hedefine ulaşamadığını, sözleşmesel yükümlülüklerini yerine getirmediğini, sözleşmenin yenilenmediğini, kaldı ki sözleşme yenilense bile davacının satışlara aracılık etmediğini belirtmiştir.
Huzurdaki dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesi uyarınca, genel haciz yoluyla başlatılan icra takibine borçlu tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İcra takibine, bir başka deyişle takip talebine dayanak gösterilen alacak konusu ile dava arasında sıkı bir ilişki mevcuttur. İcra takibi ve buna dayanak gösterilen belgeler çerçevesinde sınırlı bir yargılama yapılmaktadır. Bu kapsamda, davacı tarafından düzenlenen 24.08.2016 tarihli fatura içeriğinde yer alan alacak isteminin yerinde olup olmadığı ile sınırlı bir yargılama yürütülmüştür. Davacı taraf, 31.08.2024 tarihinden sonra satışı yapılan tüm dairelerin listesinin çıkarılmasını, bunun üzerinden alacağının tespit edilerek hesaplanmasını ve davalıdan tahsilini talep etmektedir. Az önce belirtildiği üzere, davalı tarafından ise fatura konusu aracılık hizmetinin sunulmadığı savunulmaktadır. Davacının delil listesi incelendiğinde, "... icra dosyası, tanık beyanları, Yargıtay kararları, bilirkişi incelemesi, keşif, ticari defter ve kayıtları, cari hesap ekstreleri, faturalar, hesap defterleri, yemin, tapu kayıtları, sözleşme, vergi dairesi kayıtları, karşı tarafın delillerine karşılık delil sunma hakkımız saklı kalmak kaydıyla kanunen muteber ve sair deliller"e dayanıldığı görülmektedir. Tapu Müdürlüğünden söz konusu projeye ilişkin satış kayıtları talep edilmiş ve ilk daire satışının 22.05.2015 tarihinde yapıldığı görülmüştür. Bir başka deyişle, sözleşmenin ilk imza tarihinde yürürlükte kalacağı tarih olarak belirlenen 26.10.2013 ile 31.08.2014 tarihleri arasında herhangi bir taşınmaz satılı yapılmadığı tespit edilmiştir. Öte yandan, davacının fatura düzenlediği tarih olan 24.08.2016 itibarıyla bir kısım satışların yapıldığı, ancak davacının bunlara aracılık ettiği ve sözleşmesel yükümlülüklerini yerine getirerek satış bedeline hak kazandığı iddiasını delillendiremediği, takip talebinde, dayanak belgede, fatura içeriğinde ve dava dilekçesinde hangi dairelerin satışı nedeniyle komisyona hak kazandığını ortaya koymadığı, mahkememizce alınan tanık beyanlarında da satış, daire ve tarih bilgilerinin ortaya konulamadığı, dolayısıyla alacak talebinin yerinde olmadığı sonucuna ulaşılmış; aynı fatura alacağına dayalı olan asıl ve birleşen davanın ayrı ayrı reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM / Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Asıl ve birleşen Davanın reddine,
2-Asıl dava yönünden Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-₺ maktu karar ve ilam harcının, peşin alınan 2.668,90-₺ harçtan mahsubu ile bakiye 2.241,30-₺ harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Birleşen dava yönünden Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-₺ maktu karar ve ilam harcının, peşin alınan 5.925,39-₺ harçtan mahsubu ile bakiye 5.497,79-₺ harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Asıl dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen dava değeri üzerinden davalı vekili lehine hesaplanan 35.147,12-₺ vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
Birleşen dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen dava değeri üzerinden davalı vekili lehine hesaplanan 74.685,88-₺ vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca taraflara iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 25/04/2024

Başkan ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza