WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

İSTANBUL 20. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/63 Esas
KARAR NO : 2024/356
DAVA : Alacak (Ticari Satıma Konu Malın İadesi)
DAVA TARİHİ : 30/01/2023
KARAR TARİHİ : 10/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan 30/01/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 25.03.2021 tarihinde ... marka otomobillerin biri satıcı bayi ve diğeri Türkiye distribütörü olan davalılardan ... ... ... ... ... hp model ticari aracı 202.086, 12 TL bedelle satın aldığını, aracın 18.04.2022 ile 14.11.2022 tarihleri arasında aracın yakıt sisteminden kaynaklı çok defa arıza yaptığını, her arıza durumunda aracın servise götürüldüğünü, onarım yapılmasına rağmen aynı arızanın tekrar ettiğini, aracın çekişten düşerek maksimum 30-40 km hıza ulaşabildiğini, arızaların aynı sistemden kaynaklandığı ve ilgili yasaya göre aracın ayıplı olduğunu, söz konusu arızalar nedeniyle aracın ticari işlerde kullanılamadığı ve yerine araç kiralamak zorunda kalındığını, sayılan sebeplerden ötürü aracın yeni yenisinin verilememesi durumunda aracın yenisinin alınmasını sağlayacak bedelin en yüksek yabancı para faizi ile davalılardan tahsilini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı ... A.ş. vekili tarafından sunulan 08/03/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin dava konusu aracın ithalatçı ve distribütör firması olduğunu ve satış/servis hizmeti sunmadığını, Türk Borçlar Kanuna göre ayıptan sorumluluğun satıcıda olduğunu, Davanın açıldığı tarih itibariyle zaman aşımı süresinin dolduğunu, davacının Türk Ticaret Kanunu hükümlerine tabi olması nedeniyle ilgili kanunda belirtilen sürelerde ihbarda bulunmadığını, Türk Borçlar Kanunu'na göre alıcının misli değişim ile birlikte terditli talepte bulunma hakkının bulunmadığını, Davacı tarafın aracı 2 yıldan fazla süredir kullandığı ve bu sürede 46.000 km'den fazla yol yaparak araçtan halen faydalanmaya devam ettiğini, dolayısıyla aracın kullanımını engelleyen bir hususun olmadığını, Aracın serviste söz konusu şikayetlerinin giderilmesi ve onarım sonrası aracını teslim alması nedeniyle davacının ücretsiz onarım hakkını kullandığını, Aracın var olduğu iddia edilen arızasının orijinal parçalarının değişimi ile mümkün olması nedeniyle aracın misli ile değişimine yönelik talebin satıcının uğrayacağı zarar dikkate alındığında orantısızlık yaratacağı, hak ve menfaat dengesini bozacağı, Kazanç kaybını talep edilmesinin söz kaybın belgelendirilmediğini, Bilirkişi incelemesi ile söz konusu iddiaların incelenmesi ve kullanımdan kaynaklanan değer kaybının hesaplanmasının talep etmiştir.
CEVAP : Davalı ... Otomotiv vekili tarafından sunulan 17/03/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacının seçimlik hakkını terditli şekilde talep etmesinin yasaya aykırı olduğunu, davacını seçimlik hakkını kullandığını, 2020 Model Beyaz Renkli ... şase numaralı aracın 05.02.2021 tarihinde satış sözleşmesine uygun, ayıpsız ve hasarsız olarak davacıya teslim edildiğini, Aracın satış tarihi göz önüne alındığında davanın açıldığı tarih itibariyle zaman aşımı süresinin dolduğunu, davacının müvekkil şirkete dava konusu iddia hakkında başvurmadığını, Dava konusu aracın her servis işleminde ikame araç verildiğini ve araçtan mahrum kalma tazminatının haksız ve fahiş olduğunu, tazminata karar verilmesi durumunda davacı yanın sebepsiz zenginleşeceğini, Araçların üretim aşamasında tüm kontrollerden geçtikten sonra satışa hazır hale getirildiği ve satış için bayilere iletildiğini, üretimden kaynaklanan bir ayıbın bulunması halinde satış ve servis hizmeti sağlayan müvekkil firmanın üretici olmadığı için ayıptan sorumlu olmayacağını, Aracın arızasının kullanıma başladıktan 1.5 sene sonra araç 41.000 km'de ortaya çıktığını ve ayıplı bir araçla bu kadar kullanımın araçtan faydayı engelleyen bir husus olamayacağını, Servis bakımlarında hatalı işlem yapılmadığını, araçta arıza tespitinin cihazlarla yapıldığını, dava konusu araçta aynı parçaların birden fazla değişmesinin ilgili parçanın etiket numarasından kaynaklanan hata nedeniyle diğer davacı Stellanis tarafından yanlış parça gönderildiği, sonrasında doğru parça ile değişimin yapıldığını, Aracın periyodik bakımlarının eksik ve zamanında yapılmaması nedeniyle kullanım kılavuzu ve garanti belgesi yönetmeliğine uygun olarak kullanılmadığı, belirtilerek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER : fatura, e-posta, iş emri, araç ruhsatı, servis kayıtları, araç tescil özet raporu, poliçe bilgisi, keşif, tanık, bilirkişi raporu, bilirkişi ek raporu ve tüm dosya kapsamı.
Bilirkişi ... , ... , ... ve ... tarafından hazırlanan 19/09/2023 tarihli bilirkişi raporunda; "...Dava konusu araçtaki dizel partikül filtresi (DPF) arızasının servisçe daha sonra giderilmiş olduğunun anlaşıldığı, davacının iddiası olan araçta kalıcı ve sürekli devam eden arızasının ise keşif marifetiyle tespit edilemediği ve bunun ancak yetkili servis marifetiyle ve ölçümlerle tespitinin gerektiği, ayrıca aracın dizel partikül filtresi DPF arızasının genelde araçlarda görülebilen ve parça değişimiyle çözülebilen cinsten bir arızalar olduğu, bu nedenle aracın dava dosyasına sunulan bilgilerle ayıplı olup olmadığının tespit edilemediği, Serviste uygun olmayan filtre olduğunun anlaşılmasına rağmen montajının yapılmış olması, bu nedenle aracın daha büyük bir arıza ile tekrar servis gelmiş olması nedeniyle yapılan servis işleminin kusurlu olduğu, serviste geçirilen sürede tahsis edilen ikame araç ile dava konusu aracın farklı özelliklerde olması nedeniyle beklenen faydanın geçici olarak sağlanamadığı; bu nedenlerle, davalılardan ... Ltd. Şti.'nin sunduğu ayıplı hizmet sebebiyle sorumlu olduğu, Dava konusu aracın 30.01.2023 dava tarihindeki rayiç değerinin 569.284,00TL olduğu ve ayrıca aynı aracın yetkili bayisinden satın alındığı 25.03.2021 tarihindeki satın alma bedelinin 202.086, 12 TL "nin rayiç değeri olduğu..." görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.
Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 30/03/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda; "...Davacıya verilen ikame araç ... ' in davacının sahip olduğu esas araca eşdeğer olmadığı için davacının ikame aracı kullandığı sürece, 85 gün X 300TL Fark = 25.500TL kazanç kaybı olacağı, Davacıya verilen ikame araç ... ile davacının esasında sahip olduğu araç ... ... ... ... 165 S&S (15 M3) E'in eşdeğer özelliklerde olduğu görüldüğünden, bu ikame aracın kullandığı sürece davacının bir kazanç kaybına maruz kalmadığı..." görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.
HUKUKİ NİTELENDİRME VE GEREKÇE
Dava, TBK'nın 227. maddesi uyarınca, satıma konu ayıplı aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesi veya bunun mümkün olmaması hâlinde bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Davacı taraf, dava konusu aracın 05.03.2021 tarihinde satın alındığını, davalı ... şirketinin Türkiye distribütörü, diğer davlı ... şirketinin satıcısı olan bayi olduğunu ve aracın aldıktan sonra sürekli arızalandığını, garanti süresi içerisinde sürekli arızalandığını ve her seferinde servise götürüldüğünü ancak problemin devam ettiğini, defalarca yolda kaldığını çekici masraflarına katlandığını bu yüzden aracın ayıplı olması nedeniyle misliyle değiştirilmesi aksi halde iadesi karşılığı piyasa bedelinin davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Dava konusu ihtilaf dava konusu aracın ayıplı olup olmadığı, araç ayıplı ise davalıların aracı misliyle değiştirmekle yükümlü olup olmadıkları hususuna ilişkindir. Davacı taraf araçtan mahrum kalma tazminatı talebini atiye bıraktığından bu talebi yönünden dosya tefrik edilerek işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir.
Mahkememizce da dava konusu araç üzerinde Makine Mühendisi Bilirkişiler vasıtasıyla 19/06/2023 tarihinde keşif yapılarak bilirkişi raporu alınmış olup dava konusu araçtaki dizel partikül filtresi (DPF) arızasının servisçe daha sonra giderilmiş olduğu, araçta kalıcı ve sürekli devam eden arızasının ise keşif marifetiyle tespit edilemediği, yetkili servis marifetiyle ve ölçümlerle tespitinin gerektiği, aracın dizel partikül filtresi DPF arızasının genelde araçlarda görülebilen ve parça değişimiyle çözülebilen cinsten bir arızalar olduğu, bu nedenle aracın dava dosyasına sunulan bilgilerle ayıplı olup olmadığının tespit edilemediği, serviste uygun olmayan filtre olduğunun anlaşılmasına rağmen montajının yapılmış olması, bu nedenle aracın daha büyük bir arıza ile tekrar servis gelmiş olması nedeniyle yapılan servis işleminin kusurlu olduğu, serviste geçirilen sürede tahsis edilen ikame araç ile dava konusu aracın farklı özelliklerde olması nedeniyle beklenen faydanın geçici olarak sağlanamadığı, davalılardan ...Ltd. Şti.'nin sunduğu ayıplı hizmet sebebiyle sorumlu olduğu, aracın dava tarihindeki rayiç değerinin 569.284,00TL olduğu tespit edilmiştir.
Dosya kapsamında toplanan delillerden somut olayda; araç üzerinde yapılan keşif sonrası düzenlenen bilirkişi raporu birlikte servis kayıtları değerlendirildiğinde, dava konusu ... şasi numaralı, ... / ... ... ... ... ... 2.2 ... 165 Hp marka ve modeldeki ... plakalı aracın 05.03.2021 tarihinde davacı tarafından satın alındığı, aracın satın alındıktan 1 yıl sonra 35.685 km motor ikaz lambası yanarak 2500 devir üzerine çıkamadığı şikayeti olduğu, sonraki servis kayıtlarında ise aracın ... 'sundan cihazla yapılan analizde ... ve ... arıza kodunun alındığı, ... uyarısının geldiği ve aracın 35685 km ve 41587 km yol aralığında 9 kez benzer arıza uyarılarının tekrarladığı görülmüş olup alınan bilirkişi raporu ile araçta önemli bir motor arızasının bulunmadığı, 35.000 km yapıldıktan sonra DPF probleminin oluşmasının olağan bir durum olmadığı, söz konusu arızanın parça değişimi ile çözülebilir nitelikte olduğu tespit edilmiş ise de araçta meydana gelen uyarı ve problemlerin yetkili servis tarafından çözülemediği, 6 aylık süreçte ara ara devam eden ve 8 kez tekrarlayan arıza sebebi ile araçtan beklenen faydanın sağlanamadığı, yetkili servis tarafından yapılan müdahale ve tamire rağmen araçtaki sorunun çözülememesi sebebi ile aracın ayıplı olarak imal edildiğinin ve araçta bir sistem sorunu olduğuna işaret ettiği, aracın aynı arızayı tekrarladığı buna ilişkin servis kayıtlarının bulunduğu açık olup dava konusu araçtaki arızanın yetkili servis tarafından onarıma rağmen giderilemediği sabittir, dava konusu araç üzerinde yapılan tespit ve servis kayıtlarından dava konusu araçtaki arızanın, yetkili servis müdahalesine rağmen giderilmemesi, ayıp ve ortaya çıkış şekli itibariyle gizli ayıp özellikleri taşıdığı tespit edilmekle dava konusu aracın ayıplı olduğu, araçta arızanın meydana geldiği tarihler itibariyle aracın kilometresi ve modeli göz önüne alındığında bu arızanın oluşumunda kullanıcı etkisinin olmadığı, bunun aksi yönde davalılar tarafından arızanın kullanım hatasından kaynaklandığına ilişkin bir ispat ortaya konulmadığı, bu haliyle dava konusu aracın ayıplı mal olduğu, meydana gelen arızaların üretim hatasından kaynaklandığı, araçta kullanım amacını karşılamayan, alıcının makul olarak beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran bir gizli ayıbın bulunduğunun tespit edildiği, davalılardan 0 km'de alınan aracın yoldan kalarak sürekli uyarı verip arızalanması sebebiyle tüketicinin bu ayıba katlanma yükümlülüğünün bulunmadığı, kaldı ki yetkili servis müdahalesine rağmen arızanın giderilemediği ve araçtaki ayıbın devam ettiği bu nedenle alıcının aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesine ilişkin talebinin haklı nedene dayandığı, araçtaki ayıbın üretim hatasından kaynaklı olması ve araçtaki arızanın türü ve niteliği itibariyle tekrarlamayacak şekilde giderilip giderilmeyeceğinin de belirsiz olması karşısında gizli ayıp olduğu bu nedenle davalıların ayıp ihbarının süresinde yapılmadığına ve zamanaşımına yönelik itirazlarının yerinde olmadığı anlaşıldığından, bu haliyle dava konusu aracın ayıplı olduğu sabit olduğundun davacının onarım seçimlik hakkını kullanmasına rağmen araçtaki arızanın ve ayıbın giderilmemesi nedeniyle davacının aracın misliyle değiştirilmesi hakkını satıcı ile birlikte üretici ve ithalatçıya karşı da kullanabileceğinden dava konusu ayıplı araç nedeniyle davalı satıcı ... ile birlikte davalı ithalatçı ... müteselsilen sorumlu olduklarından davanın kısmen kabulüne (TBK'nın 227. Maddesinde seçimlik hak olarak ilana ilişkin bir husus bulunmadığından bu talep kabul edilmemiştir.) karar verilerek dava konusu ayıplı aracın ise takyidatsız olarak davacı tarafından davalılara iade ve teslimi şartıyla davalılar tarafından ayıpsız misli ile değiştirilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davanın Kısmen KABULÜ ile;
a) Dava konusu ... şasi numaralı, ... / ... ... ... ... ... marka ve modeldeki ... plakalı aracın davalılar tarafından ayıpsız misli ile değiştirilmesine,
b) Dava konusu aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesinin mümkün bulunmaması halinde İ.İ.K.'nun 24. maddesi gereğince işlem yapılmasına,
c) Ayıplı aracın ise takyidatsız olarak davacı tarafından davalılara iade ve teslimine,
d) Fazlaya ilişkin taleplerin reddine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 38.887,79-TL nispi karar harcından peşin ve tamamlama harcının mahsubu ile bakiye kalan 29.153,13TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
3-Davacı tarafından yapılan toplam 16.173,81-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
4-Davacı taraf yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 85.699,76-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
5-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri ve vekalet ücretinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,
6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa re'sen iadesine,
7-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.200,00TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,
Dair, HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 10/05/2024

Katip ...
¸e-imzalı

Hakim ...
¸e-imzalı

Bu belge 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İmza ile imzalanmıştır.