WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

İSTANBUL 20. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/282 Esas
KARAR NO : 2024/141

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/05/2023
KARAR TARİHİ : 15/02/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan 05/05/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından davalı borçlu şirket aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, ödeme emri davalıya tebliğ edildiğini, borca itiraz edilmiş ve takibin durdurulması talep edildiğini ve takibin durdurulduğunu, müvekkili şirket ile davalı yan arasında çeşitli zamanlarda ticari ilişkiler olduğunu, davalı borçlu şirketin de müvekkili şirketten aldığı elektronik ürünlere karşılık ilk zamanlarda fatura bedellerine ilişkin ödemeleri yaptığını, taraflar arasındaki ticaret hacminin büyümesi üzerine davalı borçlu taraf son olarak ödemesi gereken 1.168.200,00 TL bedelli faturayı ve iş bu faturaya kadar ödemesi gereken bakiye 304.000,00 TL borç ile birlikte toplam 1.472.200,00 TL'yi ödemediğini ve müvekkili şirket ile iletişim kurmaktan kaçındığını, davalı şirketin mersis adresinde bulunmaması nedeniyle ilk ödeme emrinin tebliğ edilememiş olması davalı borçlunun alacağın tahsilini engellemek amacı ile hareket ettiğini ve alacaklılardan mal kaçırma girişimi içerisinde bulunduğunu, bu nedenlerden dolayı; davalı borçlu şirketin alacağın tahsilini engelleme ve geciktirme amacı ile kötüniyetli hareket etmesi ve alacaklılardan mal kaçırma girişimi içerisinde bulunması nedeni ile mahkemece teminatsız olarak ihtiyati haciz kararı verilmesine, davalı yanın İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibine vaki haksız itirazının iptaline ve takibin devamına, icra takibi davalı borçlu şirketin haksız ve kötüniyetli itirazı nedeni ile durmuş olduğundan ve alacak likit olduğundan asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere takdir edilecek icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
CEVAP: Dava dilekçesi, ekleri, tensip tutanağı ve tevzi formunun davalı tarafa usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ancak davalı tarafça yasal süre içerisinde herhangi bir cevap verilmediğinden ve duruşmalara katılmadığından HMK 128. maddesi gereğince davacının iddialarının tamamını inkar etmiş sayılmıştır.
DELİLLER : İstanbul ...İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyası, Davacı ve Davalı şirketin BA/BS formları, Davacı şirketin ticari defter ve kayıtları, faturalar, sevk irsaliyesi, Davalı şirketin SGK kaydı, bilirkişi raporu, arabulucu tutanağı, arabulucu sarf kararı ve tüm dosya kapsamı.

İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; alacaklı ...A.Ş. tarafından borçlu ...Ltd. Şti. aleyhine cari hesap-fatura alacağından kaynaklı toplam 1.472.200,00-TL asıl alacağa ilişkin adi takip yoluyla icra takibi başlatıldığı, borçlu davalı tarafından takibe süresinde yapılan itirazlar üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği, icra takibinin derdest olduğu ve itirazın iptali davasının süresinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mali Müşavir Bilirkişi ... tarafından sunulan 01/02/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Tarafların Ba/Bs formları karşılaştırıldığında farklılık olmadığını ve 2021 yılında davacı şirketin düzenlemiş olduğu 7 adet 1.323.855,94 TL tutarındaki faturanın davalı şirket tarafından 3 adet 746.228,32 TL tutarının iade faturası düzenlenerek mutabık kalındığını, davalı şirketin 2022 yılında Davacı şirketin düzenlediği 6 adet 2.16.271,19 TL tutarında ki faturayı beyan ettiğini ve davalı şirketin iade faturası düzenlemediği görüldüğünü, davacı şirketin davalı şirkete düzenlediği faturanın e-fatura olduğunu “Temel Fatura” senaryosunda düzenlendiğini, davacı ve davalı şirketlerin e-fatura mükellefiyetlerinin olduğu https://ebelge.gib.gov .tr/efaturakayitlikullanicilar.html adresinden tespit edildiğini,“397 Sıra no'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile getirilen e-Fatura Uygulamasına, Mali Mühür Sertifika temin işlemlerini tamamlayarak dahil olan kullanıcılar” Davacının alacak talebine konu fatura Davalı şirkete Usulüne uygun olarak tebliğ ettiğini, temel fatura senaryosu ile düzenlenmiş e-fatura iadesi; temel e- Fatura'da alıcı iptal yetkisine sahip olmadığını, alıcının başvuracağı yollar ise iade faturası keserek faturayı muhasebe kayıtlarından çıkarmak, noter ya da KEP sisteminden iadesi mümkün olduğunu, davalı şirketin incelenen BS formlarında dava konusu 2022 yılına ait faturaları davacı şirkete iade etmediğinin görüldüğünü, davacı şirketin davalı şirketten icraya konu 1.472.200,000 TL'lik alacak bakiyesinin 2 adet faturadan kaynaklı olduğunun tespit edildiğini, davacı şirketin ticari defterlerinde 16.03.2022 tarihli ... no'lu 922.500,00TL tutarındaki e-faturaya Davalı şirketin kısmi ödeme yaptığı ve 304.000,00 TL tutarında bakiye kaldığı tespit edildiğini, dava konusu 19.03.2022 tarihli... no'lu 1.168.200,00 TL tutarındaki e-faturaya davalı şirket tarafından ödeme yapılmadığının tespit edildiğini, dava konusu her iki faturanın teslim irsaliyelerinin incelendiğinde davalı şirket adına malları teslim alan kişinin... olduğunu, dosya kapsamında...'ın SGK kayıtlarına göre 01/2022-05/2022 dönemlerinde davalı şirketin çalışanı olamadığının görüldüğünü, davacı şirketin dosya kapsamına sunmuş bulunduğu muavin dökümünde 1,472.200,00 TL tutarında alacaklı olduğu ve icra takibindeki tutarla aynı olduğunu, ancak bilirkişi incelemesinde Davacı şirketin ticari defterlerinde 1.481.200,00 TL tutarında alacaklı olduğu tespit edildiğini, bu farkın nedeni ise Davacı Şirketin, Vekili ...'a 19.04.2022 tarihinde “icra, harç ve masraflar” açıklamasıyla ödemiş olduğu 9.000 TI tutarından kaynaklı olduğu, dava masraflarının da cari hesaba borç olarak eklendiği tespit edildiğini, Davacı şirketin sahibi lehine delil niteliğine haiz ticari defterlerinde Davalı şirketten 1.481.200,00 TL tutarında alacaklı olduğu, ancak icra takibini 1.472.200,00 TL alacak talebinde bulunduğu aradaki 9.000 TL tutarındaki farkın Davacı şirketin Vekili ...' icra, harç ödemesi gönderildiği ve Davalı şirketin cari hesap bakiyesinin arttırıldığı tespit edilmiştir. Davalı şirketin duruşmalara katılmadığı, defter ibrazında bulunmadığı görüldüğünü, davacı şirketin davalı şirkete “Temel Fatura”” senaryosuyla düzenlemiş olduğu e faturaları Davalı şirket Türk Ticaret Kanunu'nun “Fatura ve teyit mektubu” başlıklı 21 Maddesi'nin ikinci fıkrasınca 8 gün içerisinde iade etmediği ve 2022 yılı BA/BS mutabık olduğu görüldüğünü, davacı şirketin davalı şirkete düzenlendiği 16.03.2022 tarihli ... no'lu 922.500 ,00TL tutarındaki e-faturanın, irsaliyesi incelediğinde teslim alan kişinin... olduğunu, davalı şirketin 01/2022-05/2022 tarihlerinde her ne kadar... çalışan olarak görülmemiş olsa da, 16.03.2022 tarihli ...no'lu 922.500 ,00TL tutarındaki faturaya davalı şirket davacı şirkete kısmı ödeme yapmış olduğunu, 304.000,00 TL tutarında borç bakiyesinin kaldığı ve Davalının BA formunda da alımını beyan ettiği tespit edilmiştir. Davacı şirketin Davalı şirkete düzenlediği 19.03.2022 tarihli... no'lu 1.168.200,00 TL tutarındaki e-faturanın irsaliyesi incelendiğinde teslim alan... olduğu görülmüş olmakla birlikte Davalı şirketin BA formunda alımını beyan ettiği tespit edildiğini, mali incelemede açıkça yapılan tespitler ve incelemeler neticesinde Davacı şirketin icra takibine bağlı kalmak kaydıyla 1.472.200,00 TL tutarında alacaklı olduğu sonuç ve kanaatine varmışlardır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; dava; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine faturadan kaynaklanan alacağa ilişkin başlatılan icra takibine yönelik İİK 67 maddesi kapsamında açılan itirazın iptali davasıdır.
Davacı taraf, davalı ile aralarındaki elektronik ürün satımından doğan ticari ilişkiden kaynaklı alacağa ilişkin başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafça yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, kötüniyetli karşı tarafın icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı tarafa yapılan usulüne uygun tebligata rağmen davalı tarafça davaya karşı yasal süre içerisinde herhangi bir cevap verilmediğinden ve duruşmalara katılmadığından HMK 128. maddesi gereğince davacının iddialarının tamamını inkar etmiş sayılmıştır.
Davacı tarafça dava konusu alacağa ilişkin ihtiyati haciz talep edilmiş, mahkememizce 17/02/2020 tarihli ara karar ile ihtiyati haciz koşulları oluşmadığından davacı tarafın ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş ve bu karara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin 14/09/2023 tarih, 2023/1341 Esas, 2023/12386 Karar sayılı ilamıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan 20/05/2022 tarihli arabuluculuk son anlaşmazlık tutanağı ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların müzakereler sonucunda anlaşamadıkları anlaşılmıştır.
İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; alacaklı ...A.Ş. tarafından borçlu... Ltd. Şti. aleyhine cari hesap-fatura alacağından kaynaklı toplam 1.472.200,00-TL asıl alacağa ilişkin adi takip yoluyla icra takibi başlatıldığı, borçlu davalı tarafından takibe süresinde yapılan itirazlar üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği, icra takibinin derdest olduğu ve itirazın iptali davasının süresinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce davaya konu icra takip dosyası celp edilerek incelenmiş ve tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde mali müşavir tarafından bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir.
Mali Müşavir Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 01/02/2024 tarihli bilirkişi raporuna göre; Davacı şirketin sahibi lehine delil niteliğine haiz ticari defterlerinde Davalı şirketten 1.481.200,00 TL tutarında alacaklı olduğu, ancak icra takibini 1.472.200,00 TL alacak talebinde bulunduğu aradaki 9.000 TL tutarındaki farkın Davacı şirketin Vekili ...' icra, harç ödemesi gönderildiği ve Davalı şirketin cari hesap bakiyesinin arttırıldığı tespit edilmiştir. Davalı şirketin duruşmalara katılmadığı, defter ibrazında bulunmadığı görüldüğünü, davacı şirketin davalı şirkete “Temel Fatura”” senaryosuyla düzenlemiş olduğu e faturaları Davalı şirket Türk Ticaret Kanunu'nun “Fatura ve teyit mektubu” başlıklı 21 Maddesi'nin ikinci fıkrasınca 8 gün içerisinde iade etmediği ve 2022 yılı BA/BS mutabık olduğu görüldüğünü, davacı şirketin davalı şirkete düzenlendiği 16.03.2022 tarihli ... no'lu 922.500 ,00TL tutarındaki e-faturanın, irsaliyesi incelediğinde teslim alan kişinin... olduğunu, davalı şirketin 01/2022-05/2022 tarihlerinde her ne kadar... çalışan olarak görülmemiş olsa da, 16.03.2022 tarihli ... no'lu 922.500 ,00TL tutarındaki faturaya davalı şirket davacı şirkete kısmı ödeme yapmış olduğunu, 304.000,00 TL tutarında borç bakiyesinin kaldığı ve Davalının BA formunda da alımını beyan ettiği tespit edilmiştir. Davacı şirketin Davalı şirkete düzenlediği 19.03.2022 tarihli... no'lu 1.168.200,00 TL tutarındaki e-faturanın irsaliyesi incelendiğinde teslim alan... olduğu görülmüş olmakla birlikte Davalı şirketin BA formunda alımını beyan ettiği tespit edildiğini, mali incelemede açıkça yapılan tespitler ve incelemeler neticesinde Davacı şirketin icra takibine bağlı kalmak kaydıyla 1.472.200,00 TL tutarında alacaklı olduğu tespit edilmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 89. maddesine göre iki kişinin herhangi bir hukuki sebep veya ilişkiden doğan alacaklarını teker teker ve ayrı ayrı istemekten karşılıklı olarak vazgeçip, bunları kalem kalem alacak ve borç şekline çevirerek, hesabın kesilmesinden sonra çıkacak artan tutarı isteyebileceklerine ilişkin sözleşme, cari hesap sözleşmesi olarak tanımlanmıştır. Aynı maddede cari hesap sözleşmelerinin yazılı yapılmadıkça geçerli olmayacağı belirtilmiştir. Buna göre, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığından TTK’nın cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamayacaktır. Somut olayda, taraflar arasında açık hesap ilişkisi mevcuttur. Açık hesap ilişkisi, önceki borçların tahsil edilmemesine rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumudur. Açık hesap ilişkisinde taraflar tek taraflı ya da karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın, hesaplaşma yaptıkları anlaşılmakla, taraflar arasındaki hukuku ilişkiye TTK’daki cari hesaba ilişkin hükümler uygulanamaz (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 28.03.2018 tarih, 2017/19-1634E. 2018/633K. sayılı ilamı).
Davacı şirket ile davalı şirket arasında elektronik ürün satımından kaynaklı olarak ticari ilişki bulunduğu, şirketler arasında yazılı cari hesap sözleşmesi bulunmasa da açık hesap ilişkisi kapsamında davacı şirket tarafından davalı şirket adına satılan elektronik ürünlere ilişkin faturalar düzenlendiği, davalı borçlu tarafından aleyhinde başlatılan icra takibinde borca ilişkin itirazda bulunulmuş ise de, davacı şirketin ticari defter ve kayıtları, davacı ve davalı şirketin vergi kayıtları kapsamında davalı şirkete ait BA formlarında davacı şirket tarafından düzenlenen faturalara konu malın alındığına dair beyanda bulunulması, sevk irsaliyesinde teslim alan gözüken... davalının SGK çalışan kaydında yer almasa da davacı şirkete bir kısım ödeme yapmış olması ve BA formuyla malı aldığına dair vergi dairesine bildirimde bulunması nedeniyle davalının icra takibine yönelik itirazının geçersiz ve haksız olduğu, bu haliyle davacı tarafın ticari defter ve kayıtları, faturalar, sevk irsaliyesi, her iki şirketin vergi kayıtlarına göre davacı şirket ile davalı şirket arasında elektronik ürün satımından kaynaklı olarak ticari ilişkiye dayanan açık hesap ilişkisi kapsamında davacı tarafın davalıdan alacaklı olduğu anlaşılmakla, düzenlenen uzman bilirkişi raporunun da mahkememizce dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli bulunması nedeniyle dava konusu icra takibinden dolayı davacı tarafın davalıdan takip tarihi itibariyle 1.481.200,00-TL alacaklı olduğu ancak davacı tarafça icra takibinde 1.472.200,00-TL alacak talebin bulunulduğundan taleple bağlı kalınarak davacının davalıdan alacak miktarının icra takibinde talep edilen miktar olan 1.472.200,00-TL olduğu anlaşıldığından ve davalı tarafça söz konusu borcun olmadığına veya ödendiğine dair dosya kapsamına herhangi bir delil sunulmadığından davacı tarafça alacağın varlığı yukarıda izah edilen nedenlerle ispatlandığından dolayı davalı tarafça icra takibine yapılan itirazın iptaline, takibin kaldığı yerden devamına, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine, ayrıca alacağın likit ve takibe itirazın haksız olması nedeniyle asıl alacağın (1.472.200,00-TL'nin) %20'si oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davacı tarafça açılan DAVANIN KABULÜ ile; Davacı tarafın başlattığı İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı icra dosyasında;
a) Borçlu davalı tarafından yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin borçlu davalı yönünden takip talebinde belirtilen şartlarla kaldığı yerden devamına,
b) Asıl alacağın (1.472.200,00-TL'nin) %20'si oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
2- Davacı tarafça dava açılırken yatırılan peşin harcın alınması gereken 100.565,98-TL harçtan mahsubu ile bakiye 82.785,48-TL karar harcının borçlu davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
3- Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.560,00-TL'nin haksız çıkan taraf olan davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,
4- Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 179,90-TL başvurma harcı, 17.780,50-TL peşin harç olmak üzere toplam 17.960,40-TL harç giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
5- Davacı tarafça yargılamanın yürütülmesi nedeniyle yapılan 16 adet tebligat-posta gideri 661,00-TL, bilirkişi ücreti 5.000,00-TL olmak üzere toplam 5.661,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
6- Davacı taraf yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen nisbi 189.776,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
7- Davacı tarafça yatırılan gider avansının karar tebliğ işlemleri tamamlandıktan ve karar kesinleştikten sonra kullanılmayan kısmının davacı tarafa resen iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/02/2024

Başkan ...
e-imza*
Üye ...
e-imza*
Üye ...
e-imza*
Katip ...
e-imza*

*Bu evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.