T.C.
İSTANBUL
21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/652 Esas
KARAR NO : 2024/256
DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 21/10/2022
KARAR TARİHİ : 26/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Tarafların Talepleri
Davacı vekilinin 21/10/2022 tarihli dava dilekçesinde özetle: davacı ile davalılardan ... arasında 15.03.2022 tarihli danışmanlık sözleşmesi düzenlendiğini, yine davacı ile davalı ... arasında da 30.05.2022 tarihli danışmanlık sözleşmesi düzenlendiğini, davalı ...'ın ve ...'nun geçerli hiçbir gerekçe bulunmaksızın sözleşmeye aykırı olarak sözleşmeyi feshettiğini, davalı ...’ın son olarak Temmuz/2022 yılına ait danışmanlık ücretini ödediğini, sonraki hak kazanılan ücretleri ödemediğini, davalı ...’nun sözleşmenin devam ettiği Temmuz ayı ve devam eden aylara ait ödemeleri yapmadığını belirterek haksız feshi nedeniyle sözleşmenin 13.maddesi gereğince davalılardan ayrı ayrı 110.000,00TL tazminatın alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekilinin cevap dilekçesinde özetle; ...'ın faaliyet konusu "yerli ve yabancı şirketler kurmak, kurulmuş olanlara ortak olmak, bunların verimli ve karlı bir şekilde devamlılıklarını sağlamak için yönetimlerine aktif olarak katılmak" iken davalı ...'nun faaliyet konusu ise "başta gayrimenkul danışmanlık hizmetleri sunmak ve yurt içinde ve yurt dışında bilcümle gayrimenkul alım, satımı ve/veya kiralanmasına aracılık etmek olmak üzere ilgili faaliyetlerin yürütülebilmesi için sair tüm hizmetlerin yürütülmesi" olduğunu, aynı zamanda davalı ... firmasının yetkilisi ... ... ... ile diğer davalı ... firmasının yetkilisi ... ... ... evli olup, şirket faaliyetlerini daha aktif ve sorunsuz yürütmek adına danışmanlık hizmeti alma konusunda karar aldıklarını, alınan bu karar doğrultusunda da davacı ... ile Danışmanlık Hizmet Sözleşmesi akdedildiğini, davacının sözleşme ile üstlendiği edimi yerine getirebilecek niteliklere sahip olmaması, davacının sözleşme öncesi yanıltıcı bilgiler kullanarak davalıların sözleşmeyi imzalamasına neden olması, sözleşme süresince de davalılara sözleşme çerçevesinde vermesi gereken danışmanlık hizmetini vermemiş olması, davacının sadakat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranması, sonuç olarak taraflar arasında savcılık soruşturmasına konu olan olayların yaşanmış olması durumları hep birlikte değerlendirildiğinde sözleşmelerin davalılar tarafından haklı nedenle feshedildiğinin kabulü gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
B.Uyuşmazlık, Deliller, Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe
Dava, taraflar arasında bulunan danışmanlık sözleşmesinin haksız feshinden bahisle açılan tazminat davasıdır. Uyuşmazlık, taraflar arasında akdolunan sözleşmenin feshinin haksız fesih teşkil edip etmediği, tarafların sözleşmede ön görülen yükümlülüklerine uyup uymadığı, davacının tazminat talep hakkının bulunup bulunmadığı hususlarında toplanmaktadır.
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiştir. Dava şartlarına ilişkin eksik ve incelenmesi gereken ilk itiraz bulunmadığı anlaşıldıktan sonra tarafların sulh olma imkanı bulunmadığından uyuşmazlık noktaları belirlenip tahkikat aşamasına geçilmiş, deliller toplanmış, bildirilen tanıklar dinlenmiş ve bilirkişi raporu alınmak suretiyle sonuca gidilmiştir.
Davalı tanığı ... beyanında; "Ben ... ... şirketinde 2021-2023 Agustos dönemi boyunca genel müdür vekili olarak çalıştım. ... ... de çalıştığım için ...ın işleyişi hakkında bilgi sahibi değilim. ... 'nun %50 ortağı ...ın ise sahibi olan ... ... ... davacı ... şirketinin sahibi ... Manas ile şirkete yönetim kurulu üyesi olarak danışmanlık hizmeti vermek üzere anlaştı. ... bey daha çok holding binasında çalışıyordu. Haftanın 2 günü holdingte 3 günü ise ... ofisindeydi. Ben ofiste çalışıyordum. ... bey ofise geldiğinde kendi ekibi ile birlikte toplantı yapıyordu. ... genel müdür vekili olmama rağmen beni toplantılara dahil etmiyordu. Bu nedenle toplantılarda neler görüşüldüğünü bilmiyorum. Bu konuyu genel müdürüm ... hanım ve şirket ortağı ... bey'e şikayet etmiştim. Benim çalıştığım dönemde yaklaşık 3-4 toplantı yapıldı. Bu toplantılara ... bey yönetim kurulu üyesi olarak katıldı. Toplantılarda aktif bir katılımı ve katkısı olduğunu görmedim. ... beyin linkdin hesabında kendisini ... genel müdürü ceosu olarak tanıttığını daha sonra gördüm ancak böyle bir görev yapmamıştır. Kendisi yönetim kurulu üyesiydi. Dışarıda sosyal hayatta kendisi ile bir tanışıklığım olmadığı için kendisini sözel olarak dışarıya nasıl tanıtıyordu bu konuda bilgi sahibi değilim. 2022 yılının temmuz ayında benim katılmadığım bir toplantı gerçekleşti. Bu toplantıda ... bey ... Hanım ve ... ... bey bulunuyordu. Toplantı salonuna oldukça yakın bir yerde olan mutfak bölümünde iken toplantı salonundan sesler yükseldiğini duydum. O tarafa yöneldim. Kapı açıldı ve içeriden ... hanım ile ... ... bey çıktı. İkisinin de elleri titriyordu. İçeride ... bey bilgisayarını topluyordu. Onun da ellerinin titrediğini gördüm. Bir yanda da "Siz daha benim kim olduğumu bilmiyorsunuz, neler yapacağımı bilmiyorsunuz" dedi. Ardından ben de dahil olmak üzere bir kaç çalışan araya girerek tarafları birbirinden uzaklaştırdık. Toplantıda olmadığım için tartışmanın neyden çıktığını duymadım. Ancak sonradan ... hanım ile ... ... beyin bana anlattığına göre ... bey onlardan gizli toplantılar yapıyormuş ve onların hisselerini de almak istediğini söylemiş.” dedi
Mahkememizce seçilen bilirkişi heyeti 08/01/2024 tarihli raporunda: "Davacının danışmanlık sözleşmelerinden kaynaklanan danışmanlık hizmetlerini tam ve gereği gibi ifa etmiş olduğu hususunun ispata muhtaç olduğu, dolayısıyla yapılan fesih bildiriminin haklı nedene dayandığı, bu bakımdan davacının herhangi bir hizmet bedeline ve tazminata hak kazanmadığı, davacının alabileceği alacak bedelinin, Tazminat (...) 20.060,00TL NET (Talep: 110.000TL) tazminat (...) 34.220,00TL NET (Talep: 110.000TL) şeklinde tespit edilebileceği” mütalaa edilmiştir.
Tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, tanık beyanları, mahkememizce alınan bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davacının davalılarla ayrı ayrı olacak şekilde danışmanlık hizmeti vermek amacıyla sözleşme akdettiği, sözleşmelerin davalılarca feshedildiği, davacının da feshin haksız olduğundan bahisle işbu davayı ikame ettiği anlaşıldı.
Taraflar arasındaki 15.03.2022 tarihli ve 30.05.2022 tarihli sözleşmelerin 4. ve 5.maddeleri kapsamında davacının
yerine getirme yükümlülüğü altına girdiği hizmetler;
Şirketlerin organizasyon yapılarını hazırlamak ve yönlendirmek,
Yeni yatırım alanları, bu yatırımlar için ortaklık veya işbirliği yapacak firma veya
Üçüncü şahısları bulmak, müzakerelerde bulunmak,
Şiketin yönetim kurulu toplantılarına katılmak,
Şirketlerin çoğunluk veya azınlık hissesine sahip olduğu şirketlerin tümü için
yönetim danışmanlık desteği vermek,
Şirketlerin teknolojik olarak yapılanmasına destek olmak,
Yeniden yapılanma işi ile ilgili olarak tespit ve teşhis çalışmalarını doğru veri ve
belgelere dayandırmak, sorunların sebep-netice ilişkilerinin somut ve tutarlı analiz ve
sentezini yapmak,
Analitik çalışmalara dayalı çözüm önerilerinin vizyon, hedef ve kaynaklarla uyumlu,
neticelerinin ölçülebilir kıstaslardan oluşturulmasını sağlamak,
Yeniden yapılandırma çözümlerinde organigram, bölüm ve görev tanımları,
yönetmelik ve prosedürlerin sistem bütünlüğü içinde uyumunun, sürekli değişiminin
sağlanabilir ve uygulanabilir olmasını sağlamak şeklinde sıralanabilir.
Davalıları sözleşmeyi davacı yanın sözleşmede üzerine düşen edimleri gereği gibi yerine getirmediğinden bahisle sözleşmeleri feshettikleri anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık feshin haklı sebep teşkil edip etmediği hususunda toplanmaktadır. Feshin haksız olduğu ve edimlerin gereği gibi yerine getirildiğini ispat yükü bu hususu ileri süren davacı yana aittir. Davacı yan, mahkememize danışmanlık hizmetlerinin gereği gibi yerine getirildiğine ilişkin herhangi bir bilgi belge ibraz edememiş, toplantı tutanakları ve verilen hizmete ilişkin somut bir belge ibraz edilememiş, davacı bu nedenle sözleşme gereği edimini gereği gibi yerine getirdiğine ilişkin somut bir delil sunamadığından iddiasını ispatlayamamıştır. Bu nedenle feshin haksız fesih olmadığı anlaşıldığından davacının davasının reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60 TL red harcının davacının peşin yatırdığı 3.757,05TL harçtan mahsubu ile harçtan mahsubu ile artan 3.329,45TL karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Kallanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesi halinde ödeyen tarafa iadesine,
5-Yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre 35.0000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
6-Arabulucuk ücreti olan 3.200,00 TL'nin davacı taraftan alınarak Hazineye irat kaydına,
Dair; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, ... Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.26/04/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!