WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

İSTANBUL 21. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/6 Esas
KARAR NO : 2024/153

DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 15/11/2019
KARAR TARİHİ : 06/03/2024

Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/860 esas 2020/797 karar numarası ile yetkisiz kararı verilerek mahkememize gönderilen ve Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı karşı davalı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı ... arasında ... Projesinde ... nolu bağımsız bölümler için, düzenleme şeklinde .... 17. Noterliğinin ... tarihli ve ... yevmiye no'lu ön ödemeli konut satış sözleşmeleri yapıldığını, yine aynı projedeki değişik bağımsız bölümler için davalı ... şirketi ile müvekkilin yetkilisi olduğu ...'ün yetkilisi olduğu diğer şirketler arasında da sözleşmeler yapıldığını, bu çerçevede toplam 5 adet bağımsız bölümün müvekkili şirkete ve ...'ün yetkilisi olduğu diğer şirketlere devrinin yapılmasının kararlaştırıldığını, davalılardan ... şirketinin davacı müvekkiline borçlu olup, aynı zamanda diğer davalı ... Şirketi'nin ...Projesindeki konutları pazarlamaya tek yetkili firma olduğunu, ... şirketi'nin borcunu ... firmasının söz konusu projesindeki dairelerle ödemeyi teklif ettiğini ve bu çerçevede Satış Vaadi sözleşmeleri yapıldığını, taraflarca davacı müvekkile teslim edilecek dairelerin toplam satış bedeli olan yaklaşık 12 milyon TL'nin büyük bir kısmı olan 9 milyon TL'sinin, ...şirketinin projeyi pazarlamaya yetkili kıldığı ... A.Ş. tarafından ödenmesinin kararlaştırıldığını, davalı ... şirketi tarafından, davacının yapacağı ödemeler için çek ve senetler alındığını, ... A.Ş.'de kullanılabilir hesabı olduğuna ilişkin belgeleri davacı müvekkiline verdiğini, ödeme gücü olduğu hususunda güven uyandırdığını ve ayrıca diğer davalı ... şirketine de ... çekleri verdiğini, ...şirketi ile yapılan sözleşmeler uyarınca ...tarafından ödenecek tutar dışında kalan 5 adet bağımsız bölüme karşılık toplamda 3.000.000,00 TL tutarın müvekkili tarafından davalılara ödenerek taşınmazların tapu devrinin yapılmasının amaçlandığını, bu kapsamda müvekkilinin yetkilisi olduğu şirketlerce ... firmasına çeşitli tarihlerde ödemeler yapıldığını, ... Projesinde ... yevmiye no'lu sözleşmeye konu ... nolu bağımsız bölüm için 12/3/2018 tarihinde 5.490,01 USD, 12/02/2018 tarihinde 5.490,00 USD, 08/01/2018 tarihinde 5.490,75 USD ve 13/12/2017 tarihinde 5.490,00 USD olmak üzere toplam 21.960.76 USD ödendiğini, müvekkili şirketin iyiniyet çerçevesinde ödemelerini yapmış olmasına karşın ... şirketi'nce ... firmasının bakiye ödemelerinin yapılmadığı gerekçe gösterilerilerek temerrüt ihtarnamesi gönderildiğini, satış vaadi sözleşmesinin feshedildiğinin ve yapılan ödemelerin cezai şart, kullanım bedeli vs. bedeller için mahsup edildiğinin belirtildiğini, davalı şirketlerin davacıya karşı birlikte hareket ettiklerini, .... şirketi diğer davalı ... şirketinin davaya konu projedeki taşınmazların pazarlanması hususunda ticari ortağı ve yetkili kılınan firma olduğunu, davalıların iç ilişkisinin müvekkili firmayı ilgilendirmediğini, ancak .... ile .... şirketi arasında yapılan 10/04/2018 tarihli tutanakta davacı müvekkile devri gereken dairelerin borcunun olmadığının ve tapu devrinin yapılacağının açıkça davalılarca kabul edildiğini, hal böyle iken ... şirketi tarafından kötü niyetle sözleşmenin feshedilmesinin ve davacı müvekkili tarafından yapılan ödemelerin alıkonulmasının hukuka ve dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu, davalılardan ..., bakiye ödemelerin davacı tarafından yapılamayacağına ilişkin beyan verilmesi sonrasında taraflarına verilmiş çek ve senetlerin iadesi ve yapılmış ödemelerin ödeneceğini belirtmiş olmasına ve davacı müvekkilini oyalamasına karşın bugüne kadar ödemelerin yapılmadığını, hatta kendi fiili ile meydana getirdiği durumdan yararlanarak ödemelerin davacı müvekkili tarafından yapılamayacağının beyan edildiği gerekçesi ile sözleşmeyi feshettiğini, davalıların birlikte hile yaparak müvekkiline borçlarını ifa etmek bir yana müvekkilinin zararının daha da fazla artmasına neden olduklarını, davalı ... şirketine müvekkili tarafından keşide edilen ... 15. Noterliği'nin ... tarih ... nolu ihtarnamesi ile her türlü yasal hakları ve fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere, ihtarnamenin tebliği tarihinden itibaren 3 gün içinde, 21.960.76 USD'nin ödeme tarihlerinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca işleyen faizi ile birlikte müvekkilin belirtilen hesabına ödenmesi, aksi halde yasal hakların kullanılacağının ihtar olunduğunu, iş bu ihtarın muhataba 7 Ocak 2019 tarihinde tebliğ edildiğini ancak davalılar tarafından ödeme yapılmadığını, davalıların ödenen tutarı cezai şart olarak alıkoymasının maddi ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu beyanla, davalı tarafa ödenen 21.960,76 USD'den şimdilik 1.500,00 USD'lik kısmının faiziyle birlikte tahsilini, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalılara yüklenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı karşı davacı vekili cevap dilekçesinde; Davanın ticaret mahkemesinin görev alanında kaldığını, Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevsiz mahkeme olduğunu, ayrıca taraflar arasında akdedilen sözleşmedeki "yetki sözleşmesi" düzenlemesi ile İstanbul Çağlayan Merkez Mahkemeleri ve İcra Dairelerini yetkili kılındığını, ... mahkemelerinin yetkisiz olduğunu, dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, taralar arasında davaya konu taşınmaz satış bedelinin 706.893,75 USD olduğunu, davacının kendisinin verdiği 04/06/2018 tarihli beyan dilekçesi ile ödeme yapamayacağını bildirdiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin "ALICI'nın Temerrüdü, ... A.Ş. tarafından Sözleşmenin Feshi ve Sonuçları" başlıklı 5. Maddesinin, "... A.Ş., aşağıdaki hallerden birinin gerçekleşmesi halinde sözleşmeyi fesih edebilir: a) ALICI’nın sözleşme hükümlerinden birini veya bir kısmını noksansız, gereği gibi veya zamanında yerine getirmemesi, e) ALICI’nın kalan borcun en az onda birini oluşturan ve birbirini izleyen en az iki taksiti veya kalan borcun en az dörtte birini oluşturan bir taksiti ödemede temerrüde düşmesi veya bunun üzerine yapılan muacceliyet ihtarı sonrasında kalan borcun tümünün ALICI’ya verilen süre içerisinde ödenmemesi, hallerinde, sözleşme ... A.Ş. tarafından tek taraflı feshedilebilir. Sözleşmenin feshi halinde bağımsız bölüm ALICI'ya teslim edilmişse, ALICI'nın ... A.Ş.'ye yatırdığı peşinat ve taksit ödemeleri toplamından; a) Ödenmemiş site yönetim giderleri, aidat bedelleri, b) Bağımsız bölüm satış bedelinin %1+KDV oranında aylık kira/ecrimisil bedeli, c) Bağımsız bölüm satış bedelinin %1+KDV oranında koruma kollama ücreti, d) Bağımsız bölüme ilişkin varsa hasar bedeli ve/veya yenileme bedeli ile değer kaybı, h) Bağımsız bölümün KDV dahil olmak üzere toplam satış bedelinin %15'i oranında tazminat bedeli, mahsup edildikten sonra bağımsız bölümün satışına ilişkin ödenen toplam bedelden kalan kısım ALICI'ya, bağımsız bölümün SATICI'ya tutanak karşılığı anahtarları ile birlikte iadesinden sonra 180 gün içerisinde faizsiz olarak defaten iade olunur." şeklinde düzenlemeler içerdiğini, TBK'nın 179 ve 180. Md göre, ile bir sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi durumu için bir ceza kararlaştırılmışsa, aksi sözleşmeden anlaşılmadıkça alacaklı, ya borcun ya da cezanın ifasını, hiçbir zarara uğramamış olsa dahi isteyebileceğini, Müvekkili şirketin pek çok kereler davacı ile sözleşme kapsamındaki ödemelerini zamanında yapması için şifahi görüşmeler yaptığını, davacının 08/11/2017 tarihli peşinat bedelini ödememiş olmasına rağmen müvekkilinin iyiniyetli yaklaşımlarıyla durumun tolere edildiğini ve taşınmazın 22/12/2017 tarihinde davacıya fiilen teslim edildiğini, davacının ise, müvekkili şirkete vermiş olduğu 04/06/2018 tarihli dilekçesi ile "12 adet çalıntı araçlarını satan ...A.Ş.'den aldığı 9.000.000,00TL tutarındaki ... çekini, müvekkili şirketten satın alınan taşınmazların satış bedelini ödemesini yapmak üzere ...'a verdiğini yine 1.030.000,00TL tutarındaki 5 adet sıralı çeki de diğer davalı şirkete verdiğini, ...'ın davacıya ya da müvekkil Şirkete ödeme yapmadığını, bu ödemelerin davacının şahsen yapma gücü bulunmadığı" gerekçesiyle gayrimenkul satış vaadi sözleşmelerinin iptalini ve yapılan ödemelerin iadesini talep ettiğini, müvekkilinin davacı tarafından diğer davalı şirkete yapıldığı iddia edilen ödemelere ilişkin bilgisinin bulunmadığını, bu hususun zaten taraflar arasında akdedilen sözleşmelerde dahi düzenlenmediğini, müvekkilinin davacının iade talebini reddederek 06/08/2018 tarihinde davacıya keşide edilen cevabi ihtarname ile sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğini, 06/08/2018 tarihli ihtarnamede davacıya 08/11/2017 tarihli sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğinin, işbu fesih dolayısıyla müvekkili şirketin sözleşmeden kaynaklanan cezai şart, kullanım bedeli vs. dahil tüm taleplerini davacının yapmış olduğu ödemelerden mahsup edileceğini, mahsup sonrası bakiye borç kalırsa dava ve talep edileceğinin bildirildiğini, dolayısıyla davacının dilekçesinde bahsettiği diğer davalı şirketin ödemeleri müvekkili şirkete yapmadığı gerekçesiyle sözleşmenin feshedildiği iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacının sözleşme kapsamında müvekkili şirketten alacaklı durumda olmadığını, aksine sözleşmenin müvekkili şirket tarafından feshedilmesi nedeniyle davacının tazminat ve cezai şart borçlusu durumunda olduğunu, sözleşmede satış bedelinin bir kısmının diğer davalı şirket tarafından ödeneceği hususunun kararlaştırılmadığını, diğer davalının, müvekkili şirketin ödemelerini kabul etmeye veya sözleşme yapmaya yetkili acentesi olmadığını, müvekkili şirket tarafından diğer davalı şirketin borcunun üstlenilmesi veya borcuna katılma halinin söz konusu olmadığını beyanla, davacının davasının reddine, sözleşe gereği doğan alacaklarına karşılık karşı davalarının kabulüne, bu kapsamda doğan alacaklarının; sözleşmenin 5. Maddesine göre hesaplanan satış bedelinin %15'i olan 106.034,06USD cezai şart, aylık satış bedelinin %1'ine tekabül eden ve 6 aylık ecri misil bedeli 42.413,62 USD, satış bedelinin %1'ine tekabül eden 7.068,93 USD koruma kollama bedeli, ödenmemiş site aidatı 5.899,53 TL olmak üzere toplam 155.516,62 USD ve 5.899,53TL alacaklı olduklarını, davacının yaptığı toplam ödeme miktarı 21.960,76USD'nin mahsubu sonrası bakiye alacaklarının kaldığını beyanla, karşı dava yönünden şimdilik 100.000,00 TL'lik alacağın dava tarihi itibarıyla işleyecek gecikme faizi ile davacı tarafından alınarak müvekkiline ödenmesine , müvekkilinin, davacı ile diğer davalı şirket arasındaki borç ilişkisinde hukuki sorumluluğu bulunmadığının tespitine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve karşı dava etmiştir.
Davacı karşı davalı vekili cevaba cevap ve karşı davaya cevabında; İradesinin hileyle sakatlandığını, diğer davalının ödeme yapacağına davcının inandırıldığını, diğer davalının davacı borçlu olduğunu ve o borca karşılık bu taşınmaz satış vaadi sözleşmelerinin yapıldığını, sözleşme genel işlem koşulu niteliğinde olup geçersiz olduğunu, bu nedenle davalı karşı davacının sözleşmenin 5. Maddesine göre alacak talep edemeyeceğini, davalıların birlikte hareket ettiğini ve taşınmazları pazarladığını, davalılar arasındaki anlaşmazlık nedeniyle kendilerinin mağdur olduğunu, eldeki dava açılmadan ... şirketi tarafından kendilerine muacceliyet ihtarı gönderilmediğini, muacceliyet ihtarı gönderilmeden fesih yapılamayacağının sözleşmede açık olduğunu, davalının dürüstlük kuralına aykırı davrandığını, cezai şartın fahiş olduğunu ve tenkisi gerektiğini, TBK'nın 36. Maddesine göre sözleşmenin geçersiz olduğunu, davalının görev ve yetki itirazının yerinde olmadığını, davaya konu taşınmazı davacı başkasına sattığı için bir zararı olmadığını beyanla, asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı karşı davacı vekili ikinci cevap dilekçesinde; Davacının tacir olduğunu, basiretli davranmakla yükümlü olduğunu, irade fesadı olmadığını, iddianın ıspatı gerektiğini, tacirler arasında genel işlek koşulu hükümlerinin uygulanmayacağını, somut olayda muacceliyet ihtarına gerek olmadığını, davacının kendisinin ödeme yapmayacağını bildirdiğini, sözleşmeyi haklı nedenle feshettiklerini beyanla, asıl davanın reddine, arşı davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili karşı davaya ikinci cevabında da, önceki beyanlarının benzerini sunmuştur.
Davanın ilk açıldığı ... 11. Asliye Hukuk Mahkemesinin ...esas ve ... Karar sayılı ilamı ile görevsizlik kararı verilmiş, dosya ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi... esas numarasına kayıt edilmiştir.
... 3. Asliye Ticaret Mahkemesince de... esas, ... karar numarası ile yetkisiz kararı verilerek dosya mahkememize gönderilmiş ve yukarıdaki esasa kayıt edilmiştir.
Diğer davalı bir cevap vermemiştir.
Tarafların sunduğu sözleşmeler ve belgeler dosya arasına alınıp incelenmiştir.
Davacı ve davalı ... şirketi arasında ... 18. Noterliğinin ... tarihli ... yevmiye ile taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin noterde düzenleme şekilde yapıldığı, diğer davalının taraf olmadığı, ödemelerin takside bağlandığı, diğer davalının ödemelerine ilişkin bir bilgi olmadığı, gecikme ve cayma hallerine ilişkin açık hükümler düzenlendiği görülmüştür.
Taraflar arasındaki sözleşmenin ödeme planına göre taşınmazın satış bedelinin 706.893,75 USD olduğu, taksitlendirildiği, davacının sadece aralık 2017, ocak-şubat ve mart 2019 aylarında aylık 5.490,00USD civarında ödeme yaptığı ve toplam ödemenin 21.960,76 USD olduğu konusunda ihtilaf bulunmadığı anlaşılmıştır.
Davacı tarafın sunduğu el yazılı tutanak fotokopisinde, davalılar arasında bir tutanak olduğu, 9. Maddesinde davacının da zikredildiği ancak yapılan ödemeler konusunda bir açık kabul olmadığı, davacı dışında başka şirketlerin de aynı grupta zikredildiği anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin talebi üzerine Mahkememizce ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesine talimat yazılarak davacı defterlerinin incelenmesi suretiyle alınan 04/08/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Sözleşme ve davacı defter ve kayıtları incelendikten sonra davacı/karşı davalı ... Ltd. Şti.'nin davalı/karşı davacı ...A.Ş. ye 133.555,86 USD ve 5.899,53 TL borçlu olduğunun kabulü gerekeceği ancak karşı davaya konu taleplere ilişkin sürenin teyidi gerektiği" bildirilmiştir.
Talimatla alınan rapor geldikten sonra mahkememizce bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır.
Mahkememizce resen seçilen bir nitelikli hesaplama uzmanı, mali müşavir, 1 ticaret hukuu nitelikli hesaplama uzmanı yeni heyeti 29/05/2023 tarihli raporunda özetle; "Davacı/Karşı Davalı ... Şti. Sözleşmenin davalı/karşı davac...A.Ş. arasında "...' projesine ai... No'lu bağımsız bölüm için ... 17. Noterliğinin...tarih ve ... yevmiye no'lu 706.893.75USD tutarında “Ön Ödemeli Satış Vaadi Sözleşmesi” yapılmış olduğunu, sözleşmenin her iki tarafa borç yükleyen sözleşme olduğu, davalı/karşı davacının sözleşmeye konu taşınmazı teslim etmeyi, buna karşılık davacı/karşı davalının da taşınmaz bedelini belirlenen taksitlerle ödemeyi yüklendiğini, davacı/karşı davalı ... Ltd. Şti. Sözleşmede belirlenen ödeme taksitlerini yerine getirmediği ve temerrüde düştüğünü, davacı/karşı davalı ...Şti.'nin 21.960,76 USD ödeme yapmış olduğu, satıcının sözleşmeden dönme hakkını kullanmış olduğunu, dolasıyla asıl davada ödenmiş olan bu bedelin davalı ... A.Ş.'den talep edilmesinin mümkün olduğunu, karşı davacı/davalı ...A.Ş.'nin ceza koşulu ve sözleşmede öngörülen diğer ödenmesi gereken tutarları davacı/karşı davalıdan talep edebileceği, davalı/karşı davacı ... İnşaat A.Ş.'nin, davacı/karşı davalı ...Ltd. Şti.'den, hesaplandığı üzere 155.516,62 USD ve 5.899,53 TL alacaklı olduğunu, davacı/karşı davalı tarafından yapılan ödeme olan 21.960,76 USD'nin mahsup edildikten aradaki farkın 133.555,86 USD ve 5.899,53 TL olarak hesaplandığını, Sözleşmenin 5. Maddesinde yer alan düzenlemelerin genel işlem şartı niteliğinde olup olmadığının takdirinin Sayın Mahkemede olduğunu, yine sözleşmedeki ceza koşullarının fahiş olup olmadığının takdirinin Sayın Mahkemede olduğunu," mütalaa etmiştir.
Davacı tarafın 07/11/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile; talep ettiğikleri miktarı 20.460,76USD (güncel USD efektif satış kuru üzerinden hesaplanan 582.767,46-TL) arttırarak neticeten 21.960,76USD olarak ıslah ederek ödeme tarihlerinden itibaren 3095 sayılı yasanın 47a maddesine göre işleyen faiziyle birlikte tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesi karşı tarafa tebliğ edilmiştir.
Davalı karşı davacı ...A.Ş.' nin sunduğu ıslah dilekçesi ile, 133.555,86 USD'nin dava tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca işleyen faiziyle birlikte ve 5.899,53 TL' nin dava tarihinden faiziyle birlikte davacıdan alınarak davalı karşı davacıya verilmesini talep etmiştir.
Islah sonrası dosya mahkememiz heyetine tevdi edilmiş, ıslah dilekçesi ve duruma günü taraflara tebliğ edilmiştir.
Tarafların sunduğu hukuki görüşler mahkememizce incemenmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Asıl dava, ödenen bedelin iadesi talepli alacak, karşı dava ise sözleşmeye aykırılık nedeniyle sözleşmenin haklı nedenle fesih edildiği iddiasıyla cezai şart ve ecri misil tazminatı ile koruma kollama bedeli ve ödenmemiş aidat bedeli nedeniyle alacak davasıdır.
Davacının talep ettiği miktarı ödeme yaptığı konusu ihtilafsızdır.
Taraflar arasındaki satış vaadi sözleşmesinin 08/11/2017, taşınmazın davacıya teslim tarihinin 22/12/2017, davacının cayma bildirim tarihinin 04/06/2018, davalı karşı davacının fesih ihtarı tarihinin 06/08/2018, davacının iade ihtarı 04/01/2019, dava tarihinin 14/11/2019, davalının cezai şart ve diğer taleplerinin iletildiği ihtarının 25/12/2019 olduğu anlaşılmıştır.
Davacı tarafın sunduğu ve davalılar arasında düzenlenen10/04/2018 tarihli tutanakta sonradan başka bir kalemle ekleme yapıldığının görüldüğü, davalı karşı davacının bu tutanak içeriğini kabul etmediği, tutanak içeriğinde davalının davacıya karşı bir edim yükümlülüğünün veya borç nakli kabulünün bulunmadığı anlaşılmış, bu nedenle diğer davalının davacı adına davalı... şirketine ödeme yaptığı iddiasının yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Davalı ... şirketinin davacı şirkete bir taahhüdü varsa da bu taahhüdünün davalı .... şirketini bağlamayacağından, davacının bu tutanaktan kaynaklı iddiasına mahkememizce itibar edilmemiştir. Davacının ... şirketinden bir alacağı varsa, bunu ancak kendisinden isteyebilir. Somut olayda taşınmaz satış vaadinden kaynaklı alacak talep edildiğinden, davacının başka bir ilişki nedeniyle ... şirketinden olan alacağının varlığının araştırmasına mahkememizce girilmemiştir. Eldeki davada taşınmaz alım bedelinin iadesi istendiğinden, ve bu bedel davalı ... şirketine verilip diğer davalı sözleşmeye taraf olmadığından, davalı ... yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşmenin tanziminde veya icrasında diğer davalının bir eylemi veya dahli olduğuna dair bir belge sunulmamıştır. Esasen davacı taraf, davalı ... şirketinden olan alacağını da tam olarak netleştirememiştir. Sözleşmenin tanziminde ... şirketinin bir iştiraki olmadığı gibi, bu konuda davacının yanıltıldığı veya hataya düşürüldüğüne dair bir delil de sunulmamıştır. Sözleşme noterce düzenleme şekilde yapılmış, ödemelerin takvimi de belirtilmiştir. Bu nedenle davacının irade fesadı iddiasına da mahkememizce itibar edilmemiştir.
Sözleşmenin genel işlem koşulu olduğuna dair iddia da, sözleşmenin noterde düzenleme şekilde yapılmış olması nedeniyle yeriz görülmüştür.
Taraflar tacir olup, basiretli bir iş adamı gibi davranmakla yükümlüdürler. Noterde düzenleme şekilde yapılan taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin 5 maddesi uyarınca muaceliyet ihtarı gönderilmeden satıcı tarafından sözleşmenin feshedilmeyeceği belirtiltiş ise de, davacı alıcının kendisi sözleşmeden döndüğü ve ödemelerini tatil ettiği, ödeme yapmayacağını satıcıya bildirdiğine göre, artık muacceliyet ihtarına gerek kalmaksızın sözleşmenin feshini gerçekleştirmek mümkündür. Davacının cayma talebini ilettiği 04/06/2018 tarihinden sonra, satıcının fesih ihtarını çektiği 06/08/2018 tarihine kadar da bir ödeme yapılmamış, dönme hakkı davalı satıcı tarafından sözleşmeye aykırılık olarak görülmüş ve sözleşme fesih edilmiştir. Dolayısıyla satıcını feshi haklıdır. Bu nedenle 5. Maddeye göre cezai şart, ecri misil ve koruma ücreti ile ödenmemiş aidat bedelini talep hakkı doğmuştur.
Davacı alıcı 6 ay süreyle taşınmazı kullandığına göre bu süreyle orantılı ecri misil ödemekle yükümlüdür. Bu miktar da bilirkişi raporunda sözleşmeye uygun şekilde hesaplanmıştır.
Cezai şart miktarı da sözleşme bedelinin %15'ine denk gelmekte olup, bunun davacının ekonomik mahvına sebebiyet vereceğine dair bir bilgi ve belge sunulmadığı gibi, tacirler arasında cezai şart miktarının istenmesi yasal olarak da mümkün değildir. Ancak ekonomik mahvına sebebiyet verileceğinin anlaşılması halinde indirilebilir. Ancak böyle bir durum da bulunmamaktadır. Bu nedenle davacının cezai şart miktarını ödemesi gerekmektedir.
Bilirkişi raporlarıyla yapılan tespit ve mahkememizce sözleşmeye göre yapılan hesaplamada, davacının yaptığı ödemenin cezai şarttan mahsubu sonra kalan kısmının ödenmesine karar vermek gerektiği, karşı davanın bu nedenle haklı olduğu ve kabulüne, asıl davanın reddine karar vermek gerektiği vicdani kanaat hasıl olmuş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A. Asıl dava yönünden;
1-Asıl davanın davalı ... yönünden husumet yönünden usulden, davalı ... Şirketi yönünden esastan reddine,
2-Alınması gereken 427,60TL harcın, peşin alınan 147,97 TL ve 9.955,00 TL ıslah harcından mahsubu ile artan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesi halinde ödeyen tarafa iadesine,
5-Yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre 20.309,31 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı karşı davacı ... Şirketi' ne verilmesine,
B. Karşı dava yönünden;
1- Karşı davanın kabulü ile; 133.555,86 USD'nin karşı dava tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca işleyen faizi ile birlikte karşı davalıdan alınarak karşı davacıya verilmesine,
2- 5.899,53 TL'nin karşı dava tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte karşı davalıdan alınarak karşı davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli 134.696,51 TL karar harcının, peşin alınan karşı dava harcı 1.707,75 TL ve ıslah harcı olarak yatırılan 63.010,00 TL harçtan mahsubu ile 69.978,76‬ TL harcın karşı davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
4-Karşı davacı tarafça yapılan 1.707,75 TL karşı dava harcı , 63.010,00TL ıslah harcı olmak üzere toplam 64.717,75 TL karşı dava harcının karşı davalıdan alınarak karşı davacıya verilmesine,
5-Kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesi halinde ödeyen tarafa iadesine,
6-Yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre 229.747,34 TL vekalet ücretinin karşı davalıdan alınarak karşı davacıya verilmesine,
7-Arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL ücretin karşı davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
İlişkin gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.06/03/2024

Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır