T.C.
İSTANBUL
21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/831 Esas
KARAR NO : 2024/341
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 29/12/2022
KARAR TARİHİ : 23/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile, huzurdaki davanın, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında muhtelif tarihlerde akdolunan hizmet alımına dair sözleşmeler uyarınca, sözleşme kapsamında çalışmış olan personellere ödenen işçilik alacaklarının / tazminatların sözleşme ve yasal mevzuat gereği davalıdan rücuen tazmini amacıyla ikame edildiğini, müvekkili şirketin sermayesinin tamamının doğrudan ve dolaylı olarak İ... ne ait olduğunu, müvekkili şirket nezdinde her türlü kaynaktan karşılanan mal alımı, hizmet alımı ve yapım işleri, kamu ihale kanunu kapsamında dışarıdan ihale ile temin edildiğini, sözleşme konusu işlerle ilgili yüklenicinin çalıştıracağı personele ilişkin iş kanunları ve diğer mevzuattan kaynaklanan sorumlulukların yükleniciye ait olduğu taraflarca imza altına alındığını, davanın kabulü ile tahkikat sürecinde ve bilirkişi incelemesi neticesinde ortaya çıkacak olan miktar da artırmak üzere ve fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL'nin müvekkili tarafından gerçekleştirilen ödemelerin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile, davacının taleplerinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, her ne kadar davacı yan dava dışı işçilerin işçilik alacakları ile ilgili olarak kendilerinin sorumluluğu olmadığı iddiasında ise de bu iddiaların yasal dayanağının bulunmadığını, müvekkili şirketin diğer davalı idare ile imzalanan hizmet alım sözleşmesinin yüklenicisi şirket olduğunu, esasen asıl işverenin bizzat davacı olduğunu, kabul manasına gelmemek kaydıyla müvekkili şirketin ancak ve ancak ihale dönemi kapsamında kendi döneminden ve ücret seviyesine göre sorumlu tutulabileceğini, SGK hizmet döküm kayıtlarının celbi sağlandığında görüleceği üzere dava dışı işçilerin müvekkili şirkette istihdam edildiği gün sayısının 1 yıldan az olduğunu, dolayısı ile dava dışı işçilerin müvekkili şirketten kıdem tazminatı alacağına hak kazanmasının hukuken mümkün olmadığını, öncelikle husumet itirazlarının dikkate alınarak davanın reddini, bu taleplerinin kabul görmemesi halinde ise her halükarda davacının haksız ve mesnetsiz davasının reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir. Uyuşmazlık; davacı ile davalı arasındaki sözleşme uyarınca davacı tarafça davalı bünyesinde çalışan işçiler için ödenen tazminat bedelinin davalıdan rücuen tahsili istemi noktalarında toplanmaktadır.
... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne müzekkere yazılarak dava dışı işçilerin sigortalı çalışma kayıtları celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın halli bakımından dosya Nitelikli Hesap Uzmanı bilirkişiye tevdii edildiği, 13.05.2023 tarihli bilirkişi raporu ile; "...Davacı ... tarafından dava dışı işçilere ödenen kıdem tazminatından işçilerin davalı ... İnş. bünyesinde çalıştığı süreye tekabül eden miktar 131.618,61-TL'dir. Taraflar arasında akdedilen sözleşmelerde rücu halinde sorumluluk oranı belirlenmiş değildir. Sayın mahkemenizce TBK uyarınca tarafların eşit oranda sorumlu olması gerektiği sonucuna varılması halinde davalı şirketin, dava dışı işçilere ödenen kıdem tazminatından sorumluluğu, işçilerin kendi bünyesinde çalıştığı süreye tekabül eden 131.618,61-TL'nin yarısı 65.809.305-TL; davalı şirketin yüzde yüz oranla sorumlu olduğu sonucuna varılması halinde ise 131.618,61-TL ile sorumlu olacağı sonucuna varılmıştır..." şeklinde görüş bildirmiştir.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, taraflarca bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesi sunulmuştur.
Davacı tarafın beyan dilekçesi doğrultusunda dosya ek rapor tanzim edilmesi için tekrar bilirkişiye tevdii edilmiş, 10.09.2023 tarihli bilirkişi ek raporu ile; "...Davacı ... tarafından dava dışı işçilere ödenen kıdem tazminatından işçilerin davalı ... İnş. bünyesinde çalıştığı süreye tekabül eden miktar 140.754,66-TL'dir. Taraflar arasında akdedilen sözleşmelerde rücu halinde sorumluluk oranına ilişkin davacı vekilinin bilirkişi raporunda yer verdiği hükme ilişkin takdir Sayın Mahkemenize ait olmakla birlikte, Sayın Mahkemenizce TBK uyarınca tarafların eşit oranda sorumlu olması gerektiği sonucuna varılması halinde davalı şirketin, dava dışı işçilere ödenen kıdem tazminatından sorumluluğu, işçilerin kendi bünyesinde çalıştığı süreye tekabül eden 140.754,66-TL'nin yarısı 70.377.33-TL; davalı şirketin yüzde yüz oranla sorumlu olduğu sonucuna varılması halinde ise 140.754,66-TL ile sorumlu olacağı sonucuna varılmıştır..." şeklinde görüş bildirmiştir.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, rapora karşı taraflarca beyan dilekçesi sunulmuştur.
Bilirkişi raporu doğrultusunda davacı vekili 02.11.2023 tarihinde ıslah dilekçesi sunmuş, ıslah dilekçesinin davalı tarafa tebliğ edilmiştir.
Tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya sundukları deliller, kurumlara yazılan müzekkerelerin cevapları ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; Davacı ile davalı şirket arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunduğu, uyuşmazlığın, işçiye ödenen kıdem tazminatından hangi tarafın veya tarafların ne oranda sorumlu olduklarına ilişkindir. Uyuşmazlığın çözümünde öncelikle taraflar arasındaki sözleşme hükümleri ve genel hukuk prensipleri dikkate alınarak bir sonuca gidilmelidir.
Somut olayda davacı taraflar arasında farklı bir sorumluluk rejimi belirlendiğini ispatlayamadığından davacının davalıya ödenen miktarı rücu edebileceği anlaşılmış ve temerrüt tarihi bilirkişi raporunda belirlenen ödeme tarihleri olarak belirlenmiş, davanın kabulüne dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının ıslah dilekçesi doğrultusunda KABULÜNE, 140.754,66TL alacağın belirtilen ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Alınması gerekli 9.614,95 ₺ harçtan peşin alınan 2.467,70 ₺ harcın mahsubu ile bakiye kalan 7.147,25 ₺'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafın yatırmış olduğu 2.467,70 ₺ peşin harç ile 80,70 TL başvurma harcının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
4-Davacının yapmış olduğu posta, bilirkişi ve müzekkere masrafı toplam 4.099,00 ₺'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
5-Davacı tarafça yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
6-Arabulucu ücreti olan 1.560,00 TL'nin davalı taraftan alınarak hazineye irat kaydına,
7-Davacı yargılamada kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT'ne göre tespit olunan 22.520,75 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi, verilen karar usulen okundu anlatıldı. 23/05/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
"Bu belge 5070 Sayılı Kanun hükümlerince elektronik imza ile imzalanmıştır."
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!