T.C.
İSTANBUL
21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/641 Esas
KARAR NO : 2024/219
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 23/10/2023
KARAR TARİHİ : 04/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili ile davalı arasında 15.03.2022 tarihinde imzalanan sözleşmede ...'un, Irak vatandaşı ...ile Türk vatandaşlığı ve ikametgah işlemlerinin yapılması amacıyla 1.000,00 USD peşin ödemek üzere kalan tutar da göç idaresinden kabul yazısı geldiğinde müşteri tarafından davalı şirkete ödenmek üzere toplam 2.500,00 USD bedelli iş takibi sözleşmesinin yapıldığını, yapılan sözleşmede oturma izninin çıkmaması halinde müşteriden alınan tutarın kesintisiz olarak müşteriye iade edileceğinin beyan edildiğini, işlem süresinin 6 ay olması ve bu sürenin dolmuş olmasına rağmen müvekkiline oturma izni çıkmadığını, davalı ...'un işlem gerçekleşmediği takdirde geri ödeyeceğini beyan ettiği parayı iade etmemesi üzerine dolandırıcılık suçunu işlediğinden bahisle ...Cumhuriyet Başsavcılığına nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği kanaatinde olduklarından ...Cumhuriyet Başsavcılığının muharebe kanalı ile 31.08.2023 tarihinde şikayeti yapıltığını, buna ek olarak müvekkiline ödeyeceğini beyan ettiği tutarı zaman içerisinde ödememesi üzerinde 29.08.2023 tarihinde İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... e sayılı dosyası kapsamında takibe geçildiğini, başlatılan icra takibine davalının haksız ve kötü niyetli olarak ödeme emrine itiraz ettiğini, takibin durduğunu, davalı tarafından yapılan itirazın iptalini ve takibin devamını, davalının haksız itirazı nedeniyle %20'den aşağıda olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesini, davanın kabulünü ve yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile, açılan davanın haksız olduğunu, müvekkilinin ...Ltd. Şti.'nin sahibi olduğunu ve göç danışmanı olarak hizmet verdiğini, müvekkilinin yabancılara Türkiye'de yapılacak işler konusunda yol gösterici konumunda olduğunu, müvekkilinin, davalıya gerekli evrakları ve süreci anlattığını, genel olarak bir fiyat üzerinden anlaşmaya vardıklarını, davacının, müvekkiline bir ücret ödediğini, ancak ilerleyen 1-2 günlük süreçte davacı ile müvekkili arasında anlaşmazlık yaşandığını ve böylelikle danışmanlığın iptal edildiğini, müvekkiline tebliğ edilen evraklarda sözleşme olduğu iddia edilen ek, siyah sayfadan oluştuğunu ve yazıldığının anlaşılmadığını, mahkemece düzenlenen tensip zaptında davacıya sözleşme aslını sunmak için 2 haftalık süre verilmiş olmasına rağmen davacı tarafından sunulan herhangi bir belge sunulmadığını, hukuki dayanaktan yoksun ve soyut iddialardan ibaret açılan işbu davanın reddini, yargılama ücretlerinin davacı taraf üzerine bırakılmasını ve davacı taraf aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, davacı tarafından başlatılan İstanbul ... İcra Müd. dosyasına davalı yanca yapılan itirazın İİK 67 ve devamı maddeleri uyarınca iptaline karar verilmesi isteminine ilişkindir.
HMK.nun 1. Maddesine göre, göreve ilişkin kurallar kamu düzeninde olup, aynı yasanın 114/1-c bendi uyarınca dava şartı olan bu husus, HMK.nun 115/1 maddesi gereğince mahkemece davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde mutlak ticari davalar belirtildikten sonra her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları nispi ticari davalar olarak sayılmış ve 5. maddesinde de "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir" hükmü getirilerek görev hususunun kapsamı düzenlenmiştir. Buna göre bir davada Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olabilmesi için mezkur kanunun 4. maddesinde sayılan mutlak bir ticari dava olması veya her iki taraf tacir olup uyuşmazlığın da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bir husustan doğması gerekmektedir.
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un amaç başlıklı 1. maddesinde, "Bu Kanun'un amacı; kamu yararına uygun olarak tüketicinin sağlık ve güvenliği ile ekonomik çıkarlarının koruyucu, zararlarını tazmin edici, çevresel tehlikelerden korunmasını sağlayıcı, tüketiciyi aydınlatıcı ve bilinçlendirici önlemleri almak, tüketicilerin kendilerinin korucuyu girişimlerini özendirmek ve bu konulardaki politikaların oluşturulmasında gönüllü örgütlenmelerini teşvik etmeye ilişkin hususları düzenlemektir. Tanım başlıklı 3. maddesinin (1) sağlayıcı; Kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye hizmet sunan ya da hizmet sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, (k) Tüketici; Ticari-veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, (1) Tüketici işlemi; Mal veya hizmet piyasalarında Kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzer sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi." düzenlemeleri bulunmaktadır.
Somut olayın incelenmesinden; dava konusu hizmet sözleşmesinden kaynaklandığı gibi davacının tacir sıfatı bulunmamaktadır. Yine dava TTK.nun 4/1-a-f bentlerinde sayılan mutlak ticari davalardan (tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın) da değildir. Davanın ticari bir yönü yoktur. 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'unun 3/k-l, 73ce 83/2.maddeleri dikkate alındığında mahkememiz bu davaya bakmakta görevli değildir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi' nin 11/06/2019 tarih 2016/14437 E., 2019/7303 K. Sayılı kararı da aynı yöndedir.
Davacının sıfatına ve sözleşmelerin niteliğine göre davanın Tüketici Mahkemesinde görülmesi gerekmektedir. Görev ile ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında mahkeme tarafından resen gözetilir. Görev ile ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Mahkememizin bu davaya bakmakta göreli olmadığı sonuç ve kanaatine varılmakla dava şartı yokluğu nedeniyle HMK 115/2.maddesi gereğince davanın reddine, dosyanın istem halinde İstanbul Nöbetçi Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115. Maddeleri hükümleri gözönünde bulundurularak GÖREVSİZLİĞİNE, davanın HMK 114/1-c ve 115/2.maddeleri uyarınca görev yönünden USULDEN REDDİNE,
2-Kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde dosyanın görevli olan İSTANBUL TÜKETİCİ MAHKEMESİNE gönderilmesine,
3-Yargılama masraflarına ilişkin kararın HMK 331/2. Maddesine göre görevli mahkemece nazara alınmasına,
Dair, tarafların yokluğunda dosya üzerinden, kararın tebliğinden itibaren 2 Haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 04/04/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
"Bu belge 5070 Sayılı Kanun hükümlerince elektronik imza ile imzalanmıştır."
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!