T.C.
İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/240 Esas
KARAR NO : 2024/341
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/04/2023
KARAR TARİHİ : 07/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketin müvekkili şirketten; ... numaralı 11/02/2022 tarihli 400,49-TL bedelli, ... numaralı 23/02/2022 tarihli 29.013,84-TL bedelli ve ... numaralı 28/06/2022 tarihli 6.305,92-TL bedelli üç adet faturaya dayalı ürün satın aldığını, belirtilen 3 adet fatura ve cari hesaba dayalı bakiyenin 22.431,45-TL'lik borcunu ödemediğini, bu nedenle ... İcra Müdürlüğü'nün 2022/... Esas sayılı dosyasının başlatıldığını, borçlunun yetki itirazı üzerine .... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... Esas sayılı dosyasından gönderilen ödeme emrine de itiraz ettiğini ve icra dosyasının durduğunu, davalı şirketin cari hesaba ve faturaya dayalı borcunu ödediğine belge sunmadığını, davalı şirketin icra takibine itiraz etmesinin kötüniyetli ve zaman kazanmaya yönelik olduğunu iddia ederek; .... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... Esas sayılı dosyasındaki itirazının iptali ile takibin devamını, davalı şirketin % 20’den az olmamak kaydıyla icra-inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalıya yüklenmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekilinin mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirketten alınan bariyer sisteminin arızalı ve ayıplı olduğunu, Türk Ticaret Kanunu’nun 23. Maddes'inde; malda açık ayıp söz konusu değilse malı satım alan tacirin 8 gün içinde malı incelettirmekle yükümlü olduğunun düzenlendiğini, 8 günlük sürenin malın alıcı tarafından satım ve teslim alındığı tarih itibariyle başladığını, müvekkili şirket çalışanı ... ...'nun 09/05/2022 tarihinde ayıp ihbarı ve davacı şirketin satış iletişim hattı üzerinden ( ... ) ürün değişim talebinde bulunduğunu, müvekkilinin yasal süresinde ihbarda bulunmasına ve davacının servis elamanlarının "... ... Mah. ... Bulvarı ... . Sk. No. .../İSTANBUL" adresine teknik servis gönderilmesine rağmen ürünün çalıştırılamadığını, arızalı ürünün 10/04/2023 tarihinde ... Hiz. Ltd. Şti.'den alınan ürün ile değiştirilmek zorunda kalındığını, davacının aldığı kısmi ödemeyi iade etmesi gerektiğini, davacının faiz istemini kabul etmediklerini, davacının icra-inkar tazminatı talebinin haksız olduğunu ve borcun likit olmaması sebebiyle yargılamayı gerektirmediğini iddia ederek; kısmi ödemenin iadesini, davanın hukuki yarar yoksunluğu nedeniyle usulden reddini, davacının taleplerinin haksız olması nedeniyle davanın esastan reddini, davacının %20'den az olmamak üzere icra-inkar tazminatına hükmedilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretini ödemeye mahkum edilmesini talep etmiştir.
Mahkememizin 24/10/2023 tarihli celsesinde davalı tanığı ... beyanında; "Ben ... sitesinde 2021-2023 Mayıs ayları arasında teknik birimde çalışıyordum, ... Ltd. Şti. İsimli şirket davacı taraftan 2 tane otomatik bariyer sistemini satın alıp ... sitesine getirmiştir, kurulumunu ... Ltd. Şti yapmıştır, kurulumdan sonra bir süre kadar çalışmıştır ancak daha sonrasında otomatik bariyerler arıza vermeye başladı, hiç çalışmadı, arıza ilk bakışta anlaşılacak düzeyde değildir kullandıkça ortaya çıkmıştır, otomatik bariyerler kalktığı zaman inmemeye veya hiç kalkmamaya başladı, bu durum benim teknik müdürüm tarafından davacı tarafa telefon aracılığıyla hemen bildirilmiştir, davacı taraftan arızayı gidermek için mühendisleri gelmiştir ancak arızayı giderememişlerdir, defalarca parça değişimi olmuştur, elektrik hatlarında sıkıntı olduğunu belirtmeleri üzerine elektrik tesisatı değişmiştir ancak yine de arıza giderilmemiştir, otomatik bariyerlerin çalışmaması üzerine bariyerleri çıkarıp depoya aldık, şuanda depoda bulunmaktadır, bildiklerim bundan ibarettir." şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.
DELİLLER: .... İcra Müdürlüğü’nün 2023/... Esas sayılı dosyası, ... Arabuluculuk Bürosu’nun 2023/... büro ve 2023/... numaralı arabuluculuk dosyası; ... numaralı 11/02/2022 tarihli 400,49-TL bedelli, ... numaralı 23/02/2022 tarihli 29.013,84-TL bedelli ve ... numaralı 28/06/2022 tarihli 6.305,92-TL bedelli üç adet fatura ve cari hesap ekstresi, whatsapp yazışmaları, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre;
Dava, faturadan kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre fatura emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır (229. md.). Fatura malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami "yedi gün" içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır (231/5. md.). 6102 sayılı TTK'da da fatura konusunda hükümler vardır. Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir.” (6102 Sayılı TTK 21/1) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2).
Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir.
Faturanın onu teslim alan kişiyi borç altına sokabilmesi için taraflar arasında borç doğurucu bir ilişkinin varlığı ve faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Borç münasebeti olmaksızın düzenlenen ve muhatap tarafından her nasılsa teslim alınan faturaya sekiz günde itiraz edilmemiş olması onu borç altına sokmaz. Ancak TTK 21/2 maddesi uyarınca , faturalara 8 gün içerisinde itiraz edilmediği takdirde faturadaki gösterilen bu bedeli kabul edilmiş sayılır.
Fatura tek başına alacağın kanıtı değildir. Faturanın dayanağı olan temel ilişkinin ispatı gerekir. Tek yanlı düzenlenen faturanın, düzenleyen tarafın kendi ticari defterlerine kayıt edilmiş olması alacağın varlığını ispatlamaz.
Faturalarda belirtilen malların davalı alıcıya teslim edildiği iddiasını davacı ispatla yükümlüdür. Fatura içeriğindeki malların davalıya teslimi dayanak belgelerle kanıtlanmadığı sürece ticari defterler tek başına malın teslim edildiğini ispata yeterli değildir.
Ayıp yönünden; 6102 Sayılı TTK'nın 23. maddesinde "Bu maddedeki özel hükümler saklı kalmak şartıyla, tacirler arasındaki satış ve mal değişimlerinde de Türk Borçlar Kanununun satış sözleşmesi ile mal değişim sözleşmesine ilişkin hükümleri uygulanır." düzenlemesine yer verilmekle birlikte, maldaki ayıbın ileri sürülmesi ile ilgili olarak ise 23/c maddesinde "Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır." hükmü düzenlenmiştir.
6098 Sayılı TBK'nun 223/2. maddesinde ise "alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse satılanı kabul etmiş sayılır." Hükmüne yer verilmiştir.
TTK m. 23/c uyarınca ticari satışlarda malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir, açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde incelemek ve incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa durumu bu süre içerisinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Gizli ayıp basit bir muayeneyle anlaşılamayacak durumda ise bu tür bir ayıbın ortaya çıkması halinde TBK.'nun 223-2. fıkrası uyarınca ayıbın derhal satıcıya bildirilmesi gerekmektedir.
Bu açıklamalar ışığında tarafların sunmuş oldukları tüm deliller dosya içerisine alınmış, icra dosyası getirtilerek incelenmiş, tüm deliller toplandıktan sonra alanında uzman mali müşavir bilirkişiden ve fatura konusu bariyerler üzerinde inceleme yapılarak rapor düzenlenmesi için elektrik mühendisi bilirkişiden rapor alınmıştır.
... İcra Müdürlüğünün 2023/... E. Sayılı icra dosyasının incelemesinde; davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhine 18.034,69 TL asıl alacak ve 744,86 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 22.431,45 TL borcun ödenmesi amacıyla 18/01/2023 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borçluya çıkartılan ödeme emrinin 23/01/2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 18/01/2023 tarihinde icra takibine itiraz ettiği, takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın İİK'nın 67. maddesi düzenlenen bir yıllık hakdüşürücü süre içinde açıldığı görülmüştür.
Mali müşavir bilirkişi ... ... ve elektrik mühendisi bilirkişi ... tarafından 31/01/2024 tarihinde düzenlenen bilirkişi heyet raporunda özetle; "Davacının 2022 yılı ticari defterlerinin yasal süreler içinde ve usulüne uygun şekilde açılış ve kapanış onamalarının yapıldığı tespit edilmiş olup, sahibi lehine delil olma vasfı Sayın Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, davacının incelenen ticari defterlerine göre; Davalı ile olan cari münasebetini ... hesap kodunda takip ettiği, davacı yan tarafından dava konusu bariyer satışına ilişkin davalı adına düzenlenen faturaların davacı yanın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı yanın takip tarihi (15.11.2022) itibariyle davalı yandan 22.431,45 TL cari hesap bakiye alacaklı olduğu, davalı şirketin ticari defterlerini sunamayacağını ifade ettiğinden davalı şirketin ticari defterleri üzerinde bir inceleme yapılamadığı, davacı ... ...Tic. Ltd. Şti. tarafından davalı adına tanzim edilen cari hesaba konu faturaların E-Fatura şeklinde usulüne uygun olarak düzenlediği, faturaların davacı yanın ticari defter ve kayıtlarında mevcut olduğu, söz konusu faturaların taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında verilen mal bedeli muhteviyatında düzenlendiği, faturalara karşı davalı tarafından kısmi ödeme yapıldığı, davalı yan tarafından fatura konusu “bariyer” adlı ürünün ayıplı olduğu iddiası ile faturalardan kalan bakiye kısım ödenmemiş olup taraflar arasında mali yönden bir ihtilafın bulunmadığı anlaşılmakla faturalara konu ürünün ayıplı olup olmadığı ve davalı tarafın itirazları boyutunda teknik yönden yapılan incelemelerde “...Netice olarak tarafımdan yapılan kontrol ve muayenelerde davacı şirketten satın alınan bariyer Sisteminin çalışmadığı ve güvenlikle ilgi sitede kullanılma olanağının davalı şirketin de ... Sistemini davacıya iade etmesi gerektiği kanaatine varılmıştır ..” denmekte olup son karar ve takdir Mahkemenize ait olduğu, neticeten; davacının incelenen ticari defterlerine göre davacı yanın takip tarihi (15.11.2022) itibariyle davalı yandan 22.431,45 TL cari hesap bakiye alacaklı olduğu, ancak teknik yönden yapılan incelemelerde “davacı şirketten satın alınan bariyer Sisteminin çalışmadığı ve güvenlikle ilgi sitede kullanılma olanağının olmadığı ve davacı şirketin eksik ödendiğini belirttiği bedeli talep edemeyeceği, ancak davalı şirketin de ... Sistemini davacıya iade etmesi gerektiği” kanaatine varıldığından davacının davalı yandan dava konusu Bariyer Sisteminden kaynaklı olarak alacağının bulunmayacağı" şeklinde rapor hazırlanmıştır.
Davacı tarafça, davalının ayıp ihbarını süresi içerisinde yapılmadığını ileri sürmüş olup TTK m.18/3’deki tacirler arasındaki bildirim usulleri geçerlilik şartı değil ispat şartıdır. Kaldı ki ayıp ihbarı TTK 18. maddesinde sayılan işlemlerden değildir. Davalı tarafça cevap dilekçesi ekinde 09/05/2022 tarihinde davalı ... ... kurumsal satış numarası ile yapmış olduğu whatsapp yazışmalarını sunmuş olup, whatsapp yazışmalarında davalı tarafından ayıp ihbarında bulunduğu anlaşılmıştır. Dinlenen davalı tanığı beyanı ile kurulum yapıldıktan sonra hemen ayıbın ortaya çıkmadığı, açık ayıp niteliğinde olmadığı, bir süre kullanımdan sonra bariyerlerde açılıp kapanmama sorunun ortaya çıktığı, söz konusu ayıbın gizli ayıp mahiyetinde olduğu ve TBK 223/2 maddesi gereğince gizli ayıbın satıcıya derhal bildirilmesi gerektiği, söz konusu whatsapp mesaj içeriğinde sıkıntı ortaya çıktıktan sonra derhal haber verildiği ve whatsaap yazışmaları 6100 Sayılı HMK'nun 199. Maddesi gereğince belge niteliğini haiz olduğundan Mahkememizce davalının ayıp ihbarını süresinde yaptığı kabul edilmiştir.
Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; taraflar arasında taraflar arasında bariyer sisteminin alım-satımına dayalı ticari ilişki bulunduğu, davacı tarafından davalı taraf aleyhine ... numaralı, 11/02/2022 tarihli, 400,49 TL bedelli; ... numaralı, 23/02/2022 tarihli, 29.013,84 TL bedelli; ... numaralı, 28/06/2022 tarihli, 6.305,92 TL bedelli üç adet faturanın düzenlendiği ve bakiye kalan 22.431,45 TL borcun dava konusu edildiği, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında faturaların kayıtlı olduğu ve davacı tarafın 22.431,45 TL alacaklı olduğu, davalı tarafça ticari defter ve kayıtların sunulmadığı, taraflar arasında ödenmemiş bakiye kısım yönünde uyuşmazlığın bulunmadığı, asıl uyuşmazlığın faturalara konu ürünün ayıplı olup olmadığı ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığı olup TTK m. 23/c uyarınca ticari satışlarda malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içinde durumu satıcıya ihbar etmeli, açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde incelemek ve incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa durumu bu süre içerisinde satıcıya ihbarla yükümlü olduğu, davalı tarafça iddia edilen ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğu ve yukarıda anlatılan gerekçelerle davalı tarafın süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunduğu, teknik bilirkişi tarafından yapılan incelemede fatura konusu bariyer sisteminin çalışmadığı ve güvenlikle ilgili sitede kullanım imkanının bulunmadığı tespit edilmiş olup, davacı tarafça inceleme konusu olan bariyer sisteminin fatura konusu bariyer sistemi olup olmadığının belli olmaması gerekçesiyle itiraz edilmişse de bilirkişi raporunda yerinde inceleme sırasında çekilen bariyer sisteminin fotoğraflarında "... ..." isimli davacı şirketin ticaret unvanı bulunduğu anlaşılmakla itirazlara itibar edilmemiştir. Davalı tarafça fatura konusu ürünün ayıplı çıkması nedeniyle kullanamadığı ve üçüncü bir kişiden bariyer sistemi satın aldığına dair faturayı dosyaya sunduğu, tamirinin de mümkün olmaması nedeniyle bakiye fatura bedelinden sorumlu olmayacağı Mahkememizce kabul edilmiş ve davacı tarafça davalı aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Kötüniyet tazminat talebi yönünden; Kötüniyet tazminatı, takibe girişmekte kötüniyetli bulunduğu borçlu tarafından açıkça kanıtlanmış olan ya da öyle olduğu ayrıca kanıtlanmasına gerek bulunmaksızın dosya kapsamından açıkça anlaşılabilen alacaklıya yönelik bir yaptırım niteliğindedir. Anılan yasa hükmüne göre, alacaklının anılan tazminata mahkum edilebilmesi, açıkça, takibin kötüniyetle yapılmış olması koşuluna bağlanmıştır. Hemen belirtmek gerekir ki, alacaklının icra takibini kötüniyetli olarak yaptığı hususu, borçlu tarafından kanıtlanmalıdır. Öğretiye ve Yargıtay uygulamasına göre, alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu halde, icra takibine girişen alacaklı, kötüniyetli kabul edilir. Açıklanan bu yasal durum ve ilke çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde davalı, davacının icra takibinde kötüniyetli olduğunu yasal delillerle kanıtlayamamış olup, dosya içeriğinde de kötüniyetin varlığını açıkça ortaya koyacak bir yöne rastlanmamıştır.Bu nedenle davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı tarafça davalı aleyhine açılan davanın REDDİNE,
2-Davalının kötüniyet tazminatı talebinin koşulları oluşmadığından REDDİNE,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre alınması gereken 427,60-TL harcın peşin alınan 270,92-TL harçtan mahsubu ile yatırılması gereken 156,68-TL'nin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,
4-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.120,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,
5-Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
7- Taraflarca yatırılan artan gider avansının karar kesinleştiğinde bakiye kısmının yatıran tarafa re'sen iadesine,
Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı dava değeri itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/05/2024
Katip ...
E-İmzalıdır*
Hakim ...
E-İmzalıdır*
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!