WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 01 Temmuz 2026

İSTANBUL 20. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/349 Esas
KARAR NO : 2024/407
DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 06/06/2023
KARAR TARİHİ : 31/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan 06/06/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında kargo sözleşmesi imzalanmış olup, davalı şirket emtiayı taşma taahhüdü ve taraf edimleri yüklenirken davalının tek edimi gönderi ücretini ödemek şeklinde olduğunu, sektörde öncü bir firma olan davacı şirket taşıma taahhüdünü sözleşmede yer aldığı ve gerektiği gibi yerine getirdiğini, davalı tarafa fatura düzenlemiş ve kendisine ulaştırmış olmasına rağmen davalı tarafından davacı şirkete sorumlu olduğu edim ifa edilmediğini, işbu davaya ve ilgili icra takibine konusu faturaların çoğu e-arşiv fatura olarak düzenlendiğinden e-arşiv fatura uygulaması kapsamında oluşturulan faturalar elektronik mali mühür ve zaman damgası ile imzalanarak elektronik ortamda arşive alındığını, e- arşiv fatura kapsamında elektronik belge biçiminde oluşturulan faturalar davalı tarafa hem elektronik ortamda hem de fiziken teslim edildiğini, söz konusu e-arşiv faturaların ulaştırılması sorumluluğu ... üzerinde olduğunu, davacı şirket tarafından bahse konu alacağın tahsili amacıyla davalı taraf ile defalarca iletişime geçmiş olsa da bu borcu ödemekten kaçındığını, bunun neticesinde davacı şirket tarafından icra takibi başlatılmış olup borçlu tarafından bu takibe kötü niyetli olarak itiraz edilmesi neticesinde takibin durdurulduğunu, davacı şirket faturaya ilişkin edim borcunu yerine getirmesine rağmen davalı tarafından bedel ödeme borcu tam ve eksiksiz olarak yerine getirilmediğini, açıklanan nedenlerle borçlunun ... İcra Müdürlüğü 2019/... E. sayılı takibine yaptığı itirazın iptaline ve takibin devamına, kötü niyetli olarak takibe itiraz eden borçlunun %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür.
DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, .... İcra Müdürlüğünün 2019/... Esas sayılı icra dosyası, Sözleşme, Faturalar, Ticari defter kayıtları, Banka kayıtları, Bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
.... İcra Müdürlüğünün 2019/... esas sayılı takip dosyası celp edilmiş, incelenmesinde, davalı borçlu hakkında 3.808,96TL faturadan kaynaklı alacağının tahsili amacıyla ilamsız icra takibi yapıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya tebliğ edildiği, davalı borçlunun süresi içinde (23/03/2021) borca, faize ve faiz oranına itiraz ettiği, itiraz ile birlikte 23/03/2021 tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Mali müşavir bilirkişi ... ve Taşıma alanında uzman bilirkişi ... tarafından hazırlanan 19/03/2024 tarihli bilirkişi raporuna göre; Rapor içeriğinde yapılan açıklamalar muvacehesinde, dosyaya mübrez belge, bilgi, dava dosyası, davacı yana ait ticari defter ve belgeler ile sınırlı olarak yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; Dava konusunun, taraflar arasında bulunan ticari ilişki kapsamında davacı tarafından davalı adına düzenlenen faturalardan kaynaklı oluşan 3.808,96 TL cari hesap alacağının davalı yandan tahsili amacıyla yürüttüğü takibe yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğu, davacının 2019 yılı ticari defterlerinin yasal süreler içinde ve usulüne uygun şekilde açılış ve kapanış onamalarının yapıldığı tespit edilmiş olup, sahibi lehine delil olma vasfı Sayın Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, davacının incelenen ticari defterlerine göre; Davalı ile 2018 ve 2019 yıllarında ticari ilişkisinin mevcut olduğu, davacı tarafından davalı adına düzenlenen cari hesaba konu faturaların davacı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olup, davacı tarafın takip tarihi (09.04.2019) itibariyle davalı yandan 3.808,96 TL cari hesap bakiye alacaklı olduğu, davalı yan ticari defter ve belge ibraz etmediği, davacı ... A.Ş. tarafından davalı adına tanzim edilen cari hesaba konu faturaların E-Fatura şeklinde usulüne uygun olarak düzenlediği, faturaların davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında mevcut olduğu, cari hesaba konu faturaların taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamında “Kargo Bedeli” açıklaması ile düzenlendiği, davalı tarafça kısmi ödemelerin de yapıldığı görüldüğü, davalı tarafın takibe konu faturalara takip öncesi 8 günlük yasal süre içerisinde itirazın olmadığı da anlaşıldığından düzenlenen faturaları davalı tarafın bilgisi dahilinde olduğu kanaati hasıl olacağı, Neticeten; Davacı tarafından davalı adına düzenlenen takibe konu faturalardan davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, iş bu faturalardan kaynaklı davacı tarafın takip tarihi (04.09.2019) itibariyle davalı taraftan toplamda 3.808,96 TL alacaklı olduğu, taşımacılık açısından; taşıma hizmetinin gerçekleştirilmediği yönü ile bir itirazın olmadığı, davaya konu uyuşmazlığın taşıma faturalarının ödemesine yönelik olduğunun görüş ve kanaatine varılmıştır.
HUKUKİ NİTELENDİRME ve GEREKÇE
Dava, İİK'nun 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, yapılan ilamsız icra takibine karşı davalının itirazının iptali ve icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulması istemine ilişkindir. Mahkememiz davanın konusu nedeniyle görevli ve yetkilidir. Tarafların incelenen icra dosyasına göre taraf ve dava ehliyeti vardır.
İtirazın iptali davasının yasal dayanağını oluşturan İİK.nun 67/1. maddesinde; takip talebine itiraz edilen alacaklının, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebileceği öngörülmüştür.
İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı).
Davacı alacaklı taraflar arasındaki ticari (KARGO SÖZLEŞMESİ) sözleşme nedeniyle davalıdan alacaklı olduğu iddiasıyla icra takibi başlatmış olup; ödeme emri davalı borçluya tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu yasal süresi içinde ödeme emrine itiraz ettiğinden takibin durdurulmasına karar verilmiştir. İtirazın iptaline yönelik olarak açılan iş bu dava hak düşürücü yasal süresi içerisinde açıldığından işin esasına girilerek inceleme yapılmıştır.
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki sözleşme ve faturadan kaynaklı alacak istemine dayalı olarak icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın haklı olup olmadığı, alacağın tespiti halinde miktarı, icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı hususundadır.
Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi ispat etmesi gerekmektedir.
Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur.
Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir.
Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır.
Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'ndaki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır.
Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı hizmet sözleşmesi kapsamında temin ettiği hizmetlerden doğan faturadan kaynaklanan alacağı için icra takibi başlattığını ve davalının takibe haksız olarak itiraz ettiği belirtmiş, bu kapsamda toplanan delillerden sonra alınan bilirkişi raporu, sunulan deliller üzerinde yapılan incelemeler sonucu; davacının incelenen defter ve kayıtlarına göre ticari ilişkilerinin bulunduğu, davacı yanın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, dolayısıyla yasal defterlerin tarafların lehine delil olarak kullanılabileceği, taraflar arasındaki ticari ilişki gereği oluşan ticari kayıtlarda yapılan bilirkişi incelemesi ile yapılan tespitler sonucunda davacı şirket tarafından davaya konu e-faturaları düzenlediği, davacı ve davalı şirketin e-fatura mükellefiyeti oldukları, davacı tarafın alacak talebine konu faturaları ( kargo bedeli açıklaması ile) davalı tarafa usulüne uygun olarak tebliğ ettiği, (e-arşiv izni kapsamında elektronik ortamda iletildiği) davalı şirketin kısmi ödemeler yaptığı, faturalara 8 günlük yasal süre içerisinde faturalara itiraz edildiğine dair bir kayıt bulunmadığı, dava konusu faturaların davalı tarafa teslim edildiği ve davalının 8 gün içerisinde itiraz etmediğinin tespiti edildiği faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği ancak bu yönde ispata yarar bir delil sunulmadığı görülmüştür. Yapılan kısmi ödemeler dikkate alındığında hizmetin sağlanmış olduğu anlaşılmakla davalının, davacıya toplamda 3.808,96-TL tutarında asıl alacak yönünden borçlu olduğu, dosya kapsamına uygun, hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporuna göre davacı tarafın başlattığı takibe vaki itirazın iptaline, takibin takip talebinde belirtilen şartlarda kaldığı yerden aynen devamına, ayrıca alacağın likit olması nedeniyle takibe haksız itiraz eden borçlu davalı aleyhine asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davanın Kabulü ile; Davacı tarafın başlattığı ... İcra Müdürlüğü'nün 2019/... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin takip talebindeki şartlarla kaldığı yerden DEVAMINA,
2-) Hükmolunan asıl alacağın %20'si olan 761,79TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 427,60-TL karar harcından peşin yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 247,70TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan toplam 7.835,40-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
5-Davacı taraf yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 3.808,96-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa re'sen iadesine,
8-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.120,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,
Dair, miktar yönünden kesin olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 31/05/2024

Katip ...
e-imza *

Hakim ...
e-imza *

Bu belge 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İmza ile imzalanmıştır.