T.C.
İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/87 Esas
KARAR NO : 2024/388
DAVA : Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 25/02/2021
KARAR TARİHİ : 23/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili tarafından mahkememize sunulan 25/02/2021 tarihli dava dilekçesinde özetle; ... A.Ş. ne ...-... kentinde işveren ... tarafından ihale edilen ... Projesinin tüm bina içi elektrik işlerinin mühendislik, tedarik, imalat, teslimat, kurulum ve işletmeye alınması işlerinin müvekkil şirketin parçası olduğu ... İş Ortaklığı tarafından üstlenildiğini, ... Şti ile Alt yüklenicinin sözleşme imzaladıkları, iş bu alt yüklenicilik sözleşmesinin teminatı olarak, müvekkili şirket tarafından ... lehine ... A.Ş. tarafından düzenlenen 2.257.449,00.-USD bedelli teminat mektubunun verildiğini, Müvekkili Şirketin alt yüklenicilik sözleşmesi kapsamında üstlenmiş olduğu tüm yükümlülükleri sözleşmeye uygun olarak ve süresi içinde yerine getirmesine rağmen ... firması tarafından teminat mektubunun haksız ve usulsüz olarak paraya çevrilerek bedelinin tahsil edildiğini, Müvekkili Şirketin uğradığı zararın tazmini için .... İcra Müdürlüğünün 2013/ ... Esas sayılı dosyası ile ... firması aleyhine teminat mektubunun haksız paraya çevrilmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için icra takibi başlattıklarını, icra takibine yapılan itiraz sonucunda .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/... esas numaralı dosyası ile dava açıldığını, yapılan yargılama sonucu Mahkemenin 2014/... esas ve 2018/... karar sayılı kararları ile itirazın iptaline ve % 20 oranında icra inkar tazminatına hükmettiğini, İtirazın iptaline ilişkin kararın icra dosyasına konularak takip yapıldığını ancak dosya alacağının tahsilinin mümkün olmadığını, Müvekkili şirketin teminat mektubunun davalıların kasta varan kusurlu davranışları nedeniyle nakde çevrildiğini, dava dışı ... Şti.'nin borca yetecek malvarlığının bulunmadığı beyan edildiğini, haksız ve hukuksuz olarak teminat mektubunu nakde çevirerek müvekkili şirketin doğrudan zararına neden olan ve itirazın iptali davası devam ederken şirketin içini boşaltan davalı şirket yetkililerinin TTK 553/1. Madde uyarınca müvekkili şirketin uğradığı zararı tazmin etmesi gerektiğini, ... firmasının yönetim kurulu üyelerine karşı kusurlarıyla verdikleri zararın tazmini için ... firmasının ticaret sicili kayıtlarından tespit edilen yöneticileri olan ... A.Ş., ... A.Ş ve diğer yönetim kurulu üyesi şirketleri devralan ... A.Ş. firmalarına dava açıldığını, bahse konu davayla ilgili Bilirkişilerce hazırlanan raporlarda teminat mektubunu haksız olarak nakde çevrilmesinde yönetim kurulu üyelerinin kanun ve esas sözleşmelerden kaynaklanan yükümlülüklerini ihlal ettiklerini, ayrıca TTK 369.ncu maddesi bağlamında tedbirli bir yöneticinin özeni ile davranmadıklarını, şirketin menfaatini dürüstlük kurallarına uygun olarak gözetmediklerini, bu durumun mahkeme kararıyla da ispatlandığını, ... Taah. A.Ş. nin ... Şirketlerinden biri olduğunu, kuruluşundan bugüne hissedarları değişse de hakim hissedarlarının hep ... Şirketleri olan kuruluşunda yönetim kurulu başkanı ... ... olan ve inşaat sektöründe faaliyet gösteren şirket olduğunu, ... ...in kuruluştan itibaren uzun yıllar yönetim kurulu başkanlığı sıfatını taşıdığını, yönetim kurulunda yer almadığı dönemlerde de ... hissedarı şirketlerin hisselerini elinde bulundurarak hem şirket yönetiminde hem de şirket genel kurulunda yönetim gücünü elinde bulundurarak fiilen şirketin yöneticisi olduğunu, Teminat mektubunun bozdurulduğu tarihte ... hisselerinin % 19 unun ...in sahip olduğunu, ayrıca ... firmasının % 52 sine sahip olarak hakim ortak konumunda olduğunu, Müvekkili şirketin zarara uğradığı tarihte ... firmasının yönetim kurulu başkanı ve murahhas üyesinin ... ... olduğunu, bu şekilde ... Şirketinin hisse çoğunluğunu oluşturan şirketlerin ikisinin de Yönetim Kurulu Başkanlığının ... ... tarafından yürütüldüğünü, bütün bu değerlendirmeler karşısında somut olaydaki duruma ilişkin olarak kanun koyucunun amacının fiili yönetici konumunda bulunan davalının sorumlu tutulabileceği yönünde olduğunu, bu uygulamanın İsviçre'deki anlayışı aşan bir boyut taşımayacağını, davalının müvekkili şirkete verdiği zarar nispetinde sorumlu tutulmasına karar verilmesi gerektiğini beyanla davanın kabul edilmesini, haksız olarak nakde çevrilen teminat mektubu bedelinin işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsil edilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili tarafından mahkememize sunulan 30/03/2021 tarihli cevap dilekçesinde özetle; "TTK nin 560/1. maddesi gereğince sorumlu olanlara karşı tazminat istemek hakkı, davacının zararı ve sorumluyu öğrendiği tarihten iki ve her halde zararı doğuran fiilin meydana geldiği günden itibaren beş yıl geçmekle zaman aşımına uğrayacağını, teminat mektubunun nakde çevrildiği tarihteki yönetim kurulu üyesi olan tüzel kişilikleri ve organizasyon yapısını en geç ... Asliye Ticaret Mahkemesinde 2018/... E. sayılı dosyasında görülmekte olan davasını açtığı tarih olan 28.12.2018 tarihinde öğrenmiş olup müvekkilinin yönetiminde yer aldığı şirketlere ve yönetim kurulu üyeliklerine dair sunduğu ticaret sicil kayıtlarının da aleni olması sebebiyle (kabul anlamına gelmemek kaydıyla) dava konusu olayda zararı doğuran fiil olan haksız tazminin meydana geldiği tarihin 23.12.2012 olması sebebiyle davacı taleplerinin zaman aşımına uğradığını, müvekkilinin pasif husumetinin olmadığını, müvekkilinin teminat mektubunu nakde çeviren dava dışı ... 'un tazmin tarihinde yönetim kurulu üyesi olmadığı gibi şirketin fiilen yöneticisi de olmadığını, teminat mektubunun nakde dönmesinden nihai menfaat sağlayan kişi olduğu iddiasının da bilirkişi raporu ile sabit olduğu üzere gerçek olmadığını, teminat mektubunun paraya çevrildiği tarihte ve sonrasında ... firmasının yöneticisi olmadığını, müvekkilinin kasıtlı olarak hareket ettiğini ve bu sebeple sorumlu olduğunu iddia ederken davacı yanın hayali bağlantılar ve zorlama çıkarımlarda bulunması ve bu arada illiyet bağını gösteren somut hiçbir delil sunmaması hukuk düzeninde himaye görmemesi gerektiğini, dava dışı ... Şti.'nin organizasyon yapısı incelendiğinde yönetim kurulu dışında genel müdür, genel müdür yardımcıları ve birim müdürlerinin bulunduğunu, paraya çevrilen teminat mektubunun ... Şti kayıtlarına aynen yansıtıldığı ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/... E sayılı dosyasında mevcut 13.07.2020 tarihli bilirkişi raporunda da belirtildiğini, davacının aktif husumetinin olmadığını, şirket yönetim kurulu üyelerinin kusurlu davranışları ile şirketlerin zarar gördüğünü ve alacaklıların alacaklarını tahsil etmediği gibi sonuçların olağan olduğunu beyanla davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: .... İcra Müdürlüğü'nün 2013/ ... esas sayılı icra dosyası, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/... Esas sayılı dosyası, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/... Esas sayılı dosyası, .... İcra Ceza Mahkemesi'nin 2018/ ... Esas sayılı dosyası, tercüme evrakları, bilirkişi raporu, hukuki mütalaa, arabulucu tutanağı, arabulucu sarf kararı ve tüm dosya kapsamı.
.... İcra Müdürlüğü'nün 2013/ ... esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; alacaklı ... A.Ş., tarafından borçlu ... A.Ş. aleyhine teminat mektubu bedelinin haksız tazmininden kaynaklanan 2.366.617,00-$(USD) asıl alacak, 18.284,55-$(USD) işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.384.901,55-$(USD) alacak için adi takip yoluyla icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır.
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/... Esas, 2018/... Karar sayılı ilamın incelenmesinde; davacı ... A.Ş., tarafından davalı ... İnş. Taah. A.Ş. Aleyhine açılan itirazın iptali neticesinde; davanın kısmen kabulü ile ... İcra Dairesi 2013/... E. sayılı takip dosyasında davalı hakkındaki takibin 19/02/2013 takip tarihi itibarı ile 2.374.258,32 USD üzerinden devamına, işbu alacak tutarının, asıl alacak olan 2.366.203,50 USD ye takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarının USD cinsi döviz üzerinden 1 yıllık vadeli mevduata uyguladıkları en yüksek faiz oranı üzerinden faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine ve asıl alacak üzerinden davacı yararına taktir olunan %20 inkar tazminatı olan 473.240,70 USD nin davalıdan tahsil ile davacıya ödenmesine karar verildiği ve kararın 22/03/2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/... Esas, 2020/797 Karar sayılı ilamın incelenmesinde; davacı ... A.Ş., tarafından davalılar ... A.Ş., ... A.Ş., ... A.Ş. aleyhine şirket yöneticilerinin sorumluluğundan kaynaklanan (TTK 553/1. md) tazminat istemine ilişkin dava neticesinde davalılar ... A.Ş., ... A.Ş. yönünden davanın kabulüne, davalı ... A.Ş. yönünden davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Davalı vekilinin 07/09/2021 alındı tarihli dilekçesi ekinde sunduğu Prof. Dr. ... tarafından düzenlenen 25/08/2021 tarihli hukuki mütalaasına göre;
Davanın TK 560. Madde uyarınca hem öğrenmeden başlayan iki yıllık hem de zarar doğurucu eylemin vukuundan itibaren beş yıllık süre geçtiği için zamanaşımına uğradığı,
Davacının sorumluluk nedeni olarak gösterdiği ... ...'in ... Şirketleri'nde hakim ortak olduğu gerekçesi, davalının yasal ve anayasal haklarından ibaret ve bütünü ile hukuka uygun bir hukuki durumdan ibaret olduğu, Davalının ... A.Ş'nin filli organı olduğu savının gerçeği yansıtmadığı, Davacının, ... ...'in teminat mektubunun paraya çevrilmesi işleminde ... A.Ş yönetimini etkileyip yönlendirdiğine ilişkin hiçbir somut kanıt göstermediği, bu nedenle davanın kanıtlanamadığı bildirilmiştir.
Mali Müşavir ..., İşletme Uzmanı ... ile Şirketler Hukuku Uzmanı ... tarafından sunulan 14/10/2021 alındı tarihli bilirkişi raporuna göre; teminat mektubunun paraya çevrildiği tarihte davalının şirketin fiili yöneticisi durumunda bulunduğu, teminat mektubunun haksız yere paraya çevrilmesinin TTK'nın 369. maddesindeki özen yükümlülüğünün ihlâli anlamına geleceği ve bu nedenle TTK'nın 553. maddesine göre fiili yöneticilerin de sorumluluğu yoluna gidilebileceği, fiili yöneticilerin sorumluluğuna gidilebilmesi için şirket içindeki hukuki konumunun yanı sıra bu konumunun verdiği hukuki ve fiili gücünü görevli olmadığı halde yönetime ve tasfiyeye karışma, talimat verme, yönetimi ve tasfiyeyi yönlendirme vb. şekillerde eyleme dönüşmesi gerektiği ve bu durumu ispat yükünün davacı üzerinde olduğu, bu durumun ispatlanması hâlinde, davalı yöneticinin davacının uğradığı zararı tazminle yükümlü tutulabileceği, TTK'nın 369. maddesindeki özen yükümlülüğünün ihlâli hâlinde, TTK'nın 557. maddesinde düzenlenen farklılaştırılmış teselsül hâlinin dikkate alınması gerekeceği, davalının dilekçesinde zamanaşımı defi bulunduğu ve somut olay bakımından TTK'nın 560. maddesindeki hükmü uygulama yönündeki hukukî nitelendirme ve takdirin Mahkememize ait olduğu bildirilmiştir.
Bilirkişiler ... , ... ve ... tarafından hazırlanan 27/07/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; Davalının teminat mektubunun paraya çevrildiği tarihte şirkette pay sahibi olmadığı, Davalının teminat mektubunun paraya çevrildiği tarihte şirkette fiili yöneticisi olmadığı, Yönetim
Kurulunda yer almadığı,
Davalının teminat mektubunun paraya çevrilmesinde, konumu, hukuki ve fiili durumu, yönetime
karışma, talimat verme, yönetimi ve tasfiyeyi yönlendirme vb. şekillerde eyleme dönüşmesi gerektiği
ve bu durumun ispat yükünün Davacı üzerinde olduğu, Davacının bu hususu ispat edecek somut
delillerinin dosya içerisinde yer almadığının sonuç ve kanaatine varmışlardır.
Bilirkişiler ... tarafından hazırlanan 20/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davalının, fiili organ olarak dava dışı ... AŞ'yi yönettiği veya iradesinin oluşumunda etkili olduğuna dair somut bir delilin ortaya konulamadığı ve dosya kapsamında heyetce bu yönde bir tespitin yapılamadığının sonuç ve kanaatine varmışlardır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanı, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; dava, davacı tarafça davalı aleyhine açılan TTK 553/1 maddesi gereğince şirket yöneticisinin sorumluluğundan kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Davacı taraf alt yüklenicilik sözleşmesi kapsamında üstlenmiş olduğu tüm yükümlülükleri sözleşmeye uygun olarak ve süresi içinde yerine getirmesine rağmen ... firması tarafından teminat mektubunun haksız ve usulsüz olarak paraya çevrilerek bedelinin tahsil edildiğini, teminat mektubunun bozdurulduğu tarihte ... hisselerinin % 19 unun ...in sahip olduğunu, ayrıca ... Firmasının % 52 sine sahip olarak hakim ortak konumunda olduğunu, müvekkili şirketin zarara uğradığı tarihte ... firmasının yönetim kurulu başkanı ve murahhas üyesinin ... ... olduğunu, bu şekilde ... Şirketinin hisse çoğunluğunu oluşturan şirketlerin ikisinin de Yönetim Kurulu Başkanlığının ... ... tarafından yürütüldüğünü, bu nedenle TTK 553/1 gereği uğradığı zarardan davalı sorumlu olduğundan dolayı tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı taraf zamanaşımı ve husumet yokluğundan davanın usulden reddi gerektiğini, teminat mektubunun nakde çevrildiği tarihteki yönetim kurulu üyesi olan tüzel kişilikleri ve organizasyon yapısını en geç ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/... E. sayılı dosyasında görülmekte olan davasını açtığı tarih olan 28.12.2018 tarihinde öğrenmiş olup müvekkilinin yönetiminde yer aldığı şirketlere ve yönetim kurulu üyeliklerine dair sunduğu ticaret sicil kayıtlarının da aleni olması sebebiyle 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, davacı yanın hayali bağlantılar ve zorlama çıkarımlarda bulunarak illiyet bağını gösteren somut hiçbir delil sunmadığını bu nedenle de davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinin teminatı olarak verilen banka teminat mektubunun sözleşmeye aykırı olarak nakde çevrildiği iddiasıyla nakde çeviren dava dışı şirketin yöneticisinin sorumluluğundan kaynaklı tazminat isteminden kaynaklanmaktadır.
İstinaf incelemesi öncesi Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda verilen 25/11/2021 tarihli karar ile; Davacı tarafça açılan davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, karara karşı davacı tarafça yapılan istinaf başvurusu üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi'nin 11/01/2023 tarih, 2022/1343 Esas, 2023/24 Karar sayılı ilamıyla; " önceki davanın karar tarihi olan 10/12/2020 tarihinden itibaren 2 yıllık zamanaşımı süresi işlemeye başlayacağından, istinaf incelemesine konu eldeki davanın açıldığı 25/02/2021 tarihinde henüz zamanaşımı süresi dolmadığından mahkemece işin esası incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle Mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilmesi üzerine, dosya Mahkememizin yukarıdaki yeni esasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Davalı tarafın zamanaşımı itirazı hakkında her ne kadar istinaf öncesi davanın zamanaşımına uğradığından bahisle reddine karar verilmiş ise de istinaf ilamı doğrultusunda; TTK'nın 553. maddesi kapsamında açılan sorumluluk davasının TTK'nın 560. maddesi gereğince zararı ve zarar vereni öğrenme tarihinden itibaren 2 yıl içerisinde açılması gerektiği bu haliyle ....Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/... Esas ve 2020/797 karar sayılı dosyasının karar tarihi olan 10/12/2020 tarihinden itibaren 2 yıllık zamanaşımı süresi işlemeye başlayacağından, istinaf incelemesine konu eldeki davanın açıldığı 25/02/2021 tarihinde henüz zamanaşımı süresi dolmadığından davalının zamanaşımı def'ine itibar edilmeyerek yargılamaya devam olunmuştur.
.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/... Esas, 2020/797 Karar sayılı ilamın incelenmesinde; davacı ... A.Ş., tarafından davalılar ... A.Ş., ... A.Ş., ... A.Ş. aleyhine şirket yöneticilerinin sorumluluğundan kaynaklanan (TTK 553/1. md) tazminat istemine ilişkin dava neticesinde davalılar ... A.Ş., ... A.Ş. yönünden davanın kabulüne, davalı ... A.Ş. yönünden davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Davalı vekilinin 07/09/2021 alındı tarihli dilekçesi ekinde sunduğu Prof. Dr. ... tarafından düzenlenen 25/08/2021 tarihli hukuki mütalaasına göre; Davanın TK 560. Madde uyarınca hem öğrenmeden başlayan iki yıllık hem de zarar doğurucu eylemin vukuundan itibaren beş yıllık süre geçtiği için zamanaşımına uğradığı, davacının sorumluluk nedeni olarak gösterdiği ... ...'in ... Şirketleri'nde hakim ortak olduğu gerekçesi, davalının yasal ve anayasal haklarından ibaret ve bütünü ile hukuka uygun bir hukuki durumdan ibaret olduğu, davalının ... A.Ş'nin filli organı olduğu savının gerçeği yansıtmadığı, davacının, ... ...'in teminat mektubunun paraya çevrilmesi işleminde ... A.Ş yönetimini etkileyip yönlendirdiğine ilişkin hiçbir somut kanıt göstermediği, bu nedenle davanın kanıtlanamadığı bildirilmiştir.
İstinaf incelemesi öncesi Mali Müşavir Bilirkişi ..., İşletme Uzmanı Bilirkişi ... ile Şirketler Hukuku Bilirkişi ... tarafından sunulan 14/10/2021 alındı tarihli bilirkişi raporuna göre; teminat mektubunun paraya çevrildiği tarihte davalının şirketin fiili yöneticisi durumunda bulunduğu, teminat mektubunun haksız yere paraya çevrilmesinin TTK'nın 369. maddesindeki özen yükümlülüğünün ihlâli anlamına geleceği ve bu nedenle TTK'nın 553. maddesine göre fiili yöneticilerin de sorumluluğu yoluna gidilebileceği, fiili yöneticilerin sorumluluğuna gidilebilmesi için şirket içindeki hukuki konumunun yanı sıra bu konumunun verdiği hukuki ve fiili gücünü görevli olmadığı halde yönetime ve tasfiyeye karışma, talimat verme, yönetimi ve tasfiyeyi yönlendirme vb. şekillerde eyleme dönüşmesi gerektiği ve bu durumu ispat yükünün davacı üzerinde olduğu, bu durumun ispatlanması hâlinde, davalı yöneticinin davacının uğradığı zararı tazminle yükümlü tutulabileceği, TTK'nın 369. maddesindeki özen yükümlülüğünün ihlâli hâlinde, TTK'nın 557. maddesinde düzenlenen farklılaştırılmış teselsül hâlinin dikkate alınması gerekeceği, davalının dilekçesinde zamanaşımı defi bulunduğu ve somut olay bakımından TTK'nın 560. maddesindeki hükmü uygulama yönündeki hukukî nitelendirme ve takdirin Mahkmemize ait olduğu bildirilmiştir.
İstinaf incelemesi sonrası Bilirkişiler ..., ... ve ... tarafından hazırlanan 27/07/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; Davalının teminat mektubunun paraya çevrildiği tarihte şirkette pay sahibi olmadığı, Davalının teminat mektubunun paraya çevrildiği tarihte şirkette fiili yöneticisi olmadığı, Yönetim
Kurulunda yer almadığı,
Davalının teminat mektubunun paraya çevrilmesinde, konumu, hukuki ve fiili durumu, yönetime
karışma, talimat verme, yönetimi ve tasfiyeyi yönlendirme vb. şekillerde eyleme dönüşmesi gerektiği
ve bu durumun ispat yükünün Davacı üzerinde olduğu, Davacının bu hususu ispat edecek somut
delillerinin dosya içerisinde yer almadığı tespit edilmiştir.
Mahkememizin 09/11/2023 tarihli celsesinde; Dosyamızda aynı bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen kök ve ek rapor arasında çelişkili tespit ve değerlendirmelerde bulunulduğundan kök ve ek rapora itibar edilmesi mümkün olmadığından farklı bir heyetten bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş ve Bilirkişiler ... tarafından hazırlanan 20/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davalının, fiili organ olarak dava dışı ... Taahhüt AŞ'yi yönettiği veya iradesinin oluşumunda etkili olduğuna dair somut bir delilin ortaya konulamadığı ve dosya kapsamında heyetce bu yönde bir tespitin yapılamadığının sonuç ve kanaatine varmışlardır.
Dava konusu ihtilafa ilişkin olan TTK 553/1 maddesinde " Kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, (…) (2) hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar. "
TTK 560/1 maddesinde; " Sorumlu olanlara karşı tazminat istemek hakkı, davacının zararı ve sorumluyu öğrendiği tarihten itibaren iki ve her hâlde zararı doğuran fiilin meydana geldiği günden itibaren beş yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Şu kadar ki, bu fiil cezayı gerektirip, Türk Ceza Kanununa göre daha uzun dava zamanaşımına tabi bulunuyorsa, tazminat davasına da bu zamanaşımı uygulanır." şeklinde düzenleme getirilmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sırasında toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafça eser sözleşmesi kapsamında davalı şirkete verdiği teminat mektubunun haksız şekilde tahsil edildiğini bu nedenle uğradıkları zarardan davalının hissedarı/yetkilisi olduğu şirketin yöneticisi olarak sorumlu olduğu iddiasıyla şirket yöneticisinin sorumluluğuna dayalı TTK 553. maddesine dayalı tazminat davası açılmış olup, davalı taraf ise davacı yanın hayali bağlantılar ve zorlama çıkarımlarda bulunarak illiyet bağını gösteren somut hiçbir delil sunmadığını bu nedenle de davanın esastan reddini talep etmiştir, Mahkememizce istinaf incelemesi öncesi ve sonrası taraf şirketlerin ticari defter ve kayıtları ile dava dışı şirketin ticaret sicil kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, ilk bilirkişi heyeti tarafından istinaf incelemesi öncesi ve sonrası düzenlenen raporlarda çelişkili tespit ve değerlendirmelerde bulunulduğundan ilk bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen kök ve ek rapora itibar edilmesi ve raporlara dayalı karar verilmesi mümkün olmadığından yeni heyetten rapor alınmasına karar verilmiş olup, taraflar arasındaki ihtilafın eser sözleşmesinin teminatı olarak verilen banka teminat mektubunun sözleşmeye aykırı olarak nakde çevrildiği iddiasıyla nakde çeviren dava dışı şirketin yöneticisinin sorumluluğundan kaynaklı tazminat isteminden kaynaklı olduğu, yukarıda incelemesi yapılan .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/... Esas, 2018/... Karar sayılı kesinleşmiş ilamı ile dava konusu teminat mektubunun haksız şekilde nakde çevrildiği sabit olup, bu kapsamda davacının eser sözleşmesi kapsamında dava dışı şirkete verdiği teminat mektubunun haksız nakde çevrilmesi nedeniyle zarara uğradığı tartışmasız olup, bu hususta davacı tarafından davalılar ... A.Ş., ... A.Ş., ... A.Ş. aleyhine şirket yöneticilerinin sorumluluğundan kaynaklanan (TTK 553/1. md) tazminat istemine ilişkin .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/... Esas, 2020/797 Karar sayılı dosyası sonucunda davalılar ... A.Ş., ... A.Ş. yönünden davanın kabulüne, davalı ... A.Ş. yönünden davanın reddine karar verilmiş ise de anılı karar istinaf incelemesinde olduğundan henüz kesinleşmediği, bu haliyle davacı tarafça eser sözleşmesi kapsamında dava dışı şirkete verdiği teminat mektubunun haksız şekilde tahsil edilmesinden kaynaklı uğradığı zarara ilişkin haksız nakde çeviren dava dışı şirketlerin fiili ve kaydi yöneticisi olan şirketler dışında eldeki davada davalının hissedarı/yetkilisi olduğu haksız nakde çeviren dava dışı şirketin yöneticisi olarak sorumlu olduğu iddiasıyla tazminat davası açılmış ise de, düzenlenen dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli bulunan son bilirkişi heyet raporundaki tespitler ile de açık olduğu üzere; dava konusu teminat mektubunun nakde dönüştürüldüğü tarih olan 26.12.2012 tarihinden önceki son toplantı tutanağı
ve hazirun cetveline göre son
toplantının 10.10.2012 tarihinde yapıldığı ve hazirun cetvelinde dava dışı ...`in yönetim kurulu üyesi olarak imzasının bulunduğu, dava dışı şirketin 10.10.2012 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında, davalı ... ... ve diğer yönetim kurulu üyelerinin yerine 3 tüzel kişinin yönetim kurulu üyesi olarak seçildiği ve bu kararın 01.11.2012 tarihinde tescil, 08.11.2012 tarih 8189 nolu Türkiye Ticari Sicil Gazetesinde ilan edildiği, teminat senedinin nakte dönüştürüldüğü 26.12.2012 tarihinde şirketin yönetim kurulu üyesinin ... A.Ş. Şirketini temsilen ... olduğu, davalının şahsi (gerçek kişi) olarak şirkette yönetici olmadığı, Davadışı ... AŞ'nin, dava dışı ... Taahhüt AŞ'nin yönetim kurulu üyeleri olan ... AŞ, ... Sanayi ve Ticaret AŞ ve ... ve Kimya Sanayi ve Ticaret AŞ tüzel kişiliklerinin, sermaye paylarının %70 ve üzerinde sahip olması nedeniyle hakim ortağı olduğu, Davalının, dolaylı olarak dava dışı ... AŞ'nin hakim ortağı olduğu ve holding çatısı altında çeşitli şirketlerde yöneticilik yaptığı, Dava dışı ... Taahhüt A.Ş.'nin yönetim kurulu üyeleri olan ... AŞ, ... Sanayi ve Ticaret AŞ ve ... Ticaret A.Ş.'de davalı ... ...'in yönetim kurulu üyesi olarak yer almadığı, bu haliyle davalının dava dışı şirketin kaydi yönetim kurulu üyesi olmadığı, TTK m. 553 uyarınca fiili organ olarak sorumluluğu yönünden bakıldığında ise, kanuni organ niteliği bulunmayan herhangi bir kimsenin, tüzel kişiyi yönetmesi ve tüzel kişinin iradesinin veya kararının oluşmasında etkili olması durumunda bu kişilerin, kanuni organ niteliğinde olan yönetim kurulu üyeleri gibi sorumlu tutulması gerekmekte olup bunun için fiili organ sorumluluğu bakımından, ilgili kimsenin elindeki doğrudan ve önemli ölçüde fiilen kullanması aranır, somut olay bakımından davalının, yönetim kurulu üyesi olmamasına rağmen, elindeki gücü doğrudan ve önemli ölçüde dava dışı ... A.Ş.'de kullandığına dair somut bir delil bulunmamaktadır, bu nedenle Davalının kaydi yönetici olmamasının yanı sıra, fili organ olarak da dava dışı ... AŞ.'yi yönettiği veya iradesinin oluşumunda etkili olduğuna dair somut bir delilin ortaya konulamaması nedeniyle davacının teminat mektubunun haksız nakde çevrilmesinden ötürü uğradığı zarardan davalının sorumlu tutulamayacağı, zarar verenin davalı olduğu sabit olmadığından davacı tarafça ispatlanamayan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davacı tarafça açılan DAVANIN REDDİNE,
2- Davacı tarafça yatırılan peşin harcın alınması gereken 427,60-TL karar harcından mahsubu ile bakiye 256,82-TL karar harcının davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,
3- Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.320,00-TL'nin davacı tarafça ödendiği anlaşıldığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
4- Davacı tarafça yargılama sırasında yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
5- Davalı taraf yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 10.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6- Taraflarca yatırılan gider avansının karar tebliğ işlemleri tamamlandıktan ve karar kesinleştikten sonra kullanılmayan kısmının yatıran ilgili tarafa resen iadesine,
Dair; davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/05/2024
Başkan ...
e-imza*
Üye ...
e-imza*
Üye ...
e-imza*
Katip ...
e-imza*
*Bu evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!