WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Temmuz 2026

İSTANBUL 21. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/534 Esas
KARAR NO : 2024/244
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/09/2023
KARAR TARİHİ : 24/04/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete, 6758 sayılı Kanunun 19/2. maddesi hükmü uyarınca ve CMK' nın 133. Maddesi gereğince .... Sulh Ceza Mahkemesinin 07/06/2018 tarihli, 2018/ ... D.İş sayılı kararı ile ... Silahlı suç terör örgütü soruşturması kapsamında ...'nun (...) kayyum olarak atandığını, şirketin ... yönetimine geçtiğini, fon kurulunun 27/09/2018 tarihli ve 2018/ ... sayılı kararıyla yeni müdürler kurulu, yönetim kurulu heyeti atanarak göreve başladığını, şirketin tüzel kişiliğinin halen devam ettiğini, ... ... silahlı suç örgütü hakkında .... Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/... esas 2021/... Karar sayılı dosyası üzerine devam eden davada 11/01/2021 tarihinde mahkumiyete ve müsadere kararları verildiğini, söz konusu kararın ... BAM ... Ceza Dairesinin 15/03/2022 tarih ve 2021/... esas, 2022/ ... sayılı kararı ile bozulduğunu, bozma kararı sonrası yeniden başlayan yargılamada .... Ağır ceza mahkemesinin 16/11/2022 tarihinde 2022/158 esas, 2022/279 sayılı kararı ile yeniden mahkumiyet ve müsadere kararları verildiğini, söz konusu karara karşı yapılan istinaf talepleri BAM ... Ceza Dairesinin 2023/... esas, 2023/... karar sayılı dosya üzerinden 12/04/2023 tarihinde reddedilmiş olduğunu, hukuksal süreç halen devam ettiğini, davalı ... ' in davacı şirketin ... kayyumları atanmadan önceki tek ortağı ve yetkilisi olduğunu, ... nin kayyım atandığı tarihten itibaren yapılan işlem ve araştırmalarda davacı şirkete ait tasarruf edilebilir nakit varlığına rastlanmadığını, gerek operasyonel gerekse mali işlemlerini devam ettirecek maddi kaynaklara sahip olmadığının saptandığını, bu nedenle kamu kaynaklarından özel hukuk tüzel kişilerinin finanse edilmesinin söz konusu olamayacağı dikkate alınarak 31/12/2021 tarihinde itibaren şirket için mali müşavir hizmeti alınamadığını ve vergi beyannameleri verilememiş, sonuç olarak mali yükümlülükleri yerine getirilemediğini, şirketin iş ve işlemlerinin devamı sürecinde şirket hakkında başlatılan vergi incelemeleri neticesinde şirket ortağı ve kanuni temsilcisi davalı Cemil adına şirket banka hesaplarından gönderilen tutarların büyük bir çoğunluğunun yasal defterlere ... bankalar hesabının alacağına karşılık ... ortaklara borçlar hesabının borcuna kaydedilmiş olduğunu, yıl sonunda ... ortaklara borçlar hesabının alacaklandırılarak ...-ortaklardan alacaklar hesabının borçlandırıldığını, daha sonrasında ise ... ortaklardan alacaklar hesabının alacaklandırılarak, ... alacak senetleri hesabının borçlandırıldığını, bir kısmını ise ... bankalar hesabının alacağına karşılı ... kasa hesabının borcuna kaydedildiğini, yine ortağı ve kanuni temsilcisi ... tarafından şirket hesabına gönderilen tutarların ...- bankalar hesabının borcuna karşılık ...- kasa hesabının alacağına kaydedilmiş olduğunun tespit edildiğini, söz konusu raporlarda mükellef kurumun 2017 ve 2018 yıllarında şirket parasını ortağına kullandığını, bunun karşılığında herhangi bir faiz geliri hesaplamadığı, dolayısıyla bu gelire ilişkin fatura düzenlenmediği ve yasal defterlerine hasılat olarak da kaydetmediği sonucuna varılarak bir kısım hesaplamalar yapmak suretiyle resen tarhiyat yapıldığını, soruşturma kapsamında kayyum atanan şirketlerin muhasebe işlemlerini yürüten Yeminli Mali Müşavirlik ofisi tarafından verilen 17/05/2023 tarih ve YMM ... sayılı mali durum raporunu sunduklarını, raporda şirket aktifinde görünen alacak senetleri hesabının bütünüyle fiktif olduğu, böyle bir alacak senedi mevcut olmadığı, taraflarına teslim edilmiş herhangi bir alacak senedi olmadığı, şirketin alacak senetleri hesabında görünen 985.552,09 TL'nin yapılan işlemlerle manipüle edilmek suretiyle şirket ortağına kullanıldığını ve işletmeden çekildiği, söz konusu tutarın mali mesuliyet davasına konu edilmesi gerektiğinin değerlendirildiğini, müvekkiline 2018 yılındaki soruşturma kapsamında yukarıda belirtildiği üzere mahkeme kararıyla ... kayyum olarak atanmış olduğunu, dava tarihine kadar şirket alacağının davalıdan tahsil edilmesi mümkün olmadığını, bu nedenle bu davayı açtıklarını, müvekkili şirketin alacağını tahsili amacıyla dava şartı arabuluculuğa başvurduklarını ancak sonuç alınamadığını beyanla, davanın kabulü ile, şirket kayıtlarına göre, kayden şirket ...- kasa hesabında yer alan ancak fiziken var olmayan 26.096,08 TL kasa bakiyesinin ve ...- alacak senetleri hasabında bulunan 985.552,09 TL bakiyenin haksız işlemlerin yapıldığı tarihten itibaren işleyen avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile şirkete ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Şirket yönetimi hakkında Temmuz 2018 yılından itibaren bilgi sahibi olmadığını, iddia edilen zarardan sorumlu olanların şirket ortakları ve yöneticiler olduğunu, bunların kim oldukları Ticaret Sicilde yayınlanan bilgiler olup davacının bunları öğrendiği tarih kayyım olarak ... nin atandığı tarih olması gerektiğini, bu tarihten bir süre sonra ... fon kurulunun 2018/... sayılı kararıyla şirkete yeni müdürler atandığını, ... nin kayyım olarak atadığı müdürlerin, şirketin ortaklarını ve müdürünü bilmemesi düşülemeyeceğini,, buna göre davacı tarafın kayyım olarak atandığı 07/06/2018 tarihi itibarıyla iddia ettiği zararın sorumlularını bildiğinin kabulü gerektiğini, davacının iddia ettiği zararı öğrendiği tarih de tespit edildiğinden, o tarihten 2 yıl geçtiğini, tazminat talebinin zamanaşımına uğradığını, davacı taraf ile aralarında menfaat çatışması olduğunu, hissedarı olduğu şirketin taraflarına dava açtığını, bu nedenle davacı şirket ile şirket ortağı arasında menfaat çatışması dikkate alınarak davacı tarafa dava açmak üzere yetki ile birlikte kesin süre verilmesini talep ettiğini, kayyum yönetimi tarafından davacı şirketin devir alındığı gün kasada para eksiği bulunduğuna dair herhangi bir tutanak tutulmamış ve kanunla kendilerine verilen yönetiminde bulundukları şirketi basiretli tüccar olarak yönetme görevini yerine getirmediklerini beyanla, davanın öncelikle usulden, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
...'den işlem dosyası getirtilmiş ve incelenmiştir.
Davacı vekili vekaletnamesini sunmuş, vasi atanmasına ilişkin karar örneği dosyaya getirtilmiştir.
Mahkemece resen seçilen mali müşavir bilirkişi tarafından sunulan raporda; "Davacı tarafın, Açılış ve 2018 yılı hariç (2018 yılı yevmiye defteri kapanışı noterden yaptırılmamıştır.) kapanış kayıtlarının Kanun öngördüğü süreler içinde yaptığını, davalı tarafın elinde davacı şirkete ait 3. kişilerden alınma çek -senet varsa Mahkemeye sunması gerektiği, Sunulacak Çek/ Senet var ise değerlendirmenin buna göre yapılacağını, Davalı tarafın elinde çek/senet yok ise, “... - Alacak Senetleri hesabında Vergi Müfettiş Yardımcısı tarafından davacı şirket kanuni kayıtlarında yapılan inceleme neticesinde 983.552,09TL olmadığı net olarak tespit edildiğinden,” davalının 983.552,09 TL 'lik tutardan sorumlu olacağını, davalının iddia ettiği gibi ... - Kasa Hesabında mevcut 26.096,08 TL nakit değer için şirketi devir alırken Kayyumların tutanakla “Nakit - Çek/Senet - Kıymetli evrak” tespiti yapması gerekmekle birlikte, şirket kanuni kayıtların da yapılan inceleme neticesinde tespitlerini kabul eder ise davalının 26.096,08 TL 'dan sorumlu olacağını, Mahkeme ... tarafından görevlendirilen kayyumların “Nakit - Çek/Senet - Kiymetli evrak”ı yazılı ve imzalı tutanakla kayıt altına almaları gerektiği görüşünde ise davalının 26.096,08 TL 'dan sorumlu tutulamayacağını, " mütalaa etmiştir.
Bilirkişi raporlarına itirazlar mahkememizce yerinde görülmemiş ve red edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, Sulh Ceza Mahkemesi kararı ile ...'nin kayyım olarak atandığı davacı şirketin tek ortağı ve eski yetkilisi olduğu bildirilen davalının, şirkete zarar verdiğinden bahisle şirket zararının tazminine istemine ilişkindir.
Alınan bilirkişi raporu, ticaret sicil kaydı, ceza mahkemesi kararı, ... kararları ve dosyadaki belgelerden, davacı şirketin tek ortağı ve yetkilisi davalı iken .... Sulh Ceza Mahkemesinin 07/06/2018 tarihli, 2018/... D.İş sayılı kararı el konularak ...'nin kayyım olarak atandığı, daah sonra fon tarafından şirkete yeni müdürler atandığı, yaptırılan denetimde, ticari defterlere göre kayden şirketin kasasında görünen 26.096,08 TL nakit paranın ve alacak senetleri hesabında görülen 983.552,09 TL'lik senetlerin bulunamadığı, el koyma tarihinde fon tarafından kasa sayım ve dökümü yapılmadığı, dolasıyla nakdin kasa açıldığı anda olup olmadığı ve başkası tarafından alınıp alınmadığının tespitine dair delil bulunmadığı, bu durumda davalının bu meblağı aldığını ıspatlar yeterli delil bulunmadığı anlaşılmakla, bu kısım yönünden dava kabul edilmemiştir.
121- Alacak Senetleri hesabında görünen senetlerin ise, şirketin banka hesabında bulunan paranın çekilerek fiktif işlemlerle buraya aktarıldığı, gerçekte bir senet alındığına dair satıcılar hesabında bakiye bulunmadığı, dolayısıyla şirketin banka hesabında bulunan nakdin davalı tarafından ve onun yönetiminde olduğu dönemde senede çevrildiğine dair kayıt yapıldığı, gerçekte bu nakit karşılığında şirkete bir senet verilmediği, davalının bu senetlerin nerede olduğuna dair bir açıklaması ve delilinin de olmadığı, bu miktarın şirketin zararı olduğu, davalının bu zarara sebebiyet verdiği ve tazminle yükümlü olduğu, bu durumda bu miktarın el koyma tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte iadesi gerektiği anlaşılmakla, oluşan vicdani kanaati göre davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :
1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ İLE; 983.552,09 TL'nin 27/09/2018 tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı şirkete ödenmesine, geri kalan miktara ilişkin dava ispatlanamadığından reddine,
2-Kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 67.186,44 TL nisbi karar harcının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan 138.190,73 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Reddedilen dava değeri ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından tebligat, müzekkere, bilirkişi ücreti ve sair giderler için sarfedilen toplam 8.277,00 TL yargılama giderinin kabul/red oranına göre 8.047,12 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00 TL'nin, verilen kararın niteliği itibarıyla takdiren tamamının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
7- Artan gider avansının, karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
İlişkin, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek bir dilekçe ile ... Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 24/04/2024

Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır