WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 21 Haziran 2026

İSTANBUL 21. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2021/124 Esas
KARAR NO : 2024/87

DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 24/02/2021
KARAR TARİHİ : 13/02/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili 19/02/2021 tarihli dilekçesi ile, müvekkilinin ...Tic. A.Ş., ... Tic. A.Ş. Ve ... A.Ş. Nin temsilcisi sıfatıyla yurtdışından ithal malların gümrükle işlemlerinin yaptığını, davalı tarafından ... olarak ... firmasına ve ... A.Ş. Firmasına ait malların ve ... olarak ... firmasına ait malların taşındığını, 09/02/2021 tarihinde varış ihbarnamesinin iletildiğini, davalının ... firması adına 1.421,20 USD ... firması adına 681,60 USD bedel ödendiğini, ... parayı iade ederek ... firması ile yaşanan yasal süreçten dolayı firmanın ödemelerini kabul edemediklerini bildirildiğini, vekili olduğu ... firması tarafından ödeme yapılmak zorda kalınarak malların teslim alınabildiğini, bu nedenle işlemlerinin aksadığını, bu zamana kadar da kendilerine yönelik böyle bir uygulamanın yapılmadığını bu nedenlerle müvekkilinin zararının artmasını önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve davalının fiilinin haksız rekabet olduğunun tespitine, davalının haksız rekabetinin önlenmesine, karın kesinleşmesinden sonra haksız rekabetin önlenmesi hususunun Türkiye'nin en yüksek tirajı gazetesinde ilan ettirilmesine ve yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 07/04/2021 tarihli cevap dilekçesinde özetle; hizmetlerin bedelleri için davacı tarafından ödemelerin ihtirazı kayıtla davalıya ödendiğini, haksız ve hukuka aykırı olarak konulan ihtirazı kayıtla gerçekleştirilen ödemelere istinaden davacının temsilci olarak ödemeleri gerçekleştirdiği ... 19. İcra Müdürlüğü'nde davalı aleyhine icra takibi başlattığını, davalının takibe itiraz edemediği için ilgili takiplerin kesinleştiğini ve davalının banka hesaplarına bloke konulduğunu ve araçlarına haciz işleminin uygulandığını, ilgili icra dosyalarında talep edilen sözde alacak miktarlarının alacaklılara ödenmemesine ilişkin olarak ihtiyati tedbir talebi verildiğini, bu kararla blokelerin kaldırıldığını ve haciz işlemlerinin durdurulduğunu, davalının, uğradığı zararların daha fazla artmaması ve haksız icra takibiyle karşılaşmamak için davacının yapmış olduğu ödemeleri kabul etmediğini ve gelen ödemeleri iade ettiğini beyan ettiğini, dava şartı arabuluculuk müessesesinin yerine getirilmesi için davacı tarafa kesin süre verilmesini, davalının pasif husumet ehliyetinin olmaması nedeniyle işbu davanın esastan tümden reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Uyuşmazlık, Deliller, Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe
Dava haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi davasıdır. Uyuşmazlık davalı eylemlerinin haksız rekabet oluşturup oluşturmadığı, taraflar arasında ihtilaf olup olmadığı, davalının eylemlerinde haklı olup olmadığı hususlarına ilişkindir.
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiştir. Dava şartlarına ilişkin eksik ve incelenmesi gereken ilk itiraz bulunmadığı anlaşıldıktan sonra tarafların sulh olma imkanı bulunmadığından uyuşmazlık noktaları belirlenip tahkikat aşamasına geçilmiş, deliller toplanıp bilirkişi raporu alınmak suretiyle sonuca gidilmiştir.
Mahkememizce resen görevlendirilen SMMM ..., Dış Ticaret Uzmanı ... ve Nitelikle Hesap Uzmanı ... marifetiyle hazırlanan 17/02/2021 bilirkişi raporunda özetle; "...Taraflar inceleme gün ve saatinde, incelemeye iştirak etmemiş ve yasal defterlerini incelemeye sunmamış olduğu, gümrük müşavirliği firmasının geçerli bir vekâletnameye istinaden temsil yetkisine sahip olduğu, işlemlerini takip ettiği firmalar adına düzenlenmiş olan masrafların ödenmesi ve belgelerinin temin edilme işlemlerini yerine getirme noktasında Gümrük ve Dış Ticaret mevzuatı açısından yasal bir engel bulunmadığı, nihai takdiri bütünüyle Mahkemenize ait olmak üzere davalının uygulamasının haksız rekabet oluşturduğu sonucuna varıldığı..." yönünde kanaat bildirilmiş,
Mahkememizin 18/01/2022 tarihli duruşması 1 nolu ara kararı gereğince ek rapor alınmasına karar verilmiş olup, bilirkişi heyeti 24/03/2022 tarihli raporu özetle; "...Usul yönünden incelenen, taraflara ait 2021 dönemi defter-i kebir ve yevmiye defterleri, e-defter olarak tutulmuş, beratları, zamanında ve usulüne uygun alınmıştır. Fiziki tutulan envanter defterlerinin açılış noter tasdiki, zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırılmıştır. Davacının, haksız rekabete maruz kaldığı iddiasına dayanak olarak; vekaleten işlerini yürüttüğü, müşterileri olan ... ve ... A.Ş. ve ... firmalarına ilişkin, davalı cosco firmasına lokal masraflar adı altında, ödemeler yaptığını, fakat davalı tarafından kabul edilmediğini beyan etmiştir. Davacının, vekaleten iş yi müşterileri olan dava dışı firmalara ilişkin, davalıya yapmış olduğu ödemelerin, davalı tarafından geri iade edildiği, diğer taraftan, dava dışı firmalar tarafından yapılan ödemelerin ise, iade edilmediği tespit edilmiştir. Davacı tarafından, dava dışı müşterilerine ilişkin, davalıya yapmış olduğu ödemelerin, geri iade edildiği hususunun, cevap dilekçesinde ve bilirkişi raporuna yapılan itiraz dilekçesinde, çeşitli hukuki gerekçeler ileri sürülmüş olmakla birlikte, davalının kabulünde olduğu anlaşılmıştır. Davalının kök rapora karşı yapmış olduğu itirazlar, gümrük ve dış ticaret mevzuatı açısından değerlendirilmiş ve kök raporda değişikliğe gidilmesini gerektiren bir hususa rastlanmamıştır. Netice olarak; kök raporda varılan, davalının uygulamasının haksız rekabet oluşturduğuna ilişkin kanaatimizin aynen devam ettiği..." yönünde kanaat bildirilmiş,
Mahkememizin 21/02/2023 tarihli duruşması 1 nolu ara kararı gereğince dosya kapsamında hazırlanan raporların taraflar arasındaki ticari ilişkiyi açıklayıcı mahiyette bulunmadığı, bu nedenle de hüküm tesis etmeye elverişli olmadığı gözetilerek dosyanın mahkememizce resen seçilecek 1 fikri ve sınai haklar/haksız rekabet alanında uzman bilirkişi ile 1 deniz ticareti alanında uzman bilirkişiden oluşturulacak bilirkişi heyetinden rapor hazırlanılmasının istenilmesine karar verilmiş olup, bilirkişi Lojistik ve Taşıma Hukuku Uzmanı ...ve Ticari Mevzuat Kay. Hes. Uzmanı ... 02/06/2022 tarihli raporu özetle;"...Taraflar arasındaki uyuşmazlık konusunun; davalı şirketin ... güvenlik ücreti, ekipman kontrol ücreti, liman güvenlik ücreti, dokümantasyon ücreti, liman ( hizmetler, geçici kabul, ...'ye ilişkin olarak lokal masraflar bağlamında talep ettiği ücretleri, davacı şirketin gümrük işlemlerini takip etmek amacıyla vekalet aldığı üç müvekkili şirket adına ve hesabına itirazı kayıtla yaptığı ödemeleri kabul etmeyerek iade etmesi, adına işlem yapılan ithalatçı şirketlerin doğrudan kendisine ödeme yapmasını istemesi ve bu davranışının süreklilik arz etmesi karşısında söz konusu eylemin davacı şirket aleyhine haksız rekabet teşkil edip etmediğinin tespitinden ibaret olduğunun değerlendirildiği; davacı TBK m.506/2-3 hükmünde vekile yüklenen özen yükümlülüğünün bir gereği olarak şüpheli gördüğü taleplere ilişkin itirazı kayıt koymak zorunda olduğu; aksi halde ithalatçı şirketler haksız olarak kendilerinden tahsil edilen bu ödemeleri, davacı gümrük müşaviri şirketten tazminat olarak isteyebilecekleri; davalı şirketin davacı şirketin müvekkilleri ithalatçı şirketlerden talep ettiği ek ödemeler, ancak kanun, konişmento ve şayet söz konusu ithalatçı şirketlerin taşıma sözleşmesinin tarafı olması halinde taşıma sözleşmesine de uygun olması ile açıklanabileceği, bu bağlamda davacının müvekkilleri ithalatçı (gönderilen) şirketlerin akdi olarak üstlenmediği veya kanunun gönderilene yüklemediği ya da konişmentoda yer almayan ödemelerle yükümlü tutulmasının mümkün olmadığı; konişmento bağlamında varma limanında sunulan ek hizmetlerde karşılığında navlun dışı ek ücret talebinde bulunulabilmesi için bunların taşıma hizmeti (navlun karşılığı) kapsamında olmaması ve gönderilen lehine yapılan bir hizmetin karşılığı olması gerektiği; davalı şirket (acente), dava dışı taşıyanın varma limanı acentesi olarak ve taşıma hukuku anlamında ifa yardımcısı sıfatı ile varma limanı gemiden indirme sürecini yürütmek durumunda olduğu, bunun için gönderilenden değil, ancak taşıyandan hizmet verdiği ölçüde ücret talep edebileceği, ayrıca varma limanında (...) iddia edildiği gibi taşımaya eklemlenen yan edimler ve ek işler ifa edilmiş ise bunu dava dışı taşıyan şirketin, davacıdan talep etmesi veya davalı acente şirketinin kendi adına veya hesabına değil müvekkili adına ve hesabına talep etmesi gerektiği, zira bu hizmetleri taşıyan için verilmiş ise davalı şirketin vermiş olacağı, zira varma limanı hizmetlerini orada şube yoksa, taşıyan adına ve hesabına acentenin yapmasının esas olduğu; dava dışı taşıyanın acentesi olan davalı şirketin, yükün gemiden tahliyesi hariç olmak üzere limandan çıkarılması, limandan geçici depo alanına kadar taşınması için ... ücreti adı altında bir masraf istemesinin mümkün olduğu; ancak bu masrafları gönderilen hesabına yaptığını ispat etmesi gerektiği, ancak dava dosyasında bu yönden bir veri bulunmadığı (TTK m.1196, 1203); diğer kalemlerde talep ettiği ücretler bakımından ise faturanın bir ifa belgesi olduğu, davacı ile davalı arasında akdi ilişki bulunmadığı için davalının davacıya akde dayanan bir iş görmesinden de söz edilemeyeceği, davalı şirketin bir iş görmüş ise bile bunu müvekkili taşıyan için görmüş olduğu; ancak ondan alacaklarını talep edebileceği, dava dışı taşıyanın da varma limanında katlandığı maliyetleri ve ödemeleri davacının müvekkili ithalatçı şirketlere yansıtabileceği, böyle bir ödeme, katlanma veya varma limanı masrafı - harcama olarak ortaya konulmadığı sürece taşıyanın da bir talep ve dava hakkı olmayacağı, bu ödemeler TTK m.21 karşılığı bir iş görme karşılığı olmadığından dolayı da yerinde olmadığı; bir davranış veya uygulamanın haksız rekabet teşkil edebilmesi için taraflar arasında rekabetilişkisinin olması, failin bundan bir menfaat sağlaması veya kusurlu olması ya da haksız rekabete maruz kalan kişinin zarar görmesi gibi koşullar aranmadığı, TTK m.54 vd düzenlemenin amacının piyasanın bütün katılanlarının ve kamunun aldatıcı veya dürüstlük kurallarına aykırı davranış ve uygulamalar nedeniyle haksız rekabete karşı korunması olduğu, TTK m.54/2'de haksız rekabetin unsurları ile tanımının verildiği, TTK m.55'te ise özel haksız rekabet hallerinin sayıldığı, ancak sınırlı sayılı bir sayma olmadığı, bunlara benzeyen ve örnekseme yoluyla haksız rekabet olduğu takdir edilen hallere TTK m.55 hükmünün uygulanabileceği; özel haksız rekabet hallerine uymayan davranış ve uygulama hallerinde ise genel hüküm olarak TTK m.54/2'deki unsurların somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediğinin irdelenmesi gerektiği; nitelendirme ve kanunun uygulanmasının hâkimin takdir alanında olmasından dolayı haksız rekabet eyleminin Kanunun hangi maddesine göre haksız rekabet sayılacağı hususunda davacının dayandırdığı hükümlerle bağlı olmayacağı ve davranış veya uygulamanın başka hükümlere göre de haksız rekabet oluştuğuna karar verebileceği; yukarıda TTK m.55 yönünden yapılan değerlendirmeye göre davalı şirketin davacı şirket tarafından yapılan ödemeleri kabul etmemesi ve müvekkilleri ithalatçı şirketler tarafından doğrudan ödeme istemesi karşısında ithalatçı şirketlerin davacı şirket ile ilgili olumlu düşüncelerinin değişeceği veya en azından davacı şirket ile taşıyıcı şirket arasındaki uyumsuzluktan ithalat sürecinin olumsuz şekilde etkileneceğinden çekinmeleri mümkün olduğu, böylece dolaylı yoldan davacı şirketin sunduğu gümrük müşavirliği hizmeti kötülenmiş olduğu; TTK m.55'te sayılan diğer haksız rekabet hallerinden bir kısmı ile benzerlik varmış gibi görünmesine rağmen bunların rakipler arasında söz konusu davranış ve uygulamaları düzenlediğinin değerlendirildiği ve davaya uygulanmasının mümkün olmadığı; TTK m.54/2'de verilen genel tanımlama ve unsurular yönünden yapılan irdelemeye göre ise davalı şirketin davacı şirketin haksız rekabet iddiasına konu eylemi bakımından TTK m.54/2 hükmünde genel olarak tanımlanan haksız rekabeti eyleminin bütün unsurları gerçekleşmiş olduğunun değerlendirildiği..." şeklinde görüş bildirmiştir.
Tarafların iddia ve savunmaları, mahkememize ibraz ettikleri deliller, mahkememizce celp olunan bilgi ve belgeler, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları ile tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davacının gümrük müşavirliği işi ile uğraştığı, dava dışı ..., ... ve ... firmalarının temsilcisi olduğu, davalı ...'in dava dışı bu firmalar için taşıma yaptığı, yapılan taşımalar için davacının temsilcisi olduğu firmalar adına davalıya ödeme yaptığı, davalının bu ödemeleri iade ederek ödemelerin firmalarca bizzat yapılmasını talep ettiği anlaşılmıştır. Davacı yan, davalının bu şekilde gerçekleşen eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ile haksız rekabetin menini ve ilanını taleple işbu davayı ikame etmiş, davalı yan ise davanın reddini savunmuştur.
6102 sayılı Türk Ticaret kanunu'nun 54/II. Maddesi gereğince; "Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır." hükmü amirdir. İlgili hüküm, haksız rekabetin unsurları sayılmıştır.
İlgili düzenleme uyarınca, haksız rekabet yalnızca rakipler arasında olmaz, tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar da haksız rekabet sayılır.
Aynı kanunun "Dürüstlük kuralına aykırı davranışlar, ticari uygulamalar" kenar başlıklı 55. maddesinde dürüstlük kuralına aykırı davranış ve ticari uygulamalar örnekleme mahiyetinde sayılmıştır. Bir davranış yahut ticari uygulama 55. Maddede sayılan hallerden birini meydana getirmese dahi 54/II. Madde gereği haksız rekabet teşkil edebilir. Burada somut olayın hal ve şartlarının değerlendirilmesi gerekir.
Tüm bu açıklamalar ışığında somut olaya bakacak olursak; davacının gümrük müşavirliği işi ile iştigal ettiği, davalının ise uluslararası deniz taşımacılığı yaptığı, davacının temsilciliğini üstlendiği şirketlerin davalı şirket aracılığıyla ürünlerini sevk ettiği anlaşılmıştır. Gümrük müşaviri, temsilcisi olduğu şirket adına ödeme işlemlerini yapmakla yetkilendirilmiştir. Uygulamada da şirketler uluslararası taşımacılık işlemlerini gümrük müşaviri aracılığı ile yürütmekte, ödemeleri gümrük müşaviri aracılığı ile yapmaktadır. Somut olayda davalının davacı gümrük müşavirliğinin yaptığı ödemeleri kabul etmemesi yönünde gerçekleşen ticari uygulamasının yalnızca davacı şirkete özgü olduğu, sebebinin ise davacının önceki temsil ettiği şirketler bakımından yaptığı ödemeleri ihtirazi kayıt ile yapması ve bunun neticesinde takip başlatmış olması olduğu anlaşılmıştır.
Vekil, temsilcisi olduğu kişiler ad ve hesabına işlem gerçekleştirirken özen göstermek yükümlülüğü altındadır. Aksi halde müvekkilini zarara uğratması halinde kendi sorumluluğu gündeme gelecektir. Somut olayda davacının dava dışı temsil ettiği şirketlere ilişkin ödemeleri ihtirazi kayıt ile yapması ve fazla ödeme yaptığından bahisle takip başlatması vekilim özen yükümlülüğünün bir sonucu olup ilgili icra takiplerinin başlatılmasında haklı yahut haksız olduğuna ilişkin yürütülen itirazın iptali davaları işbu davanın konusuna etki etmemektedir. Zira her bir takip karşısında borçlunun yasal hakları bakidir.
Davacının ihtirazi kayıt koymak suretiyle ödeme yapmış olmasından usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmamaktadır.
Davalı yanın, davacı gümrük müşavirliğinin önceki ihtirazi kayıtlı ödemeleri sebebiyle temsilcisi bulunduğu şirketler adına yaptığı ödemeleri kabul etmeyip iade etmesi ve şirketlerden doğrudan ödeme yönünden ticari uygulamasının incelenmesi; haksız rekabet hükümleri, piyasanın tüm katılanlarının aldatıcı ve dürüstlük kuralına aykırı davranışlardan korunması amacıyla getirilmiştir. Somut olayda davacı ve davalı aynı sektörde hizmet vermeseler de davalının davacı hakkındaki ticari uygulamalarının ithalatçı şirketlerin davacı hakkındaki görüşüne olumsuz etkide bulunma ihtimalinin bulunduğu, zira ithalatçı şirketlerin kendilerini temsil etmesi için yetkilendirdiği davacının temsil yetkisi gereğince yapması gereken işlemlerin kabul edilmediği, bu durumda ithalatçı şirketin temsilcisine güven duygusunun olumsuz etkilenebileceği değerlendirilmiştir. Bu eylem 55. Maddede sayılan hallerden biri olmasa da 54/II. Maddesinde belirtilen dürüstlük kuralına aykırı diğer hallerden sayılacağı mahkememizce anlaşılarak davalının eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE; Davalının Davacı Gümrük Müşavirliği Şirketinin vekili olduğu firmalar bakımından vekille işlem yapmama, doğrudan firmadan ödeme kabul etme şeklinde gerçekleşen eyleminin TTK 54/2.maddesi uyarınca haksız rekabet ettiğinin TESPİTİNE VE MENİNE,
2-Kararın kesinleşmesine müteakip masrafın davalı yanca karşılanmak üzere karar özetinin TTK 59.Maddesi uyarınca Türkiye genelinde dağıtımı olan Tirajı yüksek bir gazetede bir defaya mahsus ilanına,
3-Alınması gereken 427,60TL harçtan peşin alınan 97,70TL harcın mahsubu ile 329,90‬TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafça yapılan 59,30TL başvuru harcı, 97,70TL peşin harç, 13.000,00-TL bilirkişi ücreti, tebligat ve posta masrafından oluşan 135,50-TL olmak üzere toplam 13.292,50TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre 17.900,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesi halinde ödeyen tarafa iadesine,
Dair; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.13/02/2024

Katip
¸e-imzalıdır

Hakim
¸e-imzalıdır