T.C.
İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/264 Esas
KARAR NO : 2024/284
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 26/04/2023
KARAR TARİHİ : 03/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davalılar ... A.Ş. ve ... İnş. Tic. Taah. Ltd. Şti. tarafından 20/01/2021 tarihinde ... İşletme Müdürlüğü sorumluluk sahasında bulunan ... ilçesi, ... Mahallesi, ... Sokak, No: 3 adresinde yapılan çalışma esnasında davalı tarafça gereken dikkat ve özenin gösterilmemiş olması sebebiyle müvekkili şirketin enerji dağıtım altyapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar verildiği tespit edildiğini, meydana gelen tesis hasarı ve enerji kesintisi müvekkili şirketin yüklenici şirketi tarafından giderildiğini, bu hasarın onarımında sarf edilen malzeme, montaj, işçilik bedelleri ile hasardan kaynaklanan diğer kayıplar müvekkili şirketin maddi zararına sebebiyet verdiğini, davalılar ... A.Ş. ve ... İnş. Tic. Taah. Ltd. Şti. tarafından hasardan doğan bedellerinin ödenmemesi üzerine borçlu aleyhine, hasar tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faiz dahil 3.763,79-TL'nin tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğünün 2021/... Esas sayılı dosyası ile ilamsız takip yapıldığını ve borçluya ödeme emri gönderildiğini, davalı taraf ödeme emrini tebellüğ ettikten sonra borca ve icra takibine itiraz ettiğini, borçlu itirazında icra dairesinin yetkisine, takibe, takibe konu borca, borç miktarına, faize, faiz oranına, ödeme emrine asıl alacak ve fer'ilerine külliyen itiraz ettiğini ve takibin durdurulmasını talep ettiğini, borçlunun itirazı ile mezkur icra takibinin durdurulmasının akabinde bu dava konusunun her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hasebiyle huzurdaki itirazın iptali davası için dava şartı teşkil eden 6102 S.'lı TTK'nın 5/A maddesi gereğince zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, görüşme sonunda anlaşılamaması üzerine ilgili anlaşamama tutanağı tanzim edildiğini, tüm bu sebeplerle; .... İcra Müdürlüğünün 2021/... Esas
sayılı takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve yersiz itirazın iptali ile takibin devamına, davalı/borçlu aleyhine hükmolunacak meblağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı ... vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle;Davacının her ne kadar yapılan alt yapı çalışması esnasında tesislerine zarar verildiğini iddia etmekteyse de, anılan mahalde anılan tarihte müvekkili şirket tarafından her hangi bir çalışma yapılmadığını, hasarın varlığı halinde söz konusu hasarın muhatabı müvekkili şirket değil, ... Ltd. Şti olduğunu, müvekkili şirketin hasarla bir ilgisinin bulunmadığını, bu davanın konusunun hasar olduğunu, hasarın da haksız fiil niteliğinde davalardan olduğunu, haksız eylemde hukuka aykırı fiil, zarar, kusur ve illiyet bağının bir arada bulunması gerektiğini, haksız bir fiile başkasına zarar veren kimse ancak kusurluysa bu zararın tazminiyle yükümlü olduğunu, ayrıca haksız fiil tazminat borcunun doğması için hukuka aykırı bir fiile zarar arasında illiyet bağının kurulması gerektiğini, somut olayda ise müvekkili şirketin iddia edilen hasarın meydana gelmesinde hiçbir kusuru olmadığını, illiyet bağından da söz edilemeyeceğini, söz konusu hasarın müvekkili şirket tarafından değil diğer davalı tarafından meydana getirildiği beyan edildiğini, müvekkili şirkete husumet yöneltilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili şirketle diğer davalı arasında 27.12.2018 tarihli yapım sözleşmesi imzalandığını, söz konusu sözleşmenin ilgili maddeleri gereği üçüncü şahıslara verilecek zarardan, işi yapan firmanın sorumlu olacağının açıkça düzenlendiğini, bu kapsamda müvekkili şirkete sorumluluk atfedilemeyeceği açık olduğunu, bahse konu sözleşme incelendiğinde müvekkili şirketin sadece ihale makamı olduğunu ve denetim ve gözetim yükümlüğü bulunmadığı tespit edileceğini, müvekkili şirketin işi tamamen devrettiğini, denetim yükümlülüğü de bulunmadığı dikkate alındığında meydana gelen hasardan müvekkili şirketin hiçbir sorumluluğu bulunmadığını, davacı tarafından montaj, araç ve işçilik bedelleri de talep edildiğini, oysa ki hukukumuzda gerçek zarar ilkesi geçerli olduğunu, zarar gören ancak haksız fiil nedeniyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebileceğini, zarar görenin zararı giderebilmek için kendi çalıştırdığı işçilerine ve araç sürücülerine ödediği ücretler ile araç yakıt giderleri genel giderler olduğunu, haksız fiil meydana gelmese de ödenmesi gereken giderler olduğunu, bunların zarar ile ilgisi bulunmadığını, haksız fiil meydana gelmeseydi dahi yapılacak bu giderlerin zarar kapsamına dahil edilmeyeceği Yargıtay’ın yerleşmiş içtihatlarına göre kesinlik kazandığından davacının bu kalemleri isteyemeyeceği açık olduğunu, davacının dağıtılmayan enerji bedelini talep etmesi Yargıtay’ın istikrar bulmuş kararlarına göre mümkün olmadığını, yine davacının eşik kesinti süresi aşım maliyeti talebinin bir dayanağı, hukuksal bir karşılığı bulunmadığını, davacı tarafça fatura kesildiğine, KDV ödemesi yapıldığına dair bir belge sunulmamasına rağmen, talep edilen hasar kalemi içinde KDV’nin de talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacının hiçbir somut delile dayanmadan altyapı çalışmaları esnasında tesislerine zarar verildiğini iddia ettiğini ancak dosyaya hiçbir somut delil sunamadığını, hasarın meydana geliş şekli, kim tarafından hasar verildiği vs hususların somut delillerle ispat edilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin davacıya kesinleşmiş bir borcu bulunmadığı gibi davacı tarafından da ihtarname gönderilmediğini, bu nedenle müvekkili şirketin temerrüdü söz konusu olmadığını, faizi ve faiz oranını da kabul etmediklerini, borçlu aleyhine icra inkâr tazminatına karar verilebilmesi için talep edilen alacağın likit bir başka anlatımla belirgin olması gerektiğini, müvekkili şirketin borcu olmadığın, zaten huzurdaki davanın müvekkili şirkete yöneltilmemesi haksız ve hukuka aykırı olduğunu, tüm bu sebeplerle; haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddine, %20'den az olmamak üzere davacının kötü niyet tazminatı ödemeye hükmedilmesini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı ... İnşaat A.Ş. vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, diğer davalı ... A.Ş. ile imzalanan "Erişim Şebekeleri Bakım Onarım Alt İşveren Sözleşmesi" uyarınca bu şirkete ait alt yapıların bakım ve onarım işlerini yürüttüğünü, ilgili adreste herhangi bir çalışma yapılmasına karar verilmesi durumunda çalışma ile ilgili tüm izin ve ruhsat ... tarafından temin edildiğini, dolayısıyla müvekkili şirket alınan ruhsat ve izin belgelerine istinaden belirlenen adreste kazı çalışması yaptığını, davacı tarafın, tesisatlarına davalılarca zarar verildiğini, meydana gelen zarardan davalıların sorumlu olduğunu iddia etmişse de bu iddianın yerinde olmadığını, müvekkili şirketçe yapılan kazı çalışmasında ...'ın tesisatına herhangi bir zarar verilmediğini, aynı gün aynı yerde eş zamanlı olarak ...-... ve ... tarafından da çalışma yapıldığını, ... ve ...'a davanın ihbar edilmesini talep ettiklerini, dava konusu adreste müvekkili şirketin, müvekkili şirket ile davacı şirket arasında konusu ve talepleri aynı onlarca dava görüldüğünü, müvekkili şirket tarafından yapılan ve davacı ...'ın tesislerinde zarar meydana geldiği iddia edilen tüm kazılarda davacı kurumun ağır kusuru bulunduğunu, diğer bir ifade ile davacı şirketin yaptığı iş gereği, mevzuattan doğan ve uyulması gereken kurallara uymadığını, yine aynı şekilde davacı kurum tarafından müvekkili şirket aleyhine ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/... Esas sayılı dosyası ile açılan, konusu ve talebi aynı olan davada bilirkişi gözetiminde keşif kazısı yapıldığını ve yapılan kazıya istinaden bir rapor hazırlandığını, hazırlanan raporda açıkça "İlgili enerji nakil kablosunun asfalt yüzeyinden 24cm aşağıda çok yetersiz kabul edilemez derinlikte ve hiçbir koruma, işaret vb. olmadan döşendiği, bu şekildeki yerleşimin kurallara uymadığı gibi can, mal güvenliği yönünden de tehlikeli olduğu, bu durumda kusurun tamamının %100 ...'a ait olduğu" tespit edildiğini, hiçbir şekilde hasarı ve hasardaki kusuru kabul etmediklerini, davacı dava dilekçesinde muvazaalı bir şekilde, meydana gelen tesis hasarı ve enerji kesintisinin davacının yüklenici şirketi tarafından giderildiğini iddia ettiğini, davacı ile davalı müvekkili şirket arasında konusu aynı olan yüzlerce dava görüldüğünü, bu davaların hepsinde davacının dava dilekçesinde, meydana gelen hasarların kendi personelleri tarafından giderildiğini beyan ederken, bu davada hasarın yüklenici şirket tarafından giderildiğini beyan etmesi son derece muvazaalı olduğunu, huzurdaki davadada, davacının dava dilekçesinin, müvekkili şirket aleyhine açtığı diğer davalardan farklı olmasının tek nedeni, emsal Yargıtay kararları uyarınca gerçek zarar ilkesi kapsamında davacının talep ettiği alacakları elde edememesi olduğunu, bu ilke kapsamında davacı taraf yalnızca hasarın giderimi için fiilen yapmak zorunda olduğu giderleri talep edebildiğini, ancak hasar meydana gelmese dahi ödemek zorunda olduğu giderleri, olağan işletme kapsamında kalan giderleri talep edemeyeceğini, talep ettiği alacaklara kavuşamayan davacı müvekkili şirket aleyhine açılan yeni davalarda, meydana gelen hasarların yüklenici şirket tarafından giderildiğini iddia etmeye başladığını, davacının diğer alacak kalemlerine ilişkin taleplerinin de dayanaktan yoksun olduğunu, davacının hasar bedeline dahil ettiği diğer bedeller ise dağıtılamayan enerji bedeli ile eşik kesinti süre aşım bedeli olduğunu, davacı taraf dağıtılamayan enerji bedeli talep edemeyeceğini, eşik kesinti süre aşım bedeli ise davacının mevzuatta öngörülen kesinti sınırlarının aşılması halinde tüketicilere/abonelere ödediği bedel olduğunu, söz konusu kesinti sebebiyle bu süreleri aşan bir kesinti yaşanmadığı gibi tüketicilere bu kesinti nedeniyle ödeme yapıldığına dair bir belge de sunulamadığını, yine fatura kesildiğine, KDV ödemesi yapıldığına dair belge de sunulmadığından KDV bedeli talep edilmesi de hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafın müvekkilinin kusurunu ispat edici herhangi bir belge de sunamadığını, kusurun haksız fiilin bir unsuru olduğunu ve davacı tarafın davalıların kusurunu da ispat etmesi gerektiğini, söz konusu hasarın müvekkilinin davacı tarafın mevzuata aykırı olarak tesisatlarının yetersiz derinlikte bulunması ve uyarıcı herhangi bir işaret bulunmaması sebebiyle yani davacı tarafın kusuru sebebiyle meydana geldiğini, davacı tarafça hasar iddiasına ilişkin olarak sunulan tutanakların davacı şirket çalışanlarınca tek taraflı olarak tutulan tutanaklar olduğunu, bu tutanakların içeriğinin denetlenme imkanı olmadığını ve davacı tarafın iddiasını ispat edici nitelikte olmadığını, söz konusu adresteki kazı çalışması ... A.Ş. tarafından kazı ruhsatının iletildiğini ve müvekkili şirket usule uygun olarak kazı çalışması yapmaya başladığını, müvekkili şirketçe yapılan kazı çalışmasında ...'ın tesisatına herhangi bir zarar verilmediğini, aynı gün aynı yerde eş zamanlı olarak ...-... ve ... tarafından da çalışma yapıldığını, tüm bu sebeplerle; haksız ve mesnetten yoksun davanın reddine karar verilmesini, ... ve ...'a davanın ihbar edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yüklenmesini ve davacının hukuka aykırı takip nedeni ile dava konusu miktarın %20'sinden az olmamak üzere haksız takip tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
CEVAP: İhbar Olunan ... vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Görülmekte olan davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, dava konusu hasarla ilgili olarak müvekkili idareye hiçbir sorumluluk ve kusur atfedilemeyeceğini, dava konusu yerde, yapılan tetkiklerde söz konusu hasara ilişkin 20/01/2022 tarihinde ilgili adreste idare ve yüklenici firma tarafından herhangi bir tranşe çalışması yapılmadığını, idarenin bir kamu kuruluşu olması sebebiyle kazı ruhsatı almadan herhangi bir çalışma yapılmadığını, planlı çalışmlarda önce plansız çalışmalarda sonrasında muhakkak ... 'den kazı ruhsatı alındığını, idarenin ve yüklenicilerinin ilgili yerde herhangi bir çalışması olmadığını, dosyada bulunan resimlerden çalışmayı yapan firmanın ...'un yüklenicisi ... olduğu açıkça görüldüğünü, bu davada husumetin müvekkili idareye de yöneltilmesi haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkili idare açısından davanın husumetten yönünden reddini gerektirdiğini, tüm bu sebeplerle; ... ve ... ve ...'ye müzekkere yazılarak ilgili belgelerin celbine, yersiz ve mesnetsiz davanın esastan reddine, mahkeme giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: İhbar Olunan ... vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu teşkil eden ... Mah. ... Sk. No: .../İSTANBUL adresinde 20/01/2021 tarihi veya öncesinde müvekkili şirketin herhangi bir kazı veya altyapı çalışması yapmadığını, müvekkili şirketin ... 'ye bağlı bir kamu kurumu olduğunu, yaptığı bütün kazı çalışmaları öncesinde ...'den kazı ruhsatı almak zorunda olduğunu, ancak belirtilen tarihlerde müvekkili şirketin ne bir çalışması olduğunu, ne de ... den kazı ruhsatı aldığını, bu durumda bu dava konusunu müvekkili şirketle hiçbir bağının olmadığını, davacı tarafın dosyaya sunduğu kazı alanı fotoğraflarından da görüleceği üzere kazının ... ve yüklenici firması ... İnş. tarafından yapıldığını, bu durumun yine müvekkili bu dava ile hiçbir bağının olmadığını kanıtladığını, müvekkili şirketin husumet yönünden hiçbir ilgisi bulunmadığını, tüm bu sebeplerle; hukuka aykırı davanın önce usulden, mahkeme farklı görüşte ise esastan reddine, mahkeme giderleri ile avukatlık vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: .... İcra Müdürlüğünün 2021/... Esas sayılı icra dosyasının UYAP kayıtları, 27. 12. 2018 tarihli davalı ... Şti. ile ... Anonim Şirketi arasında imzalanan Yapım Sözleşmesi, ... Müdürlüğü'nden gelen dava konusu adreste gerçek ve tüzel kişilere Altyapı Kazı Ruhsat izni verilmediğine ilişkin müzekkere cevabı, ...'tan gelen hasar hesaplama dokümanlarını gösterir müzekkere cevabı, hasar tutanağı, kazı çalışmasına ilişkin fotoğraflar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; Dava; davacı alacaklı tarafından borçlu aleyhine başlatılan .... İcra Müdürlüğünün 2021/... Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın haklı olup olmadığı, icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığından ibaret İİK 67 maddesi kapsamında açılan itirazın iptali davasıdır.
Davacı taraf dava dilekçesinde; Davalılar ... A.Ş. ve ... Ltd. Şti. tarafından 20/01/2021 tarihinde ... İşletme Müdürlüğü sorumluluk sahasında bulunan ... ilçesi, ... Mahallesi, ... Sokak, No: 3 adresinde yapılan çalışma esnasında davalı tarafça gereken dikkat ve özenin gösterilmemiş olması sebebiyle müvekkili şirketin enerji dağıtım altyapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar verildiği tespit edildiğini, meydana gelen tesis hasarı ve enerji kesintisi müvekkili şirketin yüklenici şirketi tarafından giderildiğini, bu hasarın onarımında sarf edilen malzeme, montaj, işçilik bedelleri ile hasardan kaynaklanan diğer kayıplar müvekkili şirketin maddi zararına sebebiyet verdiğini, davalılar ... A.Ş. ve ... İnş. Tic. Taah. Ltd. Şti. tarafından hasardan doğan bedellerinin ödenmemesi üzerine borçlu aleyhine, hasar tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faiz dahil 3.763,79-TL'nin tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğünün 2021/... Esas sayılı dosyası üzerinden takibe geçildiğini, davalıların takibe konu borca itiraz ettiğini beyan ederek icra takibine davalılar tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, kötüniyetli karşı tarafın icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılara ve ihbar olunanlara çıkarılan tebligatın davalılara ve ihbar olunanlara usul ve yasaya uygun şekilde tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
Davalı ... A.Ş. cevap dilekçesinde; Müvekkili şirket tarafından her hangi bir çalışma yapılmadığını, hasarın varlığı halinde söz konusu hasarın muhatabı müvekkili şirket değil, ... İnş.Tic.ve Taah. Ltd. Şti olduğunu, müvekkili şirketin hasarla bir ilgisinin bulunmadığını, bu davanın konusunun hasar olduğunu, hasarın da haksız fiil niteliğinde davalardan olduğunu, haksız eylemde hukuka aykırı fiil, zarar, kusur ve illiyet bağının bir arada bulunması gerektiğini, somut olayda ise müvekkili şirketin iddia edilen hasarın meydana gelmesinde hiçbir kusuru olmadığını, illiyet bağından da söz edilemeyeceğini, söz konusu hasarın müvekkili şirket tarafından değil diğer davalı tarafından meydana getirildiği beyan edildiğini, müvekkili şirkete husumet yöneltilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili şirketin davacıya kesinleşmiş bir borcu bulunmadığı gibi davacı tarafından da ihtarname gönderilmediğini, bu nedenle müvekkili şirketin temerrüdü söz konusu olmadığını, faizi ve faiz oranını da kabul etmediklerini, borçlu aleyhine icra inkâr tazminatına karar verilebilmesi için talep edilen alacağın likit bir başka anlatımla belirgin olması gerektiğini, müvekkili şirketin borcu olmadığın, zaten huzurdaki davanın müvekkili şirkete yöneltilmemesi haksız ve hukuka aykırı olduğunu, tüm bu sebeplerle; haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddine, %20'den az olmamak üzere davacının kötü niyet tazminatı ödemeye hükmedilmesini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Ltd. Şti. cevap dilekçesinde; Müvekkili şirketin, diğer davalı ... A.Ş. ile imzalanan "Erişim Şebekeleri Bakım Onarım Alt İşveren Sözleşmesi" uyarınca bu şirkete ait alt yapıların bakım ve onarım işlerini yürüttüğünü, ilgili adreste herhangi bir çalışma yapılmasına karar verilmesi durumunda çalışma ile ilgili tüm izin ve ruhsat ... tarafından temin edildiğini, dolayısıyla müvekkili şirket alınan ruhsat ve izin belgelerine istinaden belirlenen adreste kazı çalışması yaptığını, davacı tarafın, tesisatlarına davalılarca zarar verildiğini, meydana gelen zarardan davalıların sorumlu olduğunu iddia etmişse de bu iddianın yerinde olmadığını, müvekkili şirketçe yapılan kazı çalışmasında ...'ın tesisatına herhangi bir zarar verilmediğini, aynı gün aynı yerde eş zamanlı olarak ...-... ve ... tarafından da çalışma yapıldığını, müvekkili şirket tarafından yapılan ve davacı ...'ın tesislerinde zarar meydana geldiği iddia edilen tüm kazılarda davacı kurumun ağır kusuru bulunduğunu, diğer bir ifade ile davacı şirketin yaptığı iş gereği, mevzuattan doğan ve uyulması gereken kurallara uymadığını, söz konusu adresteki kazı çalışması ... A.Ş. tarafından kazı ruhsatının iletildiğini ve müvekkili şirket usule uygun olarak kazı çalışması yapmaya başladığını, müvekkili şirketçe yapılan kazı çalışmasında ...'ın tesisatına herhangi bir zarar verilmediğini, aynı gün aynı yerde eş zamanlı olarak ...-... ve ... tarafından da çalışma yapıldığını, tüm bu sebeplerle; haksız ve mesnetten yoksun davanın reddine karar verilmesini, ... ve ...'a davanın ihbar edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yüklenmesini ve davacının hukuka aykırı takip nedeni ile dava konusu miktarın %20'sinden az olmamak üzere haksız takip tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
İhbar olunan ... cevap dilekçesinde; Dava konusu hasarla ilgili olarak müvekkili idareye hiçbir sorumluluk ve kusur atfedilemeyeceğini, dava konusu yerde, yapılan tetkiklerde söz konusu hasara ilişkin 20/01/2022 tarihinde ilgili adreste idare ve yüklenici firma tarafından herhangi bir tranşe çalışması yapılmadığını, idarenin bir kamu kuruluşu olması sebebiyle kazı ruhsatı almadan herhangi bir çalışma yapılmadığını, bu davada husumetin müvekkili idareye de yöneltilmesi haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkili idare açısından davanın husumetten yönünden reddini gerektirdiğini, tüm bu sebeplerle; ... ve ... ve ... 'ye müzekkere yazılarak ilgili belgelerin celbine, yersiz ve mesnetsiz davanın esastan reddine, mahkeme giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İhbar olunan ... cevap dilekçesinde; Davaya konu teşkil eden ... Mah. ... Sk. No: .../İSTANBUL adresinde 20/01/2021 tarihi veya öncesinde müvekkili şirketin herhangi bir kazı veya altyapı çalışması yapmadığını, müvekkili şirketin ... 'ye bağlı bir kamu kurumu olduğunu, yaptığı bütün kazı çalışmaları öncesinde ...'den kazı ruhsatı almak zorunda olduğunu, müvekkili şirketin husumet yönünden hiçbir ilgisi bulunmadığını, tüm bu sebeplerle; hukuka aykırı davanın önce usulden, mahkeme farklı görüşte ise esastan reddine, mahkeme giderleri ile avukatlık vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
... İcra Müdürlüğünün 2021/... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; alacaklı tarafından borçlular aleyhine 3.319,04-TL hasar bedeli alacağı, 444,75-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 3.763,79-TL alacağına ilişkin başlatılan adi takip yolu ile icra takibine borçlular tarafından süresinde itiraz edilmesi üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği ve itirazın iptali davasının süresinde açıldığı anlaşılmıştır.
... 'ne yazılan müzekkere cevabında; 20.01.2021 tarihinde ... İşletme Müdürlüğü hizmet sahası içinde bulunan İstanbul ili ... ilçesi, ... Mahallesi, ... Sokak No: 3 mevkiinde bulunan adreste herhangi bir gerçek ve tüzel kişilere Altyapı Kazı Ruhsat izni verilmediğine ilişkin açıklamalar yapmıştır.
Mahkememiz 20/09/2023 tarihli ara kararı uyarınca dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiş olduğu, bu kapsamda, Elektrik Mühendisi Bilirkişi tarafından düzenlenen 14/12/2023 tarihli bilirkişi raporuna göre; "Davacı şirketin, ..., Şenlik Mahallesi, ... Sokak, No: ... önlerindeki 4x16 mm² 0,6/1 kV yer elektrik enerji kablosu, davalı ... A.Ş.'nin yüklenicisi ... İnş. Tic. Taah. Ltd. Şti. tarafından 20/01/2021 tarihinde hasara uğratıldığı tespit edildiğin, davalı ... A.Ş. ihale makamı olduğundan kazı çalışmalarını kendisi değil, yüklenicisi ... ... Ltd. Şti.'ye yaptırdığını, ancak, kazı çalışmaları davalı ... A.Ş.'nin denetimi altında yapıldığından davalı ... A.Ş. ve yüklenicisi ... Ltd. Şti. birlikte kusurlu ve sorumlu kanaatine varıldığı, davacı şirketin icra takip tarihi itibarıyla alacağı: davacı şirketin asıl alacağı 665,03 TL, icra takip tarihine kadar birikmiş faiz 89,11 TL, davacı şirketin toplam alacağı 754,14 TL, davacı ... A.Ş.'nin, icra takip tarihi itibariyle .... İcra Müdürlüğü 2021/... sayılı dosyası kapsamında davalı ... Ltd. Şti. ve davalı ... A.Ş.'den 754,14 TL hasar bedelini talep edebileceği" yönünde görüş beyan ettiği görülmüştür.
Çalışmalar sırasında kazı çalışması yapanın daha dikkatli olması, çalışmalarını ona göre yönlendirmesi ve gerekiyorsa elle kazı yapması gerektiğinden , meydana gelen olayda yüklenicinin kazı yaparken dikkatsiz çalıştığı ve gereken tedbirleri almadığı anlaşılmıştır. Hasar yerine ilişkin fotoğraflar dikkate alındığında; ... Kablo Tesis Şartnamesinde, ‘’ Kablo kanalın açılması, kanal dibine kum serilmesi, kablonun üzerine kum serilmesi, kuınun üzerine tuğla yerleştirilmesi, üzerine tuvanen malzemenin doldurulması, ikaz bandının serilmesi, zeminin eski haline getirilmesi" hükmü olmasına rağmen, dosyadaki arıza yeri fotoğraflarının incelenmesinden dava konusu mahalde davacı şirketin kablonun üstüne ve altına kum sermediği, kablonun üzerine koruyucu tuğla koymadığı, ikaz bandı olmadığı yani kabloyu ... Şartnamesine uygun döşemediği anlaşıldığından bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının olayın özelliklerine uygun olduğu anlaşılmakla davacının %30 oranında davalıların %70 oranında kusurlu olduğu Mahkememizce kabul edilmiştir.
Her ne kadar davalı ... A.Ş vekilince müvekkiline husumet düşmeyeceği iddia edilmiş ve bilirkişi raporunda davalı ... A.Ş'nin diğer davalı ile düzenledikleri sözleşme gereğince kazı çalışmalarından dolayı sorumluluğun yüklenici olan diğer davalıda olduğu belirtilmişse de davalılar arasında düzenlenen TİP sözleşmelerinin ve eki şartnamelerin ilgili maddeleri ile yüklenici firma tarafından yapılacak çalışmalar esnasında verilecek her türlü hasarlardan yüklenicinin sorumlu olacağı hükmü getirilmiş ise de işveren konumunda olan ... A.Ş'nin yüklenici firma tarafından yapılan işlerin yönetmelik ve şartnamelere uygun olarak yapılmasını denetlemek ve kontrol etmekle gözetim ve denetim yetkisi bulunmaktadır. Kaldı ki taraflar arasında düzenlenen bu sözleşme hükmü taraflar arasında geçerli olup üçüncü kişileri bağlamayacaktır. Bu itibarla davalı ... A.Ş'nin de sorumlu olduğu anlaşılmakla davalının bu yöndeki itirazlarına itibar edilmemiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davanın haksız eylemden kaynaklanan alacaktan dolayı başlatılan icra takibinde, icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı verilmesi istemine ilişkin olduğu, davacının davalı tarafından 20/01/2021 tarihinde ... İşletme Müdürlüğü sorumluluk sahasında bulunan ... ilçesi, ... Mahallesi, ... Sokak, No: ... adresinde yapılan çalışma sırasında, davacının tesislerine hasar verildiğinden bahisle, hasar bedelinin tahsili bakımından yapılan icra takibine davalıların itirazının iptalini talep ettiği, alınan bilirkişi raporu ile davacı tarafından talep edilen hasar beledinin makul ve ... birim fiyatlarına uygun olduğu, onarımın davacının kendi adamları tarafından yaptırılmış ise işçilik ve araç personel bedelinin hasara dahil edilemeyeceği, aksi durumda söz konusu bedelin hasara dahil edilebileceği tespit edilmiş, davalılar itiraz dilekçesinde dava konusu yapılan adreste kendi elemanlarınca herhangi bir çalışmanın yapılmadığı, ...'na yazılan müzekkere cevabında 20.01.2021 tarihinde ... İşletme Müdürlüğü hizmet sahası içinde bulunan İstanbul ili ... ilçesi, ... Mahallesi, ... Sokak No: 3 mevkiinde bulunan adreste herhangi bir gerçek ve tüzel kişilere Altyapı Kazı Ruhsat izni verilmediği belirtilerek davaya konu kazı çalışmanın dosya kapsamında sunulan tutanak ve envanter kayıtlarından da ... tarafından yapıldığı anlaşılarak kurumun ve taşeron firma olan diğer davalı ... Ltd. Şti.'nin olayda kusurlu olduğu, davacı yanın dosya kapsamında sunulan deliller ve yapılan incelemeler neticesinde kusurlu olduğunun ispatlanamadığı bu nedenle dosya kapsamında düzenlenen bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranlarına itibar edilmediği, haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında kural olarak gerçek zarar ilkesi geçerli olup, zarar görenin ancak haksız fiil sebebiyle uğradığı gerçek zararı haksız fiil sorumlularından isteyebileceği, zarar görenin zararı giderebilmek için kendi çalıştırdığı işçilerine ödediği ücretler genel idare giderleri olup haksız fiil meydana gelmese dahi ödenmesi gereken giderler olduğu, bunların zarar ile ilgisi bulunmadığı, özel olarak adam tutulup çalıştırıldığı kanıtlanmadıkça haksız fiil meydana gelmeseydi dahi yapılacak bu nitelikteki giderlerin zarar kapsamına dahil edilemeyeceği, davacı şirket tarafından dava konusu hasarın giderilmesi için özel olarak işçi tutulup, araç temin edilerek harcama yapıldığına dair her hangi bir delil ve fatura sunulmadığı, bu nedenle davacı tarafça personel ve araç bedeli olan tutarların talep edilemeyeceği, gerçek zarar ilkesine göre davacının davalıdan malzeme bedeli ve KDV'si ile malzemenin zorunlu montaj bedelinden zararın oluşmasında %70 kusuru bulunan davalılar tarafından zarar nedeni ile tespit olunan zarar bedelinden sorumlu olduğu anlaşılmıştır.
Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin, 2010/... Esas, 2010/... Karar sayılı kararında; Zarar görenin zararı giderebilmek için kendi çalıştırdığı isçilerine ödediği ücretler genel idare giderleri olup, haksız fiil meydana gelmese dahi ödenmesi gereken giderlerden olduğu, hasarın giderilmesi için özel olarak işçi tutup çalıştırma veya harcama yapma söz konusu ise ve özel olarak işçi tutup çalıştırıldığının ve harcama yapıldığının kanıtlanması halinde işçilik bedelinin ödenebileceği belirtilmekte olup dosya kapsamında böyle bir durum söz konusu değildir.
Davalıların kötüniyet tazminat talebi yönünden; Kötüniyet tazminatı, takibe girişmekte kötüniyetli bulunduğu borçlu tarafından açıkça kanıtlanmış olan ya da öyle olduğu ayrıca kanıtlanmasına gerek bulunmaksızın dosya kapsamından açıkça anlaşılabilen alacaklıya yönelik bir yaptırım niteliğindedir. Anılan yasa hükmüne göre, alacaklının anılan tazminata mahkum edilebilmesi, açıkça, takibin kötüniyetle yapılmış olması koşuluna bağlanmıştır. Hemen belirtmek gerekir ki, alacaklının icra takibini kötüniyetli olarak yaptığı hususu, borçlu tarafından kanıtlanmalıdır. Öğretiye ve Yargıtay uygulamasına göre, alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu halde, icra takibine girişen alacaklı, kötüniyetli kabul edilir. Açıklanan bu yasal durum ve ilke çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde davalı, davacının icra takibinde kötüniyetli olduğunu yasal delillerle kanıtlayamamış olup, dosya içeriğinde de kötüniyetin varlığını açıkça ortaya koyacak bir yöne rastlanmamıştır. Bu nedenle davalıların kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacının davalılardan 20/01/2021 tarihinde ... İşletme Müdürlüğü sorumluluk sahasında bulunan ... ilçesi, ... Mahallesi, ... Sokak, No:... adresinde meydana gelen hasar nedeniyle başlatılan .... İcra Müdürlüğünün 2021/... Esas sayılı takip dosyasında davacının 665,03- TL asıl alacak ve 89,11- TL işlemiş faiz talebinde bulunabileceği, bu tutarlar yönünden başlatılan icra takibine davalı takip borçlularının itirazının haksız olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş, uyuşmazlığın haksız fiile dayalı olması, alacağın bu haliyle likit olmaması yargılamayı gerektirmesi nedeniyle davacı tarafın şartları oluşmayan icra inkar tazminatı ve kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
KARAR: Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklanacağı üzere;
1.)Davacı tarafından davalılar aleyhine açılan davanın KISMEN KABULÜ ile;
a) Davacı tarafın başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün 2021/... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalılar tarafından 665,03- TL asıl alacak ve 89,11- TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 754,14-TL alacağa yönelik yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin belirtilen bedeller üzerinden takip tarihinden itibaren aynı şartlarla devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
b) Takip konusu haksız fiile dayalı olduğu yargılama ile belirlendiği ve likit bir alacak olmadığı anlaşılmakla davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine,
c)Davalıların kötüniyet tazminatı talebinin koşulları oluşmadığından reddine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 427,60-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 179,90-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 247,70-TL harcın davalılardan müştereken müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 754,14-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 3.009,65-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan; 179,90-TL Başvuru Harcı, 179,90-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 359,80-TL harcın davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan; 2.500,00-TL Bilirkişi ücreti, 341,50-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 2.841,50-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 569,34-TL'lik kısmının davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.200,00-TL'nin davadaki haklılık durumuna göre 641,17-TL'sinin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak, geri kalan 2.558,83-TL'sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,
8-Taraflarca yatırılan artan gider avansının karar kesinleştiğinde bakiye kısmının yatıran tarafa re'sen iadesine,
Dair, davacı vekili, davalı ... vekili, davalı ... İnş. Vekili, davalı ... Vekili ve ihbar olunan ... vekilinin yüzüne karşı dava değeri itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/04/2024
Katip ...
¸e-imzalı
Hakim ...
¸e-imzalı
*Bu evrak 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!