T.C.
İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/622 Esas
KARAR NO:2024/64
DAVA:Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:18/10/2023
KARAR TARİHİ:23/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Müvekkiline ait ... plakalı araç 14/08/2022 tarihinde maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle hasarlandığını, ... plakalı araç davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından ... poliçe numarası ile Genişletilmiş Kasko Poliçesi ile sigortalı olduğunu, söz konusu zararın tespiti mümkün olmadığından iş bu davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını, dava konusu aracın maddi hasar taleplerinin kasko poliçesi teminatı kapsamında olduğunu, davalı sigortacının sorumluluğu “gerçek zarar” ile sınırlı olduğunu, mevcut kaza sonucu müvekkilinin maddi kayba uğradığını, davalı sigorta şirketine 21.02.2023 tarihinde araç hasarının ödenmesi için başvuru yaptıklarını, maddi hasar bedeli tramer kayıtlarına yansımış ise de davalı sigorta şirketi tarafından hasar bedeli müvekkiline ödenmediğini, davalı sigorta şirketi KDV tutarının tamamından da sorumlu olduğunu, zorunlu dava şartını yerine getirmek ve sulh olabilmek adına taraflarınca arabulucuya başvuruduğunu ancak davalı sigorta şirketi ile anlaşma sağlanamadıklarını ifade ederek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik HMK 107 kapsamında belirsiz alacak davası olarak 100,00 TL maddi zararın (Hasar onarım bedeli, parça değişimi, işçilik ücreti vb.) kaza tarihi olan 14.08.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı sigorta şirketinden tahsilini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekilinin mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; Davanın görevsiz mahkemede açıldığını, davacı tarafın aracının ticari değil hususi araç olduğunu, görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olması gerektiğini, davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılmasının doğru olmadığını, araçta oluşan hasar bedelinin belirlenebilir bir bedel olduğunu, davacının ekspertiz raporu aldığını, davacı tarafça müvekkili sigorta şirketine eksik evrakla başvurulduğunu, belgelerden birinin eksik olması halinde başvurunun geçersiz sayılacağını, sigorta şirketine başvurunun kanuni bir zorunluluk olduğunu, davacının bu zorunluluğu yerine getirmediğini, muaccel olmayan bir borç için işbu davanın ikame edilmesinin hukuka aykırı olup davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın sigorta şirketinden teminatı alabilmek için bazı hususları gizlediğini, davaya konu dosya anlaşmalı tutanaklı olduğunu, kazanın gece 04:05 olması sebebi ile müvekkili şirket tarafından inceleme altına alındığını, karşı araç sürücüsünün kazada sürücünün bayan olduğunu ifade etmesi üzerine eksper ofisinden yazılı istendiğini, ancak karşı araç sürücüsünün sonrasında verdiği ifadeyi değiştirdiğini, bu nedenle hukuka uygun olarak elde edilen ses kayıtlarının istendiğini, dinlenilen ses kaydının delil nitelikte olması sebebi ile ilgili dosya kapsamında müvekkili şirketçe teminat dışı hasar olarak değerlendirildiğini ve bu sebeple dosya kapsamında herhangi bir ödeme yapılmadığını, aleyhe hüküm kurulması halinde; en az %30 oranın da parça ve işçilik iskontosu uygulanması gerektiğini, müvekkili şirketin KDV ödemesinden sorumluluğu bulunmadığını iddia ederek; davanın öncelikle yetki itirazları doğrultusunda kabul edilerek yetkili mahkemeye gönderilmesini, müvekkili şirketin yasal sorumluluğunu yerine getirdiğinden dolayı davanın reddedilmesini, usule yönelik cevaplarının dikkate alınarak usulden reddini, esasa yönelik cevaplarının dikkate alınarak esastan reddini, yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; dava, sigorta sözleşmesinden kaynaklanan maddi tazminat istemini konu almaktadır.
Mahkemelerin görevi kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında mahkemece resen göz önüne alınır.
Görev hususundaki ihtilafın çözümü için, mülga 4077 sayılı Kanunla 5464, 6102 ve 6502 sayılı kanun hükümlerinin birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir.
28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3/1-(k) maddesinde, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiler "tüketici"; 3/1-(l) maddesinde ise, mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemler "tüketici işlemi" olarak kabul edilmiş ve Tüketici Kanununun kapsamı esaslı şekilde genişletilmiştir. Aynı Kanunun 73/1. maddesinde “tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda” tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilirken; 83/2. maddesinde de “taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez” hükmüne yer verilmiştir.
Dava konusu olayda uyuşmazlık, davacının hususi kullanımdaki aracına yaptırdığı kasko sigortası sözleşmesinden kaynaklanmakta olup; taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari nitelikte olmadığı anlaşılmıştır. Bu haliyle uyuşmazlığın, anılan Kanunun 73/1 ve 83/2. maddeleri uyarınca, tüketici mahkemesi tarafından çözüme kavuşturulması gerekmektedir.
Görev itirazı yargılamanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi mahkemece de re'sen nazara alınarak yargılamanın her aşamasında görevsizlik kararı verilebilir. HMK 2. madde, TTK 5. Maddesi ve 6502 sayılı yasanın ilgili maddeleri gereğince davaya bakma görevi Mahkememize ait olmayıp davacı tarafça açılan davanın İstanbul Tüketici Mahkemesi'nde görülmesi gerektiğinden, mahkememizin görevsizliğine ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklanacağı üzere;
1- Davacı tarafça açılan DAVANIN, HMK 114/1-c maddesi gereğince mahkememizin görevsiz olması nedeniyle dava şartı yokluğundan HMK 115/2 maddesi gereğince USULDEN REDDİ ile, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2- HMK 20/1 maddesi gereğince, kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İSTANBUL TÜKETİCİ MAHKEMESİNE tevzi edilmek üzere İstanbul Adliyesi Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna GÖNDERİLMESİNE, aksi halde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
3- Harç, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve gider avansı hususunun görevli mahkemece değerlendirilmesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. 23/01/2024
Katip ...
e-imzalı*
Hakim ...
e-imzalı*
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!