T.C.
İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
"Kısmen Kabul - Kısmen Red"
ESAS NO : 2023/751 Esas
KARAR NO : 2024/425
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 14/10/2019
KARAR TARİHİ : 04/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile davalı imzalanan 08.06.2015 tarihli Asansör yürüyen merdiven sözleşmesi gereği, ... Şti.’ye ait ... tesisat numaralı 10 adet asansörün servis ve bakım hizmetini tam ve eksiksiz şekilde yerine getirdiğini, davacı şirket tarafından verilen hizmet karşılığı düzenlenen faturalar ile toplamda 22.392,62 TL (faiz ve masraflar dahil) olan bakiye borç davalı şirkete bildirildiğini, ancak davalı tarafından bugüne kadar herhangi bir ödeme yapılmadığını, bu yüzden davacı şirket bakiye borcun tahsili amacıyla 03.11.2018 tarihinde ... 28. İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyası ile davalı şirket aleyhine ,icra takibi başlattığını ve davalı taraf borca, yetiye, faize, faiz türü ve oranı ile borcun tüm ferilerine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ederek söz konusu icra takibini durdurduğunu, bu nedenle de alacaklarının tahsili amacıyla başlattıkları ... 28. İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı takip dosyasına davalının haksız itirazının iptali ve icra takibinin devamı ve takibin %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekilinin mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; Asansör bakım ve servis hizmetlerinin yürütülmesi müvekkil şirketin değiş ...Yönetiminin sorumluluğunda olduğunu, dava konusu taleplerin muhatabı müvekkili şirket değil ... Yönetimi olduğunu, Asansör işletme ve bakım yönetmeliği gereği asansör bakım ve hizmetlerinden site yönetiminin sorumlu olduğu anlaşılmakta olduğundan müteahhit şirketin taraf sıfatı olmadığını, iş bu davanın pasif husumet yokluğundan reddi gerektiğini, Asansör yönetmeliğine göre asansör bakım yükümlülüğü, bina sorumlusu atanana kadar müteahhit şirket (asansör yaptırıcısı) üzerinde olduğunu ve müvekkil şirket site yönetimi kurulana kadar üzerine düşen yükümlülüğü eksiksiz şekilde yerine getirmiş olup site yönetiminin kurulmasıyla müvekkil şirketin asansörlerin bakımından doğan sorumluluğu sona erdiğini, dava konusu alacağa konu asansörler; müvekkil şirkete ait olmayıp kat mülkiyeti kanunu uyarınca anagayrimenkulün bağımsız bölümleri dışında kalan, korunma ve ortaklaşa kullanma veya faydalanmaya yarayan ortak yerler arasındadır. Müvekkili şirketin asansör üzerinde bir mülkiyetinin bulunmadığını, dava konusu alacağı kabul anlamına gelmemekle birlikte, her ne kadar davacı müvekkili şirketten olan alacağını yıllık %19.50’lik avans faiziyle talep etmiş olsa da faiz türüne ve miktarına açıkça itiraz ettiğini, usul ve yasaya aykırı davanın reddini ve davacının takipte iddia edilen alacak bedilinin %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla hesaplanacak kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini ve yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: ... 28. İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyası, arabuluculuk son tutanağı, taraflar arasında akdedilen 08.06.2015 tarihli Asansör yürüyen merdiven sözleşmesi, faturalar, davacı şirketin ticari defter ve kayıtları, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre;dava davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 10 adet asansörün servis ve bakım hizmetinden kaynaklanan faturaların tahsili istemine yönelik İİK 67 maddesi kapsamında açılan itirazın iptali davasıdır.
Davacı taraf takibe konu faturalara konu borcun ödenmediğini, bu nedenle başlattığı icra takibine borçlu davalının haksız itirazının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı taraf 2015 yılında ...Sitesinde site yönetiminin kurulup hayata başlandığını bu nedenle asansör bakım ve servis işlerinden müvekkilinin sorumlu olmadığını beyan ederek husumet itirazında bulunmuştur.
... 28. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı icra dosyasının incelemesinde; davalı/alacaklı tarafından davacı/borçlu aleyhine faturaya dayalı 22.392,62 TL borcun ödenmesi amacıyla 12/11/2018 tarihinde icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 28/01/2019 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun ödeme emrine 04/02/2019 tarihinde itiraz ettiği, icra takibinin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
... Yönetimine yazılan müzekkere cevabında; sitede toplu yaşamın 13/05/2015 tarihinde başladığını, davacı ve ... Yönetimi arasında 11/07/2018 tarihli yeni bir servis sözleşmesinin yapıldığını, site yönetiminin sözleşme hükümlerine uymaya ve fatura ödemelerini yapmaya devam ettiğini belirtmiş ve müzekkere cevabında 11/07/2018 tarihli sözleşmenin ve mail yazışmalarının örneklerinin gönderildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizin 15/09/2020 tarihli 2019/897 E. 2020/366 K. Sayılı ilamı ile faturaların asansör servis ve bakım hizmetinden kaynaklandığı, asansörlerin site içerisinde ortak yerden olduğu ve Kat Mülkiyeti Kanunu gereğince ortak yerlerin bakım hizmetlerinin kat maliklerince ödenmesi gerektiği, asansörlerin bulunduğu sitede ortak yaşama 2015 yılında geçildiğinden, söz konusu faturaların da bu tarihten sonra düzenlendiği ve site yönetimi ile davacı şirket arasında yeni bir asansör servis ve bakım sözleşmesi düzenlendiği anlaşılmakla davalı tarafın husumet itirazı kabul edilerek davanın pasif husumet yokuluğu nedeniyle reddine karar verildiği, kararın davacı vekili tarafından istinaf edildiği, istinaf incelemesi sonucunda İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesinin 16/11/2023 tarihli 2022/570 E. 2023/1086 K. Sayılı ilamı ile "Talebe konu faturanın içeriği işler, dava dayanağı olan 08/06/2015 tarihli sözleşmenin kapsamında kalan işlerden olduğu, ortak yaşama geçildiği bildirilen tarihten sonra 08/06/2015 tarihli bu sözleşmenin imzalanmış olduğu ve davacının da iş bu sözleşmeden kaynaklı olarak talepte bulunduğu, kaldı ki site yönetimi ile imzalanan diğer sözleşmenin ise yapılan işin ve sözleşmenin tarihinden sonra 11/07/2018 tarihinde yapıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece işin esasına girilerek tarafların delilleri değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi doğru olmamıştır." gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verildiği ve dosyanın yargılamaya yapmak üzere Mahkememize gönderildiği anlaşılmıştır.
Davalı taraf pasif husumet itirazında bulunmuşsa da talebe konu faturanın içeriği işler, dava dayanağı olan 08/06/2015 tarihli sözleşmenin kapsamında kalan işlerden olduğu anlaşılmakla itirazının reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Dosyanın celse arasında resen seçilecek 1 Mali Müşavir, 1 Makina Mühendisi bilirkişi heyetine tevdi edilerek davacı tarafın iddiası, davalı tarafın savunması, taraflar arasında düzenlenen sözleşme, faturalar, davacı tarafça hizmetin verildiğine yönelik sunulan belgeler, tarafların ticari defter ve kayıtları ile dosya kapsamında bulunan tüm deliller değerlendirilerek; tarafların sözleşme yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği, fatura konusu hizmetin verilip verilmediği, sunulan faturaların incelenerek davacının davalıdan faturaya dayalı alacağının olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, Mali Müşavir Bilirkişi ... ve Makina Mühendisi Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 31/01/2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; Davacının 2015-2016-2017-2018 yılları ticari defterlerinin yasal süreler içinde ve usulüne uygun şekilde açılış ve kapanış onamalarının yapıldığı tespit edilmiş olup, sahibi lehine delil olma vasfı Sayın Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, davacının incelenen ticari defterlerine göre; Davalı ile olan cari münasebetini 120. Alıcılar hesap kodunda takip ettiği, davacı yan tarafından davalı adına düzenlenen cari hesaba konu faturaların davacı yanın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı yanın takip tarihi (12.11.2018) itibariyle davalı yandan 20.418,62 TL cari hesap bakiye alacaklı olduğu, davalı yan 15.01.2024 günü saat 14:00’da yapılan incelemeye gelmemiş, ticari defter ve belgelerini ibraz etmediği, davacı ..Tic. A.Ş. tarafından davalı adına tanzim edilen cari hesaba konu faturaların E-Fatura şeklinde usulüne uygun olarak düzenlediği, faturaların davacı yanın ticari defter ve kayıtlarında mevcut olduğu, söz konusu faturaların taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamında “Bakım ve Onarım” açıklaması ile düzenlendiği ve faturaların e-fatura portal üzerinden davalı yana teslim edildiğine dair davacı tarafından sistem görüntüsünün ibraz edildiği, davalının söz konusu faturalara yasal süre olan 8 gün içerisinde itiraz ettiğine dair yazılı bir belgenin dosya kapsamında yer almadığı anlaşılmakta olup fatura içeriği hizmetin verilip verilmediği ile ilgili Teknik yönden yapılan incelemelere göre taraflar arasında 08.06.2015 tarihinde Asansör-Yürüyen Merdiven Servis Sözleşmesi akdedildiği, davalı ...LTD.ŞTİ firmasının uyuşmazlık konusu asansörlerin bulunduğu ... inşa eden ana firma olduğu, sitede oturuma başlanması ile birlikte davacı ... firması ile asansörlerin bakımlarının yapılması konusunda 01.05.2015 tarihinde sözleşme yapmış olduğu bu tarihten sonra, uyuşmazlık konusu olan 15.02.2018 tarihi ile 26.06.2018 tarihleri arasında da bakım formlarının ve faturaların davalının adına keşide edilmiş olduğu, Asansör İşletme ve Bakım Yönetmeliği’nde asansörlerin bakımlarının bina sorumlusu tarafından yaptırılması ve bakım ile ilgili sözleşme imzalanması, Kat Mülkiyeti Kanunu’nda bakım ücretinin ortak kullanım gereği kat maliklerinden toplanarak bakım firmasına ödenmesi yükümlülüğü bulunmasına rağmen, Asansör İşletme ve Bakım Yönetmeliği 8. Maddesinde ifade edilen bina sorumlusu atanana kadar şartının sağlanmadığı, yapının müteahhitti olarak davalının, davacı ... firması ile yapmış olduğu 01.06.2015 tarihli asansör bakım sözleşmesi üzerinden bakımların yapılmaya devam edilmiş olduğu, Davalı ... firması tarafından görevlendirilen geçici site yönetimi olarak isimlendirilen yönetim tarafından, asansör bakımı ile ilgili farklı bir sözleşme yapılmadığı, uyuşmazlık konusu dönemden sonra yönetime gelen kalıcı site yönetimi tarafından asansörler için bakım sözleşmesi yapılmış olduğu, geçici site yönetimi olarak isimlendirilen yönetim tarafından kat maliklerinden toplandığı anlaşılan asansör aylık bakım ücretlerinin, davacı ... firmasına ödenmesi için davalı ... firmasına yapıldığı, ... firması tarafından, bakım faturaları kendisinin adına keşide edilmiş olduğu halde davacı ... firmasına yapılmamış olduğu anlaşıldığından dolayı, davalı ...ŞTİ uyuşmazlık konusu döneme ait olan bakım ücretleri toplamı olan 20.418,62 TL’den sorumlu olduğu" şeklinde rapor düzenlenmiştir.Bilirkişi raporunda davacının işlemiş faiz alacağı yönünde hesaplama yapılmadığı anlaşılmakla; taraflar arasında düzenlenen sözleşmede fatura ibrazını müteakip 15 gün ödeme süresi sonrası aylık %3 oranında faiz kararlaştırılmış olmakla; sözleşme hükmü dikkate alınarak her bir fatura alacağı yönünden işlemiş faiz miktarının hesaplanması için kök raporu düzenleyen mali müşavir bilirkişiden ek rapor alınmasına karar verildiği, mali müşavir bilirkişi ... tarafından düzenlenen 04/04/2024 tarihli bilirkişi ek raporuna göre; "davacının takip tarihinden önce davalıya bir ödeme ihtarının bulunmadığı, Sayın Mahkemece temerrüt için ihtar şartının gerektiğinin kabul edilmesi halinde temerrüde düşürüldüğü sabit olmayan davalıdan işlemiş faiz alacağı talebinde bulunamayacağı, TTK. 1530. madde gereği ise düzenlenen son fatura tarihine 30 gün ilave edilerek takdiri Sayın Mahkemenize ait olmak üzere işlemiş faiz alacağının 1.974,00 TL olarak hesaplandığı" şeklinde rapor düzenlenmiştir.
Mahkememizin 20/12/2023 tarihli tensip ara kararı ile ticari defter ve belgeler üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup verilen kesin süreye rağmen davalı taraf ticari defter ve belgelerini inceleme gün ve saatinde hazır etmediği gibi yerinde inceleme talebinde de bulunmamıştır.
"...6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2).
İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3).
Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır..." (Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 2016/2310 Esas 2017/2537 Karar sayılı ilamı).
Taraflar arasında 08.06.2015 tarihinde asansör-yürüyen merdiven servis sözleşmesi düzenlendiği ve aralarında ticari ilişki bulunduğu, sözleşme ilişkisinin bulunduğu konusunda bir uyuşmazlık bulunmamakla birlikte yukarıda belirttilen emsal Yargıtay ilamı ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde, taraflara ticari defterlerini sunmaları için süre verilmiş olup davacı defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporu ile talep edilen alacağın varlığı kanıtlanmıştır. Davalı taraf defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK'nun 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan sunulmayan ticari defterlerinde de davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu halde sunulmadığının ve bunun sonucunda da davacının incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerekir. Mahkememizce alınan bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere; davacının dosyaya sunmuş olduğu, taraflar arasında uyuşmazlığa neden olan dönem için hazırlanan bakım formları incelendiğinde; davacı ... firmasının dava konusu ... tesisat numaralı 10 adet, 7’şer duraktan oluşan asansörün aylık periyodik bakımlarını tam ve eksiksiz olarak yapmış olduğu, bina yöneticisi ...’ ın bakım formlarında imzasının bulunduğu yapının müteahhitti olarak davalının, davacı ile yapmış olduğu asansör bakım sözleşmesi üzerinden bakımların yapılmaya devam edilmiş olduğu, davalı tarafından görevlendirilen geçici site yönetimi olarak isimlendirilen yönetim tarafından, asansör bakımı ile ilgili farklı bir sözleşme yapılmadığı, uyuşmazlık konusu dönemden sonra yönetime gelen kalıcı site yönetimi tarafından asansörler için bakım sözleşmesi yapılmış olduğu, geçici site yönetimi olarak isimlendirilen yönetim tarafından kat maliklerinden toplandığı anlaşılan asansör aylık bakım ücretlerinin, davacıya ödenmesi için davalı Kayhan Yapı firmasına yapıldığı, davalı tarafından cari hesaba konu faturaların ödenmemiş olduğu, davalı şirket, davacı şirkete borçlarının bulunmadığı yönünde icra takibinde itirazda bulunmuş ise davalı tarafça borcu bulunmadığı hususunda ispata yarar delil ibraz edememiştir. Bu haliyle davacı taraf takip konusu faturalardan dolayı uyuşmazlık konusu döneme ait olan bakım ücretleri toplamı olan 20.418,62 TL davalı şirketten alacaklı olduğunu ispat ettiği anlaşılmakla bu hususta hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporunun hükme esas alınarak davanın kısmen kabulü ile; davacı tarafın başlattığı ... 28. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından 20.418,62 TL alacağa yönelik yapılan itirazın iptaline, takibin 20.418,62 TL alacağa takip tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile devamına, taraflar arasındaki sözleşmede fatura ibrazını müteakip 15 gün ödeme süresi sonrası aylık %3 oranında faiz işleyeceği kararlaştırılmışsa da bunun borçlunun temerrütü için yeterli olmadığı, usulüne uygun bir şekilde temerrüt ihtarı olduğunun dosya kapsamından anlaşılamadığı, davalının temerrüdünün oluşması için gerekli şartların oluşmadığı anlaşılmakla , işlemiş faiz yönünden talebin reddine, (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesinin 2022/1457 E. 2024/188 K. Sayılı ilamı) ayrıca alacağın likit olması nedeniyle takibe haksız itiraz eden borçlu davalı aleyhine asıl alacağın %20'si (4.083,72-TL) oranında icra inkar tazminatı yüklenmesine dair oluşan vicdani kanıya göre aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Kötüniyet tazminat talebi yönünden; Kötüniyet tazminatı, takibe girişmekte kötüniyetli bulunduğu borçlu tarafından açıkça kanıtlanmış olan ya da öyle olduğu ayrıca kanıtlanmasına gerek bulunmaksızın dosya kapsamından açıkça anlaşılabilen alacaklıya yönelik bir yaptırım niteliğindedir. Anılan yasa hükmüne göre, alacaklının anılan tazminata mahkum edilebilmesi, açıkça, takibin kötüniyetle yapılmış olması koşuluna bağlanmıştır. Hemen belirtmek gerekir ki, alacaklının icra takibini kötüniyetli olarak yaptığı hususu, borçlu tarafından kanıtlanmalıdır. Öğretiye ve Yargıtay uygulamasına göre, alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu halde, icra takibine girişen alacaklı, kötüniyetli kabul edilir. Açıklanan bu yasal durum ve ilke çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde davalı, davacının icra takibinde kötüniyetli olduğunu yasal delillerle kanıtlayamamış olup, dosya içeriğinde de kötüniyetin varlığını açıkça ortaya koyacak bir yöne rastlanmamıştır.Bu nedenle davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı tarafça açılan DAVANIN KISMEN KABULÜ ile;
a)Davacı tarafın başlattığı ... 28. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından 20.418,62 TL alacağa yönelik yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin 20.418,62 TL alacağa takip tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile devamına, temerrüt koşulları oluşmadığından faize yönelik istemin reddine,
b)Hükmolunan asıl alacağın %20'si (4.083,72-TL) oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
c)Davalının kötüniyet tazminatı talebinin koşulları oluşmadığından reddine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 1.394,80-TL nisbi karar harcından peşin yatırılan 382,41-TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 1.012,39-TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.320,00-TL'nin kabul red oranına göre 1203,57-TL'sinin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine, 116,43-TL'sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
5-Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 1.974,00-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine,
6-Davacı tarafça yatırılan 44,40-TL başvuru harcı ve 382,41-TL peşin harç olmak üzere toplam 426,81-TL harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
7-Davacı tarafından yatırılan 7.000,00-TL Bilirkişi ücreti ve 222,00-TL posta giderinden ibaret toplam 7.222,00-TL yargılama giderinin kabul red oranına göre 6.585,02-TL'sinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, kalan kısmın davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
8-Davalı tarafından yatırılan 58,20-TL posta giderinden ibaret toplam 58,20-TL yargılama giderinin kabul red oranına göre 5,13-TL'sinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine, kalan kısmın davalı taraf üzerinde bırakılmasına,
8-Taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafa re'sen iadesine,
Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 04/06/2024
Katip ...
e-imzalı*
Hakim ...
e-imzalı*
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!