T.C.
İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/79 Esas
KARAR NO : 2024/387
DAVA : Memurunun Kararına İtiraz
DAVA TARİHİ : 19/04/2023
KARAR TARİHİ : 23/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan ... Memurunun Kararına İtiraz davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan 19/04/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; dava dışı ... nezdinde kurucu intifa senedi sahibi olduğunu, kurucu intifa senetlerinin ortaklıkta bir sermaye payını temsil etmediklerinden pay senedi olmadıklarını ve sahibine ortaklık hakları vermediğini, bununla birlikte kurucu intifa senetlerinin sahiplerine hissedarlara özgü kar payı, tasfiye payı, rüçhan hakkı şeklinde hissedarlara özgü hakları bahşettiğini, ancak intifa senedi sahiplerinin şirkete karşı pay sahibi değil üçüncü kişi alacaklı konumunda olduğunu, ana sözleşmenin 63.ve 22.maddesinde bu hususların belirtildiğini, buna göre kurucu intifa senedi sahiplerinin sözleşmesel nitelikteki alacak haklarının genel kurul tarafından değiştirilebilmesi için ya esas sözleşmede değişiklik hakkı saklı tutulmuş olması ya da hak sahibinin bu değişikliğe rıza göstermesi gerektiğini, dolayısı ile kurucu intifa senetlerinin sağladı bu hakların tek taraflı genel kurul kararı ile değiştirilemeyeceğini, ancak ana sözleşmede böyle bir hak saklı tutulmadığı gibi rıza da bulunmadığını, bu nedenle dava dışı bankanın 31.05.1991 tarihlinde kurucu intifa senetlerinin kar payına kısıt koyma ve buna dair esas söyleşmenin 58.maddesinde yaptığı değişikliğin hukuka uygun olmadığını ve hükümsüz olduğunu, kurucularının her birinin ayrı ayrı tek tek rıza ve onaylarının alınmadan banka ile aralarındaki sözleşme ilişkisine aykırı olarak tek taraflı bir işlem olduğunu ve üstelik bu senedin Atatürk'ün vasiyetinin bulunmasından dolayı, alınan kararın, Atatürk'ün vasiyetini de ilgilendirmesinden, Anayasa ihlali başta olmak üzere ağır hukuk ihlalleri içermesinden dolayı ... Gazetesine işlenmesinin mümkün olmadığını, fakat sicil müdürlüğünce olayın sıradan basit bir pay sahipliği genel kurulu olarak değerlendirilmesini, kurucu senet sahiplerinin ayrı ayrı ıslak imzalarının olup olmadığının sorgulanmaması gibi görevini ihmal ettiğini, görevini yapmadığını, yetki aşımında bulunma gibi sebeplerle hatalı olarak sicil gazetesine işlenmesi neticesinde olaya işlerlik kazandırmasının kişilerin ve devletin büyük zarara uğramasına ve mağdur olmasına sebebiyet verdiğini ileri sürerek, hukuka aykırı olan kararın ... Gazetesi'nden sicil gazetesinden kaldırılmasına ve kurucu intifa senedi kar payı ile ilgili olan ... esas sözleşmesinin 58.maddesinin sicil gazetesinde 1991 yılından önceki haline getirilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili tarafından sunulan 29/05/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; TTK'nın 34.maddesi uyarınca müvekkili tarafından verilmiş bir ret kararının bulunmadığını, ancak ret kararı üzerine eldeki davanın açılabileceğini, bu nedenle davanın öncelikle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, dava dışı şirketin esas sözleşmesinin 1991 yılında tescil edilen 58.maddesinin ...den terkinini talebine ilişkin olduğunu, tescil edilmiş olguların terkininin de ancak kesinleşmiş mahkeme kararları ile mümkün olduğunu, bu davalarda da husumetin ilgili şirkete karşı yöneltilmesinin gerektiğini, bu bakımdan da huzurdaki davada davalıya husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, davacı tarafın ilgili sıfatını haiz olmadığından huzurdaki davada aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, davalının TTK'nın 32 ve ... Yönetmeliğinin 34.maddesi hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, davacının talebinin sicile kayıtlı bir olgu ve tescile tabi bir husus olmadığından davalı tarafından yapılabilecek bir işlem söz konusu olmadığını, davacı tarafın ...inden terkinini talep ettiği husus, 6762 sayılı TTK'nın 330.maddesinde ve 6102 sayılı TTK'nın 354.maddesinde tescil edilmesi öngörülmüş bir husus olmadığını, bu nedenle de tescil edilmemiş bir hususun ...inden terkininin mümkün olmayacağını, bu itibarla da davanın reddine karar verilmesinin gerektiğini, davacının da konusunu ettiği genel kurul kararı tescile tabi olmayıp şirketin kendi iç işleyişine ilişkin bir karardan ibaret olduğunu, dava konusu genel kurul kararına ilişkin bir uyuşmazlığın tarafları ancak davacı ile dava dışı şirketin olduğunu, davalı müdürlük davanın açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
DELİLLER: ... kayıtları, ... , Uzman Görüşü, Başvuruya ilişkin ... tarafından verilen cevap yazısı, Davacı tarafça dosyaya sunulan e-posta/kep başvuru kayıtları, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/... Esas sayılı ve 2022/... Esas sayılı dosyaları ve tüm dosya kapsamı.
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı ... ... tarafından davalı ... Bankası A.Ş. aleyhine açılan davalı bankanın 31/05/1991 yılında alınan temettü(nakit kar payı) ödenmesinin ilk kuruluş sermayesi olan 250.000,00-TL ile kısıtlı olarak ödenmesi kararının ve esas sözleşme değişikliğinin iptal edilmesine karar verilmesi, alınan karar ve ana sözleşme değişikliğinin yoklukla batıl olduğunun tespitine karar verilmesi, 31/03/2020 tarihli davalı banka olağan Genel Kurul kararında alınan Kurucu hisse ( ... ) sahiplerine temettü dağıtılmaması kararının kanunlara aykırı olması nedeniyle iptal edilmesi, söz konusu iptal ve butlan kararları verilmesi sonrasında ... ve ... hisseleri üzerinden nakit kar payı ödenmesi talebine ilişkin davanın yargılaması sonunda, Davacı tarafça 31/03/2020 tarihli davalı banka genel kurul kararının iptali talebiyle açılan davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine, Davacı tarafça 30/05/1991 tarihli davalı banka genel kurul kararlarının butlanı talebiyle açılan davanın esas yönünden reddine karar verildiği, davacı vekilinin tavzih talebinin reddine karar verildiği ve kararın istinaf edilmesi nedeniyle henüz kesinleşmediği anlaşılmıştır.
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı ... ... tarafından davalı ... Bankası A.Ş. aleyhine davalı bankanın genel kurulunda aldığı tek taraflı karara dayanarak eksik kar payı ödemesi yaptığını, ilk kuruluş esas sözleşmesi m. 58 hükmü gereği (sermaye kısıtı olmadan) 2022 yılı kar payının hesaplanarak ödenmesi talebine ilişkin kar payı alacağı davasının derdest olduğu, dosyada .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/... Esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapıldığı ve duruşmasının 30/09/2024'e bırakıldığı anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama sırasında toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; dava, davacı tarafça davalı ... aleyhine ...e tescil edilen genel kurul kararlarının tescil işleminin usul ve yasaya uygun olmadığı gerekçesiyle tescil işleminin terkin edilmesi isteminden ibarettir.
Davacı ... nezdinde kurucu intifa senedi sahibi olduğunu, kurucu intifa senetlerinin ortaklıkta bir sermaye payını temsil etmediklerinden pay senedi olmadığını ve sahibine ortaklık hakları vermediğini, bununla birlikte kurucu intifa senetlerinin sahiplerine hissedarlara özgü kar payı, tasfiye payı, rüçhan hakkı şeklinde hissedarlara özgü hakları bahşettiğini, kurucu intifa senedi sahiplerinin bu alacak haklarının banka genel kurulu tarafından değiştirilebilmesi için ya esas sözleşmede değişiklik hakkının saklı tutulmuş olması ya da hak sahibinin bu değişikliğe rıza göstermesi gerektiğini, ancak ana sözleşmede böyle bir hak saklı tutulmadığı gibi kurucu intifa senedi sahiplerinin rızasının da bulunmadığını, bu nedenle, dava dışı bankanın 31.05.1991 tarihli genel kurul toplantısında kurucu intifa senetlerinin kar payına kısıt koyma ve buna dair esas söyleşmenin 58.maddesinde yaptığı değişikliğin hukuka uygun olmadığını ve hükümsüz olduğunu ileri sürerek, bu kararın ... Gazetesi'nden kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı taraf ise müvekkili tarafından yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu, davacının dava açmakta hukuki yararı ve dava açma ehliyeti olmadığını, davanın şirkete yöneltilmesi gerektiğinden müvekkilin pasif husumeti bulunmadığını, bu nedenlerle davanın öncelikle usulden aksi halde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava konusu ihtilaf dava dışı ...'nın 31.05.1991 tarihinde kurucu intifa senetlerinin kar payına kısıt koyma ve buna dair esas sözleşme m.58'de yaptığı değişikliğe ilişkin 31.05.1991 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararların tescil işleminin usul ve yasaya uygun olup olmadığı, ilgili tescil işleminin terkini şartlarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
Mahkememizin istinaf incelemesi öncesi 22/06/2023 tarihli kararı ile; davalı tarafından davacı tarafın davalı şirketin 31.05.1991 tarihli genel kurul kararının tescil işleminin terkinine ilişkin verilmiş bir karar bulunmadığı, davacının tescilin terkini talebine yönelik davalı yanca karar verilmeden doğrudan mahkemeye müracaatla işlemin iptalini talep ettiği, sicil memuru kararına karşı itiraz davalarında ...nün kararından sonra yapılacak başvuru sonrası sekiz gün içinde dava açılabileceği, bu şekilde başvuru ve başvurunun reddinin bir dava şartı olduğu, ayrıca davalıya husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine; ... Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin 24/01/2024 tarih 2023/... Esas, 2024/ ... Karar sayılı ilamıyla; "Mahkemece, davacının KEP yoluyla yaptığı başvuruların geçerli bir başvuru olup olmadığı, bu başvurulara davalı yanca bir cevap verilip verilmediği araştırılmalı, ardından dava şartlarının eksik olduğu sonucuna ulaşılırsa sadece davanın usulden reddine; dava şartlarının tamam olduğu görülürse ancak o zaman işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekmektedir." gerekçesiyle Mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilmesine üzerine dosya Mahkememizin yukarıdaki esasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur.
...ine tescil işlemi TTK'nın 27. maddesi ve devamında düzenlenmiştir. ... Yönetmeliğinin 28/2. maddesine göre tescil, ticari işletmeyle ilgili belirli hukuki hususların, ...indeki ilgili sütunlarına yetkili müdür tarafından ilk kez yazılmasını ifade eden teknik bir terimdir. TTK'nın 28/1. maddesine göre tescil istemi, ilgililer, temsilcileri veya hukuki halefleri tarafından yetkili sicil müdürlüğüne yapılır. Terkin ise tescil edilen kayıtların silinmesi olup Kanunda aksine bir hüküm yoksa bir kaydın kısmen veya tamamen silinmesi işlemi de tescil hakkındaki hükümlere tabidir.
TTK'nın 29.maddesine göre tescil başvurusu dilekçe ile yapılır. Yine Ticaret Sicil Yönetmeliğinin ''Başvuru, içerik ve şekil'' başlıklı 23.maddesi
(1) Müdürlüğe başvuru yazılı şekilde ya da elektronik ortamda yapılır.
(2) Dilekçede istem açıkça belirtilir ve tescil edilecek olgular gösterilir. Dilekçeye doğrulayıcı belgelerin asılları ya da onaylı örnekleri eklenir. Belgeler, hukuki gereklere uygun şekilde onaylanarak imzalanır. Onaylı örnekler elektronik ortamda da hazırlanabilir.
(3) Başvurunun elektronik ortamda yapılması halinde dilekçe ve belgeler güvenli elektronik imza ile imzalanır.
(4) Dilekçe tescil isteminde bulunmaya yetkili kişi veya kişilerce imzalanır.
(5) Dilekçe sahibi kimliğini ispat etmek zorundadır. Dilekçedeki imza, noterlikçe onaylanmış veya güvenli elektronik imza ile imzalanmışsa, ayrıca kimliğin ispatlanmasına gerek yoktur. Müdür, noter tarafından onaylanmamış veya güvenli elektronik imza ile imzalanmamış dilekçelerde imza bakımından her türlü karşılaştırmayı yapar, ilgilinin sicil dosyasında istemde bulunan kişinin daha önceden verdiği onaylı imza beyannamesi varsa bununla karşılaştırır, gerek gördüğü takdirde dilekçe altındaki imzanın noterlikçe tasdik edilmesini ister.'' hükmünü içermekte olup söz konusu maddeden de anlaşılacağı üzere davalı Sicil Müdürlüğüne elektronik ortamda da başvuru yapılabilecektir.
6102 sayılı TTK'nın 34. maddesi; "(1) İlgililer, tescil, değişiklik veya silinme istemleri ile ilgili olarak, sicil müdürlüğünce verilecek kararlara karşı, tebliğlerinden itibaren sekiz gün içinde, sicilin bulunduğu yerde ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile itiraz edebilirler.
(2) Bu itiraz mahkemece dosya üzerinden incelenerek karara bağlanır. Ancak, sicil müdürünün kararı, üçüncü kişilerin sicilde kayıtlı bulunan hususlara ilişkin menfaatlerine aykırı olduğu takdirde, itiraz edenle üçüncü kişi de dinlenir. Bunlar mahkemeye gelmezlerse dosya üzerinden karar verilir." düzenlemesini içermektedir.
TTK'nın 34.maddesine göre sicil işlemine karşı itiraz davası açılmadan önce ...ne başvuru yapılması zorunludur. ...ne hiç tescil başvurusu yapılmadan veya red kararı olmadan doğrudan doğruya mahkemeye başvurulması mümkün değildir. Bir diğer ifadeyle mahkemeye başvurabilmek için elde sicil memurunca reddedilmiş bir istem dilekçesi olmalıdır.
Mahkememizce yukarıda anılı istinaf ilamı doğrultusunda ...'ne yazılan müzekkere cevabına göre; evrak kayıtlarında yapılan incelemede; ilgi yazımızda davacı ... ... tarafından gönderildiği belirtilen 27/03/2023 tarihli, 09/10/2022 tarihli, 24/09/2022 tarihli, 24/09/2022 tarihli, 08/08/2022 tarihli, 02/08/2022 tarihli ve 11/07/2022 tarihli yazıların Müdürlüğümüze geldiğine dair herhangi bir evrak kaydına rastlanılmadığı, nitekim, ilgi yazınızda sorulanlardan 08.08.2022 tarihli başvuru ile ilgili olarak T.C. Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu'nun Müdürlüğümüze 20.10.2022 tarihinde gelen 14.10.2022 tarih ve ... sayılı yazısı ekinde gönderilen Karar Tarihi: 14.09.2022 tarih ve Karar Sayısı:2022/1167 sayılı Kurul Kararı üzerine de o tarihte evrak kayıtlarımızda ayrıca araştırma yapılmış ve hiçbir Bilgi Edinme başvurusu tespit edilememiş olup İlgili Kurula 22.11.2022 tarih ve ... sayılı yazımız ile cevap verildiği, söz konusu yazı ve ekindeki karar ile cevabi "yazımızın suretleri bilgi için ekte gönderildiği, ... ...i numarasında kayıtlı ... Bankası A.Ş.'nin dosyasında yapılan incelemede, ... ...'in Müdürlüğümüze 13.04.2022 tarihinde, 02.10.2023 tarihinde ve 27.10.2023 tarihinde gelen tarihsiz 3 adet dilekçesinin bulunduğu anlaşılmış olup, tescil başvuruları sırasında dikkate alınmak üzere şirketin dosyasına alınan söz konusu dilekçelere ait evrakın suretleri bilgi için ekte gönderildiği bildirilmiştir.
TTK'nun 34/1.maddesine göre; ... memurluğunun kararlarına karşı, ilgililerin tescil, değişiklik veya silinme istemleri ile ilgili taleplerine karşı, sicil müdürlüğünce verilecek kararlara karşı tebliğ tarihinde itibaren 8 gün içinde itiraz mümkündür. ...nden verilen cevabi yazıya göre; davacı ... ... tarafından gönderildiği belirtilen 27/03/2023 tarihli, 09/10/2022 tarihli, 24/09/2022 tarihli, 24/09/2022 tarihli, 08/08/2022 tarihli, 02/08/2022 tarihli ve 11/07/2022 tarihli yazıların Müdürlüğümüze geldiğine dair herhangi bir evrak kaydına rastlanılmadığı, ... ...i numarasında kayıtlı ... Bankası A.Ş.'nin dosyasında yapılan incelemede, ... ...'in Müdürlüğe 13.04.2022 tarihinde, 02.10.2023 tarihinde ve 27.10.2023 tarihinde gelen tarihsiz 3 adet dilekçesinin bulunduğu anlaşılmış olup, bu başvuruların tescil başvuruları sırasında dikkate alınmak üzere şirketin dosyasına alındığı beyan edilmiştir.
Bu haliyle davacı tarafça dosyaya sunulan ...'e yaptığı başvuru evrakları ile davacı tarafça dava konusu davalı şirketin 31/05/1991 tarihli genel kurul kararının tescil işleminin terkinine talebine ilişkin davalı ...'nün kep adresi olan ... .tr adresine gönderilen 02/08/2022 ve 09/10/2022 tarihli başvuruların bulunduğu, davacı tarafça bu başvurular dışında doğrudan dava konusunu oluşturmayan ancak dava konusu ile bağlantılı başvurularının da bulunduğu bu hususta 08/08/2022 tarihli başvuru ile ilgili Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu tarafından da ...e bildirimde bulunulduğu, ...nce verilen cevabi yazı ile de davacının tarihsiz başvurularının tescile başvurular sırasında dikkate alınmak üzere dava dışı şirketin sicil dosyasına alındığı açıkça belirtilmiştir.
Bu duruma göre yukarıda anılı mevzuat uyarınca ...e elektronik ortamda da başvuru mümkün olup, davalı ... tarafından bir yandan davacının başvurusuna ilişkin evrak kaydına rastlanılmadığı belirtilmesine rağmen bir yandan da davacının tarihsiz başvurularının bulunduğu bunların tescilde dikkate alınmak üzere dava dışı şirketin sicil dosyasına alındığı belirtilmekle, davacı tarafından sunulan e-posta başvurularına ilişkin kayıtlar göz önüne alındığında, davacı tarafça dava konusu davalı şirketin 31/05/1991 tarihli genel kurul kararının tescil işleminin terkini talebine ilişkin davalı ...'nün kep adresi olan ...tr adresine gönderilen 02/08/2022 ve 09/10/2022 tarihli başvuruda bulunulduğu sabit olup, davalı ... tarafından dava konusu ile bağlantılı bir kısım başvuruların dava dışı şirketin sicil dosyasına alındığı, dava konusunu ilgilendiren başvurular yönünden ise herhangi bir değerlendirme yapılmadığı anlaşılmakla, kamu kurumu olan davalı ... tarafından davacı tarafın başvuruları hakkında gerekli inceleme ve araştırma yapılarak başvurulara ilişkin varsa usuli eksikliği (imza, tarih, belge v.s) gidermesi hususunda davacı tarafa süre verilerek bildirimde bulunulması gerekirken davalı tarafça bu yönde hiçbir işlem yapılmadığı, davacı tarafın yukarıda zikredilen dava konusu olan davalı şirketin 31/05/1991 tarihli genel kurul kararının tescil işleminin terkinine talebine ilişkin başvuru tarihleri olan 02/08/2022 ve 09/10/2022 tarihlerinden eldeki davanın açıldığı tarih olan 19/04/2023 tarihi arasında geçen süre göz önüne alındığında ve davalının başvurular hakkında olumlu olumsuz bir karar vermesi gerekirken davacının başvuruları hakkında herhangi bir karar verilmeyerek davacının başvurularının zımnen reddedildiği anlaşılmıştır.
Tüm bu açıklamalar kapsamında davacı tarafça dava konusu davalı şirketin 31/05/1991 tarihli genel kurul kararının tescil işleminin terkinine talebine ilişkin davalı ...'nün kep adresi olan ... kep.tr adresine gönderilen 02/08/2022 ve 09/10/2022 tarihli başvuruda bulunulduğu yukarıda detaylı şekilde açıklandığı üzere davalı ... tarafından davacı tarafın başvuruları hakkında başvuru tarihleri ile dava tarihi arasında çok uzun süre geçmesine rağmen bir karar verilmeyerek davacının başvurularının zımnen reddedildiği sabit olup, bu cihetle esas yönünden yapılan inceleme neticesinde somut olayda dava konusu olan dava dışı şirketin 31/05/1991 tarihli genel kurul kararının tescil işleminin terkini yönünden ...nün davalı şirketin genel kurul kararın tescili talebi yönünden mevzuata uygun şekilde ...e tescil işlemini yaptığı, ...nün davalı şirketin genel kurul kararlarının içeriğini ve esasını usul ve esas yönünden yerindelik denetimine ve şirket hissedarlarının menfaatine yada hissedarların hakkını kısıtlayıp kısıtlamadığına bakma gibi bir yükümlülüğü olmadığı gibi bu hususta yetkisinin ve görevinin de bulunmadığı açık olduğundan davacı tarafça eldeki davanın konusunu oluşturan genel kurul kararlarının iptaline ve kar payı istemlerine yönelik davalı şirket hakkında dava açma hakkının bulunduğu tartışmasız olup davacı tarafın bu yöndeki taleplerini davalı şirkete yöneltmesi gerektiği kaldı ki bu hususta yukarıda incelemesi yapılan .... Asliye Mahkemesi'nin genel kurul kararının iptali ve butlanına yönelik 2020/... Esas ve kar payı istemine yönelik 2022/... Esas sayılı dosyaların davacı tarafça açıldığı, genel kurul kararının butlanı ve iptaline ilişkin davanın reddine karar verildiği, kar payı istemine yönelik davada ise genel kurul kararının iptali ve butlanı davasının bekletici mesele yapıldığı anlaşılmakla, davacının 31/03/2020 tarihli genel kurul toplantısından kısa bir süre önce dava konusu hisseleri satın almış olduğu, üzerinde sermaye kısıtı bulunduğu halde söz konusu hisseyi satın alan davacının bunun sonuçlarına katlanması gerektiği gibi, hisseleri elde ettiği tarihten 30 yıl önce alınan esas sözleşme değişikliği kararının terkinini talep etmesinin haksız olduğu sonucuna varılmakla, davalı müdürlükçe mevzuata uygun şekilde tescil edilen genel kurul kararının hakkını kısıtladığından bahisle açılan eldeki dava haksız olup, dava konusu olan dava dışı şirketin 31/05/1991 tarihli genel kurul kararının tescil işleminin terkini yönünden ...nün davalı şirketin genel kurul kararın tescili talebi yönünden mevzuata uygun şekilde ...e tescil işlemini yaptığı, ...nün davalı şirketin genel kurul kararlarının içeriğini ve esasını usul ve esas yönünden yerindelik denetimine ve şirket hissedarlarının menfaatine yada hissedarların hakkını kısıtlayıp kısıtlamadığına bakma gibi bir yükümlülüğü olmadığı gibi bu hususta yetkisinin ve görevinin de bulunmadığı anlaşıldığından davacı tarafça ispatlanamayan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davacı tarafça açılan DAVANIN REDDİNE,
2- Davacı tarafça yatırılan peşin harcın alınması gereken 427,60-TL karar harcından mahsubu ile bakiye 247,70-TL karar harcının davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,
3- Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4- Davalı taraf yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca maktu vekalet ücreti olan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5- Davacı tarafça yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının gerekçeli karar tebliğ işlemleri tamamlandıktan sonra ve karar kesinleştiğinde davacı tarafa resen iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/05/2024
Başkan ...
e-imza*
Üye ...
e-imza*
Üye ...
e-imza*
Katip ...
e-imza*
*Bu evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!