T.C.
İSTANBUL
21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/158 Esas
KARAR NO : 2024/321 Karar
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 31/12/2018
KARAR TARİHİ : 20/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar vekilinin 31/12/2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; 29/12/2017 günü saat 10.30 sıralarında ... ilçesi, ... Hal çıkışı, ... caddesi bağlantı yolunda, ... plakalı araç sürücüsü ... ...in karşıdan karşıya geçmek isteyen Muris ... ...'a çarptığını, ... ...'ın ağır yaralandığını, murisin esnaf tarafından çağrılan ambulans ile önce ... Hastanesi'ne kaldırıldığını aynı gün ... 'ne nakledildiğini, o gün kaza sonucu girdiği hastaneden hiç çıkamadığını ve 04/02/2018 günü vefat ettiğini, davalılardan ... Sigorta A.Ş.'nin kazaya karışan aracın Zorunlu Mali Sigortasını yapan sigorta şirketi olduğunu, yaşanan olay neticesinde ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2018/... soruşturma nolu dosyası ile tahkikat başlatıldığını, soruşturmanın halen devam ettiğini, sürücü ... ...'in asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini, davalı Sigorta Şirketi'nin maddi zararlardan teminat nispetinde sorumlu olduğunu, müvekkillerinden ... ...'ın muris'in eşi olduğunu ve hiçbir gelirinin olmadığını ve müvekkilinin eşinin ölmesi neticesinde kalan borçlar nedeniyle maddi zarara uğradığını, murisin çocuklarının babalarını zamansız kaybetmenin üzüntülerini ve ruhi bunalımlar yaşadığını, yaşları büyük de olsa hayatlarının her aşamasında yön vermede ihtiyat duydukları babalarının manevi desteğinden yoksun kaldıklarını, bu nedenle murisin eşi ... ... için 40.000,00 TL, oğlu ... ... için 20.000,00 TL, oğlu ... ... için 20.000,00 TL manevi tazminat ile toplam 80.000,00 TL nin ... ...'den alınmasını, ... ... için ayrıca destekten yoksun kalma ve kredi borcu nedeniyle uğradığı maddi zararların tazmini amacıyla şimdilik 5.000,00 TL'nin murisin vefat tarihi itibariyle işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınması ile yargılama giderlerinin de karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. Vekilinin 01/02/2019 tarihli cevap dilekçesinde özetle; somut olayda davacıların talebinin zorunlu mali sorumluluk sigortası sözleşmesine dayalı destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin olduğunu, zorunlu mali sorumluluk sigortası sözleşmesine dayalı uyuşmazlıkların Türk Ticaret Kanunun 1483 vd. Maddelerine göre çözümleneceğini, bu durumda uyuşmazlığın Ticaret Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği ile huzurdaki davanın göreve aykırılık nedeniyle reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı ... ... vekilinin 31/01/2019 tarihli cevap dilekçesinde özetle; 29/12/2017 günü meydana gelen kaza neticesinde müteveffa ... ...'ın hastaneye kaldırıldığını, bu tarihten itibaren hastaneden hiç çıkarılmadığının iddia edildiğini ve aradan 38 gün geçtikten sonra vefat ettiğinin belirtildiğini, müvekkilinin trafik kurallarına uyacak şekilde rapmadan inerken yavaşladığını, yolu kontrol ettiğini ve dönüşünü yaptığını, tam dönüş yapıldığı esnada müteveffanın yola atlayarak müvekkile ait arabaya hafifçe dokunduğunu, yaşlı olmasının verdiği etki ile müteveffanın yere oturduğunu ve bacağının kırıldığını söylediğini bunun üzerine müvekkilinin 112'i arayarak olay yerine ambulans çağırdığını, müteveffanın kesintisiz bir şekilde hastanede tedavi gördüğü ve meydana gelen bu kaza neticesiyle vefat ettiğinin doğru olmadığını, müteveffanın 03/02/2018 tarihinde polis merkezine giderek vermiş olduğu ifadeden de anlaşılacağını, davalıların maddi tazminat taleplerinin reddi gerektiğini, haksız ve kötüniyetle açılmış iş bu davanın illiyet bağı kurulamaması sebebiyle reddini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini savunmuştur.
DELİLLER:
- ... ATK ... İhtisas Dairesinin ... Sayılı ve 14/10/2021 Tarihli raporu,
-Trafik uzmanı ... 'in sunduğu 13/10/2022 tarihli bilirkişi raporu,
-... ATK ... İhtisas Dairesinin Genişletilmiş uzmanlar tarafından alınan ... Sayılı ve 06/02/2023 Tarihli raporu,
-... ATK ... Adli Tıp İhtisas Kurulunun ... sayılı ve 26/05/2023 tarihli raporu,
-Aktüerya uzmanı ... 'ın sunduğu 07/11/2023 tarihli bilirkişi raporu,
Mahkememizce 28/01/2022 tarihli celsede dinlenen davacı tanığı ... beyanında: ben kazanın olduğu yerde esnaf olarak çalışmaktayım, benim dükkanımın önünde büyük bir minibüs park halinde idi, olay ise yolun karşısında meydana gelmiştir, kaza anını bizzat görmedim, ancak sesten sonra dışarı çıktım, olay yerine gittiğimde transit tipi aracın sağ ön tekerleği kaldırıma çıkmış vaziyetteydi. Müteveffa ... da aracın arkasında hal kapısının yanında yerde yatar vaziyetteydi. Yanına gittiğimde bilinci yerindeydi. Ancak ayağının birinin kırık olduğu bariz olduğu belliydi, daha sonra ambulans çağrıldı ve hastaneye kaldırıldı. Duyduğumuza göre bir ve iki ay sonra hastanede vefat etmiş, kaza yerinde davalı ... eli ayağı titrer bir vaziyette aracın bulunduğu kaldırımdan indirmek istedi. ... in yanında bir de yabancı uyruklu bir kadın vardı. dedi.
Mahkememizce 18/02/2022 tarihli celsede dinlenen davacı tanığı ... beyanında: Ben olay mahallini çaprazdan gören ... Eczanesinde çalışırım, olay günü kazanın oluşunu görmedim ancak kalabalığı görünce tıbbi anlamda yardımımız olabilir diye olay mahalline gittim, kalabalığın içerisinde yatan kişinin müteveffa ... ... olduğunu gördüm, kendisi zaten çok yakında otururdu, bu nedenle tanırım, ben evine haber vermeye gittim o arada ambulans çağrıldı ve hastaneye götürüldü, çarpan aracı o anda fark etmedim, ne durumda olduğunu görmedim, kaza mahallinde hal çıkışı eğimli bir yerdir, hal çıkışında mecburen sağa dönecek araçlar, hale bağlanan eğimli yer 10 metre kadar uzunluğu vardır, görüş açıktır, normalde caddeye bağlanan noktada bildiğim kadarıyla sürücülerin görüşünü kapatan bir şey yoktur, ben kazadan önce ... ...'ın diyaliz hastası olduğunu biliyorum ama ne kadar sıklıkla diyalize girdiğini bilmiyorum, olay yerine gittiğimde ... ... yerde yatıyordu ancak emin olmamakla birlikte baygın olmadığını hatırlıyorum, neresinden yaralandığını da hatırlamıyorum, tanıklık ücretim yoktur, dedi.
Mahkememizce 18/04/2022 tarihli celsede dinlenen davalı tanığı ... beyanında: Ben davalı ...'in bakıcısıyım, olay günü dükkan için malzeme almak üzere olay yerine gitmiştik, işimizi hallettikten sonra ... bey yokuş aşağı aracı ile yaklaşık 10-20 km hız ile inmeye başladı, yolun sonunda da sağa dönecekti, sinyal yakıp yakmadığını hatırlamıyorum, orada herhangi bir trafik levhası olup olmadığını hatırlamıyorum, aynalarından bakarak kontrollü bir şekilde sağa döneceği sırada ... ...'a çarptı, hemen kendisine yardımcı olmak istedik, bilinci açıktı, oturuyordu, bacağının acıdığını söyledi, ambulans ile hastaneye kaldırıldı, daha sonra kendisini bir daha hiç görmedim, çarptığmız kişinin oğlu davalıyı aramıştı, davalıyı arayıp bakıcı ve para istemişti, davalı da bu konuyu oğlu Alper ... ile görüşülmesini söylemişti, sonra görüşüp görüşmediklerini bilmiyorum, dedi. tanıklık ücretim yoktur, dedi.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Yapılan yargılama, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dava; trafik kazasından kaynaklı davacıların maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkindir.
Mahkememizce verilen 01/07/2022 tarihli celsenin ara kararı gereğince dosyanın Trafik Polisi bilirkişiye tevdii ile rapor aldırılmasına karar verilmiştir.
Mahkememizce resen görevlendirilen Trafik Uzmanı ... 'in sunduğu 13/10/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle;"...... plakalı araç sürücüsü ... ...'in %75 oranında asli derecede etkili olduğu, yaya ... ...'ın %25 oranında tali derecede etkili olduğu,..." sonuç ve kanaatine varılmıştır.
... Adli ... İhtisas Dairesinin ... sayılı 14/10/2021 tarihli kusur raporunda özetle; "...davalı sürücü ... ...' in %70 (yüzde yetmiş) oranında kusurlu olduğu, müteveffa yaya ... ...’ ın %30 (yüzde otuz) oranında kusurlu olduğu..." belirtilmiştir.
Bilirkişi raporu ile ATK ... İhtisas Dairesi tarafından sunulan raporların arasındaki çelişkinin giderilmesi için ... ATK ... İhtisas Dairesinin Genişletilmiş uzmanlar tarafından alınan 160317 Sayılı ve 06/02/2023 Tarihli raporunda özetle; "...davalı sürücü ... ...' in %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, davacıların murisi Maktül yaya ... ...' ın kusursuz olduğu,..." şeklinde kusur oranları kesinleşmiştir.
Müteveffanın kazadan mı kaynaklı öldüğü hususundaki şüphenin giderilmesi amacıyla ... ATK ... Adli Tıp İhtisas Kurulunun illiyet bağına ilişkin ... sayılı ve 26/05/2023 Tarihli raporunda özetle; "...29/12/2017 tarihinde geçirdiği araç dışı trafik kazası sonucu yaralandığı, hastanede takip ve tedavisi devam ederken 04/02/2018 tarihinde öldüğü bildirilen 01/07/1946 doğumlu ... ... hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bulunan veriler birlikte değerlendirildiğinde; dosyada bulunan tıbbi belgelerinde zehirlenme bulguları saptanmadığına göre; Kişinin zehirlenerek öldüğünün tıbbi delillerinin bulunmadığı, adli dosyada kayıtlı bilgilerde; kişinin yüksek tansiyon, kalp damar hastalığı, geçirilmiş kalp damar ameliyatı, kalp ritm bozukluğu ve kronik böbrek yetmezliği tanıları bulunduğu, bu nedenle takip ve tedavi edildiği, haftada 3 gün diyalize girdiği, 29/12/2017 tarihinde araç dışı trafik kazası ifadesiyle götürüldüğü hastanelerde yapılan muayenesi ve tetkikleri sonrasında sağ ayak bileğinde kırık tanısıyla hastaneye yatırıldığı, ameliyat edildiği, haftada 3 gün diyaliz tedavisine devam edildiği, tedaviye rağmen klinik durumu kötüleşerek, kardiyojenik şok gelişerek 04/02/2018 tarihinde hastanede öldüğü dikkate alındığında; Kişinin ölümünün künt ekstremite travması nedeniyle oluşan ekstremite kırıklarına bağlı kendisinde mevcut kalp damar hastalığının aktif hale geçmesi sonucu meydana gelmiş olduğunun kabulü gerektiği, Kişinin 29/12/2017 tarihinde maruz kaldığı araç dışı trafik kazasına bağlı yaralanması ile tedavi gördüğü hastanede 04/02/2018 tarihindeki ölümü arasında illiyet bağı bulunduğu, ancak kişinin trafik kazasına bağlı yaralanma öncesi kendisinde mevcut hastalıkların da (kalp damar hastalığı, yüksek tansiyon, kalp ritm bozuluğu, kronik böbrek yetmezliği) ölüm olayında etkisi ve katkısı bulunduğunun kabulü gerektiği,..." şeklinde belirtilmiştir.
Aktüerya uzmanı bilirkişi ... tarafından hazırlanan 07/11/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...29.12.2017 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalıların 6100 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre 04.02.2018 tarihinde vefat eden ... ...'ın geride kalan hak sahiplerinden, Davacı Eş ... ...'ın destekten yoksun kalma sebebiyle maddi zararının 415.932,37 TL. Olduğu, davacının maddi zararının kaza tarihinde geçerli olan teminat limitlerini aşması nedeniyle; Davalı sigorta şirketinin 330.000,00 TL limit ile sınırlı olarak sorumlu olacağı, Manevi tazminatların zorunlu trafik sigorta poliçesi kapsamında olmaması nedeniyle Sayın Mahkemece takdir edilecek manevi tazminat tutarlarından sadece davalı araç sürücüsünün sorumlu olacağı, dosya münderecatına göre davalı sigorta şirketinin 31.12.2018 dava tarihinden önce temerrüde düştüğü belirlenememiş olup, Araç sürücüsü bakımından temerrüdün 04.02.2018 vefat tarihinde gerçekleşmiş olacağı, dava dilekçesinde yasal faiz talep edildiği,..." yönünde kanaat bildirilmiş, işbu bilirkişi raporu dosya içeriğine toplanan delillere uygun ve karar vermeye elverişli bulunduğundan, mahkememizce verilen kararda dikkate alınmış ve davanın poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere davacı ... yönünden ıslah dilekçesi de dikkate alınarak 415.932,37TL destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmiştir.
818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 47. Maddesi, ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile sigortalı yakınlarına verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği de söz götürmez ve yine 22.06.1966 gün 1966/7-7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de açıklandığı üzere zarar görenin müterafik kusurunun varlığı halinde bu durumun manevi tazminatın takdirinde gözönünde bulundurulması gerekir.
Bu açıklamalar ışığında somut olayda, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların akrabalık durumu, tarafların kusur durumları dikkate alınarak davacı ... lehine 20.000,00TL manevi tazminata, davacı ... lehine 10.000,00 TL manevi tazminata, davacı ... lehine 10.000,00TL manevi tazminata hükmedilmiş ve fazlaya dair taleplerinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABULÜ, KISMEN REDDİ ile;
1-) Maddi tazminat talebi yönünden;
Davacı ... ... yönünden; 415.932,37TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ... yönünden 04/02/2018 tarihinden işleyecek yasal faizi ile, davalı Halk Sigorta yönünden poliçe limiti olan 330.000,00TL ile sınırlı olmak üzere dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile mezkur davacıya verilmesine,
a-)Alınması gereken 28.412,34TL harçtan, peşin alınan 290,32TL harcın ve 1.405,00TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye kalan 26.717,02TL harcın davalı ...'in tamamından, davalı ... Sigorta Şirketinin 20.846,38 TL'sinden, sorumlu olmak kaydıyla müteselsilen alınarak Hazineye irat kaydına,
b-)Davacı tarafça yapılan 35,90TL başvurma harcı, 290,32TL peşin harç, 1.405,00TL ıslah harcı, 4.000,00TL bilirkişi ücreti,5.440,00TL ATK rapor ücreti, tebligat ve posta masrafından oluşan toplam 11.171,22 TL nin davalılardan müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
c-)Yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre 64.230,53TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
2-) Manevi tazminat talebi yönünden;
a) Davacı ... ... yönünden; 20.000,00TL manevi tazminatın 04/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'ten tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
b) Davacı ... ... yönünden; 10.000,00TL manevi tazminatın 04/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'ten tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
c) Davacı ... ... yönünden; 10.000,00TL manevi tazminatın 04/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'ten tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
d)Kabul edilen manevi tazminat değeri ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'ten alınarak davacılara verilmesine,
e)Manevi tazminat yönünden, davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, A.A.Ü.T.'ye göre manevi tazminat talebi yönünden reddedilen miktar üzerinden hesaplanan (ancak davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinden fazla olamayacağından) 17.900,00TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılya verilmesine,
f)Kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesi halinde ödeyen tarafa iadesine,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile ... Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 20/05/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!