T.C.
İSTANBUL
21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/64 Esas
KARAR NO : 2024/280
DAVA : Menfi Tespit (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan), Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)
BİRLEŞEN .... ATM'NİN ... E. SAYILI DOSYASI
DAVA : Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ : 28/01/2020
KARAR TARİHİ : 30/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan), Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Tarafların Talepleri
Davacı vekilinin 28/01/2020 tarihli dava dilekçesinde özetle: davalı bankanın dava dışı “... İnş. Mob.ve İth.ihr.san.tic.ltd.şti."ye kullandırdığı krediler sebebiyle 76.698,22 TL nakit, 60.900,00 TL gayrinakit alacağı bulunduğunu, davacının da kefillik sıfatına istinaden sözkonusu borçlardan sorumlu tutulduğunu, müvekkiline davalı tarafından gönderilen ihtarname öncesi müvekkiline 28.09.2019 tarihli yazı göndererek asıl kredi borçlusu firmaya kefil olunduğundan bahisle krediden sorumlu tutulacağı yönünde ihtar mahiyetinde bir yazı göndermişse de müvekkili tarafından davalı bankaya ... LTD.ŞTİ. ‘deki paylarını ve yetkilerini 08.03.2016 tarihinde noter kanalı ile 3.kişilere devrettiğini, sözkonusu şirkette herhangi bir yetkisi kalmadığını, daha sonra kullandırılacak kredilerden sorumlu tutulamayacağını, kefaletten kaynaklanan bir borcunun da bulunmadığını, öte yandan kefalet sözleşmesinin geçerli olması için davacıdan alınması gereken eş muvaffakatinin de alınmadığını, bu sebeplerle davacının davalının belirttiği gibi davalı bankaya gerek asaleten gerekse kefaleten herhangi bir borcu bulunmadığını, bu nedenle davacının davalı bankaya aralarındaki kredi sözleşmesine/kefilliğe istinaden 76.698,22 TL nakit, 60.900,00 TL gayrinakit borcu bulunmadığının tespitine, %20 kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davalıya tahmiline dair karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin 24/02/2020 tarihli cevap dilekçesinde özetle: müvekkili banka ile dava dışı ... İnşaat Mobilya İth. İhr. San. Tic. Ltd. Şti arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeye davacı borçlu ... ... ile dava dışı ... ... tarafından müşterek borçlu müteselsil kefil olunduğunu, iş bu sözleşmeden doğan borçların ödenmemesi üzerine müvekkili bankanın alacağının tahsili amacıyla borçlular aleyhine icra takibine geçildiğini, davacı ... ...'in kefaletinin kanuna uygun ve geçerli bir kefalet olduğunu, borçlu ... ..., kefil olunan miktarı, kefaletin türünü ve kefaletin tarihini kendi el yazısı ile belirttiğini ve imzaladığını, davacı ... ...'in kefaleti için, eş rızası gerekmediğini, Borçlar Kanunu 584. maddesinde kefalete ilişkin olarak eş rızası aranacağı düzenlenmişse de, 28.03.2013-6455SK/m.77 düzenlemesi ile işbu maddeye istisna getirildiğini, davacının kefaletinde eş rızası aranmadığını, davacı borçlunun şirketteki ortaklığının sona ermiş olması , kefaleti sebebiyle olan sorumluluğunu sona erdirmediğini belirterek davanın reddini, davacı aleyhine tazminata hükmedilmesini, yargılama giderleri ile ücreti vekâletin karşı tarafa tahmilini talep etmiştir.
B-BİRLEŞEN ....ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ... ESAS SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN;
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkil banka ile dava dışı ... İnşaat Mobilya İth. İhr. San. Tİc. Ltd. Şti arasında genel kredi sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşmeye davalı borçlular ... ... ile ... ... tarafından müşterek borçlu müteselsil kefil olunduğunu, taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesine istinaden, müvekkil bankanın alacağı borçlular tarafından ödenmeyince borçlulara ... . Noterliği'nin 16.01.2020 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile bankaya 16.01.2020 tarihi itibariyle nakdi kredilerden doğan toplam 76.698,22-TL, gayrı nakdi kredilerden kaynaklanan toplam 60.900,00-TL borcunuz bulunduğu" bildiren hesap kat ihtarı gönderildiğini ve ihtarname davalı borçlulara tebliğ edildiğini, genel kredi sözleşmesinden kaynaklı ve ihtara rağmen ödenmeyen borca ilişkin, borçlular aleyhine, ... İcra Müdürlüğü 2020/... Esas sayılı dosyası ile ilamsız takip açıldığını, borçlulara ödeme emri gönderildiğini, borçluların takibe ve borca, haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiklerini, borçluların borçtan haberdar olup, ödeyeceği meblağ likit ve belirli olduğunu, keza, noter aracılığı ile gönderilen hesap kat ihtarı ile toplam borç, borçlulara bildirilmiş olup, sözleşmedeki imzayı da inkar etmediğini, bu nedenle, alacak likit (belirlenebilir, belirtilebilir, hesap edilebilir) olduğundan hükmedilen miktar üzerinden İİK’nun 67/2 maddesi uyarınca davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, arz ve izah edilen nedenlerle fazlaya dair tüm hakları saklı kalmak kaydıyla borçluların ... İcra Müdürlüğü 2020/... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız ve kötüniyetle yapılan itirazlarının iptali ile takibin devamına ve takibin takip talebindeki şartlar ile devamına, haksız ve kötüniyetle yapılan itiraz nedeniyle davalılar aleyhine % 20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacı banka dava dilekçesinde bahsi geçen hesap kat ihtarnamesi öncesinde 28.09.2019 tarihli bir yazı göndererek, asıl kredi borçlusu firmaya kefil olunduğundan bahisle krediden sorumlu tutulacağını bildirmişse de müvekkilim tarafından davalı bankaya ... . Noterliği’nin 16.11.2019 tarih ... yev. sayılı cevabi ihtarnamesi keşide edilerek, ... ..Ltd.Şti. ‘deki payları ve yetkilerini 08.03.2016 tarihinde noter kanalı ile 3.kişilere devrettiğini,gerekli ilanların yapıldığını, paylarını devrettiği dönem itibariyle ... Ltd.Şti.'nin bankaya herhangi bir kredi borcu bulunmadığını, daha sonra kullandırılacak kredilerden sorumlu tutulamayacağını, kefaletten kaynaklanan bir borcunun da bulunmadığını bildirdiğini, davalı ... ...'in asıl kredi borçlusu ... Ltd.Şti.’deki hisselerini 08.03.2016 tarihinde 3. Kişilere devrettiği tarih itibariyle sözkonusu şirketin davalı bankadan kullanmış ve/veya ödenmemiş herhangi bir kredisi bulunmadığını, davacının, önceki kredi sözleşmelerini kötüniyetli olarak kullanarak sonradan tahsis ettiği krediler için davalıları borçlu göstermekte ve kredinin teminatıymış gibi gösterdiğini, davacı banka tarafından davalı ...'ın kefilliğine istinaden borçta sorumlu tutulduğu ifade edilmişse de Borçlar Kanunu’nun kefalete ilişkin 583. Md ve devamındaki amir hükümleri nazarında geçerli bir kefalet sözleşmesi bulunmadığını, kefalet sözleşmesinin geçerli olması için davalılardan alınması gereken eş muvaffakati alınmadığını, davalıların, asıl kredi borçlusu şirketin yetkilisi olmadıkları dönemlerde bu şirkete kullandırılan kredilere kefaletlerinin geçerli olması için de eş muvaffakati zorunlu olduğunu, alınmayan eş muvaffakati sebebiyle kefalet de geçerli olmadığından davalıların davacı bankaya gerek asaleten gerekse kefaleten herhangi bir borcu bulunmadığını, izah edilen sebeplerle davanın öncelikle yetkisiz icra müdürlüğünde açılan takibe ilişkin olduğundan reddine, mahkeme aksi kanaatte ise bekletici mesele yapılan dava dosyalarının beklenilerek hasıl olacak sonuçlara göre davanın reddine, kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davalıya tahmiline dair karar verilmesini talep etmiştir.
B.Uyuşmazlık, Deliller, Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe
Dava, menfi tespit davasıdır. Uyuşmazlık kefil sıfatı ile davacı ve davalı banka arasında akdedilen kredi sözleşmesi kapsamında icra takip tarihi itibariyle davalının davacıdan alacaklı olup olmadığı; davacının imzaladığı kredi sözleşmesi kefaletinin geçerli olup olmadığı, kefalet sözleşmesinde belirtilen ibarelerin davacı eli ürünü olup olmadığı, kötüniyet tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı, eş muvafakati alınıp alınmadığı hususlarında toplanmaktadır.
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiştir. Dava şartlarına ilişkin eksik ve incelenmesi gereken ilk itiraz bulunmadığı anlaşıldıktan sonra tarafların sulh olma imkanı bulunmadığından uyuşmazlık noktaları belirlenip tahkikat aşamasına geçilmiş, deliller toplanıp bilirkişi raporu alınmak suretiyle sonuca gidilmiştir.
Mahkememizce görevlendirilen grafoloji bilirkişi heyetinin 30/05/2022 tarihli raporunda; "dava Konusu ... A.Ş.' ye ait 30.04.2015 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinde “KEFİL” ... ...'e atfen atılmış imzalar ile ... ...' e ait mukayese imzalar arasında; işleklik derecesi, alışkanlıklar, tersim biçimi, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından benzerlikler saptandığından söz konusu imzaların ... ...’in eli ürünü olduğu, dava Konusu ... A.Ş.” ye ait 30.04.2015 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinin alt kısmında bulunan “ Bu metnin Daha ......... ” Kelimeleri ile başlayan ve “.......Mutabıkım “ Kelimeleri ile sonlandırılan yazılarla ... ...” e ait mukayese yazılar arasında; işleklik derecesi, alışkanlıklar, tersim biçimi, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından benzerlikler saptandığından söz konusu “ Bu metnin Daha .........” Kelimeleri ile başlayan ve “…..mutabıkım” kelimeleri ile sonlandırılan yazıların ... ...’ in eli ürünü olduğu, dava konusu ... A.Ş.” ye ait 30.04.2015 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinde “KEFİL OLUNAN MEBLAĞ” bölümlerinde bulunan “ 500.000 TL.” yazı ve rakamlarla ... ...' e ait mukayese yazı ve rakamlar arasında; işleklik derecesi, alışkanlıklar, tersim biçimi, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesibakımından benzerlikler saptanmadığından söz konusu “KEFİL OLUNAN MEBLAĞ” bölümlerinde bulunan “ 500.000 TL.” yazı ve rakamların mevcut mukayese yazı ve rakamlarına kıyasla ... ...” İN ELİ ÜRÜNÜ OLMADIĞI” mütalaa edilmiştir.
Adli Tıp Kurumunun 06/02/2024 tarihli raporunda; "İnceleme konusu belgede ... ... adına düzenlenmiş Müşterek Borçlu Müteselsil Kefil(ler) bölümünde bulunan ''... ..., ... mh ... sk no: ..., Müteselsil Kefalet ... ...'' yazıları ile ... ...'in mukayese yazıları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu yazıların ... ...'in eli ürünü olduğu, Söz konusu bölümde bulunan ''30.4.2015, 500.000 TL'' yazıları ile ... ...'in mukayese yazıları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından, söz konusu yazıların mevcut mukayese yazılarına kıyasla ... ...'in eli ürünü olmadığı” mütalaa edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; esas ve birleşen davanın aynı kefalet sözleşmesinden kaynaklandığı; davacı- birleşen davalı ... ve davalı ...'in,kefalet sözleşmesindeki yazıların kendilerine ait olmadığından bahisle borçlu bulunmadıklarını iddia ettikleri, davalı- birleşen davacı Bankanın ise kefillere karşı başlattığı takibe yapılan itirazların reddini talep ettiği anlaşılmıştır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nda düzenlenen kefalet sözleşmeleri aynı kanunun Şekil kenar başlıklı 583. Maddesi uyarınca; "Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır." hükmü amirdir. İlgili hüküm gereğince kefilin, kefaleti sözleşmesinin geçerli olması; yazılı olması, kefil olunan miktar ile kefalet tarihinin kefilin el yazısı ile yazılmış olması şartına bağlıdır. Bu şekil şartı geçerlilik şekli olup şekle aykırı sözleşmeler geçersizdir. Somut olayda kefalet sözleşmesindeki kefil imzaları kefiller ... ve ...'e ait ise de kefalet sözleşmesinde yer alan ve kefilin sorumlu olduğu azami miktarı gösteren yazıların kefillerin el ürünü olmadığı anlaşıldığından kefalet sözleşmesinin kanuni geçerlilik şartlarını taşımadığı bu nedenle de geçersiz olduğu, davalı birleşen davacı Bankaya karşı kefillerin geçersiz sözleşme sebebiyle borç altına girmedikleri anlaşılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
A-ESAS DOSYA YÖNÜNDEN;
1-Davanın KABULÜNE; Davacının davalıya 30/04/2015 tarihli kredi sözleşmesi sebebiyle borçlu bulunmadığının TESPİTİNE,
2-Davacının istirdat talebinin KABULÜ İLE , haricen ödediği 20.000TL nin 24/02/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3- Alınması gereken 5.239,25TL harçtan peşin alınan 54,40TL harcın mahsubu ile 5.184,85TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafça yapılan 54,40TL başvuru harcı, 1.309,82TL peşin harç, tebligat ve posta masrafından oluşan 1.227,85TL ve 1.050,00TL Adli Tıp Kurumu ücreti olmak üzere toplam 2.492,07TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre 17.900,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesi halinde ödeyen tarafa iadesine,
6-Dava açılmadan evvel sonradan haksız çıkan taraftan alınmak üzere suç üstü ödeneğinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
7- Ödenmeyen Adli Tıp Kurumu ücreti olan 3.345,00TL ve 2.228,00TL olmak üzere toplam 5.573,00TL yargılama giderinin davalıdan alınarak Adli Tıp Kurumuna ödenmesine,
B-BİRLEŞEN ....ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ... ESAS SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN;
1-Davanın REDDİNE,
2-Davalıların kötüniyet tazminatı taleplerinin REDDİNE,
3-Alınması gereken 427,60 TL red harcının davacının peşin yatırdığı 2.362,77TL harçtan mahsubu ile artan 1.935,17TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Kallanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesi halinde ödeyen tarafa iadesine,
5-Yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre 22.136,88TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
6-Arabulucuk ücreti olan 1.320,00 TL'nin davacı taraftan alınarak Hazineye irat kaydına,
Dair; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, ... Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.30/04/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!