WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Temmuz 2026

İSTANBUL 20. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/756 Esas
KARAR NO : 2024/301

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/12/2023
KARAR TARİHİ : 17/04/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan 18/12/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; davalı şirket, müvekkili şirketin kurmuş olduğu prefabrik yemekhane sistemini haksız ve kötüniyetli olarak işgal ettiğini, müvekkilinin kullanımını ve yararlanmasını engellediğini, müvekkili şirketi ve davalı arasında 20.08.2020 tarihinde ''...'' imzalandığını, işbu sözleşmeye istinaden müvekkili şirket ücret ve masrafları kendine ait olmak üzere ''Prefabrik Yemekhane Sistemi" kurduğunu, müvekkili şirket ve davalı arasında yemek fiyatları konusunda anlaşmazlık çıkınca işbu sözleşme 12.02.2022 tarihinde sonlandığını, işbu sözleşme feshedildiğinde müvekkili şirket ücret ve masraflarını üstlenerek kurmuş olduğu prefabrik yapının akıbeti hakkında davalı şirket ile görüşme sağlanıldığında karşılıklı görüşmelerin neticesiz kalmasından mütevellit ... 2.Noteliği ... tarih ve ... Yevmiye nolu ihtarname gönderildiğini, ancak davalı şirket, müvekkili şirkete karşı tehditvari bir tutum sergileyerek bütün çabalarını karşılıksız bıraktığını, kurmuş olduğu yapıyı geri alması için olumlu bir geri dönüş sağlamadığını, başka bir yemek şirketiyle anlaşarak müvekkili şirketin kurmuş olduğu yapıyı ve içerisindeki mutfak malzemeleriyle birlikte yeni anlaştığı firmanın kullanımına tahsis ettiğini, müvekkili şirkete ait olan işbu yapı iş sözleşmesinin bittiği tarih olan 12.02.2022 tarihinden ... 34.Noterliği ... tarihli ve ... yevmiye nolu ihtarının kendisine tebliğ edilmesinden 2 gün sonrasına kadar davalı firma tarafından kullanıldığını, davalı şirketin işbu ihtarı çekmesinin sebebi prefabrik yapıya artık ihtiyacı kalmamasından mütevellit olduğunu müvekkili şirket yaklaşık 11 ayın sonunda kurmuş olduğu yapıyı teslim alabildiğini, müvekkili şirket kuruluş masraflarının tamamen kendisine ait olduğu prefabrik yapıyı ve mutfak malzemelerini kullanma ve yararlanma konusunda aylarca davalı şirket tarafından men edildiğini, müvekkili şirket, işbu yapıyı hizmet verdiği başka yerlerde kullanabilecekken işbu olaydan dolayı yeniden yapı kurma masrafına girdiğini, maddi olarak kayba uğradığını, müvekkili şirkete hiçbir ecrimisil bedeli ödenmediğinden dolayı kötüniyetli davalı şirkete karşı huzurdaki davayı açma zarureti hasıl olduğunu, şimdilik 25.000,00 TL ecrimisil alacağının (belirsiz alacak olarak) dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
CEVAP : Davalı vekili tarafından sunulan 17/01/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın ecri misil davası olması nedeniyle görevsiz mahkemede görüldüğünü, usulden reddi gerektiğini, ecri misil davalarında görevli mahkeme genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, taraflar tacir olsa da davanın mahiyeti gereği görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi olmadığını, bu husus yargıtay içtihatlarında da bu hali ile hükme bağlandığını, davacı taraf müvekkili şirket ile aralarında hazır yemek tedarik taşeron sözleşmesi imzalandığını ve buna ilişkin olarak prefabrik yemekhane sistemi kurduğunu beyan ettiğini, davacı taraf işinin gereği söz konusu prefabrik yapıyı kurduğunu ve kullandığını, ancak bu tarihten sonra söz konusu yapıyı müvekkili şirketin kullanımında olduğunun iddiası tamamen gerçek dışı olduğunu, davacı taraf birçok kez şifahen kurmuş olduğu prefabrik yapıyı söküp götürmesi istenilmiş ancak Davacı bu duruma karşı hiçbir şekilde bir girişimde bulunmadığını, bu yapının müvekkili şirket tarafından kullanıldığı da gerçek dışı olduğunu, davacının bu durumu ispata yarar herhangi bir delili de mevcut olmadığını, davacının kurmuş olduğu prefabrik yapı aynı zamanda müvekkilinin inşaat yaptığı sahanın içerisinde bulunan alanda cami inşaatının bulunduğu yere isabet ettiğini, davacının sözleşmesinin bitmesi ile söz konusu prefabrik yapının kaldırılarak bir an önce cami inşaatına başlanması gerektiğini, ancak prefabrik yapının kaldırılması ve teslimi işlemi müvekkili tarafından yapılması beklenildiğini, bu durum müvekkilini haksız olarak masraf yapmasına sebep olacağından Davacı tarafın prefabrik yapıyı kaldırıp götürmesi beklenildiğini, ancak Davacı tarafın taşınmazını almasından imtina etmesi üzerine aslında Davacı taraf değil müvekkili açısından zarar meydana geldiğini, zira davacı tarafa bildirilmesine rağmen söz konusu yapı yerinde durduğundan cami inşaatına olması gerekenden daha geç başlanıldığını, bu bakımdan müvekkilinin prefabrik yapıyı haksız olarak kendi bünyesinde bulundurması mümkün olmadığını, davacının da belirtmiş olduğu üzere taraflarınca Davacı tarafa ihtarname gönderilerek prefabrik yapının kaldırılmasını aksi takdirde müvekkillini tarafından kaldırılarak masrafların ise davacı tarafa yükletileceği bildirildikten sonra davacı tarafından gerekli işlemler yapıldığını, müvekkilli şirketin herhangi bir sorumluluğu olmamakla birlikte defalarca prefabrik yapının kaldırılmasını istedikleri davacı tarafın bu durumdan imtina etmesi huzurdaki davanın reddini gerektiğini, huzurdaki davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine, bunun kabul edilmemesi halinde davanın esastan reddine ve yargılama giderlerinin davacı taraf üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; dava davacı şirkete ait prefabrik yemekhaneye davalı tarafından haksız olarak el atılması sebebi ile ecrimisil talebine ilişkindir.
Davalı taraf cevap dilekçesi ile görev itirazında bulunarak görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu beyan etmiştir.
Ticaret Mahkemesinin görev alanını düzenleyen 6102 Sayılı TTK'nın 4 ve 5 maddeleri şu şekildedir:
"MADDE 4- (1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;
a) Bu Kanunda,
b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde,
c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447,  yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde,
d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta,
e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde,
f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde,
öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır.
MADDE 5- (1) Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir."
6100 Sayılı HMK'nın 2.maddesinde ise Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görev alanı düzenlenmiş olup, bu madde;
" Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir.'' hükmünü haizdir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesine bakıldığında mutlak, yarı nispi ve nispi ticari dava şeklinde üç grup ticari davanın bulunduğu görülmekte olup bir yargılamanın ticari bir dava niteliğinde sayılıp sayılmayacağının tespiti için bu üç gruptan birinin aradığı şartlarla söz konusu uyuşmazlığın örtüşmesi gerekmektedir.
6102 sayılı TTK'nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
6335 sayılı Kanunun 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5. maddesi uyarınca ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemeleri tarafından görülerek karara bağlanır.
Somut olayda; davacıya ait prefabrik yemekhaneye davalı tarafından haksız olarak el atıldığı iddia edilmiş ve ecrimisil talep edilmiştir. Elatmanın önlenmesi mülkiyet hakkının sağladığı yetkilerin kullanılmasının haksız olarak başka bir kişi tarafından engellenmesi durumunda ileri sürülmekte ve haksız bir elatma sonucu ortaya bir zarar çıkmışsa bu taleple birlikte veya ayrı olarak bu zarar ile bağlantılı uygun bir tazminatın (ecrimisil) da talep edilebilmesi mümkündür. Dava ile istenen ecrimisilin, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun(TMK) 683. ve 995. maddelerine dayandırıldığ, her ne kadar taraflar tacir olsalar dahi, uyuşmazlığın tarafların ticari işletmesiyle ilgisinin bulunmadığı, davanın bu özelliği itibariyle mutlak ve nispi ticari dava olarak nitelendirilemeyeceği ve TTK hükümlerinin veya özel kanun hükümlerinin uygulanmasını gerektirir ticari bir uyuşmazlıktan söz edilemeyeceği, uyuşmazlığın çözümünün genel mahkemelerin görev kapsamında kaldığı, görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olmayıp Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmıştır.
Görev itirazı yargılamanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi mahkemece de re'sen nazara alınarak yargılamanın her aşamasında görevsizlik kararı verilebilir. HMK 2. madde ve TTK 5. maddesi gereğince davaya bakma görevi Mahkememize ait olmayıp davacı tarafça açılan davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğinden, mahkememizin görevsizliğine ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davacı tarafça açılan DAVANIN, HMK 114/1-c maddesi gereğince mahkememizin görevsiz olması nedeniyle dava şartı yokluğundan HMK 115/2 maddesi gereğince USULDEN REDDİ ile, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2- HMK 20/1 maddesi gereğince, kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE tevzi edilmek üzere İstanbul Adliyesi Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna GÖNDERİLMESİNE, aksi halde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
3- Harç, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve gider avansı hususunun görevli mahkemece değerlendirilmesine,
Dair; tarafların yokluğunda dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere karar verildi.

Katip
¸e-imzalı

Hakim
¸e-imzalı

Bu belge 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İmza ile imzalanmıştır.