WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 02 Temmuz 2026

İSTANBUL 20. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/477 Esas
KARAR NO : 2024/263
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 14/08/2023
KARAR TARİHİ : 22/03/2024

Mahkememizde görülen Rücuen Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan 14/08/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; Dava dışı ... ...'in kıdem tazminatı ödemesinin davalılar nezdindeki çalışmaları hesaplanarak son işveren sıfatı ile şirket tarafından ödendiğini, davalılar ile hizmet alım sözleşmesi düzenlendiğini, davacının ... Belediyesi iştirak şirketi olduğunu, şirketin amacının personel istihdamı olduğunu, ... ...'in şirket bünyesinde 01.01.2014-08.06.2022 tarihleri arasında İstanbul İli Vektörlerle Mücadele ve Uygulama Çalışmalarına İlişkin Hizmet Alım İşi projesi kapsamında çalıştığını, emekliliğe hak kazanması sebebi ile iş akdinin sonlandığını, 18.02.2013-31.12.2013 tarihleri arasında ... ...'in davalı firmada çalıştığını, kıdem tazminatı ödemesinin banka aracılığı ile yapıldığını, davalı firma ile Personel Temini Hizmeti kapsamında 01.02.2013-30.04.2013, 01.05.2013-31.05.2013, 01.06.2013-31.12.2013 tarihleri arasında sözleşme imzalandığını, asıl işverenin müteselsil sorumluluk kuralı gereği yaptığı fazla ödemeleri rücu davası yoluyla alt işverenden talep edeceğini, teknik şartnamede tüm hukuki sorumlulukların yükleniciye ait olduğunun belirtildiğini, ... ...'e 18.02.2013-31.12.2013 tarihleri arasındaki çalışması karşılığı 9.367,44TL, davacı bünyesindeki çalışması olan 01.04.2014- 31.12.2018 yılları arasındaki çalışmasının karşılığı toplam net 63.127,59TL kıdem tazminatının banka aracılığı ile ödendiğini, davanın kabulüne karar verilmesi talep etmiştir.
CEVAP : Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür.
DELİLLER : Davacı tarafından sunulan deliller dosya arasına alınmış, Arabuluculuk son tutanağı, Ödeme dekontu, Hizmet alım Sözleşmeleri ve Teknik Şartnameler, Ödemeye dair ... Bankası dekontu, Bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
Nitelikli hesaplamalar alanında uzman bilirkişi ... tarafından hazırlanan bilirkişi raporuna göre; mevcut delillerin değerlendirilmesi ile taleple bağlı kalınarak (9.367,44-TL) davacının alacağının 9.355,33-TL olduğunun görüş ve kanaatine varılmıştır.
HUKUKİ NİTELENDİRME ve GEREKÇE:
Dava, dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarından (kıdem tazminatı) kaynaklı rücuen alacak davasıdır. Mahkememiz görevli ve yetkili, tarafların, taraf ve dava ehliyeti vardır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 2/6. maddesinde, “Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.” hükmü bulunmaktadır.
İşçi alacakları nedeniyle asıl ve alt işveren işçiye karşı müteselsilen sorumludur. Asıl işveren ile alt işveren arasındaki uyuşmazlıklarda ise genel hükümler uygulanır. Bu nedenle taraflar arasındaki uyuşmazlığın sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gereklidir.
Asıl işverenle alt işverenler arasında yapılan hizmet akitlerine göre yapılan iş kapsamında ve değişen alt işverenlere ait işyerinde ara vermeden çalışan işçilerin işçilik alacakları için açtıkları davalar sonunda ödenmesine karar verilen miktarlardan alacaklı işçiye karşı her biri müteselsilen sorumludurlar. Burada Kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işverenler, dış ilişki itibariyle (işçiye karşı) müteselsilen sorumludurlar. İç ilişkide (alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki ilişkide) ise, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda taraflar kendi aralarında sözleşme yapabilirler. 6098 sayılı TBK’nun 167. (818 sayılı BK nun 146. m.) maddesindeki düzenleme uyarınca, aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça müteselsil sorumlulardan her biri alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu olacaklardır. Yasa hükmünde eşit sorumluluğun müteselsil borçlularda aksinin kararlaştırılmaması halinde uygulanacağı belirtilmiştir.
Dava dışı işçinin çalışmış olduğu her bir alt işveren dönemine isabet eden işçilik alacaklarından, ilgili olan alt işveren sorumlu olacağından, davalı alt işverenin sorumluluğu da sadece kendi dönemiyle sınırlı olmalıdır. Davalının “son işveren“ olması da bu sonucu değiştirmez. Bununla birlikte feshe bağlı bir hak olan ihbar tazminatından ise, diğer işverenler sorumlu olmayıp, sadece son işveren sorumludur. Başka bir ifadeyle davacı üst işveren, dava dışı işçiye ödemiş olduğu ihbar tazminatını ancak son işverenden rücuen tahsilini talep edebilir. Bunun dışındaki tüm işçilik alacaklarından ise, işçinin çalışmış olduğu dava dışı ve davalı alt işverenler, davacı üst işverene karşı, kendi dönemleriyle sınırlı olmak üzere sorumludurlar. Davalının kendisi dışında başka alt işveren bünyesinde dava dışı işçinin çalışıp çalışmadığı araştırılıp, kendi dönemiyle sınırlı sorumlu tutulması gerekmektedir. (Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2014/42038 E, 2016/761 K)
Yargıtay uygulamaları doğrultusunda asıl işveren ile alt işveren arasında imzalanan sözleşmelerde işçilik alacaklarından hangi tarafın sorumlu olacağına dair hüküm bulunması halinde sözleşmedeki hükme göre sorumluluğun belirleneceği, sözleşmede hüküm bulunmadığı hallerde ise yarı yarıya sorumluluk esasına işçilik alacaklarından asıl işveren ile alt işverenin sorumlu olacağının belirlenmiştir.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 23/03/2021 tarihli 2021/616 E. 2021/1083 K. sayılı ilamında; "... Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır.
İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar.
Yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır.
İhbar tazminatından son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır." şeklindedir.
Yükleniciler aleyhine açılan rücu davalarında ayrı sözleşmelerle hizmet ifa eden yükleniciler mecburi dava arkadaşı olmadığı gibi borçtan müteselsilen sorumlu olacaklarına ilişkin kanun hükmü veya sözleşme bulunmamaktadır. Bu nedenle alacak davalarında her davalı aleyhine ayrı tahsil hükmü kurulmalıdır.
Tüm dosya kapsamında toplanan delillerden; SGK kayıtlarında dava dışı işçi ... ...’in 18.02.2013-31.12.2013 tarihleri arasında(İşten Çıkış Kodu: 05) ... Org unvanlı
işyerinde çalıştığı, 01.01.2014-08.06.2022 tarihleri arasında(İşten Çıkış Kodu: 08) ... A.Ş. ile ... A.Ş.’de çalışma
kaydı bulunduğu, ... ...’in 11.05.2022 tarihi itibariyle emekliliğe hak
kazandığının tespit edildiğini belirtir SGK yazısının bulunduğu, personellerle ilgili şartları ve sorumlulukları düzenlendiği hizmet alım sözleşmelerinin eki olan Teknik Şartname m.4 maddesinde: "Yüklenici işçileri ile idarenin doğrudan ilişkisinin bulunmadığı, bu nedenle yüklenicinin, iş hukuku, sosyal sigorta mevzuatı ve diğer kanun ve yönetmeliklerden doğan yükümlülükleri yerine getirmekle mükelleftir.", "işveren sıfatı ile doğacak tüm hukuki sorumluluklar yükleniciye aittir." şeklinde sözleşme hükmü bulunduğu görülmüş olup işçinin işçilik alacaklarından alt işverenlerin sorumlu olacağının açıkça düzenlendiği anlaşılmıştır. Mahkememizce dava konusu olaya ilişkin tüm belge ve kayıtlar celp edilerek bilirkişi raporu alınmıştır. Bilirkişi raporu olaya uygun ve denetime elverişli olduğundan itibar edilerek hükme esas alınmış olup davalı alt işverenin işçinin çalıştığı dönem itibari ile işçilik alacaklarından sorumlu olduğu sabit olduğundan davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (kabul oranı: %99,87 )
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın Kısmen KABULÜ ile; 9.355,33TL nin ödeme tarihi olan 22.08.2022 tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin istemin Reddine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 639.06-TL nispi karar harcından peşin yatırılan 269,85-TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 369,21-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
3-Davacı tarafça yatırılan 269,85-TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan toplam 3.247,25TL yargılama giderinin kabul oranına gör 3.243,02TL sinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, artan kısmının üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı taraf yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 9.355,33-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
7-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa re'sen iadesine,
8-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.120,00-TL'nin 3.115,94TL sinin davalıdan, 4,06TL sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,
Dair, miktar yönünden kesin olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.. 22/03/2024

Katip ...
E-İmzalıdır

Hakim ...
E-İmzalıdır

Bu belge 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İmza ile imzalanmıştır.