T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(İŞ MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO:2024/166 Esas
KARAR NO:2024/237
DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ:14/10/2022
KARAR TARİHİ:19/03/2024
.... İş Mahkemesinin 15/03/2024 tarihli ... sayılı GÖNDERME kararı ile Mahkememize tevzi edilen Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 29.09.2018 tarihinde ... ... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti., ... A.Ş., Yenigün İnş. San. ve Tic. A.Ş., ... A.Ş. şirketlerine ait şantiyede demir ustası olarak çalışmaktayken üzerinde çalıştığı merdivenin kayması sonucu sol bacağının diz bölgesinden kırıldığını, kaza sonucu müvekkilinin sol bacağının kırıldığını ve hastanede yapılan müdahalelere rağmen kalıcı sakatlık meydana geldiğini, iş güvenliğini sağlamayan ve işçilere iş sağlığı eğitimi vermeyen işverenin tam kusurlu olduğunu, 29.09.2018 tarihinde gerçekleşen iş kazası itibarıyla geçerli ... İşveren MMS Poliçesinde ... poliçe no ile ... Sigorta A.Ş, ... poliçe no ile ... Sigorta A.Ş, ... poliçe no ile ... Sigorta A.Ş, ... poliçe no ile ... Sigorta A.Ş, ... poliçe no ile ... Sigorta A.Ş, ... poliçe no ile ... Sigorta A.Ş.'ye ait poliçenin İşveren Mali Mesuliyet Sigortası Sigorta konusu başlıklı klozunda yer alan "İşbu poliçe bir işyerinde işverene bir hizmet sözleşmesi ile bağlı ve Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununa tabi çalışanların (taşeron firma ve taşeron firma çalışanları, stajyerler dahil) yükümlülüklerini yerine getirmesi esnasında kendisinin veya çalışanlarının uğrayacağı zararlar için işverene düşen hukuki sorumluluğu teminat altına alınmıştır. İşverene bir hizmet akti ile bağlı ve Sosyal Sigortalar Kurumuna tabi işçiler ve onların hak sahipleri tarafından talep edilebilecek tazminat taleplerini, Sosyal Sigortalar Kurumunun sağladığı yardımların üstünde ve dışında kalan tazminat taleplerini... kapsamaktadır." maddesi gereğince iş kazası sonucunda kalıcı bedensel zarara uğrayan müvekkili taşeron firmanın çalışanı olduğundan söz konusu maddi ve manevi tazminat talebi yönünden davalı sigorta şirketlerinin poliçede belirtilen oranlarla sınırlı olmak üzere sorumluluğuna gitme zaruretinin hâsıl olduğunu, davalılara karşı 17.05.2022 tarihinde zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ve anlaşma sağlanamadığını, açıklanan nedenlerle; iş kazasında sakatlanan müvekkilinin şimdilik 1.000,00-TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile 50.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı işverenden tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki davanın dava konusu gereği görevsiz mahkemede açıldığını, görevli mahkemenin iş mahkemeleri olduğunu, davacı ... tarafından .... İş Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosya ile aynı kaza sebebiyle işveren aleyhine dava açıldığını, dosya davalıları olan sigorta şirketlerine ihbar edildiğini ve yargılamanın devam ettiğini, 18.07.2016-18.07.2019 vadeli ... nolu İşveren Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi teminatları kapsamında kalmak kaydı ile poliçe limitleri ile sınırlı olarak sadece poliçede bildirilen faaliyet konusunda çalışan işçiler için, sadece poliçede bildirilen faaliyet adresinde ve poliçe vadesinde meydana gelecek olaylar yönünden, sigortalı şirketin varsa kusuru oranında geçerli olduğunu, İşveren Mali Mesuliyet Sigorta Poliçeleri ile sigortacı, işyerinde meydana gelebilecek iş kazaları sonucunda, işverene yüklenilebilecek hukuki sorumluluk nedeniyle, işverene bir hizmet akdi ile bağlı ve SGK'ya tabi işçiler veya bunların hak sahipleri tarafından, işverenden talep edilecek ve SGK'nın sağladığı yardımların üstündeki ve dışındaki tazminat talepleri ile yine aynı kurum tarafından işverene karşı iş kazalarından dolayı ikame edilebilecek rücu davaları sonucunda ödenecek tazminat miktarını poliçede yazılı limitlere kadar temin edebileceğini, kazalı işçinin, poliçede bildirilen sigortalı şirket işçisi olmadığını, poliçede bildirilen faaliyet adresinde çalışan işçilerden biri olmaması veya mezkur olayın poliçede bildirilen faaliyet adresinde veya poliçe vadesinde gerçekleşmemiş olması halinde sorumluluğun doğmayacağını veya kaza tarihi itibariyle sigortalı şirkette çalışan işçi sayısının poliçede bildirilen işçi sayısının üzerinde olması halinde eksik sigorta hükümlerinin uygulanacağını, 126547226 nolu İşveren Mesuliyet Sigorta Poliçesi olay tarihini kapsamakta olduğunu, poliçenin can sigortası vasfında olmadığını, poliçenin azami teminat limiti hasar anında ödenebilecek maktu tazminat miktarı olmadığını, sigortacının tazminat yönünden varsa sorumlu tutulabileceği azami sorumluluk tutarını belirttiğini, müvekkili, sigortalı ... Ortaklığı'nın belirtilen vadelerde sigortalı bulunduğu İşveren Mali Mesuliyet Sigorta poliçesinin müşterek sigortacısından biri olduğunu, müşterek sigortacıların teminat dahilinde bir hasar olduğunda, koasürans oranlarınca sorumluluk taşıdığını, mevcut olayda müvekkili şirketin pay oranının %15 olduğunu, davacının müvekkil şirketten talep ettiği 20.000,00-TL miktarın, manevi tazminatın zenginleşme aracı olarak kullanılamayacağını, özendirici vasıfta olmama ilkelerine aykırı olduğunu, açıklanan nedenlerle; görevsizlik itirazının kabulü ile davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, haksız olarak açılan davanın esastan dahi reddine, dava masrafları ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki davanın dava konusu gereği görevsiz mahkemede açıldığını, görevli mahkemenin iş mahkemeleri olduğunu, müvekkili şirket tarafından 18.07.2016-18.07.2019 başlangıç ve bitiş tarihli ... poliçe numaralı İşveren Sorumluluk Sigorta Poliçesi tanzim edildiğini, davacı tarafından İşveren Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi kapsamında zararın karşılanması talebiyle doğrudan müvekkili şirket aleyhine başvuruda bulunulmasının haksız olduğunu, İşveren Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi'nin ihtiyari bir poliçe olduğunu, sigortalı ile sigorta şirketi arasında geçerliliği bulanan bir sözleşme olduğunu, davacı ... tarafından .... İş Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosya ile aynı kaza sebebiyle işveren aleyhine dava açıldığını, dosya davalıları olan sigorta şirketlerine ihbar edildiğini ve yargılamanın devam ettiğini, dosyanın .... İş Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesi gerektiğini, müvekkili şirket ile ... ortaklığı arasında İşveren Sorumluluk Sigorta Poliçesi akdedildiğini, söz konusu poliçede işveren mali sorumluluk teminatı yer aldığını, müvekkili şirketin olası sorumluluğunun bu poliçe ile genel şartlar çerçevesinde belirleneceğini, müvekkili şirketin yalnızca sigortalı ... Ortaklığı'nın kusuru oranında sorumluluğunun bulunduğunu, müvekkili şirketin asıl alacak ve feriler dahil toplam sorumluluğunun poliçe teminat limitini aşmasının mümkün olmadığını, söz konusu poliçede belirtilen limitlerle sınırlı olduğunun açıkça belirtildiğini, teminat limitinin 150.000-USD ile sınırlı olduğunu, sigortalının müvekkili şirkete bildirdiği adres dışındaki faaliyetleri sonucu oluşabilecek hasarların teminat kapsamı dışında olduğunu, davacı tarafından dosyaya sunulan bir takım hastane kayıtlarının ve sağlık raporlarının objektif değerlendirmelerden uzak olduğunu, davacı trafik kazası sonucu yaralandığını iddia ederek maddi ve manevi tazminat talebinde bulunduğunu, talep edilen maddi ve manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, açıklanan nedenlerle; haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki davanın dava konusu gereği görevsiz mahkemede açıldığını, görevli mahkemenin iş mahkemeleri olduğunu, sigortalının ... Ortaklığı olduğunu, müvekkili şirket ile aralarında .../0 numaralı İşveren Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi düzenlendiğini, davacı tarafın 02.06.2019 tarihinde talep ve konusu aynı olan ve müvekkili sigorta şirketinin ihbar olunan sıfatına sahip olduğu .... İş Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının mevcut olduğunu, ancak davacı tarafın dosyadan sigortalısı ... Ortaklığı lehine feragat ettiğini, bu sebeple müvekkili dava konusu iş kazasına ilişkin sigortalısının sorumluluğunun sonlanmış olduğunu, müvekkili şirket yönünden de sorumluluğunun kalmadığını, gerçekleşen iş kazasının ... Ortaklığı'na ait olduğunu, şirketle müvekkili arasında 18.07.2016-18.07.2019 tarihleri arasında geçerli olmak üzere .../0 numaralı İşveren Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi düzenlendiğini, poliçe kapsamında teminat limitinin şahıs başına bedelinin 25.000,00-USD olduğunu, poliçede hisse dağılımının %40 ... ... Şirketi, %30 ... Sigorta Anonim Şirketi, %15 ... Sigorta Anonim Şirketi, %5 ... Sigorta Anonim Şirketi, %5 ... Sigorta Anonim Şirketi ve %5 ... Sigorta Anonim Şirketi şeklinde olduğunu, mevcut olayda müvekkili şirketin pay oranının %5 olarak belirlendiğini, müvekkili sigorta şirketinin üçüncü kişilerin uğramış olduğu zararlardan sigorta poliçesinde belirtilen azami limitlerle ve işletenin veya işletenin eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında sorumlu tutulabildiğini, somut uyuşmazlıkta davacının kazadan sonra müvekkili şirkete usulüne uygun olarak başvuruda bulunmadığını ve müvekkilinin temerrüde dahi düşmediğini, açıklanan nedenlerle; davanın usulden ve esastan reddine, huzurdaki davanın .... İş Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosya ile birleştirilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili sigorta şirketi tarafından tanzim edilen ... numaralı poliçe başlangıcından itibaren iptal edildiğini, bu nedenle müvekkili sigorta şirketinin davaya konu mezkur iş kazasından ötürü sorumluluğunun bulunmadığını, davacı tarafın mezkur kaza kaynaklı alacak haklarının zamanaşımına uğradığını, Emniyeti Suistimal Sigorta Poliçesi'nin iş kazalarından kaynaklı sürekli iş göremezlik tazminatı ve manevi tazminat taleplerini temin etmediğini, manevi tazminat taleplerinin poliçe kapsamında olmadığını, manevi tazminat olarak hükmedilecek miktarın tazminatı alacak kişi zenginleştirmemesi gerektiğini, davacı tarafın .... İş Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosya ile manevi tazminat davası ikame ettiğini, ikinci defa mahkemeniz huzurunda bu sefer 50.000,00-TL talepli manevi tazminat davası açıldığını, müvekkili sigorta şirketi tarafından tanzim edilen poliçedeki işsi sayısı ile kaza tarihindeki işçi sayısının aynı olup olmadığının araştırılmasının gerektiğini, işçi sayısındaki artışın müvekkili sigorta şirketinin eksik sigorta uygulamasına gitmesini gerektirebileceğini, İşveren Sorumluluk Sigortası Genel Şartları uyarınca davacı yanın taleplerinin poliçe teminatı kapsamında olabilmesi için kazazedenin işverene bir hizmet akdiyle bağlı ve Sosyal Sigortalar Kanunu'na tabi işçilerden olması gerektiğini, kazanın poliçede belirtilen riziko adresleri içinde gerçekleşmiş olması gerektiğini, kazanın poliçe vadesinde gerçekleşmiş olması gerektiğini, kazanın iş kazası sayılması gibi hususların değerlendirilmesinin şart olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin poliçeden kaynaklanan tazminat taleplerinden sorumluluğunun ancak sigortalı işverenin kusuru ile sınırlı olduğunu, açıklanan nedenlerle; davanın zamanaşımıyla reddine, esastan reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki davanın dava konusu gereği görevsiz mahkemede açıldığını, görevli mahkemenin iş mahkemeleri olduğunu, davanın süresinde açılmadığını ve zamanaşımına uğradığını, 13.07.2016-18.07.2019 vadeli ...-1 nolu İşveren Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi teminatları kapsamında kalmak kaydı ile poliçe limitleri ile sınırlı olarak sadece poliçede bildirilen faaliyet adresinde ve poliçe vadesinde meydana gelecek olaylar yönünden sigortalı şirketin varsa kusuru oranında geçerli olduğunu, İşveren Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortacı, işyerinde meydana gelebilecek iş kazaları sonucunda işverene yüklenilebilecek hukuki sorumluluk nedeniyle, işverene bir hizmet akdi ile bağlı ve SGK'ya tabi işçilerin veya bunların hak sahipleri tarafından, işverenden talep edileceğini ve SGK'nın sağladığı yardımların üstündeki ve dışındaki tazminat taleple ile yine aynı kurum tarafından işverene karşı iş kazalarından dolayı ikame edilebilecek rücu davaları sonucunda ödenecek tazminat miktarının poliçede yazılı limitlere kadar temin ettiğini, kazalı işçinin, poliçede bildirilen sigortalı şirket işçisi olmaması, poliçede bildirilen faaliyet adresinde çalışan işçilerden biri olmaması veya mezkur olayın poliçede bildirilen faaliyet adresinde veya poliçe vadesinde gerçekleşmemiş olması halinde sorumluluklarının doğmayacağını, kaza tarihi ya da anı itibariyle sigortalı şirkette çalışan işçi sayısının üzerinde olması halinde eksik sigorta hükümlerinin uygulanacağını, ...-1 nolu İşveren Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi'nin olay tarihini kapsadığını ve poliçenin can (meblağ) sigortası vasfında olmadığını, poliçenin azami teminat limitinin hasar anında ödenebilecek maktu tazminat miktarı olmadığını, sigortalıya isnad olunan kusura ve maluliyet oranına itiraz ettiğini, fahiş tazminat taleplerini kabul etmediğini, müvekkili sigorta şirketinin sigortalı ... Ortaklığı'nın belirtilen vadelerde sigortalı bulunduğu İşveren Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi'nin müşterek sigortacısından biri olduğunu, müşterek sigortacıların teminat dahilinde bir hasar olduğunda koasürans oranlarınca sorumluluk taşıdığını, mevcut olayda müvekkili sigorta şirketinin pay oranının %5 olarak belirlendiğini, davacı tarafından talep olunan manevi tazminatın şartlarının oluşmadığının ve talep olunan manevi tazminat tutarının da fahiş olduğunu, davacının müvekkili şirketten talep ettiği 50.000,00-TL miktarın manevi tazminatın zenginleşme aracı olarak kullanılamayacağını, özendirici vasıfta olmama ilkelerine aykırı olduğunu, açıklanan nedenlerle; görevsizlik itirazının kabulüne, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, haksız olarak açılmış davanın reddine, dava masrafları ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı ... Anonim Şirketi vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki davanın dava konusu gereği görevsiz mahkemede açıldığını, görevli mahkemenin iş mahkemeleri olduğunu, davanın süresinde açılmadığını ve zamanaşımına uğradığını, davacı tarafından .... İş Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası nezdinde aynı sebebe dayalı olarak açıldığını, davacının işvereni ... ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ve konu sigorta sözleşmesi ile sorumluluğu temin edilen şirketlere karşı yöneltilen davada sunulan 02.06.2019 tarihli dilekçe ile sigortalı şirketler yönünden feragat edildiğini, derdest davada müvekkili şirketin de ihbar olunan konumunda olduğunu, poliçenin koasüranslı olarak tanzim edildiğini, müvekkili şirketin sorumluluk sigorta poliçesinin altı müşterek sigortacısından biri olduğunu, müşterek sigortacıların teminat dahilinde bir hasar olduğunda koasürans oranları nispetinde sorumluluk taşıdığını, konu poliçede müvekkili sigorta şirketinin payının %5 olduğunu, poliçe ile temin edilen herhangi bir hasar ödemesinde, ilgili genel şartların birinci ve dokuzuncu maddelerinde kayıtlı tazminat tutarının yasal faiz tutarı ve dava masrafları ile avukatlık ücretleri toplamı için poliçede belirtilen limitlerle sınırlı olduğunu, sorumluluğun doğabilmesi için ilgili poliçe teminatları ve limitleri üzerinden poliçede bildirilen faaliyet konusunda, poliçede bildirilen riziko adresinde, poliçe adresinde veya sigorta konusu ile alakalı bir işte çalışan işçiler için meydana gelecek olaylar yönünden varsa sigortalının kusuru oranında geçerli olduğunu, davacının sigortalının işçisi olmaması, riziko adresinde çalışan bir işçi olmaması veya olayın poliçede bildirilen riziko adresinde veya poliçe vadesinde gerçekleşmemiş olması halinde sorumluluğun doğmayacağın, kaza tarihi itibarıyla sigortalı şirkette çalışan işçi sayısının poliçede bildirilen işçi sayısının üzerinde olması halinde eksik sigorta hükümleri uygulanması gerektiğini, dava konusu olayın iş kazası olduğunun tespiti ihtimalinde illiyet bağı ile kusurun araştırılmasının gerektiğini, işverinin bir iş kazasından sorumlu tutulabilmesi için kaza ve işyeri arasında yer ya da zaman bakımından bağlantı bulunmasının gerektiğini, tehlikenin işin yürütülmesi sırasında ortaya çıkmış olmasının gerektiğini, aradaki illiyet bağı işçinin ya da üçüncü kişinin ağır veya tam kusuru ile kesilmiş olmasının gerektiğini, bir kazanın salt işyerinde meydana gelmiş olması sebebiyle işverinin mesul tutulabilmesinin mümkün olmadığını, davacının meydana gelen olay neticesinde iş gücü kaybına uğradığını beyan ve iddia ettiğini, davacının bu olay sebebiyle bir maluliyetini ispatlayamadığını, davacının manevi zarara ilişkin talebinin fahiş olduğunu, açıklanan nedenlerle; davanın usulden ve esastan reddine, .... İş Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava; davacının dava dışı işveren şirketlere ait şantiyede 29.09.2018 tarihinde meydana gelen iş kazasından dolayı oluşan zarar sebebiyle 1.000-TL maddi tazminat, 50.000-TL manevi tazminat istemine ilişkin Tazminat davasıdır.
.... İş Mahkemesinin 15/03/2024 tarihli ... sayılı GÖNDERME kararı ile Mahkememize tevzi edilen Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davası Mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılıp incelendi.
Mahkememizin 25/01/2023 tarihli ... Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile; "Davacı tarafça açılan DAVANIN, HMK 114/1-c maddesi gereğince mahkememizin görevsiz olması nedeniyle dava şartı yokluğundan HMK 115/2 maddesi gereğince USULDEN REDDİ ile, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, HMK 20/1 maddesi gereğince, kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İSTANBUL İŞ MAHKEMESİNE tevzi edilmek üzere İstanbul Adliyesi Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna GÖNDERİLMESİNE, aksi halde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine...," şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin 06/02/2024 tarihli tashih talep dilekçesi ile; görev konusunda mahkemeniz ile .... İş Mahkemesi arasında olumsuz görev uyuşmazlığı oluştuğunu ve kararın istinaf yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde dosyanın yargı yeri belirlenmesi için ilgili İstanbul Bölge Adliyesi Mahkemesi Başkanlığına gönderilmesine karar verilmesi gerektiğini, huzurdaki huzurdaki somut uyuşmazlık konusu davanın .... İş Mahkemesinde açıldığını, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesinin 29/12/2021 tarih, 2021/1676 Esas, 2021/1364 sayılı görevlik kararının kesinleştiğini, dosyanın mahkemenize intikal ettiğini, ardından Mahkemenizce .... 25.01.2024 tarihli kararı ile de görevsizlik kararı verildiğini, dolayısıyla her iki mahkeme arasında olumsuz görev uyuşmazlığı oluştuğunu, bu nedenle görevli mahkemenin tespiti bakımından dosyanın ilgili Bölge Adliye Mahkemesi Başkanlığı'na gönderilmesine ilişkin hüküm kurulması gerekirken HMK 20/1 maddesi gereğince, kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İSTANBUL İŞ MAHKEMESİNE tevzi edilmek üzere İstanbul Adliyesi Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna GÖNDERİLMESİNE, aksi halde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, ..." şeklinde hüküm tesis edilmesinin hatalı olduğunu, tüm bu sebeplerle olumsuz görev uyuşmazlığının çözülmesi ve müvekkilin hak kaybına uğramaması amacıyla; görev konusunda Mahkemeniz ile .... İş Mahkemesi arasında olumsuz görev uyuşmazlığı oluştuğundan kararın istinaf yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde dosyanın yargı yeri belirlenmesi için ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Başkanlığına gönderilmesine, İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi Esas No: ... Esas Karar No: 2023/69 sayılı yazılan gerekçeli kararında olumsuz görev uyuşmazlığının çözülmesi amacıyla (2) numaralı hükmün kaldırılarak yerine yukarıda detaylıca belirtilen şekilde düzeltme yapılmasını ve tashih kararı verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizin 09/02/2024 tarihli ek kararı ile; Mahkememiz dosyasının esas üzerinden doğrudan Asliye Ticaret Mahkemesine açılan davalar üzerinden tevzi edildiği, davacı vekilinin talebinde bahsetmiş olduğu .... İş Mahkemesi'nin 30/11/2022 tarih ve ... sayılı görevsizlik kararının İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 29/12/2021 tarih ve 2021/1676 Esas 2021/1364 Karar sayılı ilamı ile onanması üzerine kesinleşme şerhi düzenlendikten sonra ilgili mahkeme üzerinden gönderme talebi doğrultusunda dosyanın İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesinde ... Esas numarasını aldığı, mahkemenin 11/02/2022 tarihli tensip tutanağı ile 6325 Sayılı Kanunun 18/ A-2 maddesi gereğince davacı tarafa arabuluculuk son tutanağının aslını mahkemeye sunmak üzere 1 haftalık kesin süre verildiği, aksi halde davanın usulden reddedileceğinin ihtarının yapıldığı ve tensip tutanağının usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği ancak mahkemenin 11/05/2022 tarihli celsesine kadar davacı tarafından dava şartı olan arabuluculuk son tutanağının mahkemeye ibraz edilmediği anlaşıldığından ... Esas, ... Karar ve 11/05/2022 tarihli hükmü ile TTK'nın 5/A-1, 6325 Sayılı Kanunun 18/A-2, HMK'nın 114/2. ve 115/2. maddeleri gereğince zorunlu arabuluculuk dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verildiği, kararın 08/09/2022 tarihinde kesinleştiği mahkememiz dosyasının yeni baştan açılmış tazminat davası olduğu, herhangi bir mahkemeden görevsizlik veya yetkisizlik kararı nedeniyle gönderme talebi doğrultusunda esas almış bir dosya olmadığı anlaşılmıştır. Talebin hüküm fıkrasının değiştirilmesi talebi olduğu, hükmün değiştirilmesinin istinaf incelemesi ile mümkün olabileceği, mahkememizce HMK 304 kapsamında yazı ve hesap hatası olmadığı ve yine bu madde kaspsamında yapılabilecek bir düzeltme olmadığı anlaşılmakla; ve ayrıca talep edilen hususun HMK 304. maddesindeki düzenleme gereğince bu hüküm kapsamında kararda düzeltilecek bir husus olmadığı, HMK 304. maddesinde yer alan tashih koşulları oluşmadığından davacı vekilinin tashih talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Bu haliyle tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, mahkememiz dosyasının yeni baştan tevzi bürosundan açılmış bir tazminat davası olduğu, herhangi bir mahkemeden görevsizlik veya yetkisizlik kararı üzerine gönderme talebi doğrultusunda esas almış bir dosya olmadığı anlaşıldığından mahkememizce açıklanan sebeplerden dolayı verilen görevsizlik kararı üzerine davacı yanın gönderme talebi üzerine İSTANBUL İŞ MAHKEMESİNE tevzi edilmek üzere İstanbul Adliyesi Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna GÖNDERİLMESİNE karar verildiği ve dosyanın 17. İş Mahkemesinde esas aldığı bu haliyle iş mahkemesi tarafından görevsizlik kararı verilmesi durumunda karşı görevsizlik kararı nedeniyle merci tayini için İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesine gönderilmesi gerekeceğinden mahkememizin davaya bakmasının usulen mümkün olmadığı anlaşıldığından, dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Dosyanın .... İş Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
2-Yargılama harç ve giderlerinin HMK 331/2 maddesi gereğince yetkili ve görevli mahkeme tarafından değerlendirilmesine,
3-Mahkememiz esasının bu şekilde kapatılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 19/03/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!