WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

İSTANBUL 20. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO :2023/158 Esas
KARAR NO:2024/152

DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:13/03/2023
KARAR TARİHİ:16/02/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan 13/03/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davacı tarafından davalı adına kesilen faturalardan kaynaklanan bakiye alacağa dayanılarak .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, borçlunun takibe itiraz ettiğini, borçlu hakkında takibin durduğunu, davalı şirket ile davalı arasında 15.12.2021 tarihinde hazır beton satış sözleşmesi imzalandığını, satış sözleşmesi ile 333.000,00 TL bedel karşılığında 600 m3 hazır beton için 15.12.2021 tarihinden geçerli olması kaydıyla 3 ay süre ile bağlantı yapılmış ve davalı, 24.12.2021 tarihinde 100.000,00 TL nakit ödeme yapmış, 28.02.2022 - keşide (vade) tarihli 65.000,00 TL. Bedelli, 28.03.2022 keşide (vade) tarihli 65.000,00 TL. Bedelli ve 28.04.2022 keşide (vade) tarihli103.000,00 TL. bedelli çekleri davacı şirkete verdiğini, sözleşmenin yapıldığı tarih itibariyle farklı sınıflardaki betonların fiyatları belirtilmiş ve bu fiyatların sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren 3 ay ile sınırlı olmak kaydıyla sabit olacağı, bu tarihten sonra ise satışların güncel piyasa göre revize edilen fiyatlar üzerinden yapılacağı kararlaştırıldığını, dilekçemizin ekinde sunmuş olduğumuz faturalardan da anlaşılacağı üzere davalının ilk siparişi 31.03.2022 tarihinde olduğunu, aradan 3 ay geçmesi sebebiyle fiyatlar piyasa şartlarına göre güncellenmiş ve davalıya bu şekilde fatura edildiğini, davalıyla, davacı şirket arasında gerçekleşen işbu 5 aylık ticaret süresince davalı, adına düzenlenen faturaların hiçbirine itiraz etmediğini, ardından 27.07.2022 tarihinde de 10.10.2022 keşide (vade) tarihli 50.000,00 TL bedelli, 10.11.2022 keşide (vade) tarihli 70.000,00 TL bedelli, ve 29.11.2022 keşide (vade) tarihli 70.000,00 TL bedelli olan 3 adet çeki davacıya bakiye borcunun bir kısmına karşılık teslim ettiğini, tüm bunların akabinde, davalı 28.07.2022 tarihinde kötü niyetli olarak davacı şirkete 01 numaralı, 197.060,00 TL'lik, erken uygulanan zam farkı açıklamalı, faturayı keserek davacı şirketi borçlandırmaya çalıştığını, tarafımızca işbu faturaya .... Noterliğinin 03/08/2022 tarihli ... yevmiye nolu ihtarıyla itiraz edildiğini, ihtarnamemizin tebliği ile birlikte davalı tarafından, aynı içerik ve bedele sahip 12.08.2022 tarihli 02 nolu faturayı kesmiş, davacı de karşılık olarak davalıya 15.08.2022 tarihli, ... numaralı, 197.060,00 TL faturayı kestiğini, açıklanan nedenlerle itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini, davanın kabulü ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalının üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP : Davalı vekili tarafından sunulan 17/04/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Bahsi geçen sözleşmenin Madde 3. Hazır Beton Sözleşme Birim Fiyatları başlıklı maddesinde sözleşmenin bedeli 333.000 TL olarak kararlaştırıldığını, davalı tarafından ise, yapılan anlaşma gereği 24.12.2021 tarihinde davacı hesabına sözleşmede kararlaştırıldığı üzere 100.000 TL nakit peşin eft ile ödeme yapıldığını, keza davalı tarafından yapılan anlaşma gereği -... 'a ait ... seri Numaralı 28.02.2022 keşide tarihli 65.000 TL bedelli çek, ...'a ait 0008930 seri numaralı 28.03.2022 keşide tarihli 65.000 TL bedelli çek, ...'a ait ... seri numaralı 28.04.2022 keşide tarihli 103.000 TL bedelli çek davacı tarafa verildiğini, davalının şirket söz konusu sözleşme gereği üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirerek sözleşmenin kararlaştırılan toplam bedeli olan 333.000 TL'yi yine sözleşmeye uygun ve şartlara göre davacı şirkete ödediğini, davalı şirket sözleşme gereği tüm ödemeleri bu şekilde yapıp üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmesine rağmen ve ticari ilişkileri devam ederken davacı taraf sözleşmeye aykırı ve kötü niyetli olarak hazır betonun teslim edilmesi gereken eksik kalan kısmını davalı teslim etmemiş ve gerekçe olarak fiyat farkı adı altında davalı tarafın haksız bir şekilde bir kısım daha ödeme talep etmiş aksi halde teslim edilmesi gereken eksik kalan betonu teslim etmeyeceğini beyan ettiğin, davalı şirket yetkilisi de davacı tarafla yaptığı görüşmelerde kendisine düşen yül yerine getirdiğini, talep edilen fiyat farkının sözleşmeye aykırı olduğunu ve haksız olduğunu davacı tarafa iletmesine rağmen davacı taraf yükümlülüğünden kaçındığını, davalı şirket halihazırda inşaat yapım işleri ile iştigal ettiği için davacı tarafın bu şekilde eksik kalan ve teslim edilmeyen hazır betonu zamanında teslim etmemesi davalının yapım aşamasında olan inşaatının zamanında bitirilememesi sonucunu doğuracağı ve davalının 3. Kişilere karşı ağır sorumluğunun doğmasına sebebiyet vereceğinden çaresiz kalan davalının davacı tarafın bu haksız ve sözleşmeye aykırı fiyat farkı ödemesini kabul etmek zorunda kalarak aslında hiç yükümlü olmadığı halde bir kısım ödemeler daha yaptığını, tüm bunların yanında, davacı tarafın dava dilekçesinde öne sürdüğü sözleşmenin imzalanmasına müteakip toplam sözleşme bedeli üzerinden nakit veya çek ödemeli bağlantı yapılmışsa sözleşmede yazan birim fiyatlar 3 ay süresince sabit kalacağı hususu gerçeği yansıtmadığını, zira bu durum sözleşmenin ilk halinde söz konusu olan bir husus olup akabinde taraflar tekrardan sözleşmenin revize edilmesi amacıyla bir araya gelinmiş ve bu süre 3 ay değil 4 Ay olarak revize edildiğini, ayrıca sözleşmenin imza tarihi de 28.12.2021 olarak revize edildiğini, davacı taraf ile müvekkil şirket arasında ticari ilişki olmuş olsa da, davalı şirketin davacıya karşı olan tüm borçlarını ödediğini, davalı şirketin davacı tarafa hiçbir borcu olmadığını, davalı şirketin ödeme yapmasına ve hiçbir borcu kalmamasına rağmen davacının kur farkı /fiyat farkı iddiaları altında alacak kalemi yaratması hukuka aykırı olup, tamamen Dolar ve Euro'daki kur farkı dengesizliği ve enflasyonu göz önüne alınarak davalıdan haksız taleplerde bulunarak kar etmek amacı güttüğünü, açıklanan nedenlerle davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafın üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER : .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası, Arabuluculuk son tutanağı, Sözleşmeler, Faturalar, İhtarname, Ticari defter kayıtları, Çekler, Bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
.... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası celp edilmiş, incelenmesinde, davalı borçlu hakkında 20/01/2023 tarihinde 197.147,22TL faturadan kaynaklı asıl alacak ve 9.187,60TL işlemiş faiz alacağının tahsili amacıyla ilamsız icra takibi yapıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya tebliğ edildiği, davalı borçlunun süresi içinde (31/01/2023) borca, faize ve faiz oranına itiraz ettiği, itiraz ile birlikte 31/01/2023 tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Borçlan hukuk alanında uzman bilirkişi ... ve Muhasebeci bilirkişi...tarafından hazırlanan bilirkişi raporuna göre; Dava konusunun, taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamında davacı tarafından davalı adına düzenlenen faturalardan kaynaklı oluşan 197.147,22 TL cari hesap bakiye alacağının davalı yandan tahsili amacıyla yürüttüğü takibe yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğu, davacının 2021-2022-2023 yılları ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davacının incelenen ticari defterlerine göre; Davalı ile olan cari münasebetini 120. Alıcılar hesap kodunda takip ettiği, davacı yan tarafından davalı adına düzenlenen faturaların davacı yanın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı yanın takip tarihi (05.12.2022) itibariyle davalı yandan 197.147,22 TL cari hesap bakiye alacaklı olduğu, davalının 2021-2022-2023 yılları ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davalının incelenen ticari defterlerine göre; Davacı ile olan cari münasebetini 320. Satıcılar hesap kodunda takip ettiği, davalı yanın takip tarihi (05.12.2022) itibariyle davacı yana 242.447,12 TL cari hesap bakiye borçlu olduğu, Tarafların incelenen ticari defterlerinde takip tarihi (05.12.2022) itibariyle davacı yanın davalı yandan 197.147,22 TL cari hesap bakiye alacaklı olmasına karşın davalı yan kendi ticari defterlerinde 242.447,12 TL borçlu görülmekte olup davalı yan kendi ticari defterlerinde davacı yana takipte tutardan daha fazla borçlu olarak yer aldığından ve taleple bağlılık ilkesi de gözetilerek davacı yanın alacağı davalının ticari defterleriyle karşılandığından cari hesap farklılığı üzerinde durulmayacağı, tarafların incelenen 2022 yılı BA-BS bildirimlerinin birebir uyuştuğu anlaşıldığı, davacı ... San. Tic. A.Ş. tarafından davalı adına tanzim edilen cari hesaba konu faturaların E-Fatura şeklinde usulüne uygun olarak düzenlediği, faturaların davacı ve davalı yanın ticari defter ve kayıtlarında mevcut olduğu, söz konusu faturaların taraflar arasındaki akdedilen sözleşme kapsamında verilen ürün bedeli muhteviyatında düzenlendiği, taraflar BA-BS bildirimlerinin birebir uyumlu olduğu, fatura ve içeriği ürünlerin teslimi noktasında taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı, davalı tarafından erken uygulanan zam farkı adı altında davacı adına 28.07.2022 tarihli ... numaralı fatura düzenlendiği, davacı tarafça ise bu faturaya .... Noterliğinin 03.08.2022 tarihli ihtarnamesi ile itiraz edildiği ve davacı tarafından aynı tutarda 15.08.2022 tarihli ... numaralı iade faturası düzenlendiği, davacı tarafından düzenlenen iade faturasının davalı kayıtlarında yer aldığı ve iadeye karşı başka bir iade faturası da düzenlenmediği anlaşıldığından davacının düzenlediği iade faturasının davalı yanın kabulünde olduğu, bu minvalde davacı tarafından düzenlenen tüm faturaların davalı yanın bilgisi dahilinde olduğu kanaati hasıl olduğu neticeten; Tarafların incelenen ticari defterleri nezdinde, davacı yan tarafından davalı adına tanzim edilen faturadan kaynaklı davacı yanın takip tarihi (05.12.2022) itibariyle davalı yandan 197.142,22 TL cari hesap bakiye alacaklı olduğu, 28.12.2021 tarihli sözleşmenin 3. Maddesi uyarınca, emtianın fiyatının sabit kalması gerektiği; bu nedenle, davacının güncel piyasa göre revize edilen fiyatlar üzerinden fatura etme hakkını haiz olmadığı; Muhterem Mahkeme tarafından aksi kanaatte olunması halinde, davacının satışların güncel piyasa göre revize edilen fiyatlar üzerinden talepte bulunması mümkün olabileceğinin görüş ve kanaatine varılmıştır.
HUKUKİ NİTELENDİRME ve GEREKÇE
Dava, İİK'nun 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, yapılan ilamsız icra takibine karşı davalının itirazının iptali ve icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulması istemine ilişkindir. Mahkememiz taraflar tacir olduğundan görevli ve yetkilidir. Tarafların incelenen icra dosyasına göre taraf ve dava ehliyeti vardır.
İtirazın iptali davasının yasal dayanağını oluşturan İİK.nun 67/1. maddesinde; takip talebine itiraz edilen alacaklının, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebileceği öngörülmüştür.
İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı).
Davacı alacaklı taraflar arasındaki ticari sözleşme nedeniyle davalıdan alacaklı olduğu iddiasıyla faturaya dayalı icra takibi başlatmış olup; ödeme emri davalı borçluya 03/02/2023 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu yasal süresi içinde ödeme emrine itiraz ettiğinden takibin durdurulmasına karar verilmiştir. İtirazın iptaline yönelik olarak açılan iş bu dava hak düşürücü yasal süresi içerisinde açıldığından işin esasına girilerek inceleme yapılmıştır.
Uyuşmazlık, taraflar arasında taraflar arasındaki sözleşme ve faturadan kaynaklı alacak istemine dayalı olarak icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın haklı olup olmadığı, alacağın tespiti halinde miktarı, icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı hususundadır.
Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi ispat etmesi gerekmektedir.
Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur.
Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir.
Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nın 222. maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir.
Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı 20/01/2023 tarihinde taraflarca imzalanan hazır beton satış sözleşmesi kapsamında temin ettiği hizmetlerden doğan muhtelif faturalardan kaynaklı toplam 197.147,22 TL alacağı için icra takibi başlattığını ve davalının takibe haksız olarak itiraz ettiği belirtmiş, bu kapsamda toplanan delillerden sonra alınan bilirkişi raporu, sunulan deliller üzerinde yapılan incelemeler sonucu; tarafların incelenen defter ve kayıtlarına göre ticari ilişkilerinin bulunduğu, tarafların 15.12.2021 tarihinde “Hazır Beton Satış Sözleşmesi” imzaladıkları ve davacı tarafından sözleşmenin, imzalandığı tarihten itibaren 3 ay ile sınırlı olmak kaydıyla birim faiyatların sabit olacağı, bu tarihten sonra ise satışların güncel piyasa göre revize edilen fiyatlar üzerinden yapılacağının düzenlendiği, davalı tarafından ise sözleşmenin ilk halinde söz konusu olan bir hususların revize edildiğini sürenin 3 ay değil 4 ay olarak revize edildiğini, ayrıca sözleşmenin imza tarihinin de
28.12.2021 olarak revize edildiğini savunmuş ise de Ticaret sicil kayıtlarında sözleşmede imzası olduğu iddia edilen ...'in davacı şirketin yetkilisi olmadığı, davacı tarafça da bu duruma itiraz edildiği ayrıca davacı ve davalı yanın usulüne uygun olarak tutulan ticari defterleri ve ticari kayıtlarda yapılan bilirkişi incelemesi ile yapılan tespitler sonucunda davacı şirket tarafından faturaların e-fatura olarak düzenlediği, davacı ve davalı şirketin e-fatura mükellefiyeti oldukları, davacı tarafın alacak talebine konu faturaları davalı tarafa usulüne uygun olarak tebliğ ettiği, faturaların davacı ve davalı yanın ticari defter ve kayıtlarında mevcut olduğu, söz konusu faturaların taraflar arasındaki akdedilen sözleşme kapsamında verilen ürün bedeli muhteviyatında düzenlendiği, taraflar BA-BS bildirimlerinin birebir uyumlu olduğu, fatura ve içeriği ürünlerin teslimi noktasında
taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı, davalı tarafından “erken uygulanan zam farkı” adı altında davacı adına 28.07.2022 tarihli ... numaralı fatura düzenlendiği, davacı tarafça ise bu faturaya .... Noterliğinin 03.08.2022 tarihli ihtarnamesi ile itiraz edildiği ve davacı tarafından aynı tutarda 15.08.2022 tarihli ... numaralı iade faturası düzenlendiği, davacı tarafından düzenlene iade faturasının davalı kayıtlarında yer aldığı görülmekle davacı, davalının faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nın 222. maddesi uyarınca alacağını ispatladığı anlaşıldığından dosya kapsamına uygun, hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporuna göre davacı tarafın başlattığı takibe vaki itirazın iptaline, takibin takip talebinde belirtilen şartlarda kaldığı yerden aynen devamına, ayrıca alacağın likit olması nedeniyle takibe haksız itiraz eden borçlu davalı aleyhine asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davanın Kabulü ile; Davacı tarafın başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından yapılan itirazın İPTALİNE, takibin 197.147,22TL asıl alacak üzerinden takip talebindeki şartlarla kaldığı yerden DEVAMINA,
2-) Hükmolunan asıl alacağın %20'si olan 39.429,44TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 14.094,73-TL nispi karar harcından peşin yatırılan 2.335,12-TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 11.759,61-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan toplam 7.329,22-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
5-Davacı taraf yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 32.950,22TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri ve vekalet ücretinin üzerinde bırakılmasına,
7-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa re'sen iadesine,
8-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.120,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,
Dair, HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 16/02/2024

Katip ...
e-imzalı

Hakim ...
e-imzalı