T.C.
İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/236 Esas
KARAR NO : 2024/240
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/04/2023
KARAR TARİHİ : 19/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Davacı Şirket ... A.Ş. ile seyahat acentesi sıfatıyla davalı şirket ... İstanbul ... Ltd. Şti. arasında "Otel-Acente Konaklama Sözleşmesi" imzalandığını, sözleşmenin "iptal politikası ve misafirlerin gelmesi" başlığı altında düzenlenen md.4 uyarınca, müvekkil Şirket 28 Mayıs 2022-17 Eylül 2022 tarihlerini kapsayacak şekilde 904 gece/odayı davalı acenteye tahsis etmeyi, davalı acente ise, kendisine tahsis edilecek odalara müşteri sağlamayı yükümlendiğini, davalı acente Sözleşmede taahhüt ettiği konaklamaları yerine getiremediğini, akabinde, davacı şirket tarafından "no show" faturaları düzenlenmiş ve davalı acenteye iletildiğini, fatura bedellerinin ödenmemesini takiben ise, davalı acente aleyhine icra takibi başlatıldığını, taraflar arasında imzalanan Kontenjan Sözleşmesi md.2 ile, 25 Mayıs-30 Haziran 2022 tarihleri arasında 10 oda, 34 gece için (toplam 340 geceleme); 1 Temmuz-31 Temmuz 2022 tarihleri arasında 10 oda, 31 gece için (toplam 310 geceleme); 1 Ağustos-31 Ağustos 2022 tarihleri arasında 10 oda, 31 geceleme için (toplam 310 geceleme); 1 Eylül-17 Eylül 2022 tarihleri arasında 10 oda 17 geceleme için (toplam 170 geceleme), davalı acente tarafından verilen %80 doluluk garantisi ile davalı acenteye tahsis edildiğini, davalı acente tarafından toplamda 904 gece doluluk garantisi verilmiş, ancak odaların tahsis edildiği tarihlerde davalı acentenin getirmekle yükümlendiği müşteriler otele gelmediklerini, davalı acente, ... Otel tarafından kendisine tahsis edilen odaları dolduramadığını, odaları dolduramamış olmasına rağmen Sözleşme md. 4 uyarınca, odaların bedellerini ödeme garantisi verdiğinden, davacı ... Otel tarafından davaya konu 30 Haziran 2022, 31 Temmuz 2022, 2 Eylül 2022, 29 Eylül 2022 tarihli toplamda 4 adet "no show" faturası düzenlenmiş ve davalı acenteye iletildiğini, davacı ... Otel'in muavin defterinin 29 Aralık 2022 tarihli raporunda da göründüğü üzere davalı acente, 25 Temmuz 2022 tarihinde "no show ödemesi" olarak 10.000 Avro karşılığı 180.087 TL, yine 1 Eylül 2022 tarihinde Sözleşme md. 5 uyarınca 5.600 Avro olarak kararlaştırılan depozito bedeline denk gelen 101.681,44 TL'yi ... Otel'e ödediğini, davalı acente tarafından ödenen faturalar davalı borcundan mahsup edilmiş, bu tutarlar davaya konu "no show" faturalarına yansıtılmadığını, davacı ... Otel işbu dava tarafları arasındaki sözleşme 17 Eylül 2022’de sona ermiş olmasına rağmen 2022 senesi Ekim ayında, fatura bedellerinin ödenmesi hususunda davalı acente Genel Müdürü ... ile bir araya gelme yönünde işbu dava konusu icra takibi süreci başlatılana kadar öncelikle kendisine süre tanımış, uzlaşma yolları teklif etmiş ancak ... sulh olmaya ilişkin herhangi bir adımda bulunmadığını, takip eden aylarda da ..., Müvekkil ... Otel Genel Müdürü ... ile bir araya gelmeme konusunda çeşitli bahaneler ürettiğini, 04 Ocak 2023 tarihinde davalı aleyhine ... İcra Müdürlüğü'nün 2022/... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından yapılan itiraz üzerine takibin durdurulduğunu, yapılan itirazın haksız olduğunu beyan ederek; davalının ... İcra Müdürlüğü'nün 2022/... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekilinin mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile davalı şirket arasında davacının iddia ettiği gibi bir ticari ilişki mevcut olmadığını, davalı acente davacı otelin odalarını müşterilerine taraflar arasında sözlü olarak belirlenmiş fiyat üzerinden satarak aradaki fark dolayısıyla gelir elde ettiğini, davalı şirket bu kapsamda davacı şirkete depozito ve ön ödeme bedelleri altında bedeller ödemiş, davacı şirket söz konusu bu bedelleri de iade etmeyerek davalı şirketin kendisine herhangi bir borcu olmamasına rağmen uhdesinde tuttuğunu, taraflar arasında geçerli bir sözleşme bulunmadığını, davacı şirket tarafından kötü niyetli olarak sunulan sözleşme taraflar arasında yapılması düşünülen ancak sözleşmenin davalı şirket aleyhine birçok madde içermesi nedeniyle işleme konulmayan bir sözleşme olduğunu, davacı tarafından sunulan sözleşme her ne kadar planlanmışsa da revize edilmek istenmiş sonrasında revize edildiği iddiası ile gönderilmiş ve imzalanmışsa da sonrasında gerekli revizelerin yapılmadığı tespit edildiğinden sözleşme hiçbir zaman işleme konulmadığını, sözleşmede bizzat üstüne basa basa yazıldığı üzere basiretli tacir olan iki tarafça imzalanmış bir sözleşme bulunmadığını, bu nedenle işbu sözleşmeye dayalı bir fatura bedellerinin davalı şirketten talep edilmesi açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı şirket tarafından sunulan yargıtay kararları dava konusu olayı aydınlatmadığı gibi dava konusu olay ve işlemlerde farklılık gösterdiğini, sunulmuş Yargıtay kararları sayın mahkemeyi yanıltmaya yönelik olduğunu, İşbu dosya özelinde taraflarca imzalanmış geçerli bir sözleşme bulunmadığını, cari hesap üzerinden ilerleyen bir ticari ilişki bulunduğunu, ancak davacı eylem ve hareketleri ile davalının satış yapmasını engellemiş ve zarara soktuğunu savunarak; davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
TANIK BEYANLARI
Mahkememizin 17/10/2023 tarihli celsesinde davacı tanığı ... beyanında; "Ben 10 yıldan beri ... A.Ş.'de rezervasyon müdürü olarak çalışıyorum, davalı ... İstanbul ... ile 2022 yılında Konaklama Kontenjan sözleşmesi imzalanmıştır, sözleşmenin yürürlülük süresi 28/05/2022 tarihinden, 17/09/2022 tarihine kadardır, bu sözleşmeleri diğer acenteler ile de imzalamaktayız, Mayıs-Haziran-Temmuz-Ağustos-Eylül ayları turizm sektörü açısından yoğun aylar olup acenteler otele müşteri gönderdiklerinde her zaman oda bulabilmeleri ve fiyatının sabitlenmesi açısından bu şekilde geceleme garantili sözleşme imzalamaktadırlar, davalı tarafça belli geceleme gerçekleşti, belirlenen sayıda gecelemenin gerçekleşmemesi durumunda yönetime bildirildi, yönetim ... ...'e 31/12/2022 tarihine kadar bu gecelemeyi tamamlamaları için ek süre vermiştir, geceleme tamamlanmadığı taktirde ne olacağı hususunda ise tamamlayamadı gece kadar ay sonu faturalar kesilmiştir, örneğin Haziran ayında 300 geceleme alınmışsa, 150 tanesi gerçekleşmemişse, 150 tanesi belirlenen fiyat üzerinden faturalandırılmıştır, belirlenen dönemlerde diğer acenteler ile de çalışılmaktadır ancak davacı taraf zararına hareket edilmemiştir, herkese aynı fiyat verilmemektedir ancak fiyat durumu firmanın durumuna ve istenilen tarihe ve yoğunluk durumuna göre değişmektedir" şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizin 17/10/2023 tarihli celsesinde davacı tanığı ... beyanında; "Ben 25 seneden beri ... A.Ş.'de otel genel müdürü olarak çalışıyorum, 2022 yılında ... İstanbul ... ile belli oda ve fiyatı garantilemek adına sözleşme imzalanmıştır, davalı taraf otele belli oda sayısı kadar müşteri getireceği yönünde garanti vermektedir, otelde taahhüt edilen oda sayısı kadar odayı davalının kullanımına hazır bulundurmaktadır, taahhüt süresi Haziran ayında başlamıştır ve 17/09/2022 tarihinde sona ermiştir, davalı taraf belli bir gecelemeyi gerçekleştirmiş olup, 17/09/2022 tarihinde taahhüt ettiği kadar gecelemeyi gerçekleştiremediği için biz iyi niyet kullanarak kendisine yıl sonuna kadar süre verilmiştir ancak bu sürede yine taahhüt edilen geceleme gerçekleştirilmediği için hukuki süreç başlamıştır, faturalarda geceleme sayısına göre kesilmiştir, örneğin; 1000 oda garanti edildi ise 700 odanın gecelemesi gerçekleştirildi ise kalan 300 oda fatura edilmiştir, buna ilişkin whatsapp yazışmaları da mevcuttur, aynı dönem içerisinde bir çok acenteyle çalıştık, ancak geceleme anlaşması yapmadık, diğer acenteler ile davalı acenteyle anlaştığımız fiyattan daha düşük ücret vererek zararına hareket edilmemiştir, anlık duruma göre otelin yoğunluğu ve yer durumuna göre ücret durumunda değişiklik olmaktadır, davalı taraf ile yapmış olduğumuz anlaşma fiyat ve yeri garanti eden bir anlaşmadır" şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.
DELİLLER: ... İcra Müdürlüğü'nün 2022/... esas sayılı dosyası, arabuluculuk son tutanağı, taraflar arasında akdedilen Otel-Acente Konaklama Sözleşmesi, davacı şirketin ve davalı şirketin ticari defter ve kayıtları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; dava davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine konaklama sözleşmesinden kaynaklanan alacak nedeniyle İİK 67 maddesi kapsamında açılan itirazın iptali davasıdır.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında otel-acente konaklama sözleşmesinin düzenlendiğini, sözleşmenin geceleme garantili kontenjan sözleşmesi mahiyetinde olduğunu, davalı acentenin sözleşmede taahhüt ettiği konaklamaları yerine getiremediğini, müvekkili şirket tarafından "no-show" faturaları düzenlendiğini ancak ödenmediğini, bu nedenle başlattığı icra takibine borçlu davalının haksız itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça sunulan sözleşmede davacı şirketin kaşe ve imzasının bulunmadığını, sözleşmedeki düzenlemeye göre sözleşmenin her iki tarafın imzası ile geçerli olacağının kabul edildiğini, taraflar arasında geçerli bir sözleşme ilişkisinin kurulmadığını, sözleşmenin genel işlem koşulları içerdiğini, davacının herhangi bir zararının bulunmadığını, davacının müvekkili şirket haricinde müvekkili şirket aleyhine satışlar yaparak müvekkili şirketin zararına sebep olduğunu, diğer acentelere daha düşük fiyattan oda satışı yapıldığını bu nedenle davanın reddi ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan 20/03/2023 tarihli arabuluculuk son anlaşmazlık tutanağı ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların anlaşamadığı anlaşılmıştır.
... İcra Müdürlüğünün 2022/... E. Sayılı icra dosyasının incelemesinde; davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhine 580.449,14 TL borcun ödenmesi amacıyla 29/12/2022 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borçluya çıkartılan ödeme emrinin 14/01/2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 16/01/2023 tarihinde icra takibine itiraz ettiği, takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce davacı tanıkları dinlenmiş olup davacı tanıkları beyanlarında taraflar arasında belli oda ve fiyatı garantilemek adına sözleşme düzenlendiğini, otelde taahhüt edilen oda sayısı kadar odayı davalının kullanımına hazır bulundurulduğunu, ancak davalı tarafça taahhüt edilen geceleme gerçekleştirilmediğini, diğer acenteler ile davalı acenteyle anlaşılan fiyattan daha düşük ücret vererek zararına hareket edilmediğini beyan etmişlerdir.
Mahkememizce yapılan yargılama sırasında yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde Mali Müşavir Bilirkişi ..., Bilgisayar Mühendisi ... ve Turizm Alanında Uzman Bilirkişi ... tarafından 16/01/2024 tarihinde düzenlenen bilirkişi raporuna göre; "Davacının 2022 yılı ticari defterlerinin yasal süreler içinde ve usulüne uygun şekilde açılış ve kapanış onamalarının yapıldığı, davacının incelenen ticari defterlerine göre; davalı ile olan cari münasebetini ... hesap kodunda takip ettiği, davacı yan tarafından davalı adına düzenlenen faturaların davacı yanın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, 25.07.2022 tarihinde "no show ödemesi" olarak 10.000 Euro karşılığı 180.087,00 TL, yine 01.09.2022 tarihinde Sözleşme md. 5 uyarınca 5.600 Euro olarak kararlaştırılan depozito bedeline denk gelen 101.681,44 TL davalı yanın cari hesap borcundan mahsup edildiği, davacı yanın takip tarihi (04.01.2023) itibariyle davalı yandan 580.449,14 TL cari hesap bakiye alacaklı olduğu, bu alacağını da dönem sonu itibariyle 128. No.lu Şüpheli Ticari Alacaklar hesabına aktardığı, davalının 2022 yılı ticari defterlerinin yasal süreler içinde ve usulüne uygun şekilde açılış ve kapanış onamalarının yapıldığı, davalının incelenen ticari defterlerine göre; Davacı ile olan cari münasebetini ... hesap kodunda takip ettiği, davacı yan tarafından düzenlenen faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı yanın takip tarihi (04.01.2023) itibariyle davacı yana 580.449,14 TL cari hesap bakiye borçlu olduğu, tarafların karşılıklı olarak incelenen ticari defter ve kayıtlarının birbirini teyit ettiği, davacı ... A.Ş. tarafından davalı adına tanzim edilen cari hesaba konu faturaların E-Fatura şeklinde usulüne uygun olarak düzenlediği, faturaların davacı ve davalı yanın ticari defter ve kayıtlarında mevcut olduğu, söz konusu faturaların taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davalının taahhütlerini yerine getiremediği iddiası ile “no-show” bedeli olarak düzenlendiği, düzenlenen tüm faturaların her iki tarafın da ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve kayıtlarının birbiriyle uyumlu olduğu anlaşıldığından düzenlenen faturaların davalı yanın bilgisi dahilinde ve kabulünde olduğu kanaati hasıl olduğu, neticeten; mali yönden yapılan incelemeler neticesinde, tarafların karşılıklı olarak incelenen ticari defter ve kayıtlarının birbirini teyit ettiği görülmekle tarafların incelenen ticari defterlerine göre, davacı tarafından davalı adına “no - show” adı altında toplamda 4 adet toplam 862.217,58 TL bedelli fatura düzenlendiği, davalı tarafça ise 2 adet toplam 281.768,44 TL tutarında ödeme yapıldığı, bu bağlamda davacı yanın takip tarihi (04.01.2023) itibariyle davalı yandan 580.449,14 TL cari hesap bakiye alacaklı olduğu" şeklinde rapor düzenlenmiştir. Davalı tarafça iade faturalarının incelenmediği itirazında bulunmuşsa da iade faturalarının gerek cevap dilekçesi ekinde gerekse bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçesinde dosyaya sunulmadığı, taraflar arasındaki sözleşme ve düzenlenen fatura dönemlerinin 2022 yılına ilişkin olduğu ve davalı tarafın 2022 yılına ilişkin incelenen ticari defter ve kayıtlarına göre iade faturasının düzenlenmediği anlaşılmakla davalı tarafın yeniden ticari defter ve kayıtlarının incelenmesine yönelik talebinin reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında 28/05/2022-17/09/2022 tarihlerini kapsayacak şekilde geceleme garantili otel-acente konaklama sözleşmesinin düzenlendiği, davalı tarafın sözleşmenin geçerliliğine ilişkin olarak itirazı bulunsa da davalı tarafın sözleşmenin altında kaşe ve imzasının bulunduğu ve imzasına bir itirazının bulunmadığı, her ne kadar sözleşmenin 11. Maddesinde sözleşmenin her iki tarafın imzalaması ile geçerli olacağı belirtilmişse de sözleşmenin dosyaya davacı tarafça sunulduğu ve davacı tarafça itirazın olmadığı ve davacı tarafça her zaman imzalanması mümkün olduğundan ve sözleşme kapsamında davalı tarafça ödeme yapıldığı ve aralarındaki ticari ilişkinin inkar edilmediği de göz önünde bulundurularak sözleşme hükümlerine itibar edileceği Mahkememizce kabul edilmiştir. Davalı tarafça taraflar arasında düzenlenen sözleşme maddelerinin genel işlem koşulu kapsamında değerlendirilmesi gerektiği itirazında bulunmuşsa da somut olayda sözleşmenin TBK 20. ve 21. maddeleri kapsamında geçersiz olmasının mümkün olmadığı, tarafların tacir olduğu, TTK 18/2 maddesi gereğince basiretli tacir gibi hareket etmelerinin beklendiği, tacirlerin sözleşmede kararlaştırılan düzenlemelerin hüküm ve sonuçlarını öngörebilecek konumda olması gerektiği Mahkememizce kabul edilmiş olup davalı tarafın bu yöndeki itirazlarına itibar edilmemiştir.
Taraflar arasında; 28/05/2022-17/09/2022 tarihleri arasında geçerli olmak üzere otel kontenjan sözleşmesi yapıldığı ve davalı tarafından sözleşme kapsamında 281.768,44 TL tutarında bedelinin davalı yana ödendiği hususlarında herhangi bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalının davacıya sözleşme gereğince odaların satışını garanti edip etmediği ve sözleşme gereğince davalı tarafından kullanılmayan kontenjanların bedeline ilişkin fatura bedellerinin ödenmesinin gerekip gerekmediği, icra dosyasına yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
Taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 4/c maddesine göre davalı acentenin 28.05.2022 ve 17.09.2022 tarihleri arasında taahhüt ettiği toplam 904 oda/gece konaklamanın gerçekleşmemesi durumunda, aylık bazda otele taahhüt edilen toplam tutarın tamamının otele ödeneceği ve kalan geceleme sayısının ana sözleşmede yer alan çift kişilik oda fiyatı üzerinden hesaplanacağı düzenlemesinin bulunduğu, sözleşme kapsamında davalı acentenin tahhüt edilen odaların satışını garanti ettiği, davacı tarafın sözleşmeye uygun bir şekilde "..." faturaları düzenlediği, davacının ve davalının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, faturanın ve alacağın davacının ve davalının ticari defterlerinde kayıtlı bulunduğu, faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerektiği, davalı tarafça davacının diğer acentelere daha düşük fiyattan oda satışı yapıldığını ve zararına hareket ettiğini ileri sürmüşse de sözleşmede davacının davalıya tek satıcılık yetkisi vermediği gibi daha düşük fiyatla satış yapmasını engelleyen hükmün bulunmadığı, davacının dolduralamayan oda kontenjanlarına karşılık no–show faturası düzenleme hakkının olduğu, tarafların tacir olmasına göre basiretli davranmak zorunluluğu gözetildiğinde ileri sürülen sebeplerin davalının sözleşmeden kaynaklı yükümlülüğünü ortadan kaldırmadığı, davalı acenta tarafından garanti edilen oda gecelemesinin belirtilen dönemde tamamen kullanılmasa dahi davalının tüm hizmet bedelinden sorumlu olduğu, anlaşılmakla davalı tarafça borcu bulunmadığı hususunda ispata yarar delil ibraz edemediği, bu haliyle davacı taraf takip konusu faturalardan dolayı davalıdan alacaklı olduğunu ispat ettiği anlaşılmakla, düzenlenen uzman bilirkişi raporunun da mahkememizce dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli bulunması nedeniyle davacı tarafın davalıdan takip konusu faturalardan kaynaklanan 580.449,14 TL alacağının bulunduğu sabit olmuştur.
Davacı tarafın başlattığı... İcra Müdürlüğü'nün 2022/... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin takip talebindeki şartlarla kaldığı yerden devamına, ayrıca alacağın likit olması nedeniyle takibe haksız itiraz eden borçlu davalı aleyhine asıl alacağın %20'si(116.089,83 -TL) oranında icra inkar tazminatı yüklenmesine dair oluşan vicdani kanıya göre aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı tarafça açılan DAVANIN KABULÜ ile;
a) Davacı tarafın başlattığı ... İcra Müdürlüğü'nün 2022/... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından 580.449,14 TL alacağa yönelik yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin 580.449,14 TL alacağa takip tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile devamına,
b) Hükmolunan asıl alacağın %20'si(116.089,83-TL) oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 39.650,48-TL nisbi karar harcından peşin yatırılan 7.010,38-TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 32.640,10-TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 87.262,88-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
4-Davacı tarafça yatırılan 179,90-TL başvuru harcı ve 7.010,38-TL peşin olmak üzere toplam 7.190,28-TL harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
5-Davacı tarafından yatırılan 9.000,00-TL Bilirkişi ücreti ve 349,00-TL posta giderinden ibaret toplam 9.349,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
6-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.120,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,
7-Davacı tarafça yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde davacıya re'sen iadesine,
Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 19/03/2024
Katip ...
e-imzalı*
Hakim ...
e-imzalı*
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!