T.C.
İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/122 Esas
KARAR NO : 2023/627
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 24/02/2023
KARAR TARİHİ : 26/09/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Davalılar ... San. ve Tic. Ltd. Şti ve ... Ltd. Şti. tarafından 21/09/2020 tarihinde ... İşletme Müdürlüğü sorumluluk sahasında bulunan ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Cad. ... yanı adresinde yapılan çalışma esnasında davalı tarafça müvekkili şirketin enerji dağıtım altyapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar verildiğini, meydana gelen hasarı müvekkil şirketin yüklenici şirketi tarafından giderildiğini, hasarın onarımında sarf edilen malzeme, montaj, işçilik bedelleri ile hasardan kaynaklanan diğer kayıplar müvekkili şirketin maddi zararına sebebiyet verdiğini, davalıların 21.002,50 TL hasar bedelini ödememeleri üzerine, hasar tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faiz dahil 22.172,89 TL'nin tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğünün 2021/... E dosyası ile ilamsız takip yapıldığını, davalıların itirazı üzerine takibin durduğunu, davalıların .... İcra Müdürlüğü 2021/... E sayılı takip dosyasına yapmış oldukları haksız ve yersiz itirazının kısmen iptali ile takibin 17.662,66 TL asıl alacak ve bu asıl alacağa hasar tarihi ile takip tarihi arasında işlemiş 984,27 TL gecikmiş gün faizi toplamı olan 18.646,93 TL üzerinden devamına, davalılar aleyhine hükmolunacak meblağın %20’den az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılara dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğ edildiği ancak yasal süre içerisinde cevap dilekçesi sunmadığı anlaşıldı.
DELİLLER: .... İcra Müdürlüğünün 2021/... esas sayılı dosyası, arabuluculuk son tutanağı, hasar tespit tutanağı, hasara ilişkin görüntüler,... nın 08/03/2023 tarihli müzekkere cevabı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; dava hukuksal niteliği itibariyle, davalılar tarafından gerçekleştirilen haksız eylem neticesinde davacı şirketin tesislerinde oluşan zararın tazmini için başlatılan icra takibine vaki olmuş itirazın İİK'nın 67/1. maddesi uyarınca iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık 21/09/2020 tarihinde ... ilçesi, ... mah. ... caddesi üzeri adresinde gerçekleştirilen alt yapı çalışmaları nedeniyle oluşan zarar arasında uygun illiyet bağı olup olmadığı, davalıların sorumlu olup olmadığı, var ise tespit edilen zarar kalemlerinin davalıların haksız fiiline nazaran kadri maruf olup olmadığı ve talep edip edemeyeceği, itirazın iptali ve icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı konularında toplanmaktadır.
.... İcra Müdürlüğünün 2021/... E. Sayılı icra dosyasının incelemesinde; davacı/alacaklı tarafından davalılar/borçlular aleyhine 21.0002,50 TL asıl alacak ve 1.170,39 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 22.179,82 TL borcun ödenmesi amacıyla 25/05/2021 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borçlulara çıkartılan ödeme emrinin 06/06/2021 tarihinde tebliğ edildiği, borçluların 04/06/2021 tarihinde icra takibine itiraz ettiği, takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Yetki itirazı yönünden; yetkili icra dairesinde takip yapılması itirazın iptali davasının koşullarından biridir. Dava koşulunun mahkemece öncelikle gözetilip değerlendirilmesi gerekmektedir.İİK’nun 50/1 maddesi yollamasıyla icra müdürlüğünün yetkisi bakımından HMK’nun yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanması gerekir. 6100 sayılı HMK'nın genel yetkiyi düzenleyen 6. maddesininin birinci fıkrasına göre; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." Yine aynı Kanunun 16. maddesinde ise, "Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir." hükmü yer almaktadır. Zarar gören davacı tüzel kişinin yerleşim yeri mahkememiz yetki sınırları içinde olup, davalıların icra dairesinin yetkisine itirazı reddedilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Elektrik mühendisi bilirkişi ... 'in 09/06/2023 tarihli 4 sayfadan ibaret raporunda özetle; "Dosyadaki fotoğrafların incelenmesinden; davacı şirketin kabloların üzerine koruyucu tuğla veya beton plak koymadığı, ikaz bandı sermediği, kablo güzergah boyunca ikaz levhaları çakmadığı anlaşıldığı, çünkü, fotoğraflarda sayılan önlemlere ilişkin hiç bir emare yer almadığı, bu nedenle, kabloların ...AŞ Kablo Tesis Teknik Şartnamesine uygun tesis edilmediği anlaşıldığı, ayrıca, davacı şirketin davalı şirketlere kablo planlarını vermesi ve nezaretçi vermesi gerektiği, davacı şirketin, nezaretçi ve kablo planlarını verdiğine ilişkin dosyada belge bulunmadığı, sayılan nedenlerle, hasarlarının oluşmasında davacı şirketin %30 müterafik kusurlu olduğu, davalı şirketlerce, davacı şirketin, ..., ... Mahallesi, ... Caddesinde hasara uğratılan 3x120ş/16 mm2 OG kablolarının onarımı için 11 adet 3x120ş/16 mm2 ısı büzüşmeli ek mufunu davacı şirket sağlamış olup, montajlarını ... A.Ş. yaptığı, malzeme ve montaj bedelleri 2020 yılı ...AŞ Birim Fiyatlarıyla toplam 17.662,66 TL olduğu, davacı şirket %30 müterafik kusurlu olduklarından, davalı şirketlerin ödemeleri gereken zarar bedeli 17.662,66 TLx0,70=12.363,86 TL hesaplandığı, dava konusu talep, davacının tesislerine zarar verilmesi olgusuna dayandığından hasar tarihi olan 21.09.2020 tarihinde temerrüt oluştuğu, bu nedenle hasar tarihinden takip tarihine kadar %9 yıllık yasal faiz oranı ile işlemiş faizin 688,99 TL olarak hesaplandığı, davacı ... A.Ş.’nin, icra takip tarihi itibariyle davalı ... Ltd. Şti. ve davalı ... Ltd. Şti.’den 13.052,85 TL’yi talep edebileceği" şeklinde rapor düzenlenmiştir.
15/06/2006 tarih ve 26199 sayılı Resmi Gaze...e yayımlanarak yürürlüğe giren "... Belediyeleri Koordinasyon Merkezleri Yönetmeliği" nin 4. Maddesinde tanımlandığı üzere "altyapı" kavramı "içme suyu kanalizasyon projeleri, elektrik doğalgaz, telefon, kablolu televizyon bağlantı hatları gibi telekomünikasyon projeleri hafif yaylı toplu taşıma ve metro projeleri, termal ısınma ve enerji besleme projeleri ve benzerleri gibi raylı toplu taşıma sistemleri ile yollar ve kaplamaları" ifade etmekte ve kazı çalışmalarına başlanılmadan alt yapı kazı müsaadesi alınması zarureti olduğu, davalıların kazıyla ilgili belediyeden alt yapı kazı müsaadesi almadan ve bölgede alt yapısı olabilecek kurumdan gözcü talep etmeden, kabloya hasar verildiği anlaşılmıştır.
Yukarıda anlatılan gerekçelerle davalıların kazı çalışmalarına başlanılmadan alt yapı kazı müsaadesi alınması zarureti olduğu, yüklenicinin kazıyla ilgili belediyeden alt yapı kazı müsaadesi almadan ve bölgede alt yapısı olabilecek kurumdan gözcü talep etmeden, alt yapı araştırması yapmadan kazıya başlanılmış olması ve çalışmalar sırasında kazı çalışması yapanın daha dikkatli olması, çalışmalarını ona göre yönlendirmesi ve gerekiyorsa elle kazı yapması gerektiğinden , meydana gelen olayda davalıların kazı yaparken dikkatsiz çalıştığı ve gereken ...birleri almadığı anlaşılmıştır. Hasar yerine ilişkin fotoğraflar dikkate alındığında; ...AŞ Kablo Tesis Şartnamesinde, ‘’ Kablo kanalın açılması, kanal dibine kum serilmesi, kablonun üzerine kum serilmesi, kuınun üzerine tuğla yerleştirilmesi, üzerine tuvanen malzemenin doldurulması, ikaz bandının serilmesi, zeminin eski haline getirilmesi" hükmü olmasına rağmen, dosyadaki arıza yeri fotoğraflarının incelenmesinden dava konusu mahalde davacı şirketin kablonun üstüne ve altına kum sermediği, kablonun üzerine koruyucu tuğla koymadığı, ikaz bandı olmadığı yani kabloyu ...AŞ Şartnamesine uygun döşemediği, davacı şirketin, nezaretçi ve kablo planlarını verdiğine ilişkin dosyada belge bulunmadığı anlaşıldığından bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının olayın özelliklerine uygun olduğu anlaşılmakla davacının %30 oranında davalıların %70 oranında kusurlu olduğu Mahkememizce kabul edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; düzenlenen bilirkişi raporu kusur ve hesaplama bakımından denetime elverişli ve dosya kapsamına uygun olmakla hükme esas alınmış, hasarla ilgili olarak davacı tarafından onarılarak çalışılır hale getirilen işlerin ...AŞ birim fiyatlarına göre 17.662,66 TL olarak hesaplama yapıldığı, davacı şirket %30 müterafik kusurlu olduklarından, davalı şirketlerin ödemeleri gereken zarar bedelinin 17.662,66 TLx0,70=12.363,86 TL olduğu, hasar tarihi olan 21.09.2020 tarihinde temerrüt oluştuğu, bu nedenle hasar tarihinden takip tarihine kadar %9 yıllık yasal faiz oranı ile işlemiş faizin 688,99 TL olduğu ve davacının talep edebileceği toplam zarar miktarının 13.052,85 TL olduğu, davacı tarafından talep edilen araç, personel ve montaj talebi yönünden Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08/12/2010 tarih 2010/7-530 E. 2010/636 K. Sayılı ilamında da belirtildiği üzere; haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında kural olarak gerçek zarar ilkesi geçerli olduğu, zarar gören ancak haksız fiil sebebiyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebileceği ve zarar görenin zararı giderebilmek için kendi çalıştırdığı işçilerine ödediği ücretler genel idare giderleri olup, haksız fiil meydana gelmese dahi ödenmesi gereken giderler olmakla zararla ilgisinin bulunmadığı, özel olarak adam tutulup çalıştırıldığı kanıtlanmadıkça haksız fiil meydana gelmeseydi dahi yapılacak bu nitelikteki giderler zarar kapsamına dahil edilemeyeceğinden davacı taraf onarım işlemlerinin İşletme Müdürlüğünün komutasında olan AOB (Arıza Onarım ve Bakım) birimi tarafından gerçekleştirildiğine ilişkin olarak sözleşmesini sunmuşsa da sözleşmenin incelemesinde götürü bedel usulü ile anlaşıldığı yani sözleşmede belirtilen bedelin önceden ödendiği her bir gerçekleştirilen hasar için ayrı ücret çıkarılmadığı yani dava konusu hasar gerçekleşmese dahi söz konusu sözleşme bedelinin davacı şirket tarafından yüklenici şirkete ödeneceği anlaşılmakla haksız fiillerde gerçek zarar ilkesinin benimsendiği bu anlamda gerçek zarar olarak nitelendirilemeyeceği anlaşılmakla araç ve personel giderleri talebi yönünden alacak kalemi olarak dahil edilmemiş, davacı tarafça manevra bedeli talep edilmişse de manevra tecrübe ve uzmanlık gerektiren bir iş olduğundan davacı şirket manevrayı kendi personeline yaptırdığından, yerleşik Yargıtay Kararlarına göre davacı şirketin kendi personeline yaptırdığı işlerin bedellerini davalı şirketlerden talep edemeyeceğinden manevra bedeli talebi yönünden alacak kalemine dahil edilmemiş, davacı tarafça şebeke yıpranma bedeli talep edilmişse de hasara uğratılan kablolar, yeni malzemelerle onarıldığından şebeke yenilendiği, arıza olduğunda şebekedeki açma olayında, onarımla bittikten sonra tekrar elektrik verme olayında aşırı gerilimlere olursa da bunların çok büyük değerlere ulaşmayacağı ve şebekenin zarar görmesi söz konusu olmayacağından şebeke yıpranma bedeli talebi yönünden alacak kalemi olarak dahil edilmemiş ve davanın kısmen kabulü ile davacı tarafından davalılar aleyhine başlatılan .... İcra Müdürlüğünün 2021/... Esas sayılı takip dosyasına davalılar tarafından yöneltilen itirazın ayrı ayrı kısmen iptaline, takibin 12.363,86 TL asıl alacak, 688.99-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 13.052,85-TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren, yasal faiz işletilmesine, fazlaya dair istemin reddine, karar verilmiştir.
Davalılar vekili tarafından bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ile davanın ... 'ye ihbarı talebinde bulunmuşsa da davalılar vekilinin ihbara ilişkin olarak avansın yatırılmadığı ve HMK 62/2 maddesi gereğince ihbar sebebiyle yargılama başka bir güne bırakılamayacağından ihbar talebinin reddine karar verilmiş ve yargılamaya devam olunmuştur.
Faiz yönünden; Dava konusu hasar haksız fiil şeklinde gerçekleşmiş olup, haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Faiz bu tarihten itibaren başlayacaktır. 3095 sayılı Yasa’nın 2/3. maddesi uyarınca, gerçek veya tüzel kişi tacirler arasında, haksız eylem dahil her türlü nedenden kaynaklanan alacaklarda, istek halinde T.C.Merkez Bankası’nın kısa vadeli kredilere uyguladığı avans faizi oranında temerrüt faizine hükmedilmesi gerekmekte olup, davacı tarafından yasal faiz talep edildiği görülmüştür. Bilirkişi raporunda yapılan hesaplama denetime elverişli ve dosya kapsamına uygun olmakla hükme esas alınmıştır.
İcra İnkar Tazminatı talebi yönünden; uyuşmazlığın haksız fiile dayalı olduğu tartışmasızdır. Diğer bir anlatımla alacak likit olmayıp kimin ne kadar ve hangi sebeple sorumlu bulunduğu yargılamayı gerektirdiğinden davacı tarafın şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın KISMEN KABULÜ ile;
1-a.)Davacı tarafından davalılar aleyhine başlatılan .... İcra Müdürlüğünün 2021/... Esas sayılı takip dosyasına davalılar tarafından yöneltilen itirazın ayrı ayrı kısmen iptaline, takibin 12.363,86 TL asıl alacak, 688.99-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 13.052,85-TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren, yasal faiz işletilmesine, fazlaya dair istemin reddine,
b.)Alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine,
2-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 891,64-TL harçtan daha önceden ödenen 207,59-TL peşin harç düşüldükten sonra eksik kalan 684,05-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-)Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 13.052,85-TL nisbi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
4-)Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 5.594,08-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine,
5-)Davacı tarafça yatırılan 179,90-TL başvuru harcı ve 207,59-TL peşin harç olmak üzere toplam 387,49-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
6-)Davacı tarafından yatırılan 1.750,00-TL Bilirkişi ücreti ve 88,25-TL posta giderinden ibaret toplam 1.838,25-TL yargılama giderinin kabul red oranına göre 1.286,77-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine, kalan kısmın davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
7-)Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.600,00-TL'nin kabul red oranına göre 1.120,00-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine, 480,00-TL'sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,
8-)Taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafa re'sen iadesine,
Dair, davacı vekili ve davalılar vekilinin yüzüne karşı kabul edilen ve reddedilen miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/09/2023
Katip ...
e-imzalı*
Hakim ...
e-imzalı*
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!