T.C.
İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/72 Esas
KARAR NO:2024/146
DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:02/02/2022
KARAR TARİHİ:16/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan 01/02/2022 tarihli dava dilekçesinde özetle;
Davacı şirket tarafından ... numaralı Emtia Blok Abonman Sigorta Poliçesi ile sigortalanan Sigortalı ... San ve Tic AŞ.'ye ait oto koltuk kılıfı cinsi emtiaların borçluların sorumluluğunda Türkiye'den Almanya'ya ... plakalı TIR ile nakliyesi esnasında emtiaların araç içerisinde hasara uğradığını, fatura ve yapılan tespitler gereğince sovtaj durumu da dikkate alınarak 8.563,01 Euro sigortalının zararının, davacı şirket tarafından tazmin edildiğini, TTK ve poliçe hükümleri, halefiyet kuralları ve sigortalının temlik talebi gereğince TBK ilgili hükümleri temlik esasına göre sigortalısının haklarını devralan müvekkilin davalıya rücu hakkının doğduğunu, 1 No'lu davalı ...'a CMR Belgesi'ne istinaden Taşıyan ... sıfatıyla, 2 No'lu davalı ... ...'ye Navlun faturasına istinaden fiili taşıyıcı sıfatıyla dava açıldığını, emtiaların, Türkiye'den Almanya'ya nakliyesi esnasında davalılar tarafından gerçekleştirilen taşımada ter içerisinde ıslanmak suretiyle hasara uğradığının tespit edildiğini, Açıklanan nedenlerle davacının davalılardan olan 9141,01 Euro alacağına ilişkin T.C. .... İcra Dairesi ... E. Sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ile, takibin Euro üzerinden devamını, işbu talebin kabul edilmediği taktirde davanın alacak davası olarak devamına, dava dışı sigortalıya ödeme tarihinden itibaren işleyecek en yüksek kamu banka Euro faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini, alacak likit ve belirlenebilir olduğundan %20 den az olmayan oral da icra inkar tazminatı, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretini davalıların üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı ... ... Lojistik Anonim Şirketi vekili tarafından sunulan 10/05/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, CMR Konvansiyonuna giren taşıma faaliyetlerinden doğan uyuşmazlıklar için zamanaşımı süresinin bir yıl olduğunu, malların 3.02.2020 tarihinde yüklendiğine ve 11.02.2020 tarihinde alıcısına teslim edildiğini, iddia edilen hasara ilişkin davacı tarafın 23.12.2020 tarihinde vekil şirket aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı icra takibini başlattığını, 30.12.2020 tarihinde borca itiraz edildiğini, TBK Madde 154 kapsamında başlatılan takipler zamanaşımını kesmiş olsa da en son yapılan icra işlemi “30.12.2020 tarihli borca itiraz” olup bu tarihten sonra zaman aşımını kesen herhangi bir işlem gerçekleşmediğini, bu sebeple 30.12.2020 tarihinden itibaren taşıma zamanaşımının başladığını, davacının halefiyet hakkında olmadığından davanın reddinin gerektiğini, zarar iddiasının ve miktarının davacı tarafça ispat edilemediğini, gönderilen emtianın niteliğine, yola ve yüke uygun hazırlanması ve ambalajlanmasının taşıyıcının sorumluluğunda olmadığını, dolayısıyla iddia edilen hasardan davalı şirketin sorumlu tutulamayacağını, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için davacı tarafın zarara uğradığı varsa ise dahi talep edilen zarar miktarının tartışmalı olduğunu, bir an için taşıyıcı davalı şirket aleyhine bir tazminat sorumluluğu doğacağı kabul edilse dahi davacı tarafın zarara uğradığını kanıtlaması gerektiğini, bir an için zararın kanıtlandığı varsayıldığında davacının gerçek zararının ancak CMR Konvansiyonunda yer alan sınırlama uyarınca hesaplanması gerektiğini, dava konusu olan hasarın sigorta teminatı dışında olduğunu ve halefi et şartlarının oluşmadığını, belirtilen hasar, teminat harici olup ...(Lütuf ödemesi) olduğunu, Mahkeme aksi kanaatteyse, CMR Konvansiyonu gereğince sınırlı sorumluluk ben de trafik kusuru hükümlerince değerlendirilmesi gerektiğini, davaya konu olan söz konusu hasarı kabul anlamına gelmemekle birlikte işbu davayı vekil şirketin sigortalı olduğu ... Sigorta AŞ'ye ihbar olunmasını talep ettiklerini, alacağın likit olmadığını, icra inkar tazminatı talebinin reddinin gerekli olduğunu, Açıklanan ve resen dikkate alınacak nedenlerle, itirazlarının kabulü ile haksız davanın reddini ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafın üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ... ... ...Anonim şirketi vekili tarafından sunulan 10/05/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Havadaki talebin hak düşürücü bir yıllık süre içinde davaya konu edilmedi konvansiyonu'nun 32/1 maddesindeki sürenin sürenin hak düşürücü süre değil, zamanaşımı süresi olarak dikkate alınması halinde, zamanaşımı itirazlarının dikkate alınmasını, süresinde hasar ihbarının yapılmadığını, CMR Senedinde usulüne uygun hasar tespiti şerhinin yapılmadığını, CMR. Senedinde yazan Almanca ifadelerin Türkçe tercümesinin doğru olmadığını ve bu tercümeye itiraz ettiklerini, davacının bu davada kesin delil niteliğinde olduğunu iddia ettiği ekspertiz raporlarının bu davada dikkate alınmasının hukuken mümkün olmadığını, ekspertiz raporunda ve diğer delillerde davaya konu edilen eşya hasarının kg ölçü adedi ve niteliğinin somutlaştırılamadığını, CMR Konvansiyonu 23/3 maddesinde belirlenen sorumluluk sınırının bu ekspertiz raporuna göre hesaplanamayacağını, zira hasarlanan malın ne kadar olduğunun dahi belli olmadığını, ekspertiz raporunda davaya konu edilen hasarın sebebinin doğru belirtilmediğini, 3.3.2020 tarihli ekspertiz raporunun Sonuç bölümünde “oto koltuk kılıfı cinsi emtia Türkiye'den Almanya'ya ... plakalı araçla yapılan nakleden araç brandasındaki delikten ve arka kapaklarından sızan yağmur suyunun emtiaya sirayet etmesi sonucu ıslanmak suretiyle hasarlanmıştır görüşünün yazdığını, ekspertiz raporunun görgüye dayalı bir inceleme sonucu hazırlanmadığını, dolayısıyla bahsi geçen aracın incelenmediğini, ekspertiz raporunun 4. Sayfasında diğer davalı ...'ın beyanının ifade edildiğini, (hava şartlarından sebep terleme yapan tenteye dayanan kolilerin de ıslandığı görülüyor) şeklinde diğer davalı ...'ın ifadesinin bulunduğunu, dolayısıyla hasarın oluşmasında binden fazla ihtimalin bulunduğunu, hasar sebebinin yanlış gösterildiğini, davanın bu sebeple reddinin gerektiğini, iddia edilen hasarda taşımacının sorumluluğunun söz konusu olmadığını, hasarın ambalajlanmaması ve kötü ambalajlanması halinde taşıyıcının sorumlu tutulamayacağını, sigortacının, sigorta poliçesi kapsamında olmayan bir ödeme (Ex Gratia-lütuf ödemesi) yaptığını, sigorta poliçesine dayanan işbu rücu davasının reddinin gerektiğini, ekspertiz raporundaki zarar hesabının hatalı olduğunu, işbu davada Euro üzerinden talepte bulunulamayacağını, davalı şirketin davaya konu eşyayı fiilen taşıyan şirket olmadığından işbu davanın bu sebeple reddinin gerektiğini, davanın reddini, İcra İflas Kanunu'nun 67. Maddesi uyarınca % 20 oranındaki tazminatın davacıdan alınarak davalıya ödenmesini yargılama giderlerinin davacı tarafın üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER : .... İcra Dairesine ait ... Esas sayılı dosyası, Arabuluculuk son tutanağı, Poliçe, Dekont, Faturalar, Mail yazışmaları, Hasar fotoğrafları, Tutanaklar, Ekspertiz raporu, Ticari defter kayıtları, Bilirkişi raporu, Bilirkişi ek raporu ve tüm dosya kapsamı. .... İcra Dairesine ait ... esas sayılı takip dosyası celp edilmiş, incelenmesinde, davalı borçlular hakkında 22.12.2020 tarihinde 8.563,01 euro alacak ve 578,00 euro işlemiş faiz alacağının tahsili amacıyla ilamsız icra takibi yapıldığı, ödeme emrinin davalı borçlulara tebliğ ( davalı ... şirketine 29/12/2020 tarihinde, davalı ... şirketine 07/01/2021 tarihinde) edildiği, davalı borçlunun süresi içinde (davalı ... şirketine 04/01/2021 tarihinde, davalı ... şirketine 08/01/2021 tarihinde) borca, faize ve faiz oranına itiraz ettiği, itiraz ile birlikte 05/01/2021 tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Karayolu taşımacılığı alanında uzman bilirkişi ..., Sigorta uzmanı bilirkişi ... ve Makine mühendisi bilirkişi ... tarafından sunulan 03/03/2023 tarihli bilirkişi raporuna göre; Taşınan emtianın yetersiz ambalajlanmış olduğu, yetersiz ambalajlama nedeni ile CMR konvansiyonu 17/4 maddesi gereğince davalı taşıyıcıların sorumluluğunun oluşmadığı, davacı sigorta şirketi tarafından düzenlenen Emtia Sigorta Poliçesinde yetersi ambalajlamanın teminat dışı bırakıldığına dair özel şart bulunduğu, bu özel şart gereğin hasarın poliçe teminatına ve sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin lütuf ödemesi olduğunun görüş ve kanaatine varılmıştır.
Karayolu taşımacılığı alanında uzman bilirkişi ..., Sigorta uzmanı bilirkişi ... ve Makine mühendisi bilirkişi ... tarafından sunulan 29/08/2023 tarihli bilirkişi ek raporuna göre; Kök rapordaki görüşlerini aynen koruduklarını bildirmişlerdir.
HUKUKİ NİTELENDİRME ve GEREKÇE
Dava, İİK'nun 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, yapılan ilamsız icra takibine karşı davalının itirazının iptali ve icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulması istemine ilişkindir. Mahkememiz davanın konusu nedeniyle görevli ve yetkilidir. Tarafların incelenen icra dosyasına göre taraf ve dava ehliyeti vardır.
İtirazın iptali davasının yasal dayanağını oluşturan İİK.nun 67/1. maddesinde; takip talebine itiraz edilen alacaklının, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebileceği öngörülmüştür.
İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/...-... Esas - 2018/... Karar sayılı ilamı).
Davacı alacaklı dava dışı sigortalısı ile taraflar arasındaki taşıma sözleşmesi bulunduğunu taşımaya konu emtianın hasarlanması sebebi ile sigortalısına ödeme yaptığı, halefiyet ve temlik sözleşmesi nedeniyle davalılardan alacaklı olduğu iddiasıyla icra takibi başlatmış olup; ödeme emri davalı borçlulara tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu yasal süresi içinde ödeme emrine itiraz ettiğinden takibin durdurulmasına karar verilmiştir. İtirazın iptaline yönelik olarak açılan iş bu dava hak düşürücü yasal süresi içerisinde açıldığından işin esasına girilerek inceleme yapılmıştır.
Uyuşmazlık, davacı sigorta tarafından dava dışı ... ...şirketine CMR sigorta poliçesi kapsamında hasar gören emtia karşılığı ödediği bedeli halefiyet gereği kusurlu ve sorumlu davalılardan tahsiline yönelik icra takibine davalı taraflarca yapılan itirazın haklı olup olmadığı, davalı tarafların sorumluğu bulunup bulunmadığı, alacağın tespiti halinde miktarı, icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı hususundadır.
6102 sayılı TTK m. 1472(1) hükmüne göre, Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir. Anılan yasal düzenleme gereği, sigortacı sigortalı mal sahibinin hak ve yetkilerine sahip olur. Davacı sigorta şirketinin yasal halefiyet hakkından yararlanabilmesi için sigortalısına, sigorta bedeli veya tazminatını ödemesi gerekir. Başka bir anlatımla, sigortacının sigorta ettirenin dava hakkına halef olabilmesi için herşeyden önce tazmin edilen ziyan ve hasarın, sigorta kapsamına giren rizikonun gerçekleşmesinden ileri gelmiş olması icap eder.
Dosyaya sunulu ibraname, mutabakat ve tazminat makbuzu başlıklı belgede, davacı sigorta tarafından dava dışı şirkete 8.563,01 euro ödeme yapıldığı, tüm hak ve alacakların TTK 1472 ve TBK 183 maddesi gereğince temlik aldıkları anlaşılmıştır.
Mal sigortalarında sigortacının ödeme yaptığı sigortalısının haklarına TTK'nun 1472 maddesi/1 fıkrası uyarınca halef olabilmesi için, ödemenin teminat kapsamında olması zorunludur. Teminat kapsamına ve poliçe hükümlerine uygun olmayan ödemeler ex gratia ödeme(hatır ödemesi) mahiyetinde olduklarından, halefiyet kapsamında değerlendirilemezler. Ancak bu ödemeyi yapan sigortacı sigortalısından, zarar sorumlusuna karşı olan dava hakkını TBK'nun 183 ve devamı maddeleri kapsamında alacağın temliki yoluyla devralmışsa rücu hakkına sahip olabilir (Yargıtay HGK 2018/...-... esas, 2020/... karar sayılı, 10/11/2020 tarihli kararı).
CMR uluslararası karar taşımalarına uygulanacak hükümleri düzenleyen uluslararası bir sözleşmedir. Dava konusu taşıma işlemi Türkiye-Almanya arasında uluslararası olarak gerçekleştiği ve Türkiye söz konusu konvansiyon ve ek protokolüne 31 Ekim 1995 tarihinde taraf olduğu için söz konusu uyuşmazlığa CMR Konvansiyon hükümleri uygulanacaktır.
CMR Konvansiyonu Madde 17/1: “Taşımacı, yükü teslim aldığı andan, teslim edinceye kadar, bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumludur.” şeklinde, CMR Konvansiyonu Md. 3 “Bu Sözleşmenin uygulanması bakımından taşımacı, çalıştırdığı kişilerin ve taşımanın yapılması için hizmetlerinden yararlandığı diğer kimselerin görevleri sırasında hareket ve ihmallerinden sanki bu hareket ve ihmalleri kendisi yapmış gibi sorumlu olacaktır.” Yine CMR Konvansiyonu Md. 34 “Tek bir mukaveleyle düzenlenen taşıma, karayolu taşımacıları tarafından ortaklaşa yapıldığında, tüm taşımanın yapılmasından her biri sorumludur. Ikinci taşımacı ile onu takip eden taşımacılar, malları ve sevk mektubunu kabul etmiş olmaları dolayısıyla ve sevk mektubundaki koşullar altında anlaşmaya katılmış olurlar.” şeklinde, CMR Md. 32 “Bu Sözleşme gereğince yapılan taşımalardan doğacak davaların bir yıl içinde açılması gerekir. Ancak, bilerek kötü hareket veya mahkeme tarafından bilerek kötü hareket olarak kabul edilen kusurlarda, bu süre üç yıldır” şeklinde düzenleme bulunmaktadır.
Taşımacının sorumlu tutulamayacağı haller CMR Konvansiyonu 17/4. Madde ile belirlenmiş olup 4. Madde 18 paragraf 2 ila 5`e uygun olmak üzere kayıp veya hasar durumları aşağıda belirtilen koşullardan bir veya bir kaçının doğal sonucu olan özel risklerden doğmuş ise, taşımacı sorumlu tutulamaz.
b) Ambalajlanmadıkları veya kötü ambalajlandıkları zaman, özellikleri gereği fire veren veya hasara uğrayan malların ambalajlanmaması veya hatalı ambalajlanmış olması, şeklinde düzenleme yapıldığı görülmüştür.
... ... şirketi tarafından Türkiye-Almanya arası ... plakalı araç için hazırlanan 07.02.2020 tarihli fatura incelenmiş olup bu faturanın davaya konu olan taşımaya yönelik olduğu ve davalının fiili taşıyıcı olarak görev aldığı, ... Numaralı CMR Belgesi incelendiğinde, teslimin bir şerh konularak teslim alındığı, malzemelerin koliler henüz açılmadan hasar aldığının tespit edilebildiği, davalı ... şirketi yetkilisinin aracın varış adresine varıp boşaltma yaptıktan sonra gönderici firma yetkilisine attığı 11.02.2020 tarihli elektronik postada “hava şartlarından sebep terleme yapan tenteye dayanan kolilerin de ıslandığı görülüyor” ibaresi ile hasar sebebini açıkladığı, ... Ekspertiz şirketi tarafından hazırlanan 03.03.2020 tarih ... sayılı ekspertiz raporunda CMR Belgesi üzerinde bulunan Almanca şerh için “Karton kutular ağır hasarlı, ilk üç sırada her Ģey ıslak, koltuk kılıfı ıslak” olarak çevrildiği, sonuç bölümünde “ Oto Koltuk Kılıfı cinsi emtia Türkiye’den Almanya’ya ... Plakalı araçla yapılan nakliyede araç brandasındaki delikten ve/veya arka kapaklarından sızan yağmur suyunun emtiaya sirayet etmesi sonucu ıslanmak suretiyle hasarlanmıştır” ibaresi ile hasar sebebinin belirtildiği görülmüştür.Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı sigorta tarafından, taşınan emtianın ... Plakalı aracın bir şekilde su alması sebebi ile hasarlanması neticesi Emtia Blok Abonman Sigorta poliçesi kapsamında emtiada oluşan hasara istinaden, ... bankası aracılığı ile 21/12/2020 tarihinde 8.563,01 Euro ödeme yapmış olup dava dışı emtia sigortacısı bulunan ... Sigorta A.Ş'ne ödeme yapan davacı sigorta şirketi TTK 1472 madde ve TBK 183 maddesi kapsamında sigortalısının haklarına halef olarak ve temlik sözleşmesi gereği davalılar hakkında gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı takip başlatmış olup ... Numaralı CMR Belgesinden teslimin bir şerh konularak teslim alındığı, malzemelerin koliler henüz açılmadan hasar aldığının tespit edilebildiği anlaşılmıştır. Dosya kapsamında yapılan tespitlerde sadece bir kısım emtianın ıslanmak suretiyle hasarlandığı görülmüş olup
... plakalı araca yüklenen emtianın koliler halinde yüklendiği, üstlerinde branda/strech nevi bir malzeme olmadığı dosyada bulunan fotoğraflardan anlaşılmıştır. CMR Konvansiyonu 17/4. Maddesinde ambalajlanmadıkları veya kötü ambalajlandıkları zaman, özellikleri gereği fire veren veya hasara uğrayan malların ambalajlanmaması veya hatalı ambalajlanmış olması halinde hasardan taşıyıcının sorumlu olmayacağı düzenlenmiş ise de emtianın sadece bir kısmının ve aynı bölgede bulunan kısımlarının hasar aldığı görülmekle meydana gelen hasarın sadece ambalajlama eksikliğine bağlanamayacağından taşıyıcının %40 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiş olup ziya ve hasar halinde tazminatın hesaplanmasına ilişkin CMR'nin 23. maddesine göre; emtianın kısmen veya tamamen kaybı halinde tazminat, emtianın taşınmak üzere teslim edildiği yer ve tarihteki değerine göre hesaplanır. Ancak kısmi kayıp halinde, sorumluluk miktarının tespitinde kaybedilen kısmın ağırlığına göre taşıyıcının sorumlu olduğu miktar belirlenmelidir. Bu durumda tazminat, eksik brüt ağırılığın kilogram başına 8,33 SDR tutarını aşamaz. Şeklindeki düzenleme gereği mahkememizce dosya üzerinden resen yapılan değerlendirmede, ayrıştırılmadan toplam 446 adet hasarlı ürünün ayıklanması sonrasında 114 adetinin hasarlı olduğu malzemenin geri kazanılamaz şekilde hasar gördüğü, toplam 6.236 adet malzemenin toplam ağırlığının 5.821,38kg olduğu buna bağlı olarak birim ağırlığın 0.9335kg olduğu, 0.9335*114 adet= 106,419kg, 106,419kg*8,33SDR/kg= 886,47Sdr hesaplanmış olup karar tarihindeki kur üzerinden yapılan hesaplamada 886,47 sdr* 40,6984=36.077,91TL olup %40 kusura göre davalıların 36.077,91TL*40/100= 14.431,16TL den sorumlu oldukları ve takip tarihindeki kura göre 1.546,13 euro net hasar miktarı hesaplanmıştır. CMR Konvansiyonu Md. 34 maddesi gereğince taşımaya katılan tarafların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını düzenlendiğinden, davaya konu taşımaya taraf olan davalıların oluşan hasardan birlikte sorumlu oldukları anlaşılmıştır. Davacı sigortanın temlik sözleşmesi gereği banka aracılığı ile yaptığı ödemeye ilişkin olarak sorumlular aleyhine takip yapabileceği anlaşılmakla davalıların, davacıya toplamda 1.546,13 -€(Euro) tutarında asıl alacak yönünden borçlu olduğu, miktar belirtir geçerli bir ihtar bulunmadığından temerrüt oluşmamış ve faiz hesaplanmamış olup davacı tarafın başlattığı takibe vaki itirazın kısmen iptaline, takibin takip talebinde belirtilen şartlarda kaldığı yerden aynen devamına, alacak yargılamayı gerektirdiğinden ve kötüniyet ispat edilemediğinden tazminat taleplerinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (kabul oranı: %17,04 )
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- DAVANIN KISMEN KABULÜ ile; Davacı tarafın başlattığı .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından yapılan İTİRAZIN KISMEN İPTALİNE, takibin 1.546,13-€(Euro) asıl alacak için takip tarihinden itibaren Euro döviz cinsine kamu bankalarınca uygulanan en yüksek yıllık mevduat faizi ile birlikte fiili ödeme günündeki TCMB efektif satış kuru üzerinden ödenmek üzere kaldığı yerden devamına,
2-Alacak yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı ve kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 1.606,99-TL nispi karar harcından peşin yatırılan 1.928,43-TL harcın mahsubu ile artan 321,44-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-Davacı tarafça yatırılan 1.606,99-TL peşin harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan toplam 4.691,70-TL yargılama giderinin kabul oranına göre 799,46TL sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine, artan kısmının üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı taraf yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
7-Davalılar yargılama sırasında kendilerini vekil ile temsil ettiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/3 gereğince reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 17.900,00TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine,
8-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
9-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa re'sen iadesine,
10-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.560,00-TL'nin 265,82TL sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen, 1.294,18TL sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,
Dair, HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 16/02/2024
Katip ... Hakim ...
E-imzalıdır E- imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!