T.C.
İSTANBUL
21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/26 Esas
KARAR NO : 2024/114
DAVA : İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan),
DAVA TARİHİ : 11/01/2023
KARAR TARİHİ : 21/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında acentelik ilişkisine dayanan 28.01.2020 tarihli sözleşme ilişkisi bulunduğunu, davalı acentenin davacı şirketten almış olduğu yetki ile kamu kurumlarına ait araçların sigorta poliçelerinin tanzim edilmesi için açılan kamu ihalelerine katılarak davacı şirketçe bildirilen limitler dahilinde teklif verdiğini ve bunun sonucunda ihaleyi kazanması halinde ise kamu kurumlarına ait araçların trafik ve kasko sigorta poliçelerini davacı sigorta şirketi nezdinde tanzim ettiğini, davalı acentenin iştirak ettiği kamu ihalelerine katılım sırasında davacı şirket tarafından verilen yetki ve talimatlara aykırı davranması, yetkili olmadığı halde ihale sözleşmelerine taraf olması vs. sebeplerle acentelik sözleşmesinin davacı şirket tarafından ... 52. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı bildirim ile feshedildiğini, Acentelik sözleşmesinin 3. maddesi ile davalı acentenin davacı şirket adına poliçe tanzim etmeyi, primlerin poliçe bazında tahsilini, tahsil edilen primlerin şirkete intikalini sağlamayı taahhüt ettiğini, sözleşmenin “...” başlıklı 7/b maddesi uyarınca da acentenin, tahsil ettiği primlerin ilgili komisyonları düşüldükten sonraki kısmını, tahsilatı takip eden ilk iş gününün mesai bitimine kadar şirkete intikal ettirmekle yükümlü olduğunu, Nitekim davalı acentenin kazanmış olduğu ihaleler kapsamında birçoğu kamu kurumu olan sigortalılar lehine poliçe tanzim ettiğini ve sigorta primlerini de tahsil ettiğini, ancak bu bedellerin davacı şirkete ödenmediğini, İhtiyati haciz talebi neticesinde başlatılan icra takibi sonucunda davalının banka hesaplarında borcu karşılamaya yeter bakiye bulunmadığının tespit edildiğini, kurumlardan gelen bu cevaplardan davalının, poliçe primlerini tahsil ettiği sonucunun doğduğunu, Her ne kadar ...'un söz konusu borç tutarları nedeni ile sorumluluğunun bulunmadığı iddia edilmekte ise de acentelik sözleşmesinde müşterek ve müteselsil kefil sıfatı ile imzası bulunduğundan tüm borçlar bakımından kendisinin de sorumluluğunun bulunduğunu, davalı acentenin sigortalılara ait poliçe prim tutarlarını davacı şirkete iletmediğini ve uhdesinde tuttuğunu, ihtiyati haczin talep edildiği tarih itibariyle prim alacağının 24.186.716,52TL olduğunu, davacının,...A.Ş. ve ...'dan ise 7.180.862,20TL olmak üzere toplamda 31.369.978,72TL'lik alacağının bulunduğunu, ihtiyati haciz alacağı iddiası ile 29.11.2022 tarihinde ... 5. İcra Dairesi'nin ...E. sayılı dosyası üzerinden takip başlattığı, İlgili icra dairesince 29.11.2022 tarihinde ilamsız takiplerde ödeme emri gönderildiği ancak bahse konu takibe borçluların “borca, faize ve her türlü ferilerine 06.12.2022 tarihli dilekçe ile itiraz edildiğini, itiraz üzerine takibin durduğunu beyanla, takibe itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkememizin 17/05/2023 tarihli ön incelemesi duruşmasının 3 nolu ara kararı gereği davalı ... Sigorta ve .... yönünden bu dosyadan tefrik edilerek yeni bir esasa kaydedilmesine karar verilmiş olup, ara karar gereği ilgili davalılar dosyadan tefrik edilerek 2023/320 esas sayılı dosyasına kaydının yapıldığı anlaşılmıştır.
Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirketin, davalı acenteden herhangi bir alacağının bulunmadığı, davalının tahsil ettiği primleri davacıya banka yoluyla gönderdiğini, Davacının alacak iddiasını dayandırdığı belgelerin yalnızca ilgili kurumlarca, davalı şirkete yapılan prim ödemelerini gösterdiğini ancak davacı, davalının hangi kurumun ödediği primler sebebiyle borçlu olduğuna somut açıklamalarda bulunmadığını, davacının liste halinde davalının girdiği ihalelere yer verdiği ancak hangi ihale sebebiyle hangi tutarda alacaklı olduğunu açıkça belirtmediğini, davalı şirketin 2021 ilâ 2022 yılları arasına tekabül eden süreçte davacıya toplamda 15.314.897,44TL'lik ödemede bulunduğunu, davalının acente olarak tahsil ettiği primleri, acentelik sözleşmesi uyarınca komisyonu düştükten sonra davacıya gönderdiğini, bu yönü ile prim borcunun ifa edildiğini, taraflar arasında sözleşme ilişkisinden kaynaklı cari hesap ilişkisi bulunduğunu, sözleşme ilişkisi sona erdikten sonra ise herhangi bir hesap mutabakatının yapılmadığını, davacının sunduğu prim dökümünün cari hesap bakiyesi niteliğini haiz olmadığını, davalı gerçek kişinin huzurdaki davada herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, zira davalı gerçek kişi yönünden emredici hükümlere aykırılık teşkil etmesi sebebiyle kefalet hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığını beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Deliller toplanmış ve bilirkişiden rapor alınmıştır.
Mahkememizce seçilen sigortacı, mali müşavir, nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişi heyeti 28/11/2023 tarihli raporunda özetle; "Taraflar arasındaki sözleşmenin “...” yan başlıklı 7/b maddesi uyarınca davalı acentenin poliçe bazında tahsil ettiği primlerinin ilgili komisyonlar düşüldükten sonra kalan kısmını, tahsilatı takip eden ilk iş gününün mesai bitimine kadar davacı şirkete intikal ettirmekle yükümlü olduğu, Sözleşmenin “Komisyon" başlıklı 8. madde hükmüne göre ise acentelik komisyonunun hesap ve tespitinin acentenin portföyüne giren poliçelere ait net prim üzerinden sözleşmede belirtilen oranlara göre yapılacağının düzenlendiği, ilgili hükmün sözleşmenin 7/(b) hükmü ile birlikte değerlendirilmesi neticesinde acentenin, komisyonun sözleşmenin 8. madde hükmünde belirtilen oranlarda hesaplanmasının ardından bakiye bedeli, tahsilatın yapılmasını takip eden ilk iş gününün mesai bitimine kadar davacı şirkete ödenmesi gerektiği, şayet ödenmedi ise davacı şirketin ödenmeyen bedellerin tahsilini talep edebileceği, davacı tarafından gönderilen ihtarnamelerin aynı çalışan tarafından teslim alınması ile taraflar arasındaki yazışmaların aynı kişiler tarafından yapılması, ayrı tüzel kişiliklere sahip davalı acentelerin işlemlerine dair aynı kişiler tarafından temsil-yetki-onay süreçlerinin işletildiğine dair delillerin dosyada mevcudiyeti göz önüne alındığında, alacak-borç ilişkisinin her iki davalı acente muhasebe kayıtları açısından geçişme olacağından, prim alacaklarına ilişkin tespitlerde her iki acentenin kayıtlarının birlikte tetkik edilmesi gerektiği, Acenteler ve sigorta şirketi kendi aralarında üçer aylık dönemler itibariyle hesap mutabakatlarını sağlamak zorunda olduğunu, her ne kadar üçer aylık dönemlerde mutabakat yapılması gerekse de acente sistem üzerinden anlık, aylık mutabakat sağlayabildiğini, dolayısıyla komisyon oranlarında ve ödenmesi gereken primlerde bir hata olması halinde anlık müdahale ve/veya itirazla sorun çözülebilmekte olduğunu, dosyaya sunulan belgelerde sigorta şirketi tarafından mutabakat hatırlatma mailleri de bulunduğunu, dosyaya sunulan raporlara göre, acente komisyon hesabı 4.871.947,62 TL olduğu, davacı tarafından düzenlenen sigorta poliçelerin davacı tarafın yasal defterlerinde yer aldığı, defterlerin yasaların emrettiği şekilde tutulduğu, ilgili kamu kurumlarına yapılması gereken bildirimlerin süresinde yapıldığı, davacı ve davalı tarafa ait kanuni defterlerin açılış ve kapanış kayıtlarının kanun öngördüğü süreler içinde yapıldığı, davacı tarafından 22.04.2014 tarih, 28980 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Sigorta Acenteleri Yönetmeliği “Acentelik sözleşmesi başlığı” altındaki Madde 15 ve 18'e uygun olarak “Sigorta şirketleri ve acentelerin hesap ve kayıt düzenlerini üçer aylık dönemler ibariyle mutabakat çalışmasına uygun olacak şekilde oluşturmaları ve en geç ilgili dönemi takiben bir ay içinde mutabakat sağlamaları gereklidir.” Maddesine uygun olarak sistemlerini oluşturarak hem sistem üzerinden hem de maille davalı tarafa “mutabakat” yapılması için tüm sistemsel süreçleri tamamlamış olduğu, taraflar arasında imzalanan Acentelik sözleşmesi içerisinde “...” başlığı altında da “mutabakat” yapılması madde içinde net olarak izahat verildiği, her iki şirketin de Kanuni Defterlerini tutan Serbest Muhasebeci Mali Müşaviri ... olarak yer almakta olduğunu, aynı takibe konu edilen her iki şirketin de Cari Hesaptan Kaynaklı 31.12.2022 tarihi itibari ile mutabık olmadıkları, ... kanuni defter kayıtlarına göre 688.055,40 TL ... sigortadan Alacaklı olarak gözükürken, ... sigorta kanuni defter kayıtlarında ... Sigorta'ya herhangi bir Borcu bulunmadığı, davacının Takip tarihi itibari ile davalı ... aracılık şirketinden 24.861.862,88 TL alacaklı, talebin daha az olduğunu, " bildirmiştir.
Davalı vekilince bilirkişi raporuna karşı itirazı, raporun yeterli görülmesi ve itirazların resen mahkememizce değerlendirileceğinden reddine karar verilmiştir.
... 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası mahkememiz dosyası ile birleştirilmesine karar verilerek mahkememize gönderildiği anlaşıldı.
Mahkememizin 21/02/2024 tarihli celsesinde ara kararı gereği dosyamız ile birleşen dosyanın tefrikine karar verilmiş olup yeni bir esas kaydı yapıldığı anlaşıldı.
Karşı dava olarak açılan ve mahkememiz dosyası ile birleşen ... 14. Asliye ticaret mahkemesinin ...esas sayılı dosyası, tarafları aynı olsa da konusu haksız fesih iddiasıyla müsbet zarar tazminatı ve denkleştirme tazminatı olarak farklı olduğundan bu dosyamızdan tefrik edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, sigorta acenteliği ilişkisi kapsamında davalının tahsil ettiği primleri sigortacı davacıya ödemediğinden bahisle, davalı acente ve kefil sıfatı ile davalı gerçek kişilerin sorumlu olduğu gerekçesi ile başlatılan icra takiplerine yönelik itirazlarının iptaline ilişkindir.
İncelenen sözleşmeden, davalı .... açısından müteselsil sorumluluk olduğu, kefil değil sözleşmeyi bizzat imzalayanlardan olduğu ve bunun geçerli olduğu, kefalete ilişkin zorunlu unsurların bulunması gerekmediği, müteselsil sorumluluk için zorunlu unsurların bulunduğu anlaşılmış ve husumete itirazlar ile kefaletin geçersizliği savunması mahkememizce kabul edilmemiştir.
Davacının, hakkındaki dosya tefrik edilen davalılar ile bu dosyamızdaki davalı aleyhinde tek takip yapmış ise de, her birinin sorumlu olduğu miktar ayrıca belirtildiği, eldeki dosya davalılarının 24.186.716,52TL'den sorumlu tutulduğu, ayrıca ihtiyati haciz vekalet ücretinin talep edildiği, süresinde itiraz üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.
Davalıların icraya yönelik yetki itirazları, davalıların adresi farklı yerlerde olsa da, Sözleşmenin 15. Maddesi uyarınca İstanbul icra ve mahkemeleri yetkili kılındığından, HMK'nın 17. Maddesi uyarınca mahkememizce red edilmiştir.
Taraflar arasında 2020 yılında acentelik sözleşmesi yapıldığı anlaşılmıştır.
Davacının, dava konusu alacak için ... 10. Asliye ticaret mahkemesinin ... Değişik iş dosyasından ihtiyati haciz kararı aldığı ve icraya konu ettiği, karara itirazın red edildiği ve istinaf aşamasında onandığı anlaşılmıştır.
Alınan bilirkişi raporundan, taraflar arasında sistem üzerinden mutabakat yapıldığı, davalının tahsil ettiği primleri davacıya eksik aktardığı, sistem üzerinden alınan listelerden talep edilen borç ile gerçek borcun uyumlu olduğunun tespit edildiği, davalının ödeme veya poliçe iptaline ilişkin savunmasını doğrular bir belge sunmadığı, taraflar arasındaki sistem üzerinden işlemler yapıldığına göre en güncel ve doğru verilerin sistem üzerinden tespit edilebileceği, bu nedenle bilirkişi raporunun yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu kanaatine varıldığından, davanın kabulüne karar vermek gerektiği vicdani kanaat hasıl olmuş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Davacının davasının KABULÜ İLE; Davalıların ... 5. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yönelik itirazlarının iptaline, takibin devamına,
2-İtiraz haksız ve alacak likit olduğundan %20 Üzerinden hesaplanan 4.837.343,30 TL icra inkar tazminatının davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
3-Kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 1.652.194,60 TL alınması gerekli harçtan, davacı tarafça peşin yatırılan 292.124,33 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.360.070,27 TL harcın davalılardan müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, peşin yatırılan diğer harcın tefrik edilen 2023/320 Esas dosyaya aktarılmasına,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan 545.867,17TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-Yargılama nedeniyle harcanan 292.124,33TL peşin harç ve 16.848,00 TL yargılama giderinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-Dosyada artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
7-Dava açılmadan evvel sonradan haksız çıkan taraftan alınmak üzere suç üstü ödeneğinden ödenen 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına dair,
İlişkin, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 21/02/2024
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!