T.C.
İSTANBUL
21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/50 Esas
KARAR NO : 2024/378
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 04/02/2023
KARAR TARİHİ : 06/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile, 19.09.2022 tarihinde davalı şirket sigortalısı olan ve ...'un maliki ve ... Sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı aracın karışmış olduğu tek taraflı kaza sebebiyle araçta yolcu olarak bulunan müvekkilin kızı olan ... TC Kimlik numaralı ...'un vefat ettiği, söz konusu kazada müvekkilinin Kızı olan ... kusuru bulunmadığı, söz konusu kazayla ilgili ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ... Soruşturma numarasıyla soruşturma yapılmış olan mütevefanın oğlu olan ...Hakkında Takipsizlik kararı verildiği, dosyanın celbini Talep ettilerini, Söz konusu kazada ...'un Vefat etmesinden dolayı Davacı Müvekkili Müteveffanın desteğinden yoksun kaldığını defin ve cenaze giderleri olduğunu, Müvekkilinin bu zararlarının karşılanması için Davalı Sigorta Şirketine 04.11.2022 Tarihinde başvuruda bulunduğunu davalı sigorta şirketi tarafından bu zararların karşılanmadığını, bunun üzerine ... Arabuluculuk Merkezine başvuru yapıldığını ... Sayılı dosya numarasıyla arabuluculukta herhangi bir anlaşma sağlanmadığını, Bunun üzerine 11.01.2023 tarihli son tutanak düzenlendiğini, Müvekkilinin kızını kaybettiği ve maddi zarara uğramasına neden olan kazaya sebep olan aracın poliçesi davalı şirket tarafından yapıldığını, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarına uyarınca sigortacı, sigortalısının 3.kişilere vermiş olduğu maddi ve bedeni zararlara karşı teminat limitleri dahilinde kalmak kaydıyla, müştereken ve müteselsilen sorumlu bulunduğunu, Müvekkilin, murisin desteğinden yoksun kaldığından, cenaze giderleri, defin giderleri dahil her biri maddi bir zarar kalemi oluşturduğundan sigorta şirketince bu zararların doğrudan tazmin edilmesi gerektiğini, Bu nedenle müvekkilinin uğramış olduğu zararların ticari faizle birlikte talep etme zorunluluğu hasıl olduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkilinin uğramış olduğu destekten yoksun kalma zararının tam ve kesin olarak belirlenebildiği anda attırılmak üzere şimdilik 100.00,-TL destekten yoksun kalma ve 100,00-TL de Defin ve Cenaze giderlerinin davalıdan ticari faizi ile birlikte tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini, müvekkili adına saygıyla arz ve talep ettiğini ihtiyati tedbir kararı verilerek takibin durdurulmasını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile, davalı vekili davayı kabul anlamına gelmemek üzere, müvekkili şirketin yalnızca dava tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu olduğunu zamanaşımı ilk itirazlarının kabulünü ve davanın usulden reddini, davanın görevsiz ve yetkisiz mahkemede açılmış olduğunu bu nedenle davanın reddini, Sayın mahkeme aksi kanaatte olması halinde kusur ve tazminat miktarı yönünden bilirkişi incelemesi yapılmasını, başvuranın tazminat taleplerinin davacının kusur durumu ve poliçe teminat kapsamı dikkate alınarak reddini, davanın usulden ve esastan reddini, davacı tarafça belirtilen faiz başlangıcının ve yasal faizi talebinin reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin başvuran tarafa tahmiline karar verilmesini vekaleten arz ve talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; trafik kazası nedeniyle ZMMS dayalı tazminat isteminden ibaretttir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. Maddesi "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir" şeklindedir.
Aynı kanunun 4. Maddesi "Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;... öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır." demek sureti ile ticari dava kavramını açıklamıştır.
Somut olayda; davacı asilin gerçek kişi olması göz önünde bulundurularak uyuşmazlıkta mahkememizin görevli olup olmadığının belirlenmesi için araştırma yapılmıştır. Yapılan incelemede davacının ticaret sicil kaydı bulunmadığı, vergi mükellefiyetine ilişkin bir kaydın ise esnaf sınırını aşmadığı anlaşılmaktadır.
Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır.
6100 Sayılı Kanunun 2. Maddesinde bulunan "Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir" düzenlemesi ile Asliye hukuk mahkemeleri genel görevli mahkeme olarak belirlenmiştir. Davacı ile davalı arasındaki uyuşmazlığın çözümünde genel yetkili mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu değerlendirilip HMK’nın 114/1-e ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ nedeniyle Davanın Usulden REDDİNE,
2-Görevli Mahkemenin Nöbetçi İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine,
3-Daha önce aynı konuda Nöbetçi İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilmiş ve istinaf edilmeksizin kesinleşmiş görevsizlik kararı bulunduğundan mahkememiz kararının istinaf edilmeksizin kesinleşmesi halinde görev uyuşmazlığının çözümü için dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesine gönderilmesine,
4-Yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi.06.06.2024
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!